Ara Güler’in objektifinden karlı bir kış günü.. 1965’te bir albümde yayınlanmış ama fotoğraf daha eski. Yer, #Kabataş kıyısı. Öndeki taş yapı #HadikaTaşı olarak bilinen anıt eser. Bu açıdan bakıldığında anıtın hemen sol arkasında #DolmabahçeCamii net şekilde görülüyor. Ya bugün?
İşte bugün.. Bu anıt taşı bugün yine #Kabataş kıyısı ‘yakınında’ bulup fotoğraflayabiliyoruz ama çevresiyle birlikte aynı görüntüyü artık bulamıyoruz!.. Mesela, eski fotoda arka solda görülen #DolmabahçeCamii’nin bugün sadece iki minaresi ancak görülebiliyor.
#DolmabahçeCamii ile birlikte görmek mümkün değil mi peki? Tabii ki de mümkün! Fotoğraf makinenizle birlikte anıt taşın biraz soluna doğru ‘kaykılırsanız’ hah tam işte şuradan bakarsanız, o vakit tarihi anıtı, tarihi cami ile birlikte aynı kareye alabilirsiniz! Peki neden böyle?
Tıpkı, Ara Güler’in sanatsal nitelikteki fotoğrafında olduğu gibi, 1940’lı-50'li yıllara ait fotoğraflarda #HadikaTaşı, adına dikildiği eski limanın tam kıyısında görülüyor. Anıt ile deniz arasında 1 metrelik mesafe ya var ya yok. Zaten o bir liman anıtıydı, denize uzak olamazdı!
Bu kıyıda 1871’den beri #Kabataş-#Üsküdar araba vapuru iskelesi bulunuyordu. 1950'lerin ikinci yarısında bu küçük iskelenin yenisi yapılırken eski liman ve barınak yeniden düzenlendi. Bu dönemde kıyıda ahşap bir rıhtım vardı. #HadikaTaşı ilk o yıllarda kıyıdan uzak bırakılmıştı.
1960’lara doğru iskelenin yenilenmesi ve büyütülmesi için deniz dolgusu da yapılarak eski liman bölgesi genişletilince #HadikaTaşı artık tam kıyıdaki yerinden iyice uzaklaşmış oldu. Nitekim, Haluk Özözlü’nün 1970’lerin başındaki bir kaydında görüyoruz ki anıt taş epeyce içeride.
Ama dolgu nedeniyle kıyıdan uzaklaşan #HadikaTaşı’na aynı açıdan bakıldığında arka plan görünümü değişmezdi. Peki ne oldu? Bir süre sonra anıt eski özgün yerinden sökülüp birkaç metre içeri alınarak onarıldı. İşte aynı açıdan bakınca görülen arka plan farklılığı o dönemden kalma.
Bitmedi! 1989’da araba vapuru iskeleleri kaldırıldı ve yerine yine dolgu-kazıklı sistemle Üsküdar-Adalar-Yalova ve deniz otobüsü iskeleleri inşa edildi. #Kabataş kıyısı da yeniden düzenlenerek denize doğru birkaç metre genişledi. Böylece #HadikaTaşı denizden daha da uzakta kaldı.
Nitekim 1982 hava fotosunda, kıyının o günkü hattı ile günümüzdeki farkı, siyah çizgi ile vurgulanmış. Ve o fark 2021 fotosunda, bugünkü iskele ve inşaatı süren feribot iskelesi ile birlikte görülüyor.
Bir deniz şehri olan İstanbul’da deniz herkesten, her şeyden uzaklaşıyor..
#HadikaTaşı’nın eski özgün yerini bugün artık bulmak biraz zor ama #DolmabahçeCamii’ni ve kayıkçı barınağını gören bir yerdeydi. Bugün orada beton dolu rıhtım var. Hadika Taşı ise epeyce içeride. Çevresi de tümüyle sarılmış; dükkanlar, büfeler, kıyıyı kapatan demir parmaklıklar..
Oysa bu eser denizciliğe ait bir anıt. Kıyının sıfır noktasındayken, bugün burada..
#HadikaTaşı 1850’de Sultan Abdülmecit tarafından #Kabataş'ta inşa ettirilen limanın nişanesi olarak yaptırılmış. Yani tarihi niteliği olan, benzeri de az görülen büyükçe bir kitabe taşı aslında.
Ön ve arka yüzlerinde Osmanlıca olarak limana dair bilgilendirmeler ve Sultan’a övgü içeren yazılar yer alıyor. Her iki cephenin üzerinde ise Sultan Abdülmecit’in tuğrası bulunuyor. Tarih mısraını da içeren arka yüzdeki kitabede #HadikaTaşı ve liman hakkında bilgiler veriliyor.
#HadikaTaşı hakkında arşivde 1984 yılına ait bir foto haber buldum. Cumhuriyet gazetesinden Nazım Timuroğlu bu yapıyı ve önündeki köfte ocağını kaydetmiş. Yayınlanan haberde, anıtın Sultan Abdülmecit tarafından yaptırılan bir çeşme olduğu yazılmış. ‘Musluğu yok, suyu akmıyor’muş!
Çeşme? Mevcut bilgilerle uyuşmayan bir haber!

