Rusya ile Türkiye'den dost olmaz. Her iki devletin de amacı sırtını doğuya yaslayarak batıdan faydalanmak. Dolayısıyla Ortadoğu da, Kafkasya da, Doğu Akdeniz de, Karadeniz de, Balkanlar da bu iki ülkenin ilgi alanlarıdır. İşbirliği kurulamayacak türden ilgi alanları.
Bunu kabullenmeliyiz. Rusya ile işbirliği olmaz. Rusya Türkiye'nin rakibidir ve artık Amerika değil Türkiye ile rekabet etmektedir. Amerika ise Çin ile rekabet etmektedir. Rusya Türkiye'ye karşı güçlü bir devlettir. Dolayısıyla Rusya'ya karşı asimetrik savaş uygulanmalıdır.
Günümüzde artık konvansiyonel savaşlar yok ancak günümüzün konvansiyonel savaşları da örneğin Libya veya Suriye'deki gibi vekalet savaşlarıdır. Bu savaşlara konvansiyonel kabul etmeli artık. Türkiye'nin bu tarz savaşlarda Rusya'ya karşı galip gelme şansı pek azdır.
Dolayısıyla Türkiye Rusya'ya karşı böyle savaşlara girişmekten mümkün mertebe uzak durmalıdır. Asimetrik bir savaş icra edilmelidir. Dolayısıyla Rusya'ya karşı sadece Güney eksenli değil, ayrıca Kuzey eksenli bir politika da izlenmelidir.
İzlenecek olan Kuzey eksenli politika tabii ki Kuzey Avrupa ülkeleri ile Rusya arasında yaşanan/yaşanabilecek her türlü gerilimi Güneydeki Türk gücüne taktik düzeyde zaten olamaz ancak stratejik düzeyde avantaj sağlayacak şekilde olmalıdır.
Rusya'ya karşı izlenecek asimetrik savaşın en önemli ayaklarından biri Kuzey Avrupa'dadır. Bir diğer önemli ayağı ise Kafkasya'dır.

Türkiye, sadece Ermenistan-Azerbaycan olarak değil; Ayrıca Gürcistan-Rusya ihtilafından da faydalanacak politikalar izlemelidir.
Buna istinaden ilk aşamada Gürcistan ve Türkiye arasındaki ekonomik ilişkiler tekrar güncellenmeli, askeri ilişkiler de ilk etapta Rusya'dan çok fazla tepki çekmeyecek biçimde arttırılmalıdır.
Rusya'ya karşı uygulanması gereken bir başka asimetrik mücadele ise tabii ki Ukrayna'dadır. Türkiye Ukrayna ilişkilerinin tarihi zirvesinde olduğu söylenebilir. İşbirliği daha da ilerletilmelidir.
Türk-Rus ihtilafı önümüzdeki yıllarda daha da belirginleşecek olan ihtilaflardır. Rusları asimetrik savaş ile yıpratmak mümkündür ancak durdurmak mümkün değildir. Ruslar en çok askeri güçten anlarlar. O yüzden her geçen gün TSK'nın caydırıcılığının arttırılması gerekir.
Türkiye Cumhuriyeti, var olduğu coğrafya itibarıyla kimi zaman yenen, kimi zaman yenilen bölgesel bir kuvvettir. Şu bir gerçektir ki Türkiye'nin şu an etkinlik gösterdiği coğrafyalar zaten alt sınır olan coğrafyalardır. Türkiye'nin daha fazla küçülmesi yok olması anlamına gelir.
Bir devleti devlet yapan dört unsur bulunur. Hükümet, yaşanan toprak, mücadele verilen toprak ve yaşanan toprağın vatandaşları.

Avrupa ülkelerinin pek çoğu dört unsurdan üçünü taşıyan 'tamamlanmamış' devletlerdir. Dolayısıyla bu ülkelerin direnme güçleri çok azdır.
Örneğin Norveç, Finlandiya gibi ülkelerin kolektif bir savunma sistemi olmadan Rusya'ya karşı direnme ihtimalleri sıfırdır. Kolektif savunma sistemi Orta Avrupa'nın bugünlerde pek işine gelmese de kenar ülkelerin hâlâ önceliğidir, öyle olmalıdır.
Kuzey Avrupa ülkelerinin demokrasi, insan hakları gibi bazı olgular etrafında toplanarak Türkiye karşıtı kara propagandalarda yer aldığı bir gerçektir.

Dolayısıyla Türkiye'nin Kuzey Avrupa ile ilgili halletmesi gereken en önemli sorun budur.
Bu sorunu halletmenin yolu da bu ülkelerle ortak geliştirilecek bir 'savunma' vizyonudur. Dolayısıyla Türkiye'nin bu ülkelere diplomat çıkartmaları yapması ve meramını bıkmadan anlatması gerekir.
Üretilecek tüm bu politikaların Rus saldırganlığını arttıracağına hiç şüphe yok. İdlib meselesi ise Türkiye'nin Rusya'ya karşı elinin en güçsüz olduğu meseledir. Dolayısıyla Ruslar Türkiye'nin diğer bölgelerdeki nüfuzunu iyice yitirmesini bekleyecek, İdlib meselesini uzatacaklar.
Bu yüzden Türkiye'nin İdlib meselesi için çok farklı açılardan izleyeceği stratejiler gerçekleştirmesi gerekir. En önemlisi, Amerika'yı bu bölgeye mümkün olduğunca çekmek gerekir.

Biden seçilirse Amerika bu bölgeden şu anki gibi uzak kalmayacaktır.
Politika algılarına baktığımız zaman Trump için tehdit Çin iken Biden için tehdit Rusya'dır. Rusya ile ilk etapta ılıman bir politika izlemeyi deneyebilir ancak bunun pek de uzun süreceğini sanmıyorum.

Ayrıca Biden seçilirse Irak'taki dengeler de değişecek gibi duruyor.
Biden Trump'a göre çok daha klasik bir dış politikanın savunuru durumunda. İran'a ve Rusya'ya karşı sert, Çin'e karşı ekonomik işbirliği yönünde. Tabii Çin'e karşı ekonomik işbirliğinin artık ABD devletinde oluşturduğu bazı refleksler var.
Bu reflekslerden dolayı eski klasik politikaya oranla Çin'e karşı daha mesafeli duracağı da bir gerçek. Ancak Biden ayrıca Avrupacı. Dolayısıyla Avrupa'nın Rusya ile yakınlaşması onu da rahatsız eder.

Türkiye ile ayrıştığı tek nokta ypg.
Ypg meselesinin ise Biden'ın İran'a karşı izlemesi muhtemel olan politikalar dolayısıyla Türkiye'nin lehine bir çatışma ortamı yaratması muhtemel.

Barzanilerin ypgye olan tahakkümü de bu süreçte hız kazanabilir.
Akıllı bir politika ve biraz da şansın yaver gitmesiyle Türkiye bu süreçten mümkün olan en az hasar ile ayrılabilir.

Türkiye'nin Suriye'de ABD ile hareket ettiği unutulmamalıdır. Ypg ihtilafı bunu değiştirmez. Zira Rusya'nın bölgede çok daha büyük emelleri bulunmakta.
Dolayısıyla Rus tehlikesi Türkiye'yi güneyinden ve kuzeyinden sararken Türkiye'nin ABD ile işbirliği yapmaması düşünülemez.

ABD ve Türkiye işbirliği olmadığı taktirde Ruslar şu ankinden çok daha büyük bir tehdit haline gelirler.
Dolayısıyla ıslak rüyalar görmeye hiç gerek yok. ABD ve NATO etkisi olmasa Rusya Türkiye'yi ciddiye bile almaz, görüşmelere bile çağırmaz.

Türkiye bu dengeyi Avrupa'ya değil ABD'ye siyasi eğilim oluşturarak lehine kullanabilir.
Rusya ile yeni cephelerde direkt karşı karşıya gelmekten kaçınılmalı, var olan cephelerde ise ABD etkisinden mümkün mertebe faydalanılmalıdır.

Türkiye Rusya'ya enerji bağımlılığını ise zaten ABD'den alınan LNG ve Azerbaycanla artan hacim ile kademeli olarak azaltmaktadır.

• • •

Missing some Tweet in this thread? You can try to force a refresh
 

Keep Current with karasakal

karasakal Profile picture

Stay in touch and get notified when new unrolls are available from this author!

Read all threads

This Thread may be Removed Anytime!

PDF

Twitter may remove this content at anytime! Save it as PDF for later use!

Try unrolling a thread yourself!

how to unroll video
  1. Follow @ThreadReaderApp to mention us!

  2. From a Twitter thread mention us with a keyword "unroll"
@threadreaderapp unroll

Practice here first or read more on our help page!

More from @bureauofeconomy

13 Oct
Hazar Denizinde Azerbaycan buranın bir deniz olarak kabul edilmesini isterken Rusya ise göl olarak kabul edilmesini ister.

Azerbaycan'ın bu tezini Türkmenistan, Rusya'nınkini ise Kazakistan destekler. Bunun sebebi nedir?
Ek olarak, 2018 yılında Aktau anlaşması ile Hazar Denizi deniz olarak kabul edilmiştir fakat anlaşmada bazı sakatlıklar vardır.
Türkmenistan'ın Azerbaycan tezini desteklemesinin sebebi Hazar'ın deniz kabul edilmesi halinde buradan Azerbaycan-Türkmenistan işbirliği ile doğalgaz hattı çekilerek Türkmenistan doğalgazının Avrupa'ya satılabilme olanağıdır.
Read 7 tweets
11 Oct
Finansal duruştan söz ediyoruz.

2020 Haziran ayını inceleyelim.

THY, Pegasus'a göre 3 kat uçuş yapmış ancak 5.7 kat zarar etmiş.
Bunu filo büyüklüğü olarak düşünmemek gerekir. Önemli olan finansal duruşun ne kadar güçlü olduğu.
THY'de Pegasus'un 4.3 katı kadar uçak var ancak yaptığı uçuş Pegasus'un 3 katı. Pegasus uçakların doluluk oranlarında da %3.7 oranında önde.

