Kurbağa Kral 🌞 Profile picture
Çoştu çoştu duruldu, koştu koştu yoruldu... Kurbağa kral oldu... https://t.co/2ebDpXjjlv https://t.co/lYBE0u9rPt

Aug 18, 2019, 55 tweets

Neden mi? Bu dursun şurada da birazdan anlatayım... Zaten aklımdaydı kaç gündür...

Geldim... Önce Haziran'da sınavdan hemen önce yazdıklarımı şuraya bırakayım... Süreç sonunda komple yazarım bir daha demistim orada da...

Bu sürece girmeden çok önce demiştim diyeceğimi zaten... Onu da bırakayım şuraya başlamadan...

Bundan sonra yazarken baya sin kaf'lı küfür edebilirim... Küfürlerin gayet erildir... Bu konuda hiç çekinmem ve küfür ettim diye de haksız olacak değilim... Şimdiden söyleyeyim de sonra bozulmayın ya da duyar şey etmeyin sivuple...

Önce sistemi anlatayım kısaca... Önce çocuklar bir sınava giriyor... Matematik, Fen ve Türkçe katsayısı yüksek ana sınavlar... Hepi topu 60 soru hepsi... Diğer testlerin tümü bu testlerin sadece birimkadar ya etkili ya değil... Bu testler LGS'de da din, inkilap, ingilizce...

Neyse 3 yanlış bir doğruyu götürüyor filan... Sınav bitiyor ve ardından yaptığınız netlere göre bir "puanınız" oluyor... Ancak o puanın hiç bir önemi yok... Daha doğrusu öyle deniyor. Bir de "yüzdelik diliminiz" oluyor. O da sınava katılanlar arasında en yukarıdan başarı yüzdeniz

Puanınız ve yüzdelik diliminiz belli oluyor olmasına ama daha tercih yapamıyorsunuz... Neden? Çünkü okulların yüzdelik dilimi daha yayınlanmadı da ondan? Ee, bir önceki seneden belli değil mi okulların puanları ve yüzdelik dilimleri? Hayır tabii ki...

O an durumunuz şu. Puana bakarsanız bir önceki yılın puanlarına göre misal X okuluna elinizi kolunuzu sallayarak giriyorsunuz... Ancak yüzdelik dilime göre o okula girmeniz mümkün değil... X okulunun puan olarak 25 sıra altındaki okula zar zor girersin diyor yüzdelik dilim...

Yani şu amkuğumun ülkesinde 1 yıl içerisinde ortaokuldan mezun olan çocuklar arasında o kadar büyük bir "zeka farkı" var ki bir yıldan öbür yıla okulların puanını ve yüzdelik dilimini öngörmek mümkün değil... Yani sınavın 1 birincisi ya da 500 birincisi olmasına göre her şey...

En son üniversite sınavında 5000 birinci olmuştu da arkasından "FETÖ ibnesi soruları çaldı, yoksa bu kadar birinci olur mu amk..." demişti devlet-i alimiz... ÖSYM başkanı hala yargılanıyor misal... Ancak bu yıl LGS'de 580 küsur birinci var yine... Seneye 1000 inşeallah...

O yüzden okullar anca yüzdelik dilim açıklayabiliyor ilk tercihte. Bu anlattığım ne demek örnekleyeyim... Misal bu yıl TR'nin de 2. en yüksek puanlı devlet okulu olan İstanbul Erkek'in bu yıl yüzdelik dilimi 0,001-0,002 gibi bir şey. Taban puanı da 496 küsur... Tam puan 500 zaten

Bu yıl 580 küsur birinci oldu LGS'de... Seneye 800 birinci olursa bırak İstanbul Erkek'i, onun da altında sıralanan en az 2 okulun daha (TR geneli bu okullar Kabataş ve İzmir Fen'di sanırım) taban puanı 500 olur... 499 giremez... Lan böyle sistem mi olur..