Neyse ki o dönem gazetenin okuyucu kitlesi, muhabir ve editör kadrosundan daha bilgili!
Alpaslan Koyunlu adlı bir mimar bu haber üzerine düzeltme göndermiş ve onun çeşme değil, liman için yaptırılan bir ‘yazıt’ olduğunu belirtmiş.
Alpaslan Koyunlu bazı bilgiler de vermiş; mesela anıtın limandaki kayıkçı barınağı için yaptırıldığını söylüyor. Bir kamyon çarpmasıyla kitabenin zarar gördüğünü belirten Koyunlu, ayrıca vapur iskelelerinin genişletilmesi sırasında anıtın ilk yerinden taşındığını da hatırlatıyor.
#HadikaTaşı olarak bilinen bu sessiz-sakin anıt, #Kabataş’a adını verdiği söylenen ve kimi kaynaklarda bir manastırdan kalma Thenmastis taşı, kimi kaynaklarda ise Atmeydanı Baruthanesi’nin patlamasıyla uçup gelen taş değil belki ama rahatlıkla söyleyebiliriz ki bu semtin simgesi!
Ha, Nazım Timuroğlu’nun biraz sitemle bahsettiği köfteciyi bilemem ama bugün anıtın bir yüzüne yaslanmış simitçi arabası, kitabe fotoğrafını çekmemi engellediyse de, beni pek de rahatsız etmedi doğrusu! Simitten bahsediyoruz ne de olsa; o da İstanbul’un bir simgesi değil mi!..
Son olarak, meraklısına..

Hazır böyle Kabataş’a gelmişken, İstanbul yazılarıyla ünlü Orhan Çinili’nin 1947'de #Kabataş #Fındıklı ve #Salıpazarı bölgesine ait tanıtıcı nitelikteki gezi yazısını da buraya iliştirelim. Bölgenin tarihine ait bilgi kaynaklarına bir katkı olmuş olsun.
BİTTİ

• • •

Missing some Tweet in this thread? You can try to force a refresh
 

Keep Current with Haliç Postası 🇹🇷🇦🇿

Haliç Postası 🇹🇷🇦🇿 Profile picture

Stay in touch and get notified when new unrolls are available from this author!

Read all threads

This Thread may be Removed Anytime!

PDF

Twitter may remove this content at anytime! Save it as PDF for later use!

Try unrolling a thread yourself!

how to unroll video
  1. Follow @ThreadReaderApp to mention us!

  2. From a Twitter thread mention us with a keyword "unroll"
@threadreaderapp unroll

Practice here first or read more on our help page!

Did Thread Reader help you today?

Support us! We are indie developers!


This site is made by just two indie developers on a laptop doing marketing, support and development! Read more about the story.

Become a Premium Member ($3/month or $30/year) and get exclusive features!

Become Premium

Too expensive? Make a small donation by buying us coffee ($5) or help with server cost ($10)

Donate via Paypal Become our Patreon

Thank you for your support!

Follow Us on Twitter!