My Authors
Read all threads
Bu tweet serisinde mutluluk üzerine yapılan araştırmaları özetliyorum.
#MattKillingsworth’ün araştırmaları gösteriyor ki aklımızın başka yere gitmesi (mind wandering) hayatımızın bir parçası. Günümüzün neredeyse yarısında aklımız başka yerde.
Ve aklımız başka yerdeyse mutsuzuz. Yani, şu an kafam burada değilse, kafam nerede olursa olsun daha az mutluyum. Beni mutlu edeceğini düşündüğüm daha güzel bir şeyi düşünmem bile bu sonucu değiştirmiyor.
Sahip olabileceğimiz en yüksek mutluluk seviyesine, yani olabileceğimiz en mutlu hale, o an neyle uğraşıyorsak sadece ona odaklandığımızda erişiyoruz.
#DanielKahneman’ın bahsettiği Gallup Araştırması’na göre yıllık geliri 60.000 Dolar’ın altında olan insanlar mutsuz. Yıllık gelir, 60.000 Dolar’ın ne kadar altına inerse mutsuzluk da o oranda artıyor.
Yıllık geliri 60.000 Dolar’ın üstünde olan insanları incelediğimizde ise dümdüz bir grafikle karşılıyoruz. Gelir seviyesi ne kadar artarsa artsın mutluluk artmıyor, sabit kalıyor. Daha fazla para insanı mutlu etmiyor.
Pozitif psikoloji alanında araştırmalar yapan #ShawnAchor ise mutluluğun formülü zannedilen şu denklemin yanlış olduğunu iddia ediyor: “Daha çok çalışırsan daha başarılı olursun, daha başarılı olursan işte o zaman daha mutlu olabilirsin.”
Shawn Achor, bu formülünün tersine çevrilmesi gerektiğini iddia ediyor. Buna da “Mutluluk Avantajı” diyor. Yani, pozitif düşüncenin veya mutluluğun merkezde olduğu bir düşünce.
Ve beynimiz, pozitifken nötr ya da negatif olmasına göre daha iyi çalışıyor. Kavrama yeteneğimiz, enerjimiz ve yaratıcılığımız artıyor.
Michigan University’den Barbara Fredrickson’ın araştırmaları da gösteriyor ki herhangi bir işe en başta pozitif düşüncelerle yaklaşmanın evrimsel açıdan büyük avantajı var.
Fredrickson pozitif hissettiğimizde sahip olduğumuz entelektüel, fiziksel ve sosyal yetilerin genişlediğini; tehdit veya fırsatla karşılaştığımızda bu yetileri daha iyi kullandığımızı iddia ediyor.
Fredrickson’a göre pozitif olduğumuzda zihinsel durumumuz negatif duygularla hareket ettiğimiz senaryoya oranla daha kapsayıcı, toleranslı ve yaratıcı oluyor. Yeni fikirlere ve deneyimlere daha açık oluyoruz.
Fredrickson’ın bir deneyinden bahsedeceğim. Elimizde aşağıda yer alan görseldeki bir kutu raptiye, mum ve bir kutu kibrit çöpü olduğunu varsayalım. Görevimiz mumu duvara monte edip zemine akmamasını sağlamak. Bunu nasıl başarabiliriz?
Bu görev, farklı düşünmeyi ve yaratıcı bir çözüm geliştirmeyi gerektiriyor. Raptiye kutusunu boşalttıktan sonra kutuyu, mumu tutacak şekilde duvara monte ederseniz hem mumun akmasını önlemiş hem de mumu duvara monte etmiş olursunuz.
Bu deneyden önce deneklere pozitif hislere sahip olmaları için bazı teşviklerde bulunuluyor. Bir kutu şeker vermek, komik karikatürler okumalarını sağlamak veya pozitif sözcükleri yüksek sesle okumalarını istemek gibi.
Tüm bu yöntemler kişide pozitif bir duygu yaratıyor. En başta bu şekilde pozitif olmak, mum deneyinde deneklerin problemi daha yaratıcı bir şekilde çözmelerini sağlıyor.