Şimdi neden özel okula giden çocuk sayısı katlanarak artıyor sorusunun cevabına gelelim asıl... Puanı aldınız, yüzdelik dilimlere bölündünüz filan. O iş tamam... Öncelik "özel okullarda" ama... Sistem diyor ki; özel okul isteyen gitsin bi kaydolsun ben kalanları okullara atacağım

Şimdi iş velide artık... Her özel okulun önce web sitelerini, sonra bahçelerini aşındıracaksınız... Her birini ayrı ayrı takip etmek zorundasınız... Hepsi anasının nikahı olduğu için burs da kovalayacaksınız tabii... Her okulun kriteri de farklı tabii... Maymuna döneceksiniz yani

Bu sırada "Lan bu paraları 5 sene (evet 5 sene... Onu da anlatacağım. Merak etmeyin gece bizim) neremden vereceğim... Ya**aklara yan bastık" da diyeceksiniz... Merak etmeyin... Özel okullar da biliyor bunu. Sizden ön kayıt ve ilk ödemeyi nakten alıyor ama kayıt sistemine girmiyor

Yani hala devlet okulu tercih etme imkanınız olacak... Artık hem çocuk hem veli üzerinde akbaba gibi uçuşuyor özel okullar... Hem de kimi avlayacaklarını bilerek. Çünkü her puana göre bir özel okul var ve sizin çocuğunuzun da puanı artık belli... Herkes kendine uygun avın peşinde

"Ulan kek miyim o kadar parayı özel okula kaptırayım" mı diyorsunuz? Zurnanın zaaarrrtttt dediği yere geldiniz, hoş geldiniz şerefler getirdiniz efendim... Zira devletin "nitelikli" diye adlandırıp adına "Anadolu Lisesi" dediği okulların sadece 12'sinde hazırlık sınıfı var...

Bu arada bu 12 hazırlık sınıfı olan Anadolu Lisesi tüm Türkiye'de ha. Yanlış olmasın... Şimdi bunu hasbelkader okuyanların bir kısmı "Lan Anadolu Lisesi yabancı dil öğreten, bunun için hazırlık senesi olan okul değil mi? Nasıl dil öğretiyor diğerleri" diyecektir.. O kolay ağbi :)

Oğlum/ablam haftada 6 saat dil dersi var yaw... Yetmez mi? 😎😎😎 Haftada 6 saatte bülbül gibi şakırsın be yaw... Şakıyamıyorsan da o senin çocuğunun andavallığı, ltf... Bunu duyan ve cebinde parası olan adam tabii gider özel okula yazdırmak ister çocuğunu...

Ancak özel okulların tercih edilme nedeni sadece dil öğrenme/öğrenememe mevzusu değil... O sadece işin bir bölümü... İkinci telaşınız başka olacak... O da "Bizim girebileceğimiz okulun mezunları üniversite sınavında ne kadar başarılı" sorusunun cevabı... Buyrun yeni manyaklığa...

Bu sefer önce internete girip başlıyorsunuz girebileceğiniz okulların "şeref listelerini" tek tek incelemeye... Zira ilk %1'lik dilimde değilseniz (yani bu yıl için tüm testlerden sadece ort. 2 yanlış) tercih edebileceğiniz okulların hiçbirini tanımadığınızı fark edeceksiniz...

Mesela en azından çevrenizde adını iyi duyduğunuz bir okulun son 2-3 senedir vasat bir üni. sınav performansı gösterdiğini görecek, hiç aklınızda olmayan, adı sanı az bilinrn bir başka okulun ise çok namlı okullardan iyi performans gösterdiğini fatk edeceksiniz...

