Türklerin Anadolu'da MÖ’den beri varlıklarını yabancı kaynaklar onaylayıp İSKİTLRİ TÜRK kabul ederken içimizdeki İngiliz işbirlikçisi devşirmeler bizi kendi yurdumuzda işgalci durumuna düşürmektedir. 1071 yalanını milat almakta ısrar eden mankurtlara ithaf olunur…
Roma Ordusundaki Lejyonlardan biri İSKİT LEJYONU : IV SCYTHICA

Kuruluş tarihi ve kuran : MÖ 42 Marcus Antonius.
Ana Lejyon : MS 68'den MS 5.yy kadar Zeugma - Gaziantep

Terhis tarihi : MS 400 olmasına rağmen 5.yy'a kadar aktif idi.

Sembolü: Oğlak.
Anadolu'dan asker kaydetmiş olan diğer Roma lejyonları şunlardı:

Legio IV Flavia, Legio XIV Gemina, Adiutrix adını (=cognomenini) taşıyan I ve II numaralı lejyonlar, Legio X Gemina, Legio IV Scythica, Parthica adını taşıyan I ve III numaralı lejyonlar.
Ancak saydığımız bu lejyonların Anadolu'dan asker kaydetmeleri İS.2. Yüzyılda gerçekleşti. Bu yüzyılda yapılan kayıtların öncekilerden farkı, bu kayıtların lejyonların sevkiyatı sırasında yapılmış olmasıdır.
Traianus'un Pers seferine katılmış olan Legio IV Flavia'nın Anadolu kökenli askeri Ankyra'dandı.
Daimi garnizonu Dakia'dayken Parth seferine katılmış olan Legio XIV Gemina'da ise Anadolu kökenli üç asker görev yaptı. Bunlardan birisi İkonion' dan, diğeri Ankyra' dan, üçüncüsü Lykia-Isauria sınırındaki bir köydendi. İlk ikisi askeri hizmetini tamamladıktan sonra evine döndü.
İkonionlu veteran aile mezarlığına gömülürken, Ankyralı veteran doğduğu köyde defnedildi. Üçüncü asker, lejyonun Dakia'daki karargahında evlendi.
Legio I Adiutrix ve Legio II Adiutrix, İS. 2. yüzyılda düzenli olarak Parth seferine katılmış olan Roma lejyonlarındandır. Onlar, bu seferler sırasında Anadolu'dan asker kaydettiler. Legio I Adiutrix'in Anadolu kökenli askeri İkonion'dan kaydedilmişti.
Legio II Adiutrix'te askerlik yapmış olan Anadolu kökenli iki asker ise Ankyra'dandı. Aynı yüzyılda veya III. Yüzyıl başında Phrygia'daki Sebaste'den bir asker Legio X Gemina'da hizmet etti.
Onun lejyoner olarak Roma ordusuna alınması Septimius Severus ya da Caracalla'nın Parth seferi sırasında olmalıdır. Legio I Italica'da görev yapmış olan Anadolu kökenli iki asker, bu lejyonun Moesia'daki karargahında, yani Novae'de bulunduğu sırada yaşamlarını kaybettiler.
Bu iki askerden birisi Ankyra, diğeri Aspendos (=Belkıs)doğumluydu. Onların lejyoner olarak Roma ordusuna alınması muhtemelen Traianus'un Parth seferi çerçevesinde gerçekleşti. Zira Legio I Italica, Hadrianus zamanında Novae'ye yerleşmişti .
Legio IV Scythica, İS. 2. Yüzyılda muhtemelen Parth seferleri sırasında Anadolu'yu yeniden asker kaynağı olarak kullandı. Bu zamanda Ephesos, Pergamon, Ankyra ve Caesareia bu lejyona asker verdi.
Legio I Parthica ve Legio III Parthica, Septimius Severus'un Parth seferine katıldılar. Her iki lejyon sevkiyatları sırasında Anadolu'dan asker kaydettiler. Bu askerler, Dağlık Kilikia, Lykia ve Ankyra'dan temin edildiler.
Anadolu'dan asker kaydetmiş olan bir diğer lejyon Legio III Augusta'dır. Daimi karargahı Afrika'da olan bu lejyonun Anadolu kökenli askerleri Asia, Bithynia ve Kilikia'dan toplanmıştır.
Bu askerlerin kayıtları, İS. II. Yüzyılda veya III. Yüzyıldaki sevkıyatlar sırasında yapılmış olmalıdır. Sonuç olarak çoğu orta Anadolu'dan olmak üzere Anadolu'nun her bölgesi Roma lejyonlarının asker kaynağı oldu.
Roma Lejyonerleri ve Anadolu

İskit="Türk" , Partlar="Dışlanmış İskitler"
Anadolu hep asker üretmiş !!!

