AYM’NİN SON BYLOK KARARINDAKİ HUKUKA AYKIRILIKLAR-2

1. AYM’nin Bestami Eroğlu kararının 130. paragrafı bile tek başına Bylock’un hukuka aykırı delil olduğunun ve AYM’nin, CMK’nın 134. maddesini hiç bilmediğinin en önemli göstergesidir.Bu Paragrafta şu hususlara yer verilmiştir;
2. 134. madde gereğince, dijital materyaller üzerinde arama, kopyala ve el koyma işlemi yapılabilmesi için öncelikle başlatılmış bir soruşturmanın varlığı gerekir. MİT’in 04/4/2017 tarihli basın açıklamasında (mit.gov.tr/basin60.html) belirtildiği üzere;
3. “Bylock’a ilişkin tespitler Mayıs 2016 tarihinden itibaren çalışmaya konu evraklarla birlikte adli makamlar, güvenlik birimleri ve diğer ilgili makamlarla eş zamanlı olarak paylaşılmıştır.” Açıklamadan da anlaşılacağı gibi Bylock Mayıs 2016’dan daha önce ele geçirilmiş ve
4. Üzerinde uzun süre çalışıldıktan sonra elde edilen bilgiler ilgili kurumlarla paylaşılmıştır. Acaba, Bylock’la ilgili soruşturma ne zaman başlamıştır? Bylock’la ilgili soruşturma, MİT’in dijital malzemeleri Başsavcılığa teslim ettiği 12/9/2016 tarihinde başlatılmış ve
5. Bylock 18/7/2016 da başlatılmış olan 2016/104109 numaralı soruşturmaya dahil edilmiştir. Bunun anlamı, Bylock’un MİT tarafından ele geçirilmesinden altı ay sonra başlatılmış bir soruşturmaya dâhil edildiğidir. Başka bir ifadeyle, bir soruşturma başlatıldıktan sonra ve
6. bu soruşturma kapsamında ele geçirilmesi gereken Bylock bilgileri, ele geçirildikten aylar sonra başlatılan bir soruşturmaya dahil edilmiş ve bu suretle CMK’da öngörülen soruşturma usulü tersine çevrilmiştir. Bu nedenle soruşturmanın başlatılma usulü açıkça CMK’ya aykırıdır.
7. Bylock bilgilerinin ele geçirildiği tarihte başlatılmış bir soruşturma bulunmasa da, acaba arama yapılması için verilmiş bir hâkim kararı var mıdır? MİT mahkemeye dahi açıklamadığı bir usulle Litvanya’da bulunan Bylock verilerini ele geçirip Türkiye’ye getirmiş,
8. sonrasında bu verileri içeren malzemeleri Başsavcılığa teslim etmiş ve CMK’nın 134. maddesi gereğince işlemler yapılmıştır.Ancak, verilerin elde edilmesi ve bu verilerin hard disk ve flash belleğe yüklenmesi işleminin nasıl yapıldığıyla ilgili hiçbir bilgiye yer verilmemiştir.