Kafanız iyice çorba olacak.. Bu sırada unutmayın bir taraftan da özel okulların kabul yaban puanlarını takip edip, kafanıza (ve cüzdanınıza) uygun özel okullara web'den ön kayıt başvurusu yaptığınızı, kabul listelerini takip edip çocuğunuzun kabul edilip edilmediğini izliyorsunuz

Tüm bunları 20 gün içerisinde yapmanız gerek... Burs başvurusu yapacaksanız bir de talep edilen evrakı hazırlayıp sunmanız filan da lazım... Bakanlık ne yapıyor peki bu arada? İşte sınav istatistik raporları filan hazırlıyor işte, ne yapsın? Özel okullara detay kriter üretiminde

Her şey veliye bağlı... Yatak kürek, zaten bakanlığın web sitesinde olan standart bilgiyi veren okul veya dershane öğretmenlerini saymazsak yol gösteren, rehberlik yapan kimseyi bulamayacaksınız... İşte bu dönemde özel okullar ilk avlarını avlıyorlar... Bunalan veliler pes ediyor

Bir grup veli "S*kerim lan böyle işi... X okulu zaten benim çocuğa kafadan % bilmemne burs veriyor... Ne uğraşacağım bu işle. Zaten dil de öğretmeyecekler. Gitsin özele" diyor zaten bu dönemde... Bir kısmı da zaten Amerikan, Alman, Fransız vs. okulu istiyor filan...

Şu ana kadar anlattığım sistemi ve puan vs. hesaplarını birebir üniversite sınavına da uyarlayabilirsiniz... Gram fark yok... Nasıl LGS özel liselere öğrenci seçsin diye yapılıyorsa üniversite sınavı da özel üniversiteler müşteri bulsun diye yapılıyor... Raat olun yani...

Her durumda öpüleceksiniz... Ya bugün ya da 4 yıl sonra... Ancak LGS'de çocuğu devlete vereyim diyenlerin 3. bir derdi daha var... Allahcısı da seküleri de farklı nedenlerden girebileceği okulun ne kadar "allahcı" olduğunu araştırmaya başlıyor... Devlet okulu ha yanlış olmasın...

Bir kere mütedeyyinlerin neredeyse tümü çocuklarını imam hatibe (ki onların da Anadolu İmam Hatiplisi gilan var) vermek istemiyor... Ancak, verecekleri okulun gayet mütedeyyin bir Anadolu Lisesi olmasını istiyor... Ne yardan ne serden hesabı yani...

Sekülerler de "Ulan çocuğun kafayı şimdiye kadar kurtardık lisede anasını bellerler, kafayı yıkarlar mı?" diye düşünmeye başlıyor... O yüzden internette araştırmak yetmiyor... Başlıyorsun okul okul gezip her okulun müdürü, öğretmeni, öğrencisi kimi bulursan konuşmaya...

Herkes okul alalhcı mı paşacı mı diye çaktırmadan başlıyor deşmeye... İşte bu safhada eğer çocuğunun kafasına göre bir okula yerlesemeyecegini gören veli pat özel okulun kapısını çalıyor.. İstediği eğitimi istediği siyasi doktrin üzerinden vereceğine söz veren özel kapıyor çocuğu

Zaten ilk %2 sonrasındaki okulların neredeyse tümü mahalledeki lisenin başına Anadolu Lisesi eklenmiş hali... Bu yüzdenin altında resmen zar atıyorsunuz aslında... Bu dönemde 10 civarı okul gezdim... Fiziki durum zaten çoğunda sıkıntılı... Okulların çevreleri de öyle...

Neyse... Tüm bu süreçte kafayı sıyırmayıp tercih yapma safhasına geldiyseniz gidip tercihlerinizi yapıyorsunuz... 5 tercih hakkınız var ama hepsini "nitelikli" seçemiyorsunuz... Mutlaka adrese dayalı (puansız) okul ve meslek lisesi (misal sınavsız imam hatip) yazmanız gerek...

Neden? Çünkü eğitim zorunlu birader... Walla bugüne kadar yatanı duymadım ama hapse kadar yolu var... O çocuk bir okula eşşek gibi yazılacak... O kadar... Eee, sonuçlar açıklandı ve istediğiniz okul olmadı? Özel okul dayanıyor hemen kapıya... Güzel abiimmm... Gelsene.. diyerek...

İstediği ya da ikna olduğu okula düşen yırttı tabii... Düşemezsen? Devlet-i alimiz sizin için imkan sunuyor tabii... Nakil... Çünkü tepe okullara giren çocukların bir kısmı özele kaydoluyor tercih sonrası... Çünkü özeller gidip deli burslar (%100-%90 filan) veriyor onlara...

Yani tercihler sonrası özeller hala aktif... Nakil sürecinde hiç yer değiştirmeyi beklemeyin. Zira o kadar az ki boşalan kontenjan kimsenin kıpırdayacak yeri yok aslında. Dostlar alış verişte görsün hesabı. 2 nakil dönemi de aynı hikaye. Bu konuda bakanlığın yalanlarına kanmayın

Asıl film bu haftalarda dönüyor... Nakil dönemi de bitince özeller son kez ortaya çıkıyor. Meşhur özeller (Alman, Fransızlar vs) zaten dolmuş oluyor... Artık piyasa dersaneden bozma ya da son dönem açılma ozellerde. Onlar da alttakilere saldırıp yok hazırlık yok IB vs. didikliyor

En son veliler bakıyor bir kuru bina devlet lisesi mi bir kuru bina özel lise mi diye... En sonunda "Ulan" diyor "En azından özelde hazırlık var dil öğrenir. Hem nazımız da geçer" deyip özele veriyor çocuğu... Ha bir de puanı "nitelikliyi" tutmayanlar... Mükemmel değil mi...

Peki bu kadar boku niye yedik biz? Bir yıl herkes sınava hazırlandı, üstüne bu curcuna ve stres... Çünkü özel okul tanrıları yeni çocuklar bulmak zorundaydı... Biz devlette okusun derken devlet bizi özelin kucağına atmak için elinden geleni yaptı... Sonuç bu...

Peki neden böyle saçma belirsiz bir sistem var... Çünkü 1 milyondan fazla çocuk hepi topu 100 bin civarı kapasitesi olan "nitelikli" okula girebilmek için hepi topu 80-90 soruya cevap veriyor sadece... Bu kadar soru cevaplanarak bu miktarda çocuk nasıl sıralanacak?

Ancak özel okulların kapasitesi sürekli artıyor. Yakıtları işte bu sınavlar. Tombul matematik 1 kitabını okumuş herkes yapar bu hesabı. Benim zamanımda tercihlerinizi sınava girmeden yapardınız. Ancak, okulların puanı çok az değişirdi. Çünkü dert doğru öğrenci okul eşleştirmekti

Biz 2 seviyeli bir sınav sisteminde toplam 400 civarı aoruya cevap vermek zorundaydık. Üniversite sınavında ise bu sayı tercihinize göre 500'ü buluyordu... O yüzden hiç bir sınavın bırak 500 küsur 2 birincisi bile olmazdı... 2 birinci bir kez oldu hepimiz "Vay arkadaş" dediydik

Bu sınava da ortaokul sonunda değil ilkokul sonunda 11-12 yaşımızda girdik... Çünkü anadolu lisesi denen tüm okullarda hazırlık sınıfı vardı ve bir yıl boyunca haftada 30 saatten fazla dil eğitimi verilir, sonra da haftada 8 saatle devam edilirdi... Fen ve matematik de y.dildeydi

Bu sınavla özel okul tercihini de devlet anadolu lisesi ile birlikte yapardık... O yüzden özel okullar canının istediğini kaydedemez veliler böyle takla atmak zoruda kalmazdı... Ya kazanırdın ve giderdin ya da paralı ve mahalli bir koleje yazdırırdı aileler paraları bok gibiyse

Ancak gerek LGS, gerek üniversite sınavının bugünkü işlevi sadece özel lise ve üniversitelere müşteri bulmak. Bu süreçten yorulan, yolunu kaybeden ya da nitelikli denilip mahalle lisesinden hallice bir okula çocuk vermek istemeyen, hiçbir okul kazanamayanları avlıyor özel okullar

Lise ve üniversiteyi özelde okutacak veli 8 yılda ortalam 300 milyar ile 750 milyat TL harcayacak ve birileri zengin olacak diye her şey... Bu arada çocuk hiç dil öğrenemeyebilir. Neymiş bakan sektörden gelmeymiş. Aynen öyle sektörden geldiğinden nasıl müşteri bulacağını biliyor

Uzattım biliyorum ama bunu özellikle yapmak istedim... Hem bu süreci yaşayacaklara bir fikir olsun ve nelerle karşılaşacaklarını az çok anlasınlar diye hem de düşündükçe deliye döndüğüm için... Ben bu süreci bitirdim ama keşke önceden uyaranım olsaydı dedim çok kez...

Herkese tek önerim ister LGS ister üni. sınavı olsun sadece tam puanı hedefleyin... Aksi halde bu puanlama sistemi ve sıralama sistemi yüzünden hedefinize ulaşmanız sadece şansa kalacaktır... Zor biliyorum ama sistemin tek güvenli noktası bu... Orada bile sonuç kesin değil zaten

Son bir garabeti daha ekleyip bitireyim... Bu yıl LGS'ye giren çocukların en az 100 bini bu sınava beraber girdiği arkadaşları ile aynı üniversite sınavına girmeyecek... Neden? Çünkü 2020'de lise müfredatı değişiyor. Bu yıl hazırlık okuyan çocuklar lisede farklı tedrisat görecek

Bu ise büyük bir belirsizlik... Anlatayım neden olduğunu... Ortada bir yeni müfredat var ama hiç bir okul içerikten emin değil... Daha beteri il ve ilçe milli egitim müdürlükleri de açıklanan içerik nihai müfredat mı bilmiyor... Yani seneye lise-1'de ne okunacak muallak...

Bu yıl hazırlık okumayanlar bu müfredata devam... Ancak bu yıl hazırlık okuyanlar bir sonraki sene ne görecek belli değil... Daha fenası ve beni dehşete düşüneni milli eğitim müdürlüğünden bir abimizle konuşurken yaşadım... 39 yıllık eğitimci ve en az 15 yıllık idareci adam...

Yeni önerilen müfredatın daha kolay öğrenilebilecek ve matematik ve fizik gibi konularda o bilimin genel mantığını şu andakine göre çok daha iyi verebilecek bir müfredat olduğunu söyledi bana... Ancak asıl bombayı sona sakladı... "Tabii uygulanabilirse" Nasıl yani?

Bakanlık önerdiği müfredatın o şekilde kalamayacağından ya da uygulanamayacağından endişe ediyor ama sistem değişikliği ilan ediyor... Eh o zaman seneye 1,5 değil 3 milyon olur özel okulu tercih eden... Hoş onlar da aynı mufredatta olacak ama millet farklı uygular zannedecek.. :)

Velhasılı parası olmayana "Benim çocuk Anadolu Lisesi bitirdi" parası olana da kolej bitirdi dedirtmek ve sekülerlerin aman dindarlasma ve iyi eğitim alarak meslek sahibi olsun korkusu üzerinden sektör beslenip sınav oltası ile ava çıkartılıyor işte...

Yarattığı müfredatı uygulayıp uygulayamayacağını bile bilemeyen bir bakanlığın piyasa regülasyonu dışında bir işlevi kalmamış bir ülke burası... Regülasyon yöntemi ise sınav işte... Olan biten bu... ARO....

Share this Scrolly Tale with your friends.

A Scrolly Tale is a new way to read Twitter threads with a more visually immersive experience.
Discover more beautiful Scrolly Tales like this.

Keep scrolling