#DanGilbert ise mutluluğun, üretilebilen bir şey olduğunu söylüyor. Gilbert’e göre biz mutluluğu üretebileceğimiz halde, onu bulunabilecek bir şeymiş gibi arıyoruz.
Peki mutluluk üretilebilen bir şeyse, ürettiğimiz bu mutluluk istediğimiz bir şeyi elde ettiğimizdeki mutluluk kadar uzun sürer mi?
Bir deneyde, deneklere 6 adet Monet tablosu gösteriliyor ve deneklerden bu 6 tabloyu en beğendiklerinden en az beğendiklerine göre sıralamaları isteniyor.
Deneklere bu listeden, üçüncü veya dördüncü sıradaki tablolardan birini alabilecekleri söyleniyor. Denekler de doğal olarak daha çok beğendikleri üçüncü sıraya koydukları tabloyu istiyor.
Aynı deney, aynı denekler üzerinde bir süre sonra tekrarlandığında deneklerin Monet tablo sıralamaları değişiyor.
Deneklerin yeni listesinde evlerine götürdükleri üçüncü tablo, ikinci sıraya yükseliyor. Tercih etmedikleri dördüncü tablo da beşinci sıraya düşüyor. Yani denekler, sahip oldukları tabloyu daha da sevmeye başlıyor.
Aynı deney, hafıza yetisi olmayan hastalar üzerinde de yapılıyor. Sonuç değişmiyor. Seçtikleri tabloyu hatırlamamalarına rağmen denekler, yeni sıralamada o tabloyu üst sıraya koyuyor. Farkında olmadan o tabloya olan sevgilerini artıyor, yani mutluluk üretiyorlar.
Mutluluğun üretilebilir bir şey olduğunu gösteren bir kavram da #HedonicTreadmill. Yani aşırı mutluluk ya da aşırı üzüntü sonrası yine ortalama mutluluk seviyesine dönülmesi.
Eminim bu size ilginç gelecektir. Piyangoyu kazanan bir kişiyle, felç olan başka bir kişi bir yılın sonunda eşit derecede mutlu oluyor.
#BarrySchwarts ise mutluluk konusunda seçeneklerin ters etkisinden bahsediyor. Sahip olduğumuz seçenekler bizi özgürleştirmekten ziyade bizde felç etkisi yaratıyor.
Çok fazla seçenek sunulduğunda kararsız kalıyor ve karar veremiyoruz. Seçim yaptığımızda, daha az seçeneğin olduğu bir ihtimale göre daha az tatmin oluyoruz.
Ne kadar çok seçeneğimiz olursa, tercih etmediğimiz seçeneklerin çekici taraflarıyla mutsuz olmak da kolaylaşıyor.
#MartinSeligman ise Authentic Happiness kitabında 3 farklı mutluluk ya da hayat tanımından bahsediyor.
Tatlı Hayat:
Size keyif veren şeyleri yaptığınız ve bunları genişlettiğiniz bir hayat. Olaylara pozitif bakıyor ve pozitif duygular merkezinizde. Ama bu mutluluk, hayatınıza çabuk yerleşiyor ve bir noktadan sizi tatmin etmiyor.
İyi Hayat:
Bu hayat #MihalyCsikszentmihalyi’nin Flow kitabında bahsettiği Akış. Yani yaptığımız şeyle bir olup varlığımızı kaybettiğimiz, dış dünyanın anlamını yitirdiği, yapılan şeyin en büyük ödül olduğu anlarla dolu bir hayat.
Seligman Flow’a ulaşmak için, güçlü olduğumuz alanları keşfedip onları etkin bir şekilde kullanacağımız bir meşgale bulmayı öneriyor.
Anlamlı Hayat:
Bu ise Flow’un bir üst basamağı. Güçlü yanımızı keşfedip bunu bizden daha büyük bir amaca hizmet etmek için kullanıyoruz.
Seligman’a göre en uzun süreli mutluluk bu hayatta.
Son araştırmaya geldim:
Psikoloji üzerine tüm zamanların en uzun süreli araştırması olan Harvard Men araştırması kapsamında 268 erkek 1930’larda üniversiteye girişlerinden günümüze kadar takip ediliyor.
Bu araştırmayla en mutlu ve başarılı kişilerle, en mutsuz ve başarısız kişiler arasındaki fark inceleniyor.
2009 yılında bu araştırmayı 40 yıldır yöneten #GeorgeValliant tüm bulguları tek kelimeyle özetliyor: Sevgi, nokta!
“70 yıllık veri, diğer insanlarla ilişkilerimizin önemli olduğunu hatta diğer her şeyden daha önemli olduğunu ortaya koymuştur.”
George Valliant
Bu araştırmayı günümüzde devam ettiren #RobertWaldinger 3 önemli sonuca dikkat çekiyor:
İlki; ailesiyle, arkadaşlarıyla ve çevresiyle ilişkisi iyi olanlar daha mutlu, daha sağlıklı ve daha iyi yaşıyor. Ve yalnızlık ise aynen zehir gibi bir etki bırakıyor.
Kendini diğer insanlardan soyutlayanlar daha mutsuz oluyor, daha az yaşıyor, daha sağlıksız oluyor ve beyin fonksiyonları da daha önce bozuluyor.
Burada önemli olan çevremize ne kadar bağlı olduğumuz değil. Ne kadar çok arkadaşımızın olduğunun da çok önemli bir etkisi yok. Her şey kurduğumuz yakın ilişkinin kalitesiyle ilgili.
İkinci sonuç ise şu anki ilişkimizin sonraki dönemlerimize olan etkisiyle ilgili. Araştırma gösteriyor ki 50 yaşındaki birisi, ilişkisinden ne kadar mutluysa 80 yaşında da o kadar sağlıklı oluyor.
İyi ve yakın ilişkiler bizi yaşlanmaktan koruyor. Mutlu olan çiftler fiziksel bir acı yaşadıklarında o acıyı daha az hissediyorlar. Mutsuz çiftler ise benzer fiziksel acıda daha çok acı hissediyorlar.
Üçüncü sonuç ise iyi ilişkilerin vücudumuzu korumakla yetinmediğiyle ilgili. Beynimizi de koruyor.
Bağlılığı kuvvetli ve iyi ilişki sürdüren çiftlerin hafızası da daha iyi oluyor. İlişkilerinde memnun olmayan, birbirine katlanamayan çiftler ise daha erkan yaşta hafıza kaybı yaşamaya başlıyor.
Tüm bu araştırmaları ve daha fazlasını blog'umdan okuyabilirsiniz:
cevapisareti.com/simdi-su-anda-…
Missing some Tweet in this thread? You can try to force a refresh.

Enjoying this thread?

Keep Current with Ömer Ceran

Profile picture

Stay in touch and get notified when new unrolls are available from this author!

Read all threads

This Thread may be Removed Anytime!

Twitter may remove this content at anytime, convert it as a PDF, save and print for later use!

Try unrolling a thread yourself!

how to unroll video

1) Follow Thread Reader App on Twitter so you can easily mention us!

2) Go to a Twitter thread (series of Tweets by the same owner) and mention us with a keyword "unroll" @threadreaderapp unroll

You can practice here first or read more on our help page!

Follow Us on Twitter!

Did Thread Reader help you today?

Support us! We are indie developers!


This site is made by just two indie developers on a laptop doing marketing, support and development! Read more about the story.

Become a Premium Member ($3.00/month or $30.00/year) and get exclusive features!

Become Premium

Too expensive? Make a small donation by buying us coffee ($5) or help with server cost ($10)

Donate via Paypal Become our Patreon

Thank you for your support!