Bayramlar, dine olan bağlılıktan çok içinde yaşanılan topluma olan bağlılığın vurgulandığı ve sınandığı günlerdir. Bu yüzden bayramları teolojik değil sosyolojik birer fenomen olarak ele almak gerekir. Aydınların bayram günü yaşadıkları sıkıntının kaynağı ateizm değil anomidir.
Bu sebeple bayramlar, en dinsiz olanlardan ziyade en dindar olanlar için bir tasa kaynağıdır. Pürist dindara göre bayram, her zaman bir hata içerir: Ya kutlanma biçiminde bir sorun vardır, ya kutlandığı tarih yanlıştır ya da “dinin özünde” böyle bir gün yoktur. Kutsal kitapların+
+ulusal dillere çevrilmesiyle beraber yaşanan ilk gelişmelerden birinin, aralarında Noel’in de bulunduğu çeşitli yortuların yasaklanması olması şaşırtıcı değildir. Oysa bayramın işlevi sizin herhangi bir şeye daha fazla inanmanız ya da “daha iyi bir insan olmanız” değil, ++
++”daha iyi adapte olmanız”dır. Pürist dindarlar ve ateistlerin müşterek hatası, bayramları birer fenomen olarak değil de “kendinde-şey” gibi ele almalarıdır. Kurban Bayramı’nda ya da sözgelimi Halloween’de “aslında” neyin kutlandığını araştırmak, hayatınız boyunca sadece birkaç+
++kişiyle (o da belki) tartışabileceğiniz entelektüel konulardır. Toplumsal hayata gelince, onun akılla pek az ilgisi vardır. Sosyolojik olarak, bu bayramlardan birinde aile büyüklerini arar ve kavurma yer, diğerinde de hortlak kılığına girmiş çoluk çocuğa şeker dağıtırsınız. ++
++Görüldüğü kadarıyla sosyal hayat ne kadar modern ve karmaşık hale gelirse, bayramın çıkış kaynağıyla kutlanma biçimi arasındaki fark o kadar açılmaktadır. Asıl entelektüel ilgi bu konuya yönelmelidir.

• • •

Missing some Tweet in this thread? You can try to force a refresh
 

Keep Current with Geist Arbeiter

Geist Arbeiter Profile picture

Stay in touch and get notified when new unrolls are available from this author!

Read all threads

This Thread may be Removed Anytime!

PDF

Twitter may remove this content at anytime! Save it as PDF for later use!

Try unrolling a thread yourself!

how to unroll video
  1. Follow @ThreadReaderApp to mention us!

  2. From a Twitter thread mention us with a keyword "unroll"
@threadreaderapp unroll

Practice here first or read more on our help page!

More from @_geistarbeiter

18 Jul
16. Yüzyıl’da Avrupa, daha önce hiç olmadığı kadar dindardı. Kutsal Kitap, Latince’nin tekelinden kurtarılarak ulusal dillerde veya İbranice orijinalinden okunmaya başlanmıştı ve her sohbet bir şekilde “Lord”un bu konuda ne dediğine bağlanıyordu. Dünyanın tam olarak M.Ö. 4004 ++
++yılının 23 Ekim günü yaratılması, yeryüzünün sürünen şeylerinin (every thing that creepth upon earth) hayvanlardan ayrı anılması, Samiler, beyazlar ve siyahiler gibi ırkların Nuh’un oğullarından türemesi gibi Genesis (Tekvin)’den alınan anlatılar, kozmoloji, zooloji ve ++
++antropoloji gibi alanlara karşı tutkulu bir ilgi doğurdu. Dini bilincin Reformasyon’la başlayan bu uyanışı, 17. Yüzyıl’ın bilim devrimi için bir kuluçka işlevi gördü. Ancak ne yazık ki bu sefer de tavuk, yumurtaların üzerinden kalkmıyordu. Bu yüzden 17. Yüzyıl’dan itibaren ++
Read 10 tweets
30 May
Yeni-Sol’un ve 68’in en erken eleştirilerinden biri Ayn Rand’ın Eylül 1971’de basılan bu kitabıdır.
Rand, burada Nietzsche’nin yaklaşık yüz yıl önce yaptığı Apollon-Dionysos ayrımını, ABD’de 1969 yazında yaşanan iki olayla eşleştiriyor: Bunlar sırasıyla, 16 Temmuz’da Florida’da toplanan bir milyon insanın tanık olduğu Apollo 11’in aya gönderilmesi ve 15 Ağustos’ta New York-
++Bethel’de toplanan 300.000 gencin katıldığı Woodstock festivali.
Rand’a göre akıl, bilim ve teknoloji gibi değerleri temsil eden Apollon ideali yansımasını uzay gemisinde; duygu, esrime, gevşeklik gibi değerleri temsil eden Dionysos ideali ise Woodstock’ta buluyor. Kitapta ++
Read 9 tweets
29 May
İstanbul’un fethi kutlamaları, Hobsbawm’ın sözünü ettiği “geleneğin icadı” fenomeninin tipik bir örneğidir. Osmanlı klasik çağında elbette ne İstanbul’un, ne de herhangi bir başka şehrin fethi kutlanmıyordu (zaten tarihi de bilinmiyordu). 19. Yüzyıl’ın son çeyreğine kadar ++
++şehirde gayrimüslim nüfus Müslümanlardan fazla olduğu için böyle bir kutlama her çeşit provakasyona yol açabilirdi. İttihat ve Terakki hükümeti de bu konuda sağ duyulu davranmış, ulusal bayram olarak sadece Meşrutiyet’in ikinci defa ilan edildiği 10 Temmuz’u (m. 23 Temmuz) ++
++ve Osmanlı Devleti’nin kuruluşunu kabul etmişti (birincisine hürriyet, ikincisine istiklal bayramı deniyordu). İstanbul’un fethini özel bir anma/kutlama günü haline getirmek, Atatürk’ün ölümünden sonra, rejime sadık, “kentli” muhafazakarların bir maziyle barışma projesi ++
Read 7 tweets
28 May
Azınlığın öncülüğünde otoriter bir rejim kurulabilir; fakat totaliter bir tiranlık ancak çoğunluğun taşkın desteğiyle, adanmayla, tapınmayla kökleşir. Hitler’i, Stalin’i ve Mao’yu diktatör yapan, halkın desteğinden yoksun olmaları değildir. Muhalefete izin vermemeleridir.
Dogmatizmin karşıtı olan hür düşünce nasıl eleştiriye açık düşünce demekse, diktatörlüğün karşıtı olan demokrasi de muhalefete izin veren rejim demektir. Türkiye’de ve birçok ülkede demokrasiye geçişin, ikinci bir partinin kuruluşuna dayandırılması bundandır.
Halkın şu ya da bu partiyi seçmesi, demokrasinin özüne ilişkin bir durum değildir. Aslında “halk” hiçbir kişi ya da partiyi seçmez. Ortadaki durum, sadece halkı oluşturan fertlerin daha büyük bir bölümü x partisine, daha küçük bir bölümü ise y partisine oy vermiş olmalarıdır.
Read 7 tweets
17 Jan
Bitişik mi ayrı mı yazılmalıdır diye düşünülen bütün kelimeler bitişik yazılmalıdır. Mesela günaydın kelimesinin günün aydın olmasıyla bir ilgisi yoktur, bu sadece bir esenlemedir. Hoşgeldin dediğiniz kişinin de gerçekten gelişinin hoş olduğunu düşünmeniz gerekmez. Sadece ilkel +
++dillerde kelimenin etimolojik kökeni ve semantik içeriği arasında özdeşlik vardır. Uygar toplumların kelimeleri, tarihin akışı içinde sayısız anlam ve göndermenin tozuna bulandıkları için etimolojik kökleriyle çoğu zaman bağlarını koparırlar. Zaten bir toplumun uygarlık ++
++düzeyini görmek için yapılabilecek en sağlıklı sınama, sözlüklerinde kaç kelimenin bulunduğunu, bunların kaçının soyut olduğu, ne kadarının kullanıldığı ve tabii ki “ne zamandan beri” kullanıldığıdır (ilk olarak ne zaman kullanıldığı değil, ne zamandan beri kesintisiz olarak ++
Read 11 tweets
25 Dec 20
Günümüz Türkiyesinde Kemalist gelenek içinde görülen ayımı açıklamak için İnönü-Bayar karşıtlığına dayanan “Kemalizm’in devletçi ve liberal yorumları” kavramsallaştırmalarına başvurmak tamamen anlamsızdır; çünkü bugün kendini Kemalist olarak takdim eden “ulusalcılar” bu iki ++
++figürün ikisine de aynı oranda karşı oldukları gibi Kemalizm’in tarihsel öncülleri olarak tanınan Mustafa Reşit Paşa (Tanzimat’ın öncüsü) ve Mithat Paşa (Kanun-ı Esasi’nin mimarı)’dan nefret etmektedirler.
Bana kalırsa Kemalizm’in iki karşıt yorumu arasındaki belirleyici ++
++çizgi, Atatürk’ten sonra değil önce gelen tarihe bakış açıları üzerinden belirlenmeli. Bu ayrıma göre Kemalizm’i Tanzimat’la başlayan Türk modernleşmesinin devamı, tamamlayıcısı ve zirvesi olarak gören gelenek (ki İnönü ve Bayar’ın her ikisi de bu blokta yer alır) modernist ++
Read 13 tweets

Did Thread Reader help you today?

Support us! We are indie developers!


This site is made by just two indie developers on a laptop doing marketing, support and development! Read more about the story.

Become a Premium Member ($3/month or $30/year) and get exclusive features!

Become Premium

Too expensive? Make a small donation by buying us coffee ($5) or help with server cost ($10)

Donate via Paypal Become our Patreon

Thank you for your support!

Follow Us on Twitter!

:(