[1] Şu son yaşadığımız yangın felaketi suyun, su kaynaklarının önemini bir kere daha gösterdi.
Gelin felaket bölgesinden, Torosların göbeğinden bir coğrafya ve su kaynakları yönetimi turuna çıkalım.
Çoğunuzun şaşıracağı, ilk kez duyacağı vurgular yapalım.++
[2] Burdur'dan Antalya'ya giderken, Torosları aştığınız geçit Çubuk Beli'dir. Hani "Çekemedim Akça Gız'ın göçünü" türküsündeki "Yol ver bana Çıbık Beli geçeyim" dedirten geçit...++
[3] İşte, Çubuk Beli'nden çıkar çıkmaz kendinizi dümdüz, devasa bir düzlükte bulursunuz. Biraz sonra sağınızda "Antalya 30 km" tabelasını görürsünüz.
İşte o sırada sağda başka tabelalar da görürsünüz ama dikkatinizi çekmez:
"Kırkgözhan 6 km"++
[4] Bu tabeladan sağa dönüp 6-7 km giderseniz önce solda küçük bir gölet dikkatinizi çeker. Mutlaka piknik yapanlar vardır.
Bunun az ilerisindeyse, sağda Kırkgöz kaynakları vardır.
Kaynak çıkışından itibaren genişçe bir sulak alan (sazlık, bataklık) dikkatinizi çekecektir.++
[5] İşte Kırkgöz kaynakları aslında Antalya'nın can damarlarındandır.
Yaklaşık 40 km kuzeyde, yukarıdaki Bucak polyesinden (Burdur) beslenen bu kaynaklar Antalya şehrine hayat verir.
Hatta öyle ki, şehrin üzerine kurulduğu jeolojik yapı bile bu kaynakların eseridir.++
[6] Bucak Polyesi'ndeki düdenlerden yeraltı sistemine giren su, sistemin içinde kaldığı süre boyunca içinde gezdiği karbonatlı kayaçlardan kalsiyum karbonatı çözerek doygun hale gelir ve uygun basınç koşulları oluştuğunda (yüzeye çıkınca) bunu traverten olarak çökeltmeye başlar.+
[7] İşte Kırkgöz kaynaklarının bulunduğu yer aslında bir fay hattıdır ve bu hat boyunca yüzeye çıkan su, düşük eğimli arazi boyunca bikarbonatını çökelterek güneye, denize doğru çok yavaş bir hızla akar.
Pliyo-kuvaterner dediğimiz, yaklaşık 2,5 milyon yıl öncesinden başlayarak!++
[8] 90'ların sonunda Hacettepe Ünv. Kırkgöz kaynaklarında kapsamlı çalışmalar yapmıştı. Bu çalışmada kaynaklara dalındı, mağaralar haritalandı. Buna göre, sisteme Bucak'tan giren suyun yaklaşık 20 yıl yeraltında dolaştığı belirlendi.++
[9] Kırkgöz kaynak sisteminden çıkan sular 2,5 milyon yıldır çökelerek Antalya Travertenleri'ni oluşturmuştur.
Antalya şehri ve kuzeyindeki sanayi tesisleri aslında bu travertenler üzerinde kurulmuştur.++
[10] Pamukkale'deki traverten havuzlarını düşünün: İşte aslında Antalya 3 büyük traverten havuzu üzerindedir.
Kırkgöz kaynaklarından Kepez rampasına kadar ilk havuz (Döşemealtı platosu) denizden yaklaşık 250-300 m yüksektedir. İkinci havuz ise Varsak platosudur.++
[11] Denizden 150-40 m yükseklikler arasında, Kepez hattından denize doğru 15 km kadar uzanan Varsak platosunun sınırı ise falezlerdir. Yani aslında falezler ikinci havuzun güney sınırıdır. Buradan sonra 3. havuz deniz altında 2-3 km daha devam eder.++
[12] 3 katlı devasa havuzlardan oluşan bu sistem 630 km2 alanda yayılır. Kaynaklar halen faal olduğu için travertenin oluşumu da devam etmektedir.
Düden'de, Karpuzkaldıran'da gördüğünüz su buradan gelir.
İşte Kırkgöz kaynakları bu derece hayatî öneme sahiptir.++
[13] Ve bu önemli kaynakların, kaynak ağzında oluşan sulakalan ekosisteminin bugünkü durumu.
Artık bu kaynaklara dünden daha fazla sahip çıkmamız, korumamız gerekiyor.
Ormanları korumanın ilk adımı, onlara hayat veren su kaynaklarının korunmasından geçiyor.
Share this Scrolly Tale with your friends.
A Scrolly Tale is a new way to read Twitter threads with a more visually immersive experience.
Discover more beautiful Scrolly Tales like this.
