Büyük, çok büyük bir değişim döneminden geçiyoruz. Bu anlamda 2021 yılı - hem dünyada, hem de ülkemizde - tarihe geçecek önemde büyük olay ve gelişmelere gebe görünüyor. 2021'e yönelik tahminlerimi, Aralık ayı içinde detaylı bir şekilde paylaşacağım. Önce genel resme bir bakalım:
İnsanlığın yüzyıllar ve nesiller boyunca pek az değiştiği, bin yıl boyunca ortalama büyüme hızının %0.1 olduğu durgun zamanlarda yaşamıyoruz. Nesiller, fikirler, araçlar, toplumsal yapılar, üretim ve tüketim biçimleri, finansal araçlar çok büyük bir hızla değişiyor.
Çok uzağa gitmeden, sadece yeni bin yılın başladığı 2000'lerin başına bakmak bile ne kadar hızlı bir değişimin içinden geçtiğimizi anlamak için yeterli. 2000 öncesi ise neredeyse Taş Devri kadar uzak kaldı. Her şey, son 20 yılın içinde bile dramatik ölçeklerde değişti.
2014 yılının ortalarında uzun bir yazı kaleme almıştım. Yedinci Nesil isimli bu yazıda, modern Türkiye tarihinin yaklaşık 35 yıllık döngülerine dikkat çekmiştim. 1807, 1841, 1875, 1909, 1945, 1980 çok önemli tarihlerdi. Bu döngülere göre 2015 etrafındaki yıllara dikkat çekmiştim.
35 senelik dönemleri "nesil döngüleri" olarak ele almıştım. Her nesli etkileyen fikir ve temel inanış kalıpları olduğu, nesillerin de yaşadıkları dönemin temel davranış kalıplarına uygun yaşadıkları düşüncesinden hareketle Türkiye'nin Yedinci Neslinin gelmekte olduğunu yazmıştım.
2015'ten sonra Türkiye tarihinin belki de en çalkantılı ve krizlerle dolu dönemini yaşadık. Beş senenin içinde üç genel, bir yerel seçim, bir referandum yapıldı. Bunların hepsi tartışmalı idi. Bir kalkışma ve ardından olağanüstü hal ve Türkiye siyasi sisteminin değişimi yaşandı.
Türk Lirası tarihsel ölçekli olarak değer kaybetti, halkın yabancı para ve altın saklama davranışı tarihsel ve coğrafyalar arası rekor boyutlarda gerçekleşti. Türkiye'den dışarıya büyük bir beyin göçü ve Türkiye'ye olağanüstü bir göçmen/sığınmacı akını da bu dönemde gerçekleşti.
Dış ilişkilerde bütün Cumhuriyet tarihi boyunca görülmemiş ölçüde bir yoğunluk yaşandı. Suriye'de, Libya'da, Azerbaycan'da adını hiç duymadığımız kasaba ve kentleri tartıştık. Görüş farklılıkları, yaşam biçimleri, beklenti, algı ve kültürel kodlarda dramatik ayrışma yaşadık
Özetle, Cumhuriyet tarihinin en çalkantılı, en kaotik, en tartışmalı dönemlerinden geçiyoruz. Krizin ekonomik, finansal, siyasal, kültürel, demografik ve toplumsal boyutları olduğu gibi, nesiller arası kopuş boyutları da var.
Modern Türkiye tarihinin önceki altı neslinden farklı olarak 7. nesil, bildiğimiz, değişmez olduğunu düşündüğümüz, yüzyıllardır ezberlediğimiz düşünce ve davranış dinamiklerinden dramatik ölçeklerde kopuyor. Bunu yazımda özellikle belirtmiştim.
Yaşadığımız Covid-19 salgınının, 7. Neslin önceki nesillerden kopuşunu çok hızlandırdığını düşünüyorum. Salgın, bir anlamda Türkiye'nin geçmiş on yıllarına (hatta yüz yıllarına) son ve kesin darbeyi vurdu; bir ekonomik krizin ortasında yaşanması, etkiyi daha da arttırıyor.
Ben pandeminin özellikle Türkiye'de çok dramatik sonuçları olacağını ve Avrupa'daki veba salgınına benzer bir kültürel / sosyal değişimi tetikleyeceğini düşünüyorum. Bu konudaki fikirlerimi ileride daha detaylı paylaşacağım.
Benim tahminime göre Türkiye'nin, umutsuzca geçmiş paradigmaya tutunmaya çalışan bütün kurumları (siyasal yapılar, bürokrasi, üniversiteler, şirketler, medya, finansal kurumlar, vs...) 2021 içinde bir tufanla karşı karşıya kalacak, ardından da büyük değişim gelecek.
7. Nesil kendi dünyasını 2021'den itibaren kurmaya başlayacak ve bu değişim 2030'a kadar hızlanarak devam edecek. Ve sanırım bu kuşak, geçmiş kuşaklara ve bu kuşakların dayandığı inanç ve fikir sistemlerine, davranış kalıplarına karşı hiç hoşgörülü olmayacak.
14 Haziran 2014'te yazdığım Yedinci Nesil yazısı burada:

sosyonomiblog.wordpress.com/2014/06/14/yed…

• • •

Missing some Tweet in this thread? You can try to force a refresh
 

Keep Current with Tuncer Şengöz

Tuncer Şengöz Profile picture

Stay in touch and get notified when new unrolls are available from this author!

Read all threads

This Thread may be Removed Anytime!

PDF

Twitter may remove this content at anytime! Save it as PDF for later use!

Try unrolling a thread yourself!

how to unroll video
  1. Follow @ThreadReaderApp to mention us!

  2. From a Twitter thread mention us with a keyword "unroll"
@threadreaderapp unroll

Practice here first or read more on our help page!

More from @TuncerSengoz

19 Nov
Dalgaların, oluşturdukları düzgün Elliott kalıplarıyla, kendilerini tam da heyecanla beklenen saate uygun olarak "hazırlamaları", insan topluluklarının şimdiye kadar çok iyi anlaşılamamış ve kolayca izahı yapılamayan bir davranış dinamiği olsa gerek. Image
Yukarıdaki grafikte üçgenin içindeki (c) etiketi kaymış, düzeltiyorum. (İlgili alanın içindeki üçgen farklı etiketlenebilir, nasıl etiketlendiği önemli değil.) Image
Mission completed ... Artık bu itkisel düşüşün mikro dalgalarını saymaya başlayabiliriz.
Read 4 tweets
15 Nov
Dün, finansal oynaklığı bambaşka bir açıdan değerlendirmek üzere bir akış yazmış ve ekteki notu düşmüştüm. Bugün dövizdeki finansal oynaklığı "hikayelerden" arındırarak aritmetik büyüklükler ve örüntüler bağlamında "teknik olarak" inceleyelim:

USDTL'de 21.11.2019 günü başlayan dalgayı Elliott Dalga Prensibi'ne göre etiketlediğimizde bir düzeltme ile bölünmüş iki yükseliş dalgası görüyoruz. Neden 21.11.2019 gününü başlangıç alıyorum? Çünkü bir önceki kalıp, yani üçgen o gün sona erdi.
A ve C olarak etiketlenen yükseliş dalgalarının alt dalgalarının fiyat ekseninde birbirinin hemen hemen kopyası olduğuna dikkat edin. Fiyatın nominal ve yüzdesel değişimi, alt dalgalarda birbirine hemen hemen tam eşit. A ve C dalgalarının toplam % değişimi de aynı: %28.1 ve %28.5
Read 11 tweets
14 Nov
Gelin, geçen haftaki aşırı finansal oynaklığı biraz daha farklı bir perspektiften değerlendirelim:
İnsanlar birbirlerine hikaye anlatmayı severler. Edebiyatın bilimsel içerikli kitaplardan daha fazla okunmasının, dizilerin belgesellerden daha fazla izlenmesinin nedeni budur. Haber programları hikaye anlatır, tarih (genellikle) olaylar dizisi olarak okunur.
İnsan beyni matematiksel kavramlarla düşünmek, örüntüleri analitik olarak değerlendirmek üzere evrimleşmemiştir. İnsanlar, etraflarında olan biteni sayısal dizgeler, matematiksel örüntüler olarak algılamazlar. Duygular daha baskındır, bu da itkisel tepkilere neden olur
Read 22 tweets
8 Nov
Önümüzdeki hafta, dikkatle bu grafiği izleyeceğim. Grafikteki etiketler henüz teyit edilmediği için hipotetiktir. Sayım doğruysa, 12 senedir devam eden 1-2 sekansları tamamlanmış, Cycle dereceli bir BRIC dalgası başlamak üzere demektir.
380-460 aralığının -eğer geçilebilirse- hangi hızla geçildiği önemli olacak. Bu sayıma göre, 2002-2007 dönemindeki 7,5 katlık artış, BRIC öncülüğünde ilk EM dalgası olmalı. Bu sayım çok daha kuvvetli ve uzun bir EM dalgası öngörüyor.
Grafikteki dalga dönüş tarihleri, aynı zamanda ilgili dalganın sonraki dönem arka planını da belirliyor: Rusya'da Putin'in uzun ve kesintisiz liderliği, 2007-8 global finans krizi, ABD'de kolaylaştırma paketlerinin sonu, Brezilya'da sosyalist liderlerin iktidardan düşürülmesi >
Read 6 tweets
6 Nov
Seçimden önce yapılan anketler, eyaletler bazında bazı sapmalar gösterse de, genel gidişat ve kimin kazanacağı konusunda yanılmadı. Son anketler, sonuca göre Biden'ı biraz yüksek, Trump'ı biraz düşük gösteriyordu. Seçim hata payları içinde gerçekleşti. (Biden %50,5, Trump %47.7)
"Utangaç seçmen" tahmin edildiği kadar yüksek değilmiş. %1-2 mertebesinde ve hata payı içinde kaldı. Türkiye'de o kadar alışmışız ki, akıl ve mantık dışı sonuçların anket diye yayınlanmasına, ABD'de aynısı olur diye düşünüldü (Referandumdan bir önce %62 Evet öngören anket mesela)
Dünya, Türkiye'deki gibi akıl dışı bir kuralsızlık, bilimsizlik, mantıksızlık ekseninde dönmüyor. Anket şirketleri 2016 seçiminde nerede hata yaptıklarını çok iyi çalışmış, bu sefer sondajı çok daha titiz ve dikkatle yapmışlar. Zaten bütün anketler birbirine yakın sonuç veriyordu
Read 5 tweets
6 Nov
Bundan sonraki dönemde dünyada değişim -sosyolojik ve kültürel olarak- ne yönde olabilir? Bu konudaki fikirlerimi paylaşmak istiyorum.

1.Irkçılık: Tarihin değişik dönemlerinde kendisini farklı biçimlerde gösteren ırkçılık konusundaki görüşlerim şu şekilde-->
Irk biyolojik değil, kültürel bir kavram. İnsanları farklı "ırklar" olarak kategorize eden görüş geçmişe ait. Eskiden okul kitapları "beyaz ırk", "sarı ırk", "siyah ırk"tan bahsederdi. Bu görüş artık rağbet görmüyor. Zaten insan toplumları da bir yy. öncesine göre çok daha melez.
İnsanları tenlerine göre ayıran görüş birkaç nesil içinde tarihe karışacaktır. Ten rengi de, göz rengi, saç rengi gibi bir insan özelliği olarak kabul edilecektir.
Read 22 tweets

Did Thread Reader help you today?

Support us! We are indie developers!


This site is made by just two indie developers on a laptop doing marketing, support and development! Read more about the story.

Become a Premium Member ($3/month or $30/year) and get exclusive features!

Become Premium

Too expensive? Make a small donation by buying us coffee ($5) or help with server cost ($10)

Donate via Paypal Become our Patreon

Thank you for your support!

Follow Us on Twitter!