Eski Gürcistan Devlet Başkanı Mihail Saakaşvili'nin Annesi Prof. Dr. Giuli Alasania
“Gürcüler ve İslâm Öncesi Türkler"kitabında Gürcü Arşivlerinde ki çok ciddi+++
++belgelere dayanarak İskitlerin Türk olduğunu net bir şekilde ifade ediyor. Ayrıca kitapta İslâmiyet’i kabulden önceki Türk-Gürcü ilişkilerini ele alıyor ki, bu sahada yapılan çalışmaların ilki diyebiliriz. Gürcü tarihinin eski oluşunu ve istikrarlı alfabesini göz önüne+++
++getirirsek, Orta Asya Türk tarihi için Çin kaynakları ne ifade ediyorsa, Kafkas bölgesi için Gürcü kaynakların aynı değerde olduğunu anlarız. Eserde Gürcülerin Hunlarla, Hazarlarla, Kıpçaklarla, İskitlerle ilişkileri anlatılıyor.
İskitlerin Türk olup olmadığı tartışmasında, Gürcü kaynaklarında çok önemli bilgiler var; Gürcüler İskitleri Türk kabul etmişlerdir.
Gürcü-Türk/Türk-Gürcü

Batum’u görünce neden Türklere yâr edilmediğini anlamıştım. Misak-ı Millî sınırları içindeydi Batum. Yine Misak-ı Millî sınırları içindeki Musul-Kerkük’ün de neden bize yâr edilmediği belli değil mi?
Hopa’dan hemen sonra Batum... Hopa’dan bu tarafa dağlık ve ötesi düzlük...
Gürcistan bizim, biz Gürcistan’ın uzantısıyız. Göster kimliğini git gel... Havaalanımız da artık ortak... Türkiye’ye gelenler bu kapıdan Gürcistan’a gelenler öbür kapıdan çıkıyorlar.
Eduard Şevardnadze’nin bizzat ağzından işittiğim şu sözünü arada bir yazarım: “Türkiye ile aramızda sınıra ne gerek var... Sınır narkotikçiler, hırsızlar için...”
Batum ve çevresinde yaşayan Acaralılar Müslüman... Daha ötede Abhazların bir kısmı da Müslüman...
Yalnız Gürcistan’ın Sovyetlerin yıkılışından sonra değiştirdikleri bayraklarının bir Müslüman olarak beni rahatsız ettiğini belirtmeliyim. Orta Çağda kurulan krallığı temsilen, 2004 başında, beş haç işaretli bayrağı tercih etti Gürcistan yönetimi, Müslümanların yekûn tuttuğu+++
++bir ülkede, bazı hassasiyetler gözetmeliydi. Türkiye’de de azımsanmayacak Müslüman Gürcü nüfus vardır. Bilmiyorum, içlerinde ayrı yol tutanlar bulunuyor mu?
Türkiye sınırları içinde yaşayıp “Türk değiliz!” diyenler varsa, atalarımın uzattığı eli itmektir bu. “Gürcü asıllı Türk” olmak ne zarar verir? Önümde “Gürcüler ve İslâm Öncesi Türkler” adlı bir kitap duruyor, kitabın yazarı Giuli Alasania...
Bu ismi biraz incelediğimizde sıradan biri olmadığını anlıyoruz. 1946 doğumlu... Bir önceki Gürcistan Cumhurbaşkanı Mihail Saakaşvili’nin annesi.Saakaşvili’nin annesinin Türkolog olduğunu bilirdik ama yayınlarından haberimiz yoktu. Tahmin ettiğiniz gibi adı bizdeki “Gül” le aynı.
Giuli Alasania, çok faal bir profesör. Tiflis Devlet Üniversitesi’nde ders veriyor, Türklerin orada kurduğu Uluslararası Karadeniz Üniversitesi’nin rektör yardımcısı ve aynı zamanda kendisinin mütevellî heyeti başkanı olduğu bir üniversitesi var.
“Gürcüler ve İslâm Öncesi Türkler” kitabını Türkçeye Prof. Dr. Nanuli Kaçarava tercüme etmiş. Kitabın editörleri ise Prof. Dr. Kemal Üçüncü ve Doç. Dr. Erdoğan Altınkaynak. Eser, Karadeniz Teknik Üniversitesi Karadeniz Araştırmaları Enstitüsü’nün yayını.
Prof. Dr. Giuli Alasania, kitabında, İslâmiyet’i kabulden önceki Türk-Gürcü ilişkilerini ele alıyor ki, bu sahada yapılan çalışmaların ilki diyebiliriz.
Gürcü tarihinin eski oluşunu ve istikrarlı alfabesini göz önüne getirirsek, Orta Asya Türk tarihi için Çin kaynakları ne ifade ediyorsa, Kafkas bölgesi için Gürcü kaynakların aynı değerde olduğunu anlarız.
Eserde Gürcülerin Hunlarla, Hazarlarla, Kıpçaklarla, İskitlerle ilişkileri anlatılıyor. Ayrıca İslâmî döneme de giriliyor.

