Neden şimdi? Azerbaycan-Ermenistan çatışmaları başladığından beri Rusya Kafkasya-2020 adlı bir tatbikat yapmıştı. Şimdi de Hazar Denizi. Nedenini bence biliyoruz.
Bu tweet serisini de şu iki tweet ile sonuçlandırmıştım:
Tüm bu gelişmeler ve ürettiğimiz bu fikirler ışığında: Rusya'nın önce Kafkasya'da tatbikat yapması sonra da Hazar Denizinde tatbikat kararı almış olması, bize Ruslar tarafından bu işin ne kadar ciddiye alındığını gösteriyor olabilir.
Türkiye'nin Orta Asya'ya doğru geliştireceği yeni vizyon bir Turancılık hayali değildir. Orta Asya'da büyük enerji kaynakları vardır ve bu kaynaklardan bazıları Ruslar tarafından sömürülmekte, bazılarının da Ruslar tarafında dünyaya arz edilmesi engellenmektedir.
Bu, Türkiye'nin kültürel bağlarını bir çeşit aracı olarak kullanacağı ancak esasen özellikle Türkmenistan'da var olan muazzam büyüklükteki enerji rezervlerinin boru hatlarıyla Avrupa'ya iletilmesi ile bölgedeki statükonun tamamıyla yenilenebileceğini öngören bir vizyondur.
Ürettiğimiz tüm fikirler Türkiye'nin dış politikasında daha güvenli ve daha etkili adımlar atması için üretilmektedir. Yanlışları, doğruları; hatalı kısımları veya eksikleri olabilir. Lakin kesin doğru olan şey şudur ki bu fikirler Türkiye'nin yönünü kabaca şablon edebilmektedir.
Tabii bu fikirlerin icraate geçebilmesi için Türkiye'nin Avrupa Birliği ve ABD ile evvelden uzlaşması gerektiği aşikardır.

AB'nin Rus yayılmacılığından daha net eylemlere başvurabilecekleri şekilde rahatsız olmasının sağlanması halinde bu fikirlerin uygulanabilirliği de artar.
Rusların bu tehdidi gördükleri ve ciddiye aldıkları bellidir. Aynı şekilde Türkiye'nin Orta Asya vizyonunu gerçekleştirebilmesi için bölgede güçlü bir Azerbaycan devletine ihtiyaç duyduğu...
Orta Asya'dan Avrupa'ya İran veya Rus izni olmadan karayolu ile geçilebilecek tek toprak olan ve aynı zamanda geçtiğimiz günlerde de haydut ermenistanın hedefi olan Azerbaycan'ın Gence Şehri'nin güvenliği ve elde tutulması tabii ki çok önemlidir.
Bu şehir Türkiye için her ne kadar önemliyse, AB için de Orta Asya'ya karayolu ile ulaşabilmek açısından Rusya veya İran'a bağlı kalmadan kullanabilecek tek toprak parçası olması hasebiyle önemlidir.
AB'nin tutunduğu tavır belki de Rusya'yı direkt karşısına almamak için biraz daha tarafsızdır. Ya da düşük bir ihtimal de olsa Gence şehrinin önemini Avrupa Birliği olarak birlik halinde kavrayamamış olabilirler.
Dolayısıyla Türkiye'nin Orta Asya politikası esasen Türkiye'nin sırtını batıya dayayarak oluşturabileceği bir politikadır. Bunun için batıdan gelen potansiyel tehditler bertaraf edilmeli, ortak bir düzlemde buluşulmalıdır.
Esasen bunları birkaç haftadır konuşuyoruz. Birkaç gün önce ise Merkel'den AB'yi temsilen Türkiye ile AB işbirliğinin her iki tarafın da faydasına olacağına dair bir açıklama gelmişti.

Bu açıklama, mahiyeti itibarıyla önemli bir açıklama elbette.
Aynı şekilde Yunanistan ise birkaç zamandır, bu açıklamadan da önce, Merkel'i eleştirmekte; hatta bazı Yunan gazetelerinde "Türkiye Merkel'i parmağında oynatıyor" tarzı ifadeler yer almaktadır. Tabii ki bunların gerçekliği yoktur. Yunan vesvesesidir. Ortada çıkarlar vardır.
Her ne olursa olsun, Türkiye'nin sırtını batıya dayayabilmesi için Yunanistan tarafından gelen tehditlerin bertaraf edilmesi, Rus yayılmacılığının hem doğuda hem Kuzey Avrupa'da hem de Kuzey Afrika'da daha fazla başa bela olmaması için ortak çalışmalar oluşmalıdır.
Bu sayede Türkiye'nin geliştireceği Orta Asya vizyonunun da Güney Kafkasya'dan; Azerbaycan-Gürcistan-Ermenistan üçgeninden güç alarak zıplayacağı bellidir. Bu vizyonun buradan sonraki hedefi de Hazar'dır.

