Bu flood annemin, Methiye'nin hikayesidir.

Bir çocuğu olarak bu hikayeyi anlatmamı sağlayan İsmail Saymaz ve Sözcü Gazetesi'ne, bu süreçte destek olan herkese teşekkür ederim.

#ZorbalığaMethiye
@ismailsaymaz @gazetesozcu
Kız kardeşim telefonla aramıştı beni, 7 Nisan 2019 akşamıydı. Sesi tedirgindi.
Ne olduğunu sorduğumda babamız yengemizle berabermiş dedi.

İdrak etmek için biraz zorlandım. Anlamadım uzun bir süre. Emin misin dedim. Kendisi söyledi dedi.
Biraz sindirip annemi aradım hemen. Annem dedim duyduklarım doğru mudur? Doğrudur dedi, peki annem dedim, ben babamı da arayacağım. Onunla bir konuşacağım dedim.
Birgün bir haber alıyorsunuz. Yakın zamanda kanserden ölen amcanızın eşi ile babanızın beraber olduğunu öğreniyorsunuz. Ben anlayamadım. Ama ilk düşündüğüm şey annem oldu.
30 yıl düşünün, evden dışarı çıkmamış, aman laf gelmesin diye. Çocuklarına bakmak dışında bir şey yaşamamış bir kadın. Emek verdiği sadece evi olmuştu. Onurlu bir kadındı.
İyi biriydi de annem, hani iyi görüntüsü olan değil de, etrafındaki herkese en az bir güzelliği dokunmuş olan ama kötülüğü varsa bile sadece kendine olan bir kadındı.
Annem olduğu için ne kadar mutlu olduğumu anlatamam. Benim için mükemmele yakın olan şeydi o.
Kırılmıştı, 1000km'den hissettim bunu. Karşısına kendisi için yapılabilecek en kötü şey çıkmıştı. Otuz yıl emek verdiği bir insan, bir gün çıkıp gelip "ben kardeşimin karısıyla beraberim, sanane, seni ne ilgilendirir, hatta evinin alt katına onu da yerleştireceğim" diyor.
8 çocuk vermiş kadın, bir lira ekstra harcaması olmamış; keza kocası ayda elli lirayı bile çok görmüş kendisine, engelli çocuğunun maaş kartını da cebine atıp, onunla tatillere çıkmış biri.
Annemin onuru incinmiş ruhu kırılmıştı. Ama daha derin bir şey vardı. Korkuyordu. Aylarca aynı odayı paylaştığı adam bana karşı gelirsen çocuklarına bir şey olur, kardeşlerine bela olurum demişti.
Bizim haberimiz olana kadar iç dünyasını zindan etmişti kadına. Korkup söylememişti bir şey annem.
Aradım, Mehmet Emin'i (bundan sonra baba sıfatını kullanmak istemiyorum) ve nasılsın dedim. İyiyim dedi, bir şeyler duydum tek taraflı duymak istemiyorum anlat dedim. Ne duyduysan doğrudur dedi, ben yine de dinlemek istiyorum dedim. Anlatmadı, Urfa'ya geliyorum dedim. Tamam dedi
Sonra oturup sindirmeye çalıştım. Ablamı aradım, anlattım, sinirlendik, çok sinirlendik. Alanya'ya geldi Fatoş, buluştuk ve ağlaştık bşraz
Ablamı okuldan almıştı daha 12 yaşındayken, bir şey yapmamıştık, Mehmet Emin'in sebebi ise 12 yaşındaki kızının okuyup namussuz olacağını düşğnmesiydi.
Fatoş büyük bir çabayla 2 buçuk yılda açık öğretimden liseyi bitirip, bitirdiği yıl Eskişehir Alamanca öğretmenliği kazandı.
Bizi dışarı çıkartmaz, kız kardeşlerime kapanın namussuz mu olacaksınız derdi. Döverdi de bunun için. İşte bu adam bir İmam ve de bizi yıllarca namussuz, dinsiz olarak nitelendirdikten sonra yeni ölen abisinin karısını koynuna almıştı.
Annemi her şekilde sindirmek için, hiç bir şekilde ekonomik özgürlüğü vermemişti ona, yılda bir defa bir yere götürür sonra da götürdüğü için kavga ederlerdi. Annem sekiz çocuğuna yemek yapabilmek için domates al dediğinde rezil ederdi onu.
Annemin tek derdi bizi okutup büyütmek iken Mehmet Emin eve yiyecek aldığı için sinirlenen biriydi. İşi gücü de gezmekti.
Evet sonunda gittik Urfa'ya, annem çökmüş, herkes sinirli, üzgün. Annem dedim ne istiyorsun. Boşanmak istiyorum dedi, tamam annem dedim. Mesaj attım Mehmet Emin'e, gel konuşalım dedim.
Geldi, oturduk karşı karşıya, ablam da ileride duruyor, ben konuşacağım fatoşum sen aşırı sinirlisin dedim tamam dedi.
Baba, bir problemin, can sıkıntın, bir sorunun var mı dedim?
Bana gayet rahat bir tavırla yok, ne olacak iyiyim ben dedi.
Tamam dedim, buraya kavga etmeye bağrışmaya gelmedik dedim. En iyisi ne yaşandıysa, daha fazla kavga gürültü olmadan çözelim.
Küçük kardeşlerim etkilenmesin, ne varsa çözelim dedim. Çözülecek bir şey yok dedi. Nasıl yok dedim, benim bir sorunum ya da can sıkıntım yok dedi. Tamam o zaman yaptığını anlat dedim, anlatmicam dedi, ne duyduysan doğrudur dedi tekrar.b
Ben de o zaman yengemi koynuna aldığın doğrudur o zaman dedim. Evet dedi, açıkça evet dedi, hiç umursamadan, sıkılmadan, gece gündüz bana, kardeşlerime ahlak dersi vermişti bu şahsiyet, ve bunun için yeri geldi dayak yemiştik..
Tamam dedim, hiç bir sorunun yok, bir problemin de yok, bunu isteyerek yaptığını da beyan ettin, ama bunları ne annem ne de biz kabul edebiliyoruz. Bir şort ya da saç için bana dayak atan sen bu namussuzluğu bu kadar rahat yapabiliyorsan da biz kabul etmiyoruz
Annem boşanmak istiyor dedim, boşanmaycağız dedi. Nasıl dedim, ben istemesem boşanamaz benden dedi. Ülke muz cumhuriyeti değil, hak ve hukuk var dedim. Ben hak ve hukuğa değil kendi aşiret hukukuna bakarım dedi.
Ben boşanırsam kız kardeşim de boşanır dedi. Şu an sadece olayı daha fazla sıçratmak istiyorsun dedim. Haltı yiyen sem başkasını da yanında sürüklemeye çalışıyorsun dedim.
Bunları diyince ben boşanmam, boşanmaya zorlarsanız diyip elini yerde duran ceketine attı, altından ruhsatsız bir tabanca çıkardı. Bir dayınızı vururum dedi. Ablam o ana kadar bir şey dememişti ama en sonunda sen nasıl karaktersiz bir insansın diye bağırdı.
Bu kadar rahat bir şekilde bizi böyle tehdit etmesi yüzündendi, her haltı yiyorsun bir de üstüne bizi ölümle mi tehdit ediyorsun, kimsin sen, ne sanıyorsun dedi
Tabancayı fatoşa doğrultu, seni de öldürürüm dedi. Açıkçası bir korkumuz yoktu, ama Fatoş sinir eşiğini aşmıştı bir hata yapar diye dışarı çıkarıp kapıyı benimle ve o şahsiyetin üzerine kilitleyip tekrar karşısına oturdum.
Bitti dedim, şimdi ya silahı kafama dayar sıkarsın ya da indirirsin dedim. Bizi silahla korkutup istediğini yaptırmaya çalışıyorsun hala dedim. Ama bitti, artık bu aileden değilsin dedim. Silahı indirdi, kapının kilidini açıp şimdi bu evden gidiyor bir daha da geri dönmüyorsun