Dolayısıyla işletme açısından 2020 Haziran ayı Pegasus için çok daha başarılı olmuş.
Read 5 tweets
11 Oct
Johnson Mektubunda Türkiye'ye NATO'nun her zaman onun için savaşa giremeyebileceği söylenmişti. Türkiye'nin de NATO'ya her zaman onun için savaşa girmeyeceğini söylemesi gerekir. Özellikle Kuzey Avrupa'da bir gerilim halinde Türkiye'nin geri çekileceğini hissettirmesi gerekir.
Zira Avrupa'nın Rus yatkınlığı oluşuyor ve özellikle SSCB'den sonra tarih boyunca Avrupa'ya doğudan gelen iki tehditten (Rus ve Türk) birinin yani Rus'un gittiği konuşuluyor. Rusya Türkiye'ye göre ehven görülüyor. Doğudan gelen tek tehdit olarak Türkiye görülüyor.
Bu görüş Türkiye için oldukça sakat bir görüş. Rusya'nın Akdeniz'de bu kadar etkin olduğu tarih boyunca görülmemiş bir işken; Libya ile de Avrupa'yı sararken, Mısır ile tatbikat yaparken bu kadar sessiz kalınması gerçekten de tek tehdit olarak Türkiye'nin görüldüğünü gösterir.
Read 8 tweets
11 Oct
Ruslar Türkiye'ye her zaman tehdittir. Rusların jeopolitik ufuklarıyla Türklerin jeopolitik ufukları çatışır. Rus tarafı Libya'da, Suriye'de, Azerbaycan'da karşımıza çıkarak bize bu gerçekleri defalarca kez hatırlatmıştır. Böyle bir çatışma ortamında Rusya'ya üs vermek mi?
Bizden bazılarının Rusları gördüğü gibi Ruslar bizi görmüyor. İki ülke arasında işbirliği Türkiye değil Rusya sayesinde olur. Rusya'nın da alansal ve anlık işbirliğinden başkasına niyeti yok, ki bu da çok normal.
Zira bizim jeopolitik ufkumuzla onların jeopolitik ufku çatışır. Biz de Kafkasya'da etkili olmayı isteriz onlar da ister. Biz de Balkanlar da ve Ortadoğu'da etkili olmayı isteriz, onlar da ister. Biz de Akdeniz'de etkili olmayı isteriz, onlar da ister.
Read 5 tweets
11 Oct
Savaşta siviller de ölür. Savaşın arasında kalan sivillere ordular 'istemeden' zarar verebilirler. Türk Ordusu da geçmişte vermiş olabilir. Ancak Ermeni ordusunun yaptığı gibi kansızca, kasıtlıca ve ateşkesten saatler sonra binalara Tochka füzesi atmak savaş değil barbarlıktır.
Kasıtlıca sivil öldürmek Ermeni ordusunun en büyük alışkanlıklarındandır. Masum ve suçlu arasındaki ayrımı IQ seviyesi 80'in üzerindeki her canlı yapabilir. Öyle ki, şempanzeler ve maymunlar bile bazen masumu ve suçluyu ayırt edebilirler.

Ermeni ordusu ise edemez.
Kendilerine karşı işlenen bir hareketten doğan meşruiyet ile cezalandırabilecekleri en ufak suçu olmayan sivil halkı cezalandırmaya çalışan Ermeni ordusu, gerçek ordulara karşı tüm dünyaya karşı onursuzca yardım çığlıkları atar, sivillere ise füze.
Read 4 tweets
28 Sep
Türkiye'nin Azerbaycan üzerindeki çıkarları sadece ekonomik değil. Ayrıca stratejik çıkarları da var. İran'ın Azerbaycan'a ülkesinde yaşayan milyonlarca Güney Azerbaycan Türkünden dolayı bir alerjisi var.
Bu alerji tabii İran'ın bölünme korkularının ayyuka çıkmasıyla sonuçlanıyor. Dolayısıyla bölgede güçlü bir Azerbaycan demek Türkiye için de Azerbaycan için de bölgede artan nüfuz demek.

İsrail için incelediğimizde ise İran'a tehdidin artması demek.
Öte yandan Karabağ denilen yerin öyle stratejik bir konumu yok. Topraklardan bir toprak. Ancak buranın yakın tarihine, demografik geçmişine bakıldığında burası bir psikolojik üstünlük bölgesi.

Buranın ele geçirilmesi demek psikolojik üstünlüğün ele geçirilmesi demek.
Read 26 tweets

Did Thread Reader help you today?

Support us! We are indie developers!


This site is made by just two indie developers on a laptop doing marketing, support and development! Read more about the story.

Become a Premium Member ($3/month or $30/year) and get exclusive features!

Become Premium

Too expensive? Make a small donation by buying us coffee ($5) or help with server cost ($10)

Donate via Paypal Become our Patreon

Thank you for your support!

Follow Us on Twitter!