BİR SAYFALIK BELGE İLE BYLOCK’UN HUKUKA AYKIRILIĞINI VE AYM’NİN NASIL HATALI KARAR VERDİĞİNİ GÖRMEK İSTERMİSİNİZ?

1. AYM, son verdiği Bestami Eroğlu kararında Bylock’la ilgili adli süreci görseldeki şekilde anlatmıştır. @gergerliogluof @MSTanrikulu @myeneroglu @izzetoezgenc
2. MİT’in Bylock verilerini Başsavcılığa teslim süreci de görseldeki yazı ile başlamıştır. Bu Yazıdan da anlaşılacağı üzere, @profilyasdogan @KeremALTIPARMAK
@MetinGnday @AdemSozuer @ibrahimkaboglu @ProfDrErsanSen
3. 2937 sayılı MİT Kanununun EK 1 maddesine aykırı şekilde “casusluk” suçları dışında adli mercilerce istenmesi yasak olan bilgi ve veriler “silahlı örgüt” suçu kapsamında yürütülen bir soruşturmada Başsavcılığa teslim edilmiştir.
4. Görseldeki karardan da anlaşılacağı üzere, Başsavcılık aynı gün (09/12/2016), teslim edilen dijital materyalden imaj alınması için talepte bulunmuş ve bu talep de aynı gün kabul edilerek Bylock ile ilgili adli süreç başlamıştır. AYM'nin kabulü bu şekildedir.
5. Kararda AYM, sürekli Ankara 4. Sulh Ceza Mahkemesinin kararına atıf yapıp, bu kararı gerekçe göstererek her şeyin hukuki olduğunu ispata çalışsa da, bu kararın tarihine özellikle yer vermemektedir.
6. Bunun sebebi de, AYM'nin bu karardan aylar önce Bylock'la ilgili çalışma yapıldığını ve dolayısıyla Bylock'un hukuka aykırı delil olduğunu bilmesi ve karar tarihini yazması halinde bu durumun ortaya çıkacağından endişe etmesidir.
7. Söylediklerimizi doğrulayan yüzlerce belgeden sadece biri görseldeki yazıdır. Yazıdan anlaşılacağı üzere, AYM'nin ısrarla açıklamaktan kaçındığı sulh cezanın karar tarihinden aylar önce Bylock'la ilgili adli süreç başlamış ve kişilerin Bylock kullandıkları iddia edilmiştir.
8. Şimdi AYM'ye sormak gerekmez mi? Bylock'la ilgili adli süreç 09/12/2016 tarihinde başladıysa, bu belge ne anlama gelmektedir. Adli sürecin bu tarihte başlamadığını ve Bylock'un hukuka aykırı delil olduğunu bildiğiniz halde, Bylock’u hukuki gösteme çabanızın sebebi nedir?
9. Nasıl karar verirseniz verin ve istediğiniz kadar gözünüzü gerçeklere kapatın Bylock hukuka aykırı delildir ve delil zincirinin en zayıf halkasıdır. Hukuk geri geldiğinde ilk çöp olacak delil Bylock'tur. Bunu en iyi bilen de sizlersiniz. @AYMBASKANLIGI

• • •

Missing some Tweet in this thread? You can try to force a refresh
 

Keep Current with Dr. Gökhan Güneş

Dr. Gökhan Güneş Profile picture

Stay in touch and get notified when new unrolls are available from this author!

Read all threads

This Thread may be Removed Anytime!

PDF

Twitter may remove this content at anytime! Save it as PDF for later use!

Try unrolling a thread yourself!

how to unroll video
  1. Follow @ThreadReaderApp to mention us!

  2. From a Twitter thread mention us with a keyword "unroll"
@threadreaderapp unroll

Practice here first or read more on our help page!

More from @GkhanGnes8

14 Oct
AYM’NİN SON BYLOK KARARINDAKİ HUKUKA AYKIRILIKLAR-2

1. AYM’nin Bestami Eroğlu kararının 130. paragrafı bile tek başına Bylock’un hukuka aykırı delil olduğunun ve AYM’nin, CMK’nın 134. maddesini hiç bilmediğinin en önemli göstergesidir.Bu Paragrafta şu hususlara yer verilmiştir;
2. 134. madde gereğince, dijital materyaller üzerinde arama, kopyala ve el koyma işlemi yapılabilmesi için öncelikle başlatılmış bir soruşturmanın varlığı gerekir. MİT’in 04/4/2017 tarihli basın açıklamasında (mit.gov.tr/basin60.html) belirtildiği üzere;
3. “Bylock’a ilişkin tespitler Mayıs 2016 tarihinden itibaren çalışmaya konu evraklarla birlikte adli makamlar, güvenlik birimleri ve diğer ilgili makamlarla eş zamanlı olarak paylaşılmıştır.” Açıklamadan da anlaşılacağı gibi Bylock Mayıs 2016’dan daha önce ele geçirilmiş ve
Read 34 tweets
13 Oct
1. AYM, Ferhat Kara başvurusunda (B. No:2018/15231) Bylock'u delil kabul ettikten sonra, bugün de Resmi Gazete'de yayımlanan Bestami Eroğlu kararında, Bylock verilerinin elde ediliş yöntemi nedeniyle başvurucunun özel hayata saygı hakkının ihlal edilmediğine karar vermiştir.
2. Ancak, AYM bu kararında çok önemli bir hususu "gizlemiştir." Şöyle ki; Kararın, "ilgili mevzuat" başlıklı 51-54. paragrafları arasında, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununa dayanılarak çıkarılan Elektronik Haberleşme Sektöründe Kişisel Verilerin İşlenmesi, Saklanması ve
3. Gizliliğinin Korunması Hakkında Yönetmeliğin” ilgili hükümlerine yer vermesine rağmen, Yönetmeliğin 14. maddesinin 1. fıkrasına hiç değinmemiştir. Acaba bunun sebebi nedir ve bu fıkra neden önemlidir? Aslında bu sorunun cevabı çok basit ve nettir.
Read 48 tweets
11 Oct
GÜLEN HAREKETİNİN SİLAHLI ÖRGÜT KABUL EDİLDİĞİ KARARDAKİ HUKUKA AYKIRILIKLARI BİR DE PROF. DR. İZZET ÖZGENÇ'TEN DİNLEMEK İSTERMİSİNİZ?

1. Yargıtay 16. Ceza Dairesinin Gülen hareketini silahlı örgüt kabul ettiği ilk kararı hatalarla doludur (24.4.2017 T., 2015/3 E., 2017/3 K.).
2. Mevcut durum itibariyle, "şeklen" verilmiş bir silahlı örgüt kararı bulunsa da, bu karar kesinlikle "hukuka aykırıdır."

Söylediklerimizin doğruluğu, Türk Ceza Kanunu'nun mimarlarından olan ve 16. Ceza Dairesi'nin bu kararında 11 kez eserlerine atıf yaptığı
3. Prof. Dr. İzzet Özgenç (@izzetoezgenc) tarafından da teyit edilmiştir (İzzet Özgenç, Suç Örgütleri, Seçkin Yayıncılık, 2018, 11. Baskı, sayfa100-115; seckin.com.tr/kitap/312643666).

Sn. Özgenç kitabında şunları söylemiştir:
Read 22 tweets
8 Oct
YASAL VE RUTİN FAALİYETLER ÖRGÜTSEL FAALİYET OLARAK KABUL EDİLEMEZ!

1. Yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince, örgüt çağrısı ile yapılsa bile meşru bir hakkı kullanmak veya yasal bir eylem gerçekleştirmek örgütsel faaliyet olarak kabul edilemez.
2. Örneğin Yargıtay, örgüt çağrısı ile kepenk kapatmayı örgütsel faaliyet saymamış ve suç oluşturmayan bir eylem (kabahat) olarak kabul etmiştir (Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02/5/1994 T., 1994/2-105 E., 1994/131 K. sayılı kararı)
3. Yine, failin tanıdığı örgüt mensuplarını cezaevinde ziyaret etmesi veya ihtiyaçlarını karşılaması örgütsel faaliyet değildir. Zira cezaevinde bulunan örgüt mensuplarının örgütle organik bağlarının koparıldığı ve hiyerarşik yapıdan ayrıldıkları kabul edilir.
Read 15 tweets
6 Oct
1. Her suçun maddi ve manevi olmak üzere iki unsuru vardır ve bu unsurlardan biri gerçekleşmezse sanığa ceza verilemez. 15 Temmuz yargılamalarına konu suçların tamamının (TCK 309, 312 ve 314) manevi unsuru ortak olup "darbe teşebbüsünü bilmek ve gerçekleşmesini istemektir."
2. Verilen emir gereği hareket eden askeri öğrenciler ile diğer askeri personelin (rütbesi fark etmez) darbe teşebbüsünden haberdar oldukları ve bu teşebbüsün başarılı olmasını istedikleri kesin olarak ispatlanmadan cezalandırılabilmeleri mümkün değildir.
3. Bu husus en temel hukuk kuralıdır ve bu kural 15 Temmuz yargılamalarının hiç birinde uygulanmamıştır. Bu nedenle verilen kararların hepsi yanlıştır ve en nihayetinde suçun yasal unsurları gerçekleşmediğinden tamamı bozulacaktır.
Read 8 tweets
4 Oct
1. "SİLAHLI ÖRGÜT MENSUBU OLMANIN ÖN KOŞULLARI VE 15 TEMMUZ YARGILAMALARI" başlıklı makalemize
gokhangunesphd.blogspot.com/2020/10/silahl… linkinden ulaşabilirsiniz. Makalede yer verilen hususlara; savunmalarda, AYM, AİHM ve BM başvurularında yer verilmesini tavsiye ediyorum.
2. TCK’nın 314. maddesinde düzenlenen silahlı örgüt suçunun mensupları; silahlı örgüt kuran, yöneten, üye olan, silahlı örgüt adına suç işleyen ve silahlı örgüte yardım eden kişilerdir.
3. Silahlı örgüt mensubu olmaya ilişkin bu suçların oluşabilmesi için suçun maddi ve manevi unsurunn gerçekleşmesi gerekir. Bu unsurların gerçekleşmesi de iki ön şartın varlığına bağlıdır; bir silahlı örgütün varlığı ve bu silahlı örgüte vakıf olma.
Read 7 tweets

Did Thread Reader help you today?

Support us! We are indie developers!


This site is made by just two indie developers on a laptop doing marketing, support and development! Read more about the story.

Become a Premium Member ($3/month or $30/year) and get exclusive features!

Become Premium

Too expensive? Make a small donation by buying us coffee ($5) or help with server cost ($10)

Donate via Paypal Become our Patreon

Thank you for your support!

Follow Us on Twitter!