9. CMK’nın 134. maddesinin 1. fıkrası gereğince; belli koşulların varlığı halinde bilişim sistemlerinde “arama” yapılabilir, bilgisayar kayıtlarından kopya çıkarılıp bu kayıtlar çözülerek metin hâline getirilebilir. Maddenin 2. fıkrasına göre; şifrenin çözülememesinden dolayı
10. girilememesi veya gizlenmiş bilgilere ulaşılamaması halinde çözümün yapılıp gerekli kopyaların alınabilmesi için bu araç ve gereçlere “el konulabilir.”Eğer el koyma işlemi yapılacaksa 3 ve 4. fıkralara göre sistemdeki bütün verilerin yedeklemesi yapılır ve şüpheliye verilir.
11. Yasanın sistematiğine göre önce arama, bu mümkün olmadığı takdirde el koyma işlemi yapılarak el konulan materyalde arama işlemi yapılır. El koymaksızın arama yapmak en idealidir. Ancak, hem arama hem de el koyma işlemi için hâkim (savcı) kararı gereklidir.
12. Oysaki Bylock'a ilişkin verilerin elde edilmesi işlemleri de TERSİNDEN yapılmıştır. Yani söz konusu sunucuya hakim (savcı) kararı olmadan MİT tarafından CMK'nın 134/2. maddesi gereğince önce “ELKOYMA”, daha sonra hakim kararı ile 1. fıkradaki “ARAMA” tedbiri uygulanmıştır.
13. “Arama ve el koyma” bir güvenlik tedbiridir ve birlikte yürütülür. Ancak, burada hukuki bir yanılgıya düşülerek arama ve el koyma ikiye bölünmüştür. Ayrıca, el koyma işleminde pek çok hukuka aykırılık vardır.BİRİNCİSİ, el koyma işlemi hakim (savcı) kararı olmadan yapılmıştır.
14. İKİNCİSİ, el koyma işlemini adli kolluk yetkisi olmayan MİT gerçekleştirilmiştir. ÜÇÜNCÜSÜ, 2. fıkradaki şartlar oluşmadan el koyma yapılmıştır. DÖRDÜNCÜSÜ, el koyma işleminden önce yedekleme yapılmamış, bu işlem MİT’in el koymasından sonra arama işlemi sırasında yapılmıştır.
15. CMK 134. maddede düzenlenen “Bilişim sistemlerinde arama, kopyalama ve el koyma” genel arama ve el koyma tedbirine göre daha sıkı şartlara bağlanmıştır. Zira bu kapsamında elde edilecek veriler “dijital delildir” ve bunlar üzerinde ekleme veya çıkarma yapmak çok kolaydır.
16. Bu nedenle, tüm arama ve el koyma işlemleri hakim-savcı kararı ile ve adli kollukça yapılmalıdır. Sistemdeki bütün verilerin yedeklemesinin yapılıp, imaj alınması ve şüpheliye bir yedeğinin verilmesi de dijital verilerde değişiklik yapılmasının engellenmesine yöneliktir.
17. AYM'nin böyle bir delil elde etme yolunu hukuka uygun kabul etmesi, tüm CMK sistemini ve yargılamaları alt üst edecek sorunlara neden olacaktır. Örneğin;

