Gökhan Karataş Profile picture
Balkanlarda Osmanli-Türk Medeniyeti ve Eserleri - Ottoman Monuments in Balkans #OsmanlıTürkBalkan #OttomanBalkan #Rumeli #Balkan #Rumelia #Trakya #BalkanHarbi

Aug 29, 2020, 33 tweets

494 yıl önce bugün #Macaristan'ın güneyinde Baranya bölgesinde #Budapeşte'nin 190 kilometre güneyinde Tuna Nehri' nin sağ kıyısında, Büyük Macar Ovası' nın başlangıcında #Mohaç'ta ki 1.Mohaç Meydan Muharebesinde Macaristan Krallığı önderliğindeki.Haçlı ordusunu 2 saat gibi bir

sürede Kanuni Sultan Suleyman komutasindaki ordusyla perisan eden ordumuzu Sehit ve gazilerimizi rahmet ve minnetle aniyorum.

Kahraman ecdadimizi Yahya Kemal Beyatli'nin Mohaç'i parlatan dizeleri ile yad ediyorum..;

MOHAÇ TÜRKÜSÜ
Bizdik o hücûmun bütün aşkıyla kanatlı;
Bizdik o sabah ilk atılan safta yüz atlı.
Uçtuk Mohaç ufkunda görünmek hevesiyle,
Canlandı o meşhûr ova at kişnemesiyle!
Fethin daha bir ülkeyi parlattığı gündü;
Biz uğruna can verdiğimiz yerde göründü.

Gül yüzlü bir âfetti ki her bûsesi lâle;
Girdik zaferin koynuna, kandık o visâle
Dünyâya vedâ ettik, atıldık dolu dizgin;
En son koşumuzdur bu! Asırlarca bilinsin!
Bir bir açılırken göğe, son def'a yarıştık;
Allâh'a giden yolda meleklerle karıştık.

Geçtik hepimiz dört nala, cennet kapısından;
Gördük ebedî cedleri, bir anda yakından!
Bir bahçedeyiz şimdi şehidlerle berâber;
Bizler gibi olmuş o yiğitlerle berâber.

Lâkin kalacak doğduğumuz toprağa bizden;
Şimşek gibi bir hâtıra nal seslerimizden....

2 saat kadar süren Mohaç Muharebesi, Papalık tarafından o günkü Osmanlı akınlarına karşı son kalkan olarak görülen Macaristan'ın büyük bir kesiminin Osmanlı hâkimiyeti altına girmesi açısından önemlidir. Bu savaş Osmanlı İmparatorluğu tarihindeki enkısa sürede ulaşılan zaferdir

Bu şekilde, 2.Viyana Kuşatması'na kadar, Orta Avrupa ve Balkanlar'daki Osmanlı varlığı süreklilik kazanmıştır. Macaristan Krallığının başşehri Budin (Budapeşte) dâhil Macaristan, Erdel (Transilvanya) Türklerin hâkimiyetine geçti

29 Ağustos 1526=21 Zülkâ’de 932, Çarşamba:

Mohaç zaferi.

(28 Ağustos=20 Zülkâ’deSalı ve 30 Ağustos=22 Zülkâ’de Perşembe tarihleri de rivâyet edilmişse de doğru değildir. Macar krallığının istikbâline nihayet veren bu meşhûr muhârebeye sahne olan «Mohacz/Mohacs=Mohaç» ovası Tuna nehrinin garp sahilinde bağlık bir yerdir.

Burada bu ismi-taşıyan bir kasaba ile Tuna'da bir adaya da tesadüf edilir. Mohaç ovasının cenubuşarkîsinde Türk' lerin «Kara-su» dedikleri «Krasso/Krassehidscha» bataklığı vardır. Macar Krallığının payitahtı olan «Budin» üzerine yürümekte olan Türk ordusu, Macar kralı İkinci

Louis'nın işte bu ovaya doğru ilerlemekte olduğuna ait haberler geldiği için 28 Ağustos=20 Zülkâ’de Salı günü, muhârebeden bir gün evvel buraya gelmiştir. İki tarafın ordu mevcudları hakkında Şark ve Garp menbâlarında tesadüf edilen rakamlar arasında çok büyük farklar vardır.

Meselâ Osmanlı ordusunun rnevcudu hakkındaki rivâyetler 300 binden 57 bine kadar ve Macar ordusu hakkındaki rivâyetler de gene 300 binden 28 bine kadar birbiriyle te'lif edilemeyecek tehalüfler gösterir. Bâzı askeri tetkiklerde Türk ordusu 43 bin süvari ile 24 bin piyadeden

nıürekkep 67 bin kişilik bir kuvvet le Macar askeri de 84 bin piyade ile 14 bin süvariden mürekkep 98 bin kişilik bir ordu şeklinde gösterilmekte ve top adedi de Türklerde 300, Macarlarda 30 parça görünmektedir. Muahhar Garp menbâlarında umumiyetle Türk ordusunun mevcudu yüz bin

ve top adedi 300 gösterilir. Fakat buna mukabil Macar ordusu 20-30 bin kişiden ibaret gibi gösterilmektedir. Tabiî Macarlara ait olan rakam tamamiyle yanlıştır. Çünkü muharebeden sonra yalnız Türk askeri tarafından sayılabilen düşman cesetleri 24 bindir ve yaralılarla kaçaklar ve

kayıplar bu yekûna dâhil değildir. Her halde bütün bu rivâyetlerden her iki ordunun da orta hesabla yüzer bin mevcudu olduğu ve hattâ bâzı vesikalara göre Macar ordusu mevcudunun 150 binden aşağı olmadığı anlaşılmaktadır.

Macar ordusunda Lehistan'dan, Bohemya'dan, Eflak'dan,

Boğdan'dan ve hattâ Papalık makamından gönderilmiş yardımcı kuvvetler de vardır. Macaristan'a tabi olan Transylvania=Erdel Voyvodası «Szapolya» nın 30 bin kişilik kuvvetleriyle yola çıktığı halde kralı kıskandığı için yardıma gelmeyip harbe iştirâk etmediği ve bu suretle

Macaristan'ın felâketine sebep olduğu hakkında muhtelif rivâyetlere tesadüf edilir. Osmanlı ordusunun harb nizamı hakkında verilen izâhâta göre önde Rumeli Beylerbeyi olan Vezir-i-a’zam İbrahim Paşa kumandasında Rumeli askeri, ondan sonra Anadolu Beylerbeyi Behram Paşa

kumandasında Anadolu askeri ve daha sonra Yeniçeri, Sipâhi vesair muhâfız kıt'aları ortasında Padişâh mevzi almıştır. Toplar birbirine zincirlerle bağlanmış 150 şer parçadan mürekkep iki dizi hâlinde Rumeli ve Anadolu askerlerinin gerilerine yerleştirilmiştir. «Çarhacılık» yanı

pişdârlık vazifesi Semendire Beyi Yahya Paşa'zade Bâli/Balı Beye ve dümdârlık vazifesi de Bosna Beylerbeyi ve İkinci Bâyezid'in kızından torunu, yâni Kanuni'nin hâlâsının oğlu Husrev Bey'e verilmiştir. Merkezle sağ ve sol conahlara taksim edilmiş olan Macar ordusu Osmanlı

menbâlarında «Layoş» denilen Kral «İkinci Louis» nin kumandasındadır. Macaristan'ın son müstakil kralı olan İkinci Louis Jagellon sülâlesinin son hükümdârıdır. Macarların bilhassa zırhlı süvarileri çok meşhûrdur. Pişdar kumandanı Balı Bey'le dümdâr kumandanı Husrev Bey'in teklif

etmiş olduklarından bahsedilen harekât plânına göre düşman hücum edinceye kadar beklenmesi ve bu hücuma uğrayan ileri kıt'alar ikiye ayrılarak Macarlar gerideki toplara kadar ilerledikten sonra şiddetli bir top ateşine tutulması, bu sırada düşman ordusunun sağdan ve soldan

sarılması ve Bâli Beyle Husrev Beyin de süvari kuvvetleriyle çevirme hareketi yapması takarrür etmiş ve bu plân aynen tatbik edilmiştir.

Türk ordusu düşman hücumunu saatlarce beklemiştir. Bu sırada Kanuni Sultân Süleyman zırhını giyip başındaki tulganın üstüne üç sorguç takarak

askeri teftiş edip sancakları selâmladıktan sonra «Hünkâr-tepesi» yahut «Türk tepesi» ismini alan yüksek bir tepeye çıkarak Mohaç ovasını gözaltında bulunduracak bir vaziyet almıştır.

Sonradan Budin Beylerbeyi Hasan Paşa'nın bu tepeye âbide şeklinde bir köşk kurdurduğu rivâyet edilir. Büyük Padişâh işte bu tepede iken askerinin •«umurdide ihtiyarlarıyla» müşâvere etmek istemiş ve bunun üzerine çağrılan ihtiyar gazilerden «Altuca» yahut «Adl-Tuca» gelmiştir; “

Peçevî» bu koca yiğidi şöyle tasvir etmektedir.

«Cebesi arkasında, tulgası başunda, kepeneği terkisinde bir kırçıl koca ve tıraş emmâ bıyıkları tulgasundan taşra zâhir, gûyâ adûya birer tir-i khunpâşdur»•

O sırada Padişâhın huzurunda bulunan Bosna Beylerbeyi Husrev Bey bu muhteşem ihtiyara:

— Gel Adl-Tuca, Saâdetlü Padişâh müşâvere emritti ! demiş, fakat:

— Bunca müşâvere döğüşmekden özge var mudur? Beni Koca-Alaybeyi size gönderdi. Düşman alayları görünmüş; çarhacumuz elleşmeğe

başlamuş; gelün sancağunuz dibinde bulunun!

sözünden başka birşey söylemiyen bu koca gazi atını tepip er meydanına koşmuştur.

Bu sırada vakit ikindiyi bulmuş, zevâli saat takriben dörde yaklaşmıştı. Ova yağmur altındaydı. Macar istiklâline nihayet veren Mohaç meydan muhârebesi

işte bu saatte pişdarların «elleşmesiyle» başladı. Macar'ların süvari hücumu çok müthiş olmuştu. Öndeki Rumeli askeri yarılmış ve belki de yukarıda gördüğümüz plâna uyarak ikiye ayrılmış, bir kısmı daha gerideki Anadolu askerinin üstüne doğru püskürtülmüş ve hattâ Macar

asilzâdelerinden otuz beş kahraman tâ Sultân Süleyman'ın olduğu yere kadar sokulmuştu! Türk toplarının şiddetli ateşi işte bu sırada başladı. Zaten gene bu sırada Bâli Bey’in kumandasındaki süvari kolları yıldırım gibi bir hareketle Macar ordusunu arkasından çevirmişti; Macarlar

bir taraftan da cenâhlardan çenber içine alınıyordu. Bilhassa topçu ateşinin şiddeti düşman ordusunu darmadağın etti. Kaçanlar ancak «Kara-su» bataklığına can atabiliyorlardı! Günlerdenberi süren fâsılasız yağmurların büsbütün kabarttığı bu müthiş bataklık Macar ordusunun kılıç

artıklarıyla Macaristan krallığına mezar oldu! Hattâ Macar kralı İkinci Louis bile maiyyetinde bir kaç kişiyle kaçıp giderken işte burada boğuldu. İkindi vakti başlayıp akşamdan evvel biten Mohaç meydan muhârebesi ancak iki saat kadar sürmüştü. Bu kadar az bir zamanda koskoca bir

devlet devrilmiş demekti! bâzı menbâlarda Mohaç muhârebesinin «yatsıya kadar» ve hattâ «gece yarısına kadar» sürdüğünden bahsedilirse de doğru değildir. Bu rivâyetler tâkib hareketlerinden ve Sultân Süleyman'ın gece yarısına kadar at üstünde kaldıktan sonra otağına çekilmiş

olmasından galat olabilir. Ertesi günden itibaren defterdarların nezâretinde sayılabilen düşman cesedierinin 24-25 bin kadar tuttuğu hakkında muhtelif rivâyetler vardır).

İsmail Hami Danişmend, İzahlı Osmanlı Tarihi Kronolojisi, Cilt 2

Share this Scrolly Tale with your friends.

A Scrolly Tale is a new way to read Twitter threads with a more visually immersive experience.
Discover more beautiful Scrolly Tales like this.

Keep scrolling