Rusya bu yüzden sırasıyla Kafkasya ve Hazar'da tatbikatlar yapmaktadır.
Rus yayılmacılığı Belarus'ta hâlâ durdurulamazken, AB'nin almaya çalıştığı tedbirler aşikar biçimde yetersiz kalırken; Belarus'tan sonra Kuzey Akım-2 projesinin de etkisiyle Rusya'nın bir sonraki hedefinin Polonya olacağı çok bellidir.

Bu Avrupa için aslında bir felaket olurdu.
Polonya tehdidin farkında olduğu için Kuzey Akım-2 projesine muhalefet eden Avrupalı ülkelerin en başlarında geliyor. Ayrıca ABD ile sıkı ilişkiler geliştirme yoluna giderek; hatta ülkesine ABD askerlerini davet ederek kendini bir şekilde güvence altına almak istiyor.
Aynı şekilde Kuzey Avrupa ülkeleri de Rusya tehdidini en net hisseden ülkelerden.

Esasen bunları birkaç hafta önce de yazmıştım. Tüm buradan vardığımız sonuç ise şu olmuştu:
Türkiye, Avrupa'ya sırtını dayamak ve bu şekilde Rus yayılmacılığı ile mücadele etmek istiyorsa, bu işe Polonya ve Kuzey Avrupa ülkelerinden başlamalıdır.

Vardığımız sonuç bu idi...
...Haliyle Türkiye'nin geliştirecek olduğu vizyonda bu ülkelerin önemi bu kadar ortadayken buralara bir diplomat çıkartması yapması ve meramını bıkmadan, yılmadan anlatması gerekir.

• • •

Missing some Tweet in this thread? You can try to force a refresh
 

Keep Current with karasakal

karasakal Profile picture

Stay in touch and get notified when new unrolls are available from this author!

Read all threads

This Thread may be Removed Anytime!

PDF

Twitter may remove this content at anytime! Save it as PDF for later use!

Try unrolling a thread yourself!

how to unroll video
  1. Follow @ThreadReaderApp to mention us!

  2. From a Twitter thread mention us with a keyword "unroll"
@threadreaderapp unroll

Practice here first or read more on our help page!

More from @bureauofeconomy

16 Oct
Son gündeme şöyle bir bakacak olursak; Merkel'den gelen "Türkiye ile ilişkileri ilerletmek hem AB'nin hem de Türkiye'nin faydasınadır." açıklaması olumlu bir açıklama.

Yunanlar son birkaç zamandır Merkel'e eleştiriler düzüyorlar.
Öte yandan, AB liderler zirvesinden sonra yapılan açıklamada Türkiye'ye karşı öncekine göre çok daha ılıman bir tutum sergilendiğine şahit olduk.

Önceki açıklamalarda yer alan silah ambargosu iması da yeni açıklamada yer almıyor.
Ukrayna Cumhurbaşkanlığı Ofisinden gelen açıklamaya göre de Türkiye ve Ukrayna arasında geniş kapsamlı bir askeri işbirliği başlıyor. Motor üretimleri, istihbarat paylaşımları, donanmaya yönelik ortak çalışmalar...

Bunlar da yine olumlu açıklamalar göze çarpıyor.
Read 25 tweets
13 Oct
Rusya ile Türkiye'den dost olmaz. Her iki devletin de amacı sırtını doğuya yaslayarak batıdan faydalanmak. Dolayısıyla Ortadoğu da, Kafkasya da, Doğu Akdeniz de, Karadeniz de, Balkanlar da bu iki ülkenin ilgi alanlarıdır. İşbirliği kurulamayacak türden ilgi alanları.
Bunu kabullenmeliyiz. Rusya ile işbirliği olmaz. Rusya Türkiye'nin rakibidir ve artık Amerika değil Türkiye ile rekabet etmektedir. Amerika ise Çin ile rekabet etmektedir. Rusya Türkiye'ye karşı güçlü bir devlettir. Dolayısıyla Rusya'ya karşı asimetrik savaş uygulanmalıdır.
Günümüzde artık konvansiyonel savaşlar yok ancak günümüzün konvansiyonel savaşları da örneğin Libya veya Suriye'deki gibi vekalet savaşlarıdır. Bu savaşlara konvansiyonel kabul etmeli artık. Türkiye'nin bu tarz savaşlarda Rusya'ya karşı galip gelme şansı pek azdır.
Read 24 tweets
13 Oct
Hazar Denizinde Azerbaycan buranın bir deniz olarak kabul edilmesini isterken Rusya ise göl olarak kabul edilmesini ister.