Dedim.. bu bölümü en ince ayrıntısına kadar paylaşmam gerektiğini düşündüm. Evet orada, bu davranışlara göre kendimizi savunmak amaçlı bir iki eylem gerçekleştirebilirdik, ama annem çok korkuyordu. Bu yüzden sadece konuşmak, konuşarak çözmek zorundaydım.
Bundan önce bir sesimi yükseltmişliğim yoktu, baba dedim her hatasında, ama bu tüm kardeşlerimizin kırmızı çizgisiydi. Daha sonra Mehmet Emin, annemi bizi kendisine düşman etmekle de suçladı. Oysa annem ne olursa olsun sizin babanızdı derdi.
Anneme olan saygımızdan dolayı fikir ayrılıklarımızın bir tartışmaya açmasına bile engel olur olmuştuk. Mehmet Emin kardeşler ile beraber oturup güldüğümüzde bile sinirlenen biriydi.
Bu süreçten sonra annem, Mehmet Emin'in evden gittiğini duyunca önce rahatladı. Ama sonra kardeşlerimin ağzından silah kelimesi çıkınca beti benzi attı.
Biz korkmuyorduk ama bizim sekiz çocuğumuz da yoktu. Annem dedim bir şey olmayacak, sen sadece iyice düşün, ne istiyorsun karar ver dedim. Ben bu onursuzluğu kabul edemem oğlum dedi. Tamam dedim, bir avukat ile tanıştık ve boşanma dilekçemizi verdik.
Jandarma'ya başvurup ifademizi de verdikten sonra beni arayıp sen de adam mı oldun Muharrem dedi, Mehmet Emin. Yaptığı şey gözüne gelmiyordu asla..
Daha sonrasında sözde aşiret büyüklerini yolladı Mehmet Emin, orta yol adı altında istediklerini kabul ettirmek için.
Evet, eve kabul etmek istemedim ben ama annem büyüklere saygılı idi. Ne olursa olsun evinde misafir etmediği kimse de olmamıştır. Bu yüzden biz de kabul ettik
Geldikleri gibi boşanmayın, bizim namusumuza ters dediler bu aşiret büyükleri. Annem bu onursuzluk, namussuzluk aşirete ters değil boşanmak mı ters dedi.
Lafı eveleyip gevelediler ve sonunda bombayı patlattılar. Hoca eğer boşanma davası açarsalar kan akar demiş. Annem bize baktı, sakin ol annem dedim. Ama korkudan dişlerini sıktı.
Evden kovdum bu cümleden sonra aşireti. Bu aşiretin onuru yok, üstünü örtmeye çalışıyorsunuz, namus kavramınız gizi kapaklı ilişkiler ardında kaldığı sürece dedim.
Annem bu süreçten sonra bana bir cümle söylemişti, canımı çok yalan. Oğlum kalbim bir kuş gibi kaldı dedi. Küçük bir kuş kalbi gibi, her an patlayacak gibi. Korkudan.
Sizin hiç her şeyden çok sevdiğiniz bir insan hemen yanınızda iken bir şey yapamadığınız oldu mu? Ben annem dedim, senin yüreğin benim yüreğim, senin gözün benim gözüm, sana bir şey olmasın annem, çünkü senin kadar değerli bir şeyi nasıl bulayım bir daha dedim.
İçine işlemiş korkuyu çözmeye çalıştık. Boşanma davasını açtık, sonra öğrendik ki bize haber vermeden bir ay önce emekli olmuş, ve bize silah çektiği günün ertesi günü evi arkadaşının üzerine devretmiş.
Evin üzerine tedbir koydurmak ve de dosya masraflarını karşılamak için annemin bir bileziği vardı onu bozdurduk. Çünkü hepimiz öğrenciydik ve hali hazırda ben sadece kendi geçimimi sağlayabiliyordum o güne değin.
Annemin üzerine olan kardeşimin engelli maaşını da uzun zamandır o kadınla beraber olabilmek için yiyordu.
Unutmayın eve domates aldığında olay çıkaran bir adamdı da bu..
Evet, davaları açtık ve tüm mücadelemizi hukuki yollar üzerinden yürütmeye karar verdik. Ben de Alanya'ya çalışmaya geldim. Para kazanıp aileme göndermeye çalıştım.
Her hafta iki üç defa konuşuyorduk annemle. Her geçen gün biraz daha tedirgin oluyor, iki saatlik konuşmalarımız ile yüreğine su serpmeye çalışıyordum..
Biz ne kadar Mehmet Emin ve tehditlerinden korkmuyorsak, annem o denli korkuyordu. Kuş gibi kalmıştı 30 yılın ardından kalbi. Günde bir iki saat bile uyuyamıyormuş, kardeşlerim de geceleri onunla uyanık kalıp nöbetleşe ayakta duruyorlardı onun için..
3 gün önce aramıştım onu, annem nasılsın dedim, iyiyim dedi. Soğuktu sesi. Ben annemin bana karşı sesinin soğuk olduğunu ilk defa hissettim. Duygusuzdu ve ilk defa hayatımda korkmuştum.
Annem dedim, ben seni yaşlanırken izlemek istiyorum, yanımda ol, beraber bir bahçemiz olur, meyve ve sebze eker mutlu oluruz. Gezeriz yeri geldiğinde.
Belki evlenirim, belki evlenmem, torun görmek de istersen bir de aşık olursam neden olmasın. Sen yanımda ol, yaşlan, en güzel yıllarımız olsun bundan sonra dedim.
Yeter ki artık düşünme annem, yeter ki bil ben ve kardeşlerim senin yanındayız. Onurundan bir parça bile alabildiysek de yanında olmaya devam edeceğiz her vakit.
Güldü tamam dedi. Bayrama geleceğim, bir içli köfte yapar mıyız beraber dedim.. en sevdiğim yemeğidir annemin ve beraber yapardık genelde. Tabi oğlum gel sen dedi..
O bayramı hiç görmedik. Annemin hastaneye kaldırıldığını öğrendim dayımdan, apar topar yanımdaki dayımla beraber bilet aldık.. En çok korktuğum kalp krizi idi. İçim o gün çok fenaydı zaten.
Sonrasında otogarda kendisini sulama kanalına attığını öğrendim. Şunu şöyle söyleyeyim. Annem sudan çok korkardı, bir kere boğulma tehlikesi geçirmiştim, annem bir gün yataktan çıkamamıştı korkudan. Ve bu kadın en büyük korkusuyla karşılaşmayı göze almıştı, hayatına karşılık.
Ve bunu çocuklarını da ardında bırakarak yapmıştı. Ki annem 25 yaşındaki engelli kardeşimsiz bir yere gidemezdi. Bir gün ondan ayrı kalmamıştır hayatında. Mehmet Emin yaşaması için bir alan bırakmadı anneme.
Yetişemedim. Sadece cansız bedeni ile karşılaştım. Soğuk soğuk uyuyor gibi geldi bana. Huzura kavuşmuş gibiydi. Benim de en önemli parçam onunla beraber gitmişti.
Kendi ellerimle defnettim annemi. Kardeşlerim için güçlü durdum, durmaya çalıştım. Ama iki gün sonra Mehmet Emin bana mesaj attı, annenizi siz öldürdünüz diye.
Tek derdi mal ve para olan, boşanmayı erteleyip tüm malları yok etmeye çalışan adam annemin ölümünden kaçmaya çalışıyordu.
Sonrasında bir yeğeni de beni öldürmekle tehdit etti. Dayım Mehmet Emin'e karışamazsınız diyerek.
30 yıl boyunca sadece bize değil, kaldığı köye de annelik yapan bir kadın. Elinde sadece onuru ve gücü olan bir kadın. Böylece sönüverdi.
Böylece ben ışığımı kaybettim.
11 çocuktan en büyüğü olan Methiye için babası 10 oğlum olsa bir Methiye etmez dediği kadın. Yiyip bitirdi Mehmet Emin.
Bana bir şey olmaz sözüme itibar edilir, imamım ben demişti en sonunda.
Hala istediği gibi takılıyor. Mahkeme yoluyla annemin en büyük arzusu olan çocuklarının iyi bir yere gelmesi için çaba sarf ediyorum.
Engelli kardeşimin vesayetini aldıktan sonra üzerine alınmış araba da bana devredilmiş oldu.
Sonrasında mesajında annenizi öldürdünüz bir de benim malıma göz koydunuz diye mesaj atmıştı.
Mehmet Emin sonraki ifadelerinde ben kadınla sadece onu ve çocuklarını korumak için evlendim demişti.
Evlendiği kadının amcamdan 6 çocuğu var, en büyük erkek çocuğu 25 yaşında. Ve o çocuğu kendisi nişanlandırdı, o kadınla beraberken.
Biz ise evden gittiğinden itibaren bir maddi yardım bile görmedik. Derdini de biliyorum. Para göndermezsem burunları sürtünür ve dediklerimi ister istemez kabul etmek zorundalar.
Anlıyor musunuz? En son mahkeme kararı ile alınan aracı ana anahtarı kendisinde saklı tutarak da çalıverdi.
İfadesinde de çocuklarımın hakkını gözettiğim için yanımda bulundurmak istedim aracı dedi.
Annemizi psikolojik olarak ölüme sürükleyen, küçük kardeşlerimi şu yaşlarında annesiz bırakan şahsiyet.
Kardeşlerimi korumak için evdeki eşyaların yarısını satıp diğer yarısı ile Alanya'ya yerleştik. Yerleştiğimiz gibi gidip eve kondu. Orada, annemin yatak odasında kadınla beraber olduğunu da biliyorum.
Böyle bir şahsiyetin yaptığı her yanlıştan sonra hiç bir şey olmamış gibi istediği gibi yaşabilmesi, kadının onuruna, annemin onuruna kara leke olarak duruyor.
Kadın haklarının bu kadar önemsiz olması beni çok üzüyor. Hukuğın yavaş ilerlemesi de çok dokunuyor.
Kadınlar haklarını artık rahatça mahkemelerde arayabilmeli. Kimse annem gibi acı çekmesin. Kimse sekiz çocuğuna rağmen korkudan yalnızlaşmasın.
Lütfen sevgili hak ve hukuk gözeten bireyler annemin anısına destek olun. Onun ölümü bir çok kadının yaşamına can versin.
@adalet_bakanlik lütfen böyle insanlar annem gibi insanların hayatını karartmasın.

• • •

Missing some Tweet in this thread? You can try to force a refresh
 

Keep Current with Muharrem Kaçkın #ZorbalığaMethiye

Muharrem Kaçkın #ZorbalığaMethiye Profile picture

Stay in touch and get notified when new unrolls are available from this author!

Read all threads

This Thread may be Removed Anytime!

PDF

Twitter may remove this content at anytime! Save it as PDF for later use!

Try unrolling a thread yourself!

how to unroll video
  1. Follow @ThreadReaderApp to mention us!

  2. From a Twitter thread mention us with a keyword "unroll"
@threadreaderapp unroll

Practice here first or read more on our help page!

Did Thread Reader help you today?

Support us! We are indie developers!


This site is made by just two indie developers on a laptop doing marketing, support and development! Read more about the story.

Become a Premium Member ($3/month or $30/year) and get exclusive features!

Become Premium

Too expensive? Make a small donation by buying us coffee ($5) or help with server cost ($10)

Donate via Paypal Become our Patreon

Thank you for your support!

Follow Us on Twitter!