-Litvanya’da gizli yöntemlerle elde edilen verilerde, Başsavcılığa teslimine kadar herhangi bir değişiklik, ekleme veya
18. çıkarma işlemi yapılıp yapılmadığının kontrolü mümkün değildir. Bu da, tüm dijital verilere olan güvenin sarsılmasına neden olur.

-Bu kabul, MİT’e CMK’nın 164. maddesinde verilmeyen adli kolluk görevinin verilmesi anlamına gelir.
19. -CGK'nın bu örnek kararı nedeniyle bundan sonraki tüm yargılamalarda MİT tarafından temin edilen her türlü bilgi, belge veya beyanın hukuka uygun delil olması sonucunu doğuracaktır. MİT istihbarat amaçlı kişilerin bilgilerine başvurabilir. Buna yasal olarak yetkilidir.
20. Bu bağlamda, MİT'in yurtdışında ifadesini aldığı bir kişinin bu beyanı istihbarı bilgi olarak kullanılabilir. Ancak, bu ifade CMK anlamında “tanık beyanı” değildir. Zira tanık olma usulü ve ifadelerinin nasıl alınacağı CMK’nın m. 43 ve devamında düzenlenmiş olup
21. bu yasal düzenlemeye uygun olmayan hiçbir ifade ki, MİT bunu kendi yasasına uygun yapsa da, mahkemeler için tanık ifadesi olarak kabul edilemez. Ayrıca, MİT'in yasal yetkisi kapsamında yaptığı bazı işlemler CMK bağlamında delil olarak kabul edilmemektedir.
22. Örneğin, MİT’in 2937 s. Kanunun 6. maddesine göre iletişimin tespiti (önleme dinlemesi) yapma yetkisi bulunmaktadır. Ancak, MİT’in hukuka uygun olarak elde ettiği bu veriler “delil” olarak kullanılamaz. Bu husus yasada açıkça belirtilmiştir. @izzetoezgenc @AdemSozuer
23. MİT’in temin ettiği tanık beyanı veya önleme dinleme bilgilerinin “delil” olarak kullanılamadığı bir yerde dijital verilerin delil olarak kullanılması mümkün değildir. Kısaca, bir devlet kurumunun hukuka uygun olarak elde ettiği her bilgi CMK anlamında yasal delil değildir.
24. Bilgisayar, program veya kütüklerindeki arama ve el koyma da CMK’nın 134. maddesine uygun yapıldığı takdirde yasal delil olabilir. MİT’in, CMK’nın 134/2. maddesindeki “el koyma” işlemini hakim (savcı) kararı olmadan yapması hukuka aykırıdır.
25. Hukuka aykırı şekilde “el konulan” bu hard disk ve flash bellekteki veriler üzerinde daha sonra 1. fıkra uyarınca hakim kararı ile “arama” yapılması bu işlemi hukuka uygun hale getirmez. Çünkü arama ve el koyma tedbiri bir bütündür ve bölünebilmesi mümkün değildir.
26. Hakim kararı olmadan Bylock sunucusunda arama ve el koyma işlemi yapıldığının en önemli delillerinden bir diğeri, Yargıtay 16. CD ve CGK’nın kararlarında yer verdiği bir husustur. Bu kararlarda şöyle denilmiştir; @ibrahimkaboglu @ProfDrErsanSen @MetinGnday
27. Kararlardan da anlaşılacağı üzere, Bylock sunucusunda arama yapılmasıyla ilgili verilmiş bir hâkim kararı yoktur. Ayrıca, “geçmişe dönük arama(!)” ne demektir? CMK’nın 134. maddesine göre böyle bir arama yapılması mümkün müdür? @gergerliogluof @MSTanrikulu @myeneroglu
28. Yapılan işlemler 134. maddeye uygunsa ve MİT yasal olarak bu bilgileri temin ettiyse soruşturma mercileri neden geçmişe dönük! bir aramaya ihtiyaç duyarlar?Bu soruların cevabı çok basit ve nettir; bu konuda verilmiş bir hâkim kararı ve CMK’da geçmişe dönük arama usulü yoktur.
29. Ayrıca, arama kararı geçmişe değil "geleceğe" etkili sonuç doğurur. Zira verilen arama kararı ve bu kararın icrası sonucu elde edilecek dijital materyalde kopyalama ve el koyma işlemi yapılabilir. Ancak, verilen her arama kararı sonucu delil elde edilmesi de mümkün değildir.
30. Aramayla, elde edilmesi umulan delilin bulunması amaçlanır. Yani arama kararı verildiği sırada ulaşılması muhtemel delilerle ilgili yargı mercilerinin elinde bir bilgi yoktur ve bu nedenle yapılacak aramanın geçmişe dönük olabileceğini söylemek mümkün değildir.
31. Ele geçirilmiş dijital materyalle ilgili sonradan da arama kararı verileceğini kabul edip, bunun da CMK’da karşılığı olmayan geçmişe dönük arama olduğunu söylemek, hukuka aykırı elde edilen delile hukukilik kazandırmaya çalışmaktan başka bir şey değildir.
32. Kısaca; Bylock’un ele geçirilmesi de dahil her bir süreci CMK’ya ve hukuka aykırıdır. Yargıtay ve AYM ısrarla Bylock'a meşruiyet kazandırmaya çalışsalar da, bu çabalar beyhudedir. Belki de, hukuk tarihinde her yönüyle hukuka aykırı olmasına rağmen,
33. en güçlü delil denilerek insanların hayatının karartıldığı başka bir örnek yoktur. Hukuk geldiğinde (geleceğinden hiç şüpheniz olmasın) tarihin çöplüğüne atılacak ilk delil Bylock olacaktır. Hukuki mücadeleye devam. Çünkü hukuka aykırı delillerle suçlanıyorsunuz.
34. Yargıtay’ın “geçmişe dönük arama” kavramından hareketle hazırlanan, “Geçmişe Dönük Arama ile Geleceğe Konan İpotek; Yargının Bylock Açmazı” isimli makalemize gokhangunesphd.blogspot.com/2020/10/gecmis… linkinden ulaşabilirsiniz. Faydalı olması dileğiyle.