Azerbaycan'ın bu tezini Türkmenistan, Rusya'nınkini ise Kazakistan destekler. Bunun sebebi nedir?
Ek olarak, 2018 yılında Aktau anlaşması ile Hazar Denizi deniz olarak kabul edilmiştir fakat anlaşmada bazı sakatlıklar vardır.
Türkmenistan'ın Azerbaycan tezini desteklemesinin sebebi Hazar'ın deniz kabul edilmesi halinde buradan Azerbaycan-Türkmenistan işbirliği ile doğalgaz hattı çekilerek Türkmenistan doğalgazının Avrupa'ya satılabilme olanağıdır.
Read 7 tweets
11 Oct
Finansal duruştan söz ediyoruz.

2020 Haziran ayını inceleyelim.

THY, Pegasus'a göre 3 kat uçuş yapmış ancak 5.7 kat zarar etmiş.
Bunu filo büyüklüğü olarak düşünmemek gerekir. Önemli olan finansal duruşun ne kadar güçlü olduğu.
THY'de Pegasus'un 4.3 katı kadar uçak var ancak yaptığı uçuş Pegasus'un 3 katı. Pegasus uçakların doluluk oranlarında da %3.7 oranında önde.

Dolayısıyla işletme açısından 2020 Haziran ayı Pegasus için çok daha başarılı olmuş.
Read 5 tweets
11 Oct
Johnson Mektubunda Türkiye'ye NATO'nun her zaman onun için savaşa giremeyebileceği söylenmişti. Türkiye'nin de NATO'ya her zaman onun için savaşa girmeyeceğini söylemesi gerekir. Özellikle Kuzey Avrupa'da bir gerilim halinde Türkiye'nin geri çekileceğini hissettirmesi gerekir.
Zira Avrupa'nın Rus yatkınlığı oluşuyor ve özellikle SSCB'den sonra tarih boyunca Avrupa'ya doğudan gelen iki tehditten (Rus ve Türk) birinin yani Rus'un gittiği konuşuluyor. Rusya Türkiye'ye göre ehven görülüyor. Doğudan gelen tek tehdit olarak Türkiye görülüyor.
Bu görüş Türkiye için oldukça sakat bir görüş. Rusya'nın Akdeniz'de bu kadar etkin olduğu tarih boyunca görülmemiş bir işken; Libya ile de Avrupa'yı sararken, Mısır ile tatbikat yaparken bu kadar sessiz kalınması gerçekten de tek tehdit olarak Türkiye'nin görüldüğünü gösterir.
Read 8 tweets
11 Oct
Ruslar Türkiye'ye her zaman tehdittir. Rusların jeopolitik ufuklarıyla Türklerin jeopolitik ufukları çatışır. Rus tarafı Libya'da, Suriye'de, Azerbaycan'da karşımıza çıkarak bize bu gerçekleri defalarca kez hatırlatmıştır. Böyle bir çatışma ortamında Rusya'ya üs vermek mi?
Bizden bazılarının Rusları gördüğü gibi Ruslar bizi görmüyor. İki ülke arasında işbirliği Türkiye değil Rusya sayesinde olur. Rusya'nın da alansal ve anlık işbirliğinden başkasına niyeti yok, ki bu da çok normal.
Zira bizim jeopolitik ufkumuzla onların jeopolitik ufku çatışır. Biz de Kafkasya'da etkili olmayı isteriz onlar da ister. Biz de Balkanlar da ve Ortadoğu'da etkili olmayı isteriz, onlar da ister. Biz de Akdeniz'de etkili olmayı isteriz, onlar da ister.
Read 5 tweets

Did Thread Reader help you today?

Support us! We are indie developers!


This site is made by just two indie developers on a laptop doing marketing, support and development! Read more about the story.

Become a Premium Member ($3/month or $30/year) and get exclusive features!

Become Premium

Too expensive? Make a small donation by buying us coffee ($5) or help with server cost ($10)

Donate via Paypal Become our Patreon

Thank you for your support!

Follow Us on Twitter!