İskitlerin Türk olup olmadığı tartışmasında, Gürcü kaynaklarında çok önemli bilgiler var; Gürcüler İskitleri Türk kabul etmişlerdir.
“Gürcüler ve İslâm Öncesi Türkler” için 300 dolayında Gürcüce ve Rusça kaynak kullanıldığını söylersem çalışmanın ciddiyetini her hâlde anlatmış olurum.

Türk düşmanlığı yapılmadan Türklerin incelenmesine o kadar çok ihtiyacımız var ki...
"Gürcü Yazılı Kaynaklarında Bun Türkler" adlı bölümde Gürcü kroniklerinde ve diğer yazılı kaynaklarında Bun türkler/Hunlar ile Gürcüler arasındaki ilk temaslar incelenmekte, kaynaklar arasında ihtilaflı olan konular da tartışılarak sonuca ulaşılmaya çalışılmaktadır.
Ayrıca bu bölümde İskitler ve İskitlerin Türk olup olmadığı konusunda önemli bilgiler verilmekte ; Gürcü kaynakları İskitleri Türk olarak kabul ettiği açık bir şekilde ifade edilmektedir.
Kaynaklar :

-Giuli Alasania, Gürcüler ve İslam Öncesi Türkler,

-Roma Lejyonerleri ve Anadolu - Mehmet Ali Kaya
dergipark.org.tr/tr/download/ar…

-Gürcü-Türk/Türk-Gürcü - yenicaggazetesi.com.tr/-379892h.htm

• • •

Missing some Tweet in this thread? You can try to force a refresh
 

Keep Current with DEDE KORKUT 🇹🇷

DEDE KORKUT 🇹🇷 Profile picture

Stay in touch and get notified when new unrolls are available from this author!

Read all threads

This Thread may be Removed Anytime!

PDF

Twitter may remove this content at anytime! Save it as PDF for later use!

Try unrolling a thread yourself!

how to unroll video
  1. Follow @ThreadReaderApp to mention us!

  2. From a Twitter thread mention us with a keyword "unroll"
@threadreaderapp unroll

Practice here first or read more on our help page!

More from @Gok_Budun2

26 Nov
Hiç düşündünüz mü?
Aleviler, yani Türkmenler ve Oğuzlar neden Osmanlı'dan nefret eder ve ille de Atatürk derler?
Bunun için önce, 1826'daki Şeriat Mahkemesinde idamla yargılanan Hacı Bektaş-ı Veli dergahının Postunda oturan Hamdullah Çelebi'nin meşhur savunmasına göz atalım. Image
Bilgisele konu olan “İdamla Yargılanan Bir Alevi Dedesi” 1826 yılında Osmanlı Padişahı 2. Mahmut’un Hacı Bektaş Veli Dergahı’nı kapatıp dedesini de şeriat mahkemesinde yargıladığı Hamdullah Çelebi’dir.
Hamdullah Çelebi o sırada Hacı Bektaş Veli Dergahı postnişinidir. Image
2-Kardeşide dahil 8 arkadaşı ile birlikte Kırşehir’de idam ile yargılanmaktadır.
Bu mahkemedeki yargılama sırasında Hamdullah Çelebi kendisine mahkeme heyeti tarafından sorulan sorulara cevaplar vermektedir.
Read 91 tweets
26 Nov
Türk tarihini unutturmaya çalışan emperyalist uşakları bizi geçmişimizle bağlarımızla kopardılar. İşte unutturulan Türk boyları WU-SUN'LAR... Image
Wusunların Gelenekleri ve Kurt ile Karganın Beslediği Çocuk

Giriş
Dünyanın parlak, göz alıcı zenginliklerinin büyük bir kısmını bünyesinde barındıran kıtası, şüphesiz ki Asya kıtasıdır. Bu, kazanılan paradan ve sağlanan çıkardan öte derin+++ Image
++bir tarih, