Toplanın arkadaşlar, şimdi size Sydney'de bu videoyu çekerken az daha uyuşturucu satıcılığından nasıl gözaltına alındığımı anlatacağım. Hayatımda başıma gelmiş en komik olay olabilir. Epey uzun flood olacak, baştan uyarayım...
Videoda görebileceğiniz üzere Sydney'de geçimimi yemek kuryeliği yaparak sağlıyordum. Orada yaşadığım 9 ayın 8'inde yemek kuryeliği yaptım. Çok fazla hikaye biriktirdim, bir anı bırakmak istedim. Aklıma 1 Mayıs'ta bir video paylaşmak geldi ve epey süre onun planlamasını yaptım.
Epey vakit çektim çekiyorum, çektim çekiyorum derken 1 Mayıs baya yaklaştı. Korona'nın da dünyada baya baya yükseldiği bir dönem, Türkiye Avustralya'ya tek seferlik uçuş izni vermiş, onunla dönmeyi düşünüyorum falan. Dedim ki bu işi hızlıca halletmek lazım.
Serdar isimli bir arkadaşla beraber kalıyorduk. Kuryeliği de beraber yapıyoruz tabii. Kaç kere niyetlendik çekmeye ama ya onun işi çıktı ya benim işim çıktı. Epey sıkıştı, neyse. Ben en son Türkiye'ye dönüş muhabbeti de başlayınca Serdar'a dedim ki hadi çıkıyoruz video çekcez.
Ramazan'ın ikinci veya üçüncü günü. İftara üç dört saat falan kalmış. Çıktık dışarı videoda gündüz vakti çekilmiş olan kısımları çekiyoruz. Hep oturduğumuz yerin çevresindeyiz Chinatown deniyor o muhite. Caddenin bir orasından çekiyoruz, bir burasından çekiyoruz.
Dışarı çıkıyoruz ama Serdar'ın giyimi kuşamı bi değişik. Üzerinde bembeyaz bir kapşonlu var. Kafasına bembeyaz bir şapka takmış. Sanki güvenlik kameralarından saklanıyor, görüntü tam hırsız görüntüsü :D ama Sydney yani, aklımıza bu görüntüden sorun çıkacağı hiç gelmiyor :D
Epey konsept denedik. Kaldırımda ayrı denedik, trafikte ayrı denedik, caddeyi dönerken ayrı denedik. Maksat çeşitlilik olsun. Geceleri farklı farklı günlerde baya video çektim ama gündüz videosu çeşitliliği hiç olmadığı için diyorum şöyle de çekelim böyle de çekelim.
Hatta bir tanesi şu videoydu, Serdar Cem Yılmaz'ın cam açma işareti esprisini falan yap dedi Ferrari'ye, dedim tamam :D Biz kendi çapımızda eğleniyoruz, maksat videodaki çeşitliliği artırmak. Ama hep aynı çevrede çekiyoruz bu videoları. Bizim binaya çok yakın lokasyonlar
Neyse epey yetecek kadar video çektik. Serdar'ı evin önünde bıraktım. Dedim ki ben gideyim biraz da City'nin içinde kendime ön kamerayla video çekeyim, manzara falan çekeyim onları da koyarım aralara güzel olur. İftara da 1.30 saat falan kalmış bu arada.
Ayrıldım evin önünden ondan, her şey oldukça normal. Tam olarak bu videonun sonundaki köşeye geldim, şak arkadan birisi çantama yapıştı. İrkildim bi an ama Serdar zannettim tabi. Sonra döndüm bir baktım, polis. Dedim noluyor, trafik kuralını mı ihlal ettim acaba ne oldu?
Ne yapıyorsun burada diye sordular, geziyorum dedim. UBER Eats'te online mısın diye sordular, değilim dedim. Sırtında neden çanta var diye sordular, video çekiyorum dedim. Videoyla çantanın ne alakası var dediler, dedim hatıra videosu. Adam anlam veremedi dediğime tabi.
Madem online değilsin sırtında çantayla niye geziyorsun burada dedi. Dedim ki hatıra videosu çekiyorum yakında ayrılacağım ülkeden. Ne hatırası dedi, dünya işçi günü dedimsajdaskjl adam anlam veremiyor tabi :D telefonu aç göster galeriyi dedi. Gösterdim, yine anlam veremedi.
Bir taraftan düşünüyorum tabii, trafik kuralı ihlal edene polis arkadan niye yapışıp bunları sorsun? Çevremdeki polisleri sayısı da gittikçe artıyor. Diyorum Allah Alaaah noluyor... Bir şey demediler, bisikletten in dediler. Bir şeyler ters gidiyor ama tamam dedim indim.
Adam üstünde kamera olduğunu gösterdi haklarımı anlatmaya başladı :D Haklarımı söyledikten sonra klasik "söyleyeceklerin aleyhine delil olarak kullanılabilir" falan dedi. Dedim bu iş kötü bir yerlere gidiyor. Noluyor polis abi naptım ben diye soruyorum, adam sert sert bakıyor...
Üzerinde uyuşturucu var mı diye sordu. Öyle sorunca güldüm tabi, yok ne uyuşturucusu yav dedim. Sorularıma ciddi cevap ver dedi :D Hani kendimden tamamen eminim ama adam o kadar sert davranıyor ki tırsmaya başladım :D dedim hayatımda uyuşturucu görmedim hiç :d
Az önce yanından ayrılan adam kimdi, diye sordu. Dedim ev arkadaşım. Ne zamandan beri tanıyorsun diye sordu, beş yıldır tanıyorum okul arkadaşım dedim. Emin misin dedi, eminim dedim. Senin uyuşturucu satıcısı olduğunu düşünüyoruz, üstünü arayacağız dedi. Yine güldüm :D
Dedim arayın abi benim uyuşturucuyla falan işim yok. Adam başladı üstümü aramaya, didik didik her yeri arıyor. Afedersiniz ellerini kulaklarımın içleri de dahil olmak üzere sokmadığı yer kalmadı. Bir taraftan da çantamı arıyorlar. Ama yani kendimden eminim, sorun yok.
Eminim ama diyorum ulan acaba bi şey mi koydular çantama :D Birisi uyuşturucu koyar, ihbar eder falan, belli mi olur. Çevrede insanlar toplandı, merakla benim üstümden uyuşturucu çıkmasını bekliyolar. Ben dua etmeye başladım bir yerimden uyuşturucu çıkmasın diyelasdjasd
Caddenin ortasında her yerimi aradı. Çantamın her yerini açtı, içindeki her şeye baktı, bulamadı. Uyuşturucuları nereye sakladın diye sordu bana. Diyorum memur bey ben hayatımda sigara bile içmedim ne uyuşturucusu :D Ayakkabılarını da çıkar dedi. Çıkardım, orda da yok...
En son çoraplarını çıkar dedi. Dedim birader yeter, cadde ortasındayız. Sinirlenmeye başladım. Dedi zorluk çıkarırsan göz altına alırız. Dedim bir köşeye geçelim, orada bak çoraplarıma cadde ortasında ne bu böyle benim de haklarım var. Dedi ki bunu yapmaya hakkımız var.
Sonra gözüm adamın yakasına ilişti. Khalid mi ne yazıyordu, Müslüman göçmen herif. Dedim sen Müslüman mısın? Dedi konumuzla alakası yok bunun. Dedim Müslümansan bugün Ramazan günü olduğunu bilirsin, iftar vakti geliyor yemeğe gideceğim bırak beni brother :d hiç umursamadı :D
Dedim ben Türkiye'de avukatım, neyin hak olduğunu bilirim böyle bir şey yapamazsınız. Bu sefer o güldü :d Ülkesinde avukat adam, burda kuryelik yapıyor he mi, ben de inandım gülüşü. OK OK, çoraplarını çıkar dedi :D El mahkum, meraklı bakışlar için çorapları da çıkardık...
Ama bi taraftan adama sayıyorum. Avustralya'nın gerçek yüzünü göstermiş oldunuz, çok teşekkürler falan diyorum. Ama adamın zerre kadar umrunda değil parmak aralarımı karıştırıyor. Ben buna yapmaya hakkınız yok diyorum ama yabancıyım yani, kimin umrunda karıştırıyor parmaklarımı..
Neyse aradılar taradılar bir şey bulamadılar. Dediler ki bu bölge yoğun uyuşturucu satışı yapılıyor. Senin üzerinden bir şey çıkmadığı için gidebilirsin ama gözümüz üzerinde haberin olsun. Ben saymaya devam ediyorum bunları yapmaya hakkınız yok, Avustralya polisi böyle mi falan:d
Baktım adama karşı hiçbir yaptırım uygulayamadım. Lan dedim ben buna hakkımı helal etmeyeyim bari :d ama daha önce İngilizce hak helal etmemişliğim de yok :DD "I don't give my right to you" dedim adamajasdkaskd adam diyor "what are you talkin about" :d
Baktım anlamıyor, dedim you know "hak" right? I won't say my hak is halal to you at ahirah. Adam bu sefer anladı dediğimi şaşırtıcı bir şekilde. Hukuki prosedürün böyle olduğunu, hak mak olmadığını söyledi. Ben dedim ahirette görüşürüz, helal etmiyorum :DD
İftara çok az vakit kalmış ama sabah vakti çekim yapmam lazım, gidip birkaç video çekip döneyim. Baktı adam diğer tarafa yöneliyorum. Diyo ki "hani iftar vakti geliyordu, evin şurada değil mi senin" :D dedim nereye gideceğimi de Avustralya polisine mi sormam gerekiyorsakjdha
Tekrar etti, şüpheli eylem görürsek bir dahaki sefere dah kapsamlı işlem yapmamız gerekir diye. Tekrardan bi hakkımı helal etmedim ama dedime ve döneyim artık bu kadar macera yeter, zaten tüm tadım da kaçtı. Eve gittim Serdar'a olayı anlatacağım.
Baktım Serdar o binada güvenlik görevlisi olan ev sahibimizle konuşuyor hararetli hararetli, dedim ki size bir şey anlatacağım inanamayacaksınız. Adam dedi ki inanırız merak etme. Onlar da bu konuyu konuşuyorlarmış. Meğer polis Serdar'ın arkasından da ekip yollamış
Koşup yetişememişler asansöre binip eve çıkmış. Hemen bizim ev sahibi de orda oturuyor. Adam diyor ki haftada iki üç kere uyuşturucu baskını oluyor bu binada. Serdar'ın arkasından da ekip gelince ben dedim ki aha bizim çocuklar da bir şeylere bulaşmış, dedim eyvah :D
Polisler bizim bilgileri almış ev sahibinden. Demiş ki bunlarla ilgili şüpheli bir şey olursa bize haber verin. Ev sahibi abi bizi iyi tanıdığı için evden atılmadık, Arap'tı zaten. Ama adımız Avustralya polisinin drug dealer şüpheli listesinde yer alıyor muhtemelen hala...
Sonuç olarak hayat sürprizlerle dolu ve polisler dünyanın her yerinde üç aşağı beş yukarı aynı arkadaşlar. Baktınız bir şey yapamıyorsunuz, hakkınızı helal etmeyin :)))

• • •

Missing some Tweet in this thread? You can try to force a refresh
 

Keep Current with Furkan Gurbetoglu

Furkan Gurbetoglu Profile picture

Stay in touch and get notified when new unrolls are available from this author!

Read all threads

This Thread may be Removed Anytime!

PDF

Twitter may remove this content at anytime! Save it as PDF for later use!

Try unrolling a thread yourself!

how to unroll video
  1. Follow @ThreadReaderApp to mention us!

  2. From a Twitter thread mention us with a keyword "unroll"
@threadreaderapp unroll

Practice here first or read more on our help page!

Did Thread Reader help you today?

Support us! We are indie developers!


This site is made by just two indie developers on a laptop doing marketing, support and development! Read more about the story.

Become a Premium Member ($3/month or $30/year) and get exclusive features!

Become Premium

Too expensive? Make a small donation by buying us coffee ($5) or help with server cost ($10)

Donate via Paypal Become our Patreon

Thank you for your support!

Follow Us on Twitter!