Turbun Büyüğü Profile picture
Historian, HR & Environmental activist and story-teller

Sep 18, 2020, 22 tweets

Aklıselim "aman benim de üstüme sıçramasın", diye meydanı boş bıraktığından,

Onun içinden bir konuşan bir avuç kadın çürük domateslerle yuhalanıp ıslanırken herkes havaya baktığından, +

"Feminist Polit Büro"laşmış bir avuç imtiyazlı, kendi hayat tarzları ve koşullarıyla yakından uzaktan ilgisi olmayan mağduriyetleri sahiplenip,

imtiyazlarına imtiyaz katsınlar,

aman - tekkelerini ,
-kaynaklarını
-itibarlarını
hiç kimseye kaptırmayıp, paylaşmasınlar diye,

Feminizme en ihtiyaç olduğumuz zamanda yeni kuşak genç kadınlara, teslim ettiğimiz feminizm bu. Mutlu musunuz cidden hepiniz+

bu gidişattan ey bu tekkenin bekleyen, çorbasını içenleri?

Bu mesleği zevk için yapan Amerikan porno endüstrisinden falan filan kişi örnekleriyle de karşımıza çıkmayın, rica ederim. O da işin “reklamlar” kısmı+

ayrıca, fakat kişi işini severek ve hakkıyla yapıyorsa ve şiddete maruz

kalmadan mesleğini icra edebiliyorsa, ne âlâ, fakat bu mu konumuz?

Her gün daha da tırmanan yoksulluğun yarattığı çaresizlikle, alternatifsizlikle, zor yoluyla, açlıkla sınandığı için bu işi yapmak+

ve her gün kelle koltukta, hayatını, beden ve ruh sağlığını korkunç bir stres yükü ve şiddet riskinin kollarına atarak işini yapan seks işçilerinin mağdur edilmemeleri değil miydi bizim önceliğimiz?

Bu aklıselim, ayrıcalıklarının güvenli dağlarına yaslanarak, şunu bunu feminist hareketten aforoz etme hakkını kendinde bulanlarca, hangi hakla modası geçmiş, küf kokulu ilan ediliyor?

Ve hangi hakla seks işçilerinin mağduriyetleri, yolsuzlukla, mağdur hakkı yiyerek, alenen yalan söyleyerek, kolay yoldan kariyer yapma hırsını örtmeye alet edilebiliyor? Kimsenin hakkını yemeden işini yapan ekmeğini seks işçilerinin+

mağduriyetini de bu iş çalmayın bakalım. Ey sayın feminist kanaat önderleri, artık bir özeleştiri vermenin zamanı gelmedi mi? Ethics free/ ahlakı olmayan/ çok temel saiklerde de olsa doğrusu yanlışı olmayan politika olamaz, oxymoron bu.

Kadınları her koşulda “ezik ve edilgen” bir nesne olarak gösteren, gözü körleştiren bir dava fanatizmi içinde artık eğriyi doğrudan ayıramaz hale gelmiş, ataerkinin değirmenine su taşıyıp, ona boyun eğmeyi meşrulaştıran+

düşünce, yaklaşım ve eylemin adı feminizm olabilir mi? “Kadının beyanı esastır” (AKA- KBE)ve “feminist ifşa” gibi bin bir kişinin emek ve mağduriyetleri üzerine bina edilmiş,

+kazanılmış silahları, yeni kuşak feminizmde teslim edeceğimiz yaklaşım mı bu mudur? Bu kazanımları suiistimal edene, onları yolsuzluğuna, iftiraya, mağduriyet hırsızlığına kılıf edene, imtiyazına imtiyaz katmak için kullanana,

hareket içinden gelen ve yönünü yalnızca hür akıl ve vicdanla, bağnazlığın körleştirmediği bir sorgulama yetisinden kaynaklanan dirayetle dur diyemeyecek miyiz? Bunu yapamazsak, kaybeden yalnız feminist hareket olmaz emin olun.

Ya başkalarını hiç konuşturtmayan, konuşanı hareketten afaroz eden, sindirmeye çalışan FEM-POL-BÜR bir özeleştiri verecek artık,

Ya aklıselim, "aman üstüme çirkef sıçramasın" korkaklığından sıyrılıp bi şekilde örgütlenecek, nasıl bilemiyorum..+

Ya da işte asıl, sınandığımız gerçek aha şu şiddet olduğu için, incir çekirdeğini doldurmaz abuk sabuk tartışmalarda zaman, mesai ve kan kaybederken hergün, kaynar kazanda haşlanan kurbağalar gibi bunun içinde boğulacağız:

Gerçekleşme olasılığı en yüksek olan da maalesef üçüncü şık. Onu yaşıyoruz zaten...

Üzgünüm, “hepimiz orospuyuz”, “kadının yoksa parası, amıdır kumbarası” vs. sloganlar harekete yarar değil, zarar veriyor. Sözcüsü olmaya soyunduğunuz nice kadın tarafından da paylaşılmıyor, onları hareketten soğutuyor, uzaklaştırıyor, hem de birbirimize en çok ihtiyacımız olduğu

zamanda!

Niye bunları bunları küfürsüz, yaftasız, aklıselimle konuşamıyoruz? Çocukluktan beri başımızın üstünde sallanan “orospu mu olacaksın başımıza” baskısı ve ithamına bir tepki olarak+

bu sloganları sahiplenmeyi anlıyor ve hak veriyorum. Ancak seks işçiliğini muhtelif imtiyazlarla mücehhez konumundan romantize etmeyi, sanki bu meslek tercihle, istenilen zamanda, seçilen kişilerle yapılan+

istenilmediğinde zaman kolaylıkla bırakılan bir işmiş gibi, sanki sıkıcı hayatlarımıza bir çeşni olarak katabileceğimiz, “yeraltı kültüründen çılgın bir tat!”mış gibi ondan söz eden şımarıklık ve aymazlıkla uzlaşabilmem kâbil değil.

Tek başıma yapabileceğim şey denizde ancak bir avuç kum ama, bu konuda benim derdim ve can yakan gerçekliğim bu. Elimden geldiğince unutulmamasına gayret edeceğim, varsın "küf kolulu", "tarhana kokulu" vs. feminizmden sayılsın. Dert değil.

Share this Scrolly Tale with your friends.

A Scrolly Tale is a new way to read Twitter threads with a more visually immersive experience.
Discover more beautiful Scrolly Tales like this.

Keep scrolling