• • •

Missing some Tweet in this thread? You can try to force a refresh
 

Keep Current with Dr. Gökhan Güneş

Dr. Gökhan Güneş Profile picture

Stay in touch and get notified when new unrolls are available from this author!

Read all threads

This Thread may be Removed Anytime!

PDF

Twitter may remove this content at anytime! Save it as PDF for later use!

Try unrolling a thread yourself!

how to unroll video
  1. Follow @ThreadReaderApp to mention us!

  2. From a Twitter thread mention us with a keyword "unroll"
@threadreaderapp unroll

Practice here first or read more on our help page!

More from @GkhanGnes8

15 Oct
BİR SAYFALIK BELGE İLE BYLOCK’UN HUKUKA AYKIRILIĞINI VE AYM’NİN NASIL HATALI KARAR VERDİĞİNİ GÖRMEK İSTERMİSİNİZ?

1. AYM, son verdiği Bestami Eroğlu kararında Bylock’la ilgili adli süreci görseldeki şekilde anlatmıştır. @gergerliogluof @MSTanrikulu @myeneroglu @izzetoezgenc Image
2. MİT’in Bylock verilerini Başsavcılığa teslim süreci de görseldeki yazı ile başlamıştır. Bu Yazıdan da anlaşılacağı üzere, @profilyasdogan @KeremALTIPARMAK
@MetinGnday @AdemSozuer @ibrahimkaboglu @ProfDrErsanSen Image
3. 2937 sayılı MİT Kanununun EK 1 maddesine aykırı şekilde “casusluk” suçları dışında adli mercilerce istenmesi yasak olan bilgi ve veriler “silahlı örgüt” suçu kapsamında yürütülen bir soruşturmada Başsavcılığa teslim edilmiştir. Image
Read 9 tweets
13 Oct
1. AYM, Ferhat Kara başvurusunda (B. No:2018/15231) Bylock'u delil kabul ettikten sonra, bugün de Resmi Gazete'de yayımlanan Bestami Eroğlu kararında, Bylock verilerinin elde ediliş yöntemi nedeniyle başvurucunun özel hayata saygı hakkının ihlal edilmediğine karar vermiştir.
2. Ancak, AYM bu kararında çok önemli bir hususu "gizlemiştir." Şöyle ki; Kararın, "ilgili mevzuat" başlıklı 51-54. paragrafları arasında, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununa dayanılarak çıkarılan Elektronik Haberleşme Sektöründe Kişisel Verilerin İşlenmesi, Saklanması ve
3. Gizliliğinin Korunması Hakkında Yönetmeliğin” ilgili hükümlerine yer vermesine rağmen, Yönetmeliğin 14. maddesinin 1. fıkrasına hiç değinmemiştir. Acaba bunun sebebi nedir ve bu fıkra neden önemlidir? Aslında bu sorunun cevabı çok basit ve nettir.
Read 48 tweets
11 Oct
GÜLEN HAREKETİNİN SİLAHLI ÖRGÜT KABUL EDİLDİĞİ KARARDAKİ HUKUKA AYKIRILIKLARI BİR DE PROF. DR. İZZET ÖZGENÇ'TEN DİNLEMEK İSTERMİSİNİZ?

1. Yargıtay 16. Ceza Dairesinin Gülen hareketini silahlı örgüt kabul ettiği ilk kararı hatalarla doludur (24.4.2017 T., 2015/3 E., 2017/3 K.).
2. Mevcut durum itibariyle, "şeklen" verilmiş bir silahlı örgüt kararı bulunsa da, bu karar kesinlikle "hukuka aykırıdır."

