Salim Profile picture

Sep 13, 2020, 14 tweets

Muhtemelen çoğumuzun bildiği, bir zemin içinde saklı kurbağa benzeri şeylerin deliklerinden yukarı çıktıkları bir oyuncak vardır. 2-3 yaş çocuklarının reflekslerinin gelişmesi için plastik bir tokmakla deliğinden çıkan plastik kurbağaya vurup deliğine sokuyorsunuz ama başka+

bir delikten başka bir kurbağa kafasını çıkarıyor. Siz de elinizdeki plastik tokmakla hemen ona vurmaya çalışıyorsunuz. (henüz görmemiş olanlar için görsel ekte) Bu oyuncak tam da bizim nefsimizi tarif ediyor. Nefsinizi bastırdığınızda nefsiniz başka bir yerden+

karşınıza çıkıyor. Nefsimizi, çarşıda hamburger görüp "hamburger istiyooom" diye feryat eden bir çocuk gibi düşünelim. Siz o çocuğa, hamburgerin içinde et bile olmadığını içinde bulunan (msg)nin bağımlılık yaptığını, kullanılan malzemelerin sağlığa uygun olmadığını+

anlatamazsınız. Çocuğu, onun anlayacağı şekilde hatta daha da cazip gelecek bir alternatif sunarak ancak ikna edebilirsiniz. Örneğin o çocuğa, coşkulu bir şekilde "benim de zaten sana evde bir sürprizim var hem de dünyanın en lezzetli ve en büyük hamburgeri böylesini daha+

önce hiç yemedin" diyerek hem merak uyandırır hem de sorunu çözersiniz...tabii eve dönünce de söz verdiğiniz gibi kocaman ve lezzetli bir hamburger hazırlamak şartıyla. Böylece çocuk hem mutlu olacaktır hem de size olan güveni artacaktır. Nefsimiz de eğer onun +

dilinden konuşmayı becerebilirsek bizi dinler.Tatlı yememeniz gerekiyor ve siz bunu dr. tavsiyesi üzerine yapıyorsanız bu nefsinizi şiddetle bastırmaktır ki, ilk fırsatta başka bir yerden ve daha şiddetli bir şekilde karşınıza çıkar. Aynı bir topun su dolu bir havuza batırılması+

gibi. Topu ne kadar derine batırırsanız top o kadar mukavemet gösterir ve sonunda bastıracak gücünüz kalmadığında çok hızlı bir şekilde su üstüne fırlar. Oysa tatlı yasağında elinizin altında kuru kaysı, incir ve çerez bulundurup nefsinizi köreltmiş olsanız tatlı+

isteğiniz de kalmayacaktır. Bunu nefsimizin zorlandığı her alana uygulayabiliriz. Yeter ki, konu kuvvetli nefsimiz iken Allah'ın veli kullarının hayatlarını okuyup henüz o seviyede değilken onların hallerine bürünmeye çalışmayalım. Onları örnek alalım ama kendi+

gerçekliğimizi de unutmayalım. Nasıl ki, ilaçlar bile vücut ağırlığına göre azaltılıp çoğaltılıyorsa önce kendi özgül ağırlığımızı bilelim. Şeytanın bir taktiği de hazır değilken sizi bir savaşın içine sokmaktır. Çünkü şeytan bilir ki, hazırlıklarınızı tamamladığınızda+

gireceğiniz savaşı kazanmanız muhtemeldir ama henüz gücünüzü toparlamamış, silahlarınızı kuşanmamışken savaşa girerseniz kaybetmeniz kaçınılmaz olur. Kur'an'da, savaş için göstere göstere hazırlık yapmamız tavsiye ediliyor. Düşmanlar bu hazırlıklarımızı gördüğünde+

zaten bize saldırmaktan vazgeçecek biz de savaşmadan savaşı kazanmış olacağız. Bu noktada, "S-400 leri niye alıyoruz, İHA/SİHA/TİHA'ları neden üretiyoruz?" sorusunu soran kişileri gülümseyerek hatırlayabiliriz. Şimdi, nefis / insan karşılaşmasını bir de evlilik konusuna+

uyarlayalım. Evlilik çağı gelmiş gençlerin özellikle erkeklerin evlenmelerinin, diploma, iş, para vs gibi sebeplerle ertelemeyelim. Hayırlı işlerde acele ediniz, tavsiyesine uyarak evlendirelim. İman sıkleti çok kuvvetli olanlar evlenmeyip oruç tutarak, nafile namaz+

kılarak uzun süre bekleyebilir. Peki, acaba gençlerimizin % kaçı bu üstün imanî sıklete sahiptir? Çok az bir oranı olduğu kesin. O halde, gençleri boşu boşuna günaha sevketmeyelim çünkü günahın birine başlamak diğer günahlara kapı açar sonunda ibadetler unutulur hatta iman+

sorgulanacak bir hale girilebilir. Dünyadaki en önemli görevimiz Allah'a kulluktur. Allah'ın verdiği rızka sadece vesile olacak olan üniversite diploması bizleri çocuklarımızın ahiretini kaybetmesine alet ettirmesin.

Allah'ın rızası olmayan hiçbir işte bizim için hayır yoktur.

Share this Scrolly Tale with your friends.

A Scrolly Tale is a new way to read Twitter threads with a more visually immersive experience.
Discover more beautiful Scrolly Tales like this.

Keep scrolling