Kanuni Sultan Süleyman Kalesi Camii
#Leş
#Arnavutluk
Bugün Lej (Lezhë [Lisi]) adıyla da anılan şehir Arnavutluk’un kuzeyinde, İşkodra’nın (Shkodër) 36 km. güneydoğusunda yer alır. Drin nehrinin sol kıyısı üzerinde bulunmakta olup birbirinden bir boyun noktasıyla ayrılan
iki tepenin eteğinde kurulmuştur. Bu tepelerin daha yüksek olanında eski Ilirya şehri olan Lisi’nin (Lissos) kalıntıları, diğerinde tarihî Kanûnî Sultan Süleyman Kalesi mevcuttur. Osmanlı döneminde (1478-1912) Dukagin sancağının limanı olan Leş bazı zamanlarda sancak beyinin
ikamet yeri olmuştur. XVII. yüzyıldan itibaren küçük İslâmî bir merkez haline gelmiştir. İtalyan kaynaklarında şehir Alessio olarak geçer.
1404-1430 yılları arasında Venedikliler nehrin kenarındaki şehrin aşağı kısımlarını surlarla çevirdiler. Bizanslılar’dan kalma kaleyi ise harabe olarak terkettiler. 1444 Martında şehir, Venedikliler’e ait olmasına rağmen, İskender Bey (Skanderbeg) liderliğinde Osmanlı karşıtı bir
ittifakın (Lidhja e Lezhës) toplandığı yer olarak ün kazandı.
1468 yılında İskender Bey Leş’te öldü ve Aziz Nikolas Katedrali’ne gömüldü. Bu tarihten sonra Dukagjin ailesinin bazı üyeleri Osmanlı hizmetine girdi. Fâtih Sultan Mehmed’in İskenderiye (İşkodra) seferi sırasında Leş,
Rumeli Beylerbeyi Davud Paşa ve Anadolu Beylerbeyi Süleyman Paşa tarafından Venedikliler’den alındı. Şehirden ayrılanlar kendi evlerini kaçmadan önce ateşe verdiler. Osmanlı tarihçisi Tursun Bey şehir fethedildikten sonra kalenin tahrip edildiğini yazar (Târîh-i Ebü’l-Feth, s. 17
1501 yılında kısa süren Osmanlı-Venedik savaşında Venedikliler Leş’e yeniden hâkim oldular. Barış yapıldığında da şehrin surlarını yıktılar. 927-928 (1521-1522) yıllarında Kanûnî Sultan Süleyman şehri ele geçirince tepedeki harap kaleyi tekrar yaptırdı. Kaleye ve içindeki camiye
ait Arapça inşa kitâbesi halen şehir müzesinde mevcuttur.
. 1072’de (1662) Evliya Çelebi, Leş’i Dukakin sancağında yer alan bir voyvodalık ve sancak merkezi olarak belirtir. 1079 (1668) tarihli bir Osmanlı bütçesinde Dukakin sancağında Leş Kalesi’nin garnizonu olarak 126 askerin
bulunduğu kayıtlıdır. XVIII. yüzyılın son çeyreğinde III. Selim daha sonra Selimiye Camii olarak bilinen kilise / camiyi yeniden inşa ettirdi. Aynı yıllarda Ermeni coğrafyacı İnciciyan Leş’i içinde 1000 ev bulunan bir yer olarak tanımlar. Tanzimat döneminde eski Dukakin sancağı
lağvedildi. Leş de aynı adlı vilâyetin İşkodra sancağına bağlı bir kaza merkezi oldu. Kāmûsü’l-A’lâm’a göre 1896 yılında Leş’te dört cami ve 5300 kişi bulunmaktaydı. Zadrima nahiyesi ve Malësia ile (dağlık bölge) birlikte Leş kazası çoğunluğu müslüman yaklaşık 30.000 nüfusa sahip
Leş küçük bir şehir olarak kaldı. 26 Mart 1967 tarihinde, Arnavutluk’taki komünist rejim tarafından başlatılan din özgürlüğü karşıtı kongre burada yapıldı. 1970-1975 yılları arasında Selimiye Camii ve XVI. yüzyıldan kalma küçük hamam onarıldı. 1978 ilkbaharında arkeologlar
Selimiye Camii’nin (eski katedral) altında İskender Bey’in sandukasını buldular. 15 Nisan 1979 depreminde şehir ve Selimiye Camii ağır hasar gördü, şehir hemen yenilendi. Cami ise tamamen yıkılarak yerine İskender Bey için bir anıt yapıldı. Komünist idarenin çöküşünün ardından
Leş’te mütevazi bir İslâmî hayat tekrar yaşama imkânı buldu. XIX. yüzyılda Leş’in nüfusu 3500 olmasına rağmen 1936’daki nüfusu 1000, 1991’de ise 9250 kadardı. Kanûnî Sultan Süleyman Kalesi’nin kalıntıları bugüne ulaşmıştır.
islamansiklopedisi.org.tr/les
Share this Scrolly Tale with your friends.
A Scrolly Tale is a new way to read Twitter threads with a more visually immersive experience.
Discover more beautiful Scrolly Tales like this.
