bawer Profile picture
I write, edit & translate #FreePalestine #FreeKurdistan #FreeCongo #FreeSudan #FreeNewCaledonia #FreeArtsakh #FreeWestPapua #FreeIran #FreeVenezuela

Oct 10, 2020, 15 tweets

Bugün #DünyaRuhSağlığıGünü'ymüş. Bilmiyordum. 10 Ekim katliamının ruhlarımızda yarattığı tahribatı düşünüp acı acı güldüm. Sabahtan beri katliamla ilgili yazıp yazmamayı düşünüyor, bir türlü karar veremiyorum. O kadar düşündüm ki başıma ağrı girdi. Yazıp rahatlamak istiyorum.

10 Ekim'deki barış mitingine saldırı olduğu haberini İstanbul'da aldık. Bir arkadaşımızın ablası oradaydı, bazı arkadaşlar da. Birkaç saat sonra Ankara'ya gittik. Gittiğimiz, gördüğümüz, tecrübe etmek zorunda kaldığımız her şey hala öfkelendiriyor beni.

O gün Ankara'da olan, saldırıdan sonra oraya gelip sevdiklerini aramaya koyulan herkesin acısını etimde hissediyorum. Morgların kapısında nasıl birini aradığını anlatmaya uğraşan insanların çaresizliğini de. 10 Ekim ve ertesindeki birkaç gün TC üstümüze devasa bir fil oturttu.

Saldırıda yakınlarını kaybetmiş insanların acılarının yanında nedir ki diyorum fakat, tanık olduğumuz şeylerle yaşamak da zor oldu hepimiz için. Burada o 2 günü birlikte geçirdiğim arkadaşlarım var, etiketlemeyeceğim hiçbirini ama fark ettim ki 5 yıldır bu konuyu hiç konuşmadık.

10 Ekim'de devlet sevmediği kim varsa arasına devasa bir duvar ördü ve o duvarın ardından pis pis sırıttı, kahkahalar attı, hakaretler etti. Hastane kapılarında polislere yalvaran, çocuklarını tarif eden insanların gördüğü muameleyi asla unutmayacağım.

Katliamdan sonra, sevdiklerinin ölüsünü bulan insanların çığlıklarını da. Teşhis için bekleyen insanların önünde sipariş ettikleri kebapları, lahmacunları yiyen polisleri de. Acılı insanlara bok gibi davranan emniyet personelini de. Varsa Allah hepsinin ayrı ayrı belasını versin.

Teşhis için bekler, ne olduğunu, nerede olduğumuzu anlamaya çalışırken yüzümüze pis pis bakıp "ayran içerseniz size de söyleyim" diyen, boş sandalyeye oturmamıza izin vermeyen emniyet görevlisin sesi hala kulaklarımda. Devlet o adamdı kuşkusuz.

Ertesi gün cenazeleri almaya gittiğimiz gasilhanede oğlunun yıkanıp kendisine verilmeyen yaşlı kadının "abdestini aldırmazlarsa" diye kaygılanışını da unutmayacağım. TC devletini daha ne iyi özetleyebilir bilmiyorum. "Ya abdestini aldırmazlarsa." Lanet olsun hepsine.

Cenaze arabasının şoförünün "ama abi devlet de düşmanına ne yapsın" diyebildiği bir hadsizlik, izansızlık... Hashtag'lerle, kampanyalarla dikkatini çekmeye çalıştığımız bu insanlar o gün çok sevinçliydi teröristler öldü diye. "Bizi öldürmek isteyenlerin ülkesi"...

Tee Hopa'dan gelmiş o kadının içi biraz rahat etsin diye oğlunun yıkanmasına girdim. Hayatımda hiç tanımadığım, gencecik bir insan. Yine bir başka arkadaşım annesi dayanamam deyince kızının yıkanmasına girdi. İki ateist ölüye abdest aldırdık. Üzerine daha ne diyim bilmiyorum.

Yazıp rahatlamak istiyorum dedim ama asla rahatlamadım, aksine bi sinir geldi. Umarım bir gün kafamı ve cesaretimi toplayıp yazabilirim bunları ve başka detayları. O gün orada birlikte olduğum, bunları okuyan arkadaşlarıma da sarılıyorum. Umarım birgün gerçekten konuşabiliriz.

Biri bugün 10 Ekim Katliamını 80 darbesine benzetmiş ve bir toplum mühendisliği projesidir demişti. Katılıyorum. Planlı, programlı, kimi öldüreceğini, daha doğrusu kimden kurtulacağını bilenlerin elinden çıkma bir karanlık o gün. 10 Ekim "bir IŞid saldırısından" çok daha fazlası.

Şunu da söylemeden geçmiyim. Katliamda ölen 9 yaşındaki Veysel Atılğan'ın yakınlarına kimliğini getirmeniz diye bağıran bir polis memuru vardı. O bağıran polisin sesini de asla unutmuyorum. Çaresiz insanlara pislik gibi davrandılar. Öfkeme rağmen aynını yaşasınlar da diyemiyorum.

40 yaşındayım. Kendimi bildim bileli TC devletinin ve toplumunun faili olduğu şiddeti seyrediyor, maruz kalıyor ve yarattığı tahribatla yaşamaya çalışıyorum. 13 yaşımdan beri cenazelere gidiyor, yumruk kaldırıp slogan atıyorum. 10 Ekim hayatımın en travmatik deneyimlerinden biri.

Nasıl atlatabiliriz, ne yapabiliriz, nasıl konuşabiliriz, tanıklıklarımızı nasıl anlatabiliriz hiç bilmiyorum. Katliamdan kurtulan Loren Elva “İyi değilim, iyi olmayacağım, iyi olmayın…” demişti. Ne yazık ki artık iyi olamayan bir dolu insan tanıyorum. Sebep olanlar utansın.

Share this Scrolly Tale with your friends.

A Scrolly Tale is a new way to read Twitter threads with a more visually immersive experience.
Discover more beautiful Scrolly Tales like this.

Keep scrolling