Söylediklerimizin doğruluğu, Türk Ceza Kanunu'nun mimarlarından olan ve 16. Ceza Dairesi'nin bu kararında 11 kez eserlerine atıf yaptığı
3. Prof. Dr. İzzet Özgenç (@izzetoezgenc) tarafından da teyit edilmiştir (İzzet Özgenç, Suç Örgütleri, Seçkin Yayıncılık, 2018, 11. Baskı, sayfa100-115; seckin.com.tr/kitap/312643666).

Sn. Özgenç kitabında şunları söylemiştir:
Read 22 tweets
8 Oct
YASAL VE RUTİN FAALİYETLER ÖRGÜTSEL FAALİYET OLARAK KABUL EDİLEMEZ!

1. Yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince, örgüt çağrısı ile yapılsa bile meşru bir hakkı kullanmak veya yasal bir eylem gerçekleştirmek örgütsel faaliyet olarak kabul edilemez.
2. Örneğin Yargıtay, örgüt çağrısı ile kepenk kapatmayı örgütsel faaliyet saymamış ve suç oluşturmayan bir eylem (kabahat) olarak kabul etmiştir (Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02/5/1994 T., 1994/2-105 E., 1994/131 K. sayılı kararı)
3. Yine, failin tanıdığı örgüt mensuplarını cezaevinde ziyaret etmesi veya ihtiyaçlarını karşılaması örgütsel faaliyet değildir. Zira cezaevinde bulunan örgüt mensuplarının örgütle organik bağlarının koparıldığı ve hiyerarşik yapıdan ayrıldıkları kabul edilir.
Read 15 tweets
6 Oct
1. Her suçun maddi ve manevi olmak üzere iki unsuru vardır ve bu unsurlardan biri gerçekleşmezse sanığa ceza verilemez. 15 Temmuz yargılamalarına konu suçların tamamının (TCK 309, 312 ve 314) manevi unsuru ortak olup "darbe teşebbüsünü bilmek ve gerçekleşmesini istemektir."
2. Verilen emir gereği hareket eden askeri öğrenciler ile diğer askeri personelin (rütbesi fark etmez) darbe teşebbüsünden haberdar oldukları ve bu teşebbüsün başarılı olmasını istedikleri kesin olarak ispatlanmadan cezalandırılabilmeleri mümkün değildir.
3. Bu husus en temel hukuk kuralıdır ve bu kural 15 Temmuz yargılamalarının hiç birinde uygulanmamıştır. Bu nedenle verilen kararların hepsi yanlıştır ve en nihayetinde suçun yasal unsurları gerçekleşmediğinden tamamı bozulacaktır.
Read 8 tweets
4 Oct
1. "SİLAHLI ÖRGÜT MENSUBU OLMANIN ÖN KOŞULLARI VE 15 TEMMUZ YARGILAMALARI" başlıklı makalemize
gokhangunesphd.blogspot.com/2020/10/silahl… linkinden ulaşabilirsiniz. Makalede yer verilen hususlara; savunmalarda, AYM, AİHM ve BM başvurularında yer verilmesini tavsiye ediyorum.
2. TCK’nın 314. maddesinde düzenlenen silahlı örgüt suçunun mensupları; silahlı örgüt kuran, yöneten, üye olan, silahlı örgüt adına suç işleyen ve silahlı örgüte yardım eden kişilerdir.
3. Silahlı örgüt mensubu olmaya ilişkin bu suçların oluşabilmesi için suçun maddi ve manevi unsurunn gerçekleşmesi gerekir. Bu unsurların gerçekleşmesi de iki ön şartın varlığına bağlıdır; bir silahlı örgütün varlığı ve bu silahlı örgüte vakıf olma.
Read 7 tweets

Did Thread Reader help you today?

Support us! We are indie developers!


This site is made by just two indie developers on a laptop doing marketing, support and development! Read more about the story.

Become a Premium Member ($3/month or $30/year) and get exclusive features!

Become Premium

Too expensive? Make a small donation by buying us coffee ($5) or help with server cost ($10)

Donate via Paypal Become our Patreon

Thank you for your support!

Follow Us on Twitter!