Watchdog Profile picture
Şike iftirasınden hukuken de aklandığımızda ayrılacaktım. Ancak son gelişmeler nedeniyle en az 3 yıl daha (Ekim 2024) bu mecradayım Rt'ler onay anlamına gelmez

Sep 26, 2020, 20 tweets

son iki günde paylaştığım verilerle ilgili kısa bir açıklama yapmam gerektiğini düşünüyorum... (DM yoluyla gelen sorular nedeniyle)

liste oluşturmamın nedeni bağlantıları belirlemek... yani organizasyonun şablonunu çıkarmak... bu tür organizasyonlarda "köprü"ler olur...
yani

listeme aldığım yaklaşık 6000 kişi...
veya medyadan 400-450 kişi...
bunlar "3T Organizasyonu"na dahil demek değil...
daha doğrusu organik bağı var denemez...
bu benim ciddiyetime de yakışmaz...
böylesine gizli bir operasyonun bilgisi 6000 kişide olamaz...
var desem komik olur

3T operasyonunun 3T 2011'de başladığını düşünmüyorum
bugün itibarıyla sona erdiğini de... "cemaat"in başındaki iblis ve üyelerinin başat aktörler olamayacağını da müteaddid defalar yazdım...
FETÖ örgüt ismi ise tamam... PDY ile anlamlı
sırf cemaat kastediliyorsa bence yanlış

benim iddiam, bu operasyonun bir uluslararası örgütün faaliyeti olduğu yönünde...
bana göre sevk ve idare istihbarat teşkilatlarında idi... halen de öyle... gelecek 15-20 yıl da öyle olacak...
finansmanı ise bahis kartelleri ve bazı fonlara ait...
(bahis karteli=bankalar)

eğer trilyonlarca dolarlık bahis fonlarını kullanan firmaların ortaklarını/kontrol eden ile/ incelerseniz dünyanın büyük bankaları (Almanya, ABD, Faransa, RUS) olduğunu görürsünüz...
hangi istihbarat teşkilatları diye merak edenler şu kritere göre fikir oluşturabilir

"3T Operasyonu"nda kullanılan yerel aktörler şu anda nerede ve kimler koruyor?
İblis F. Gülen nerede?
Z. Öz nerede?
F Seçen nerede?
H. İ Koca nerede?

bu operasyon bir istihbarat konsorsiyumudur... en basit, herkesin anlayacağı emare de budur...

bu bir gizli operasyon...
bir ağ yapılanması...
(örümcek ağından esinlenilerek literatüre girmiştir)
benim gibi, sadece açık kaynaklardan faydalanarak öngörülerde bulunan kişiler için "organizasyon"u tanımlamaya çalışanlar için elbette tek yol kalıyor...

operasyonun en bariz ataklarında faal görünen isimleri not etmek...
sonra bu isimleri açmak...
çalıştığı kurum veya firması, ortakları, aile fertleri, yurt dışı bağlantıları...
isimlerden hareketle köprüleri bulmak...
ve bu bilgilerle analiz yapmak, durumu anlamak...

operasyonun ataklarında rol alan kişilerin tamamı organizasyonun elemanı demek benim ciddiyetime yakışmaz... mantıklı da olmaz...
ilk yılki listemde 100' kadar medya mensubu vardı... bu listeyi şöyle okuyordum: bunlardan 2-3 kişi organizasyonun temsilcisiyle bağlantılı olabilir

isimlerin önemi yok derken bunu kastediyorum...
ilk yıl medyada en aktif isimleri düşünün:
E Toroğlu, A Çakar, S Ulueren gibi...
bunların organizasyonla organik bağı olduğunu iddia etmek saçma olur... sadece ilişkileri araştırılıp aradaki organik bağı olanlar deşifre edilebilir

aynı durum TFF'de görevli olan, sonra ĞŞ'de istihdam edilenler için de geçerli... bu kişilerin nasıl yönlendirildiği önemli... yani yüz kişilik tablodan "sağma" ve "sağlama" yoluyla bir kişi yakalnırsa başarı sayılır...
sonra o bir kişinin diğer operasyon grubuyla bağına bakılır

paylaştığım verilere bu açıdan bakmanızı öneriyorum...
aksi halde işe yaramaz...
çünkü bu tür organizasyonlarda faaliyet sürerken, diğer yandan geride bırakılan izler silinir...
ağ her bir parçası duruma göre sökülüp atılmaya uygundur!!!! o nedenle ağ yapılanması çözülemez

organizasyon binlerce kişi kullanabilir...
bunları bazılar "temsil yetkisi" olanlardır...
köprü görevi olanlar vardır...
bunların çevresi; fırsatçı, işgüzar, menfaatçi, varsa kinci, durumdan vazife çıkaran figürlerle donatılır...
hatta, organik bağı olanlar bu şekilde gizlenir.

bu açıdan,
Mehmet Arslan nasıl herkesi devre dışı bırakıp sayfa yaptırdı,
Kaan Ark neden konferans düzenledi? sürekli Mehmet Berk'i övdü...
Baransu, Çakar, Toroğlu, Ulueren vb için pek çok örnek siz de yazabilirsiniz.

ilk yıl (2011) ben sürekli medya raporları paylaşıyordum...
bana bazı tepkiler ulaştı...
"medya mı bu operasyonu yaptı" vs gibi...
bunu yazıp, söyleyenler de süreci büyük tutkuyla izleyen, çok iyi Fenerbahçeliler idi...
diğer şaklabanları olsa ciddiye almazdım

ben şöyle bir şey yaptım...
(hatırlayan olacaktır)
4 Temmuz 2011'den başlayarak gazetelerin 1. sayfalarını tek tabloda topladım...
topluca görmek her zaman iyidir...
sonra diğer günleri de derledim...
bütün gazetelere aynı manşetleri attırmak sıradan işmiş gibi algılanamaz

medya sahipliği bağlamında; ticari-ideolojik-siyasi eğilim gibi kriterlerle bir küme oluşturduğunuzda; aynı kümedekiler ortak hareket edebilir... 4-5 küme varsa ve hepsi aynı manşeti atıyorsa... işte bu başka bir güç gösterisidir...
ülkemizde yaşanan buydu...

o dönemde bazı medya kuruluşu sahipleri ve spor müdürleriyle, kendi konumumun imkanıyla konuştum...
nasıl bütün gazeteler aynı manşetlerle çıktı diye sordum...
önce şöyle dendi:
-bir operasyondan aynı bilgiler geliyorsa editörle ne yapabilir?

peki, bütün editörlere aynı bilgiler geliyordu savunmasının doğru olduğunu varsayalım...

neden hiç birisi durumu sorgulamadı?
neden hiç birisi soru sormadı?
tek merkezden gelen bilgileri sorgulamadan yaydı?

isimler önemli...
ancak sadece bağlantıları yakalamak için...
böyle yorumlarsanız harcadığım zaman israf olmamış sayılır...

Share this Scrolly Tale with your friends.

A Scrolly Tale is a new way to read Twitter threads with a more visually immersive experience.
Discover more beautiful Scrolly Tales like this.

Keep scrolling