Tarih 90’ların ortası. En hareketli zamanların tam orta yerindeyiz. Yaşımız itibariyle yaşananların politik boyutlarını idrak edemeyecek yaşta olsak da, bizim için hayatın normal seyrinde gitmediğinin biraz da olsa farkındaydık. Şehir merkezinden uzakta, bir dağ köyüydü.
O dönemki bir çok Kürt köyü gibi her gün baskınlar, gözaltılar, tutuklamalar olurdu. Kışın ortasında kar kıyafetleriyle pat diye kapıda beliren askerleri, dinlenip sonra ev dışında yerlere saklanan kasetleri, gizlice elden ele dolaştırılan dergileri, gazeteleri hiç unutmuyorum.
Çocukluğuma dair bir çok şey silikleşmiş olsa da bunlar dün gibi aklımda. Ayağımızda lastik ayakkabı, üzerimizde bilek kısmından çözülmeye başlamış eski bir kazak, soğuktan kızarmış kulak uçlarımız ve ağır mevsim şartlarından leke leke olmuş yanaklarımız. Dün gibi...
Evimizde genelde Dengbêjler dinlenirdi. Erivan’ın Sesi Radyosunun sanatçıların kopyalanmış bir kaç kaseti ve varsa bir kaç tane de Şivan Perwer ve Ciwan Haco kaseti. Babama Almanya’daki akrabalarımız tarafından gönderilen “Delta” marka bir kasetçalarımız vardı.
Annelerimizin eteklerine tutunarak utana sıkıla, iki üç gözlü evde büyüklerin yanında teypte çalan şarkılara şahitlik ederdik. Soba hangi odada yanıyorsa, ev halkı o odada toplanırdı. Çay ve varsa biraz da bisküvi. Boş kasetlere de ses kaydedilir, eğlenilir, şakalar yapılırdı.
Yine bir gün bir kaç çocuk toplanmış, köyün orta yerindeki sahipsiz evin etrafında yeni öğrendiğimiz oyunları oynamaya çalışıyorduk. Saklambaç, bilye vs. Oynadığımız oyunlardan biri de “kemer saklama” adlı bir oyundu. Gruptan bir kişi kemeri saklar, diğerleri de bulmaya çalışırdı
Çocukluğu Kars’ta geçmiş olanlar bilirler bu oyunu. Neyse, uzatmayayım. Yine arkadaşlardan biri kemeri saklamış, biz de evin etrafında kemeri arıyorduk. Kemeri bulmak için evin etrafında dolaşırken, orada olabilir diye elimi duvardaki boş bir serçe yuvasına attım.
Elimi atınca bir de ne göreyim? Evet, sizce ne görmüş olabilirim? Tahmini olan varsa, buraya yazabilir. İlk bilen kişiye o bulduğum şeyden bir tane hediye edeceğim. Bir saate kalmaz kaldığım yerden devam edeceğim. Belki merak edip de ne olduğuna kafa yoran birileri çıkar.
Evet dostlar. Elimi attığım serçe yuvasında şey bir kasetti. Kaseti alır almaz koşa koşa eve gittim. Annem alıp kaseti teybe taktığında Koma Amed’i ilk o zaman duydum. İşte Koma Amed benim için böyle bir şey. O serçe yuvası, bu hikayenin kendisi.
Hazır konu açılmışken şunu da şöyle bırakayım.

• • •

Missing some Tweet in this thread? You can try to force a refresh
 

Keep Current with Aram Ararat

Aram Ararat Profile picture

Stay in touch and get notified when new unrolls are available from this author!

Read all threads

This Thread may be Removed Anytime!

PDF

Twitter may remove this content at anytime! Save it as PDF for later use!

Try unrolling a thread yourself!

how to unroll video
  1. Follow @ThreadReaderApp to mention us!

  2. From a Twitter thread mention us with a keyword "unroll"
@threadreaderapp unroll

Practice here first or read more on our help page!

Did Thread Reader help you today?

Support us! We are indie developers!


This site is made by just two indie developers on a laptop doing marketing, support and development! Read more about the story.

Become a Premium Member ($3/month or $30/year) and get exclusive features!

Become Premium

Too expensive? Make a small donation by buying us coffee ($5) or help with server cost ($10)

Donate via Paypal Become our Patreon

Thank you for your support!

Follow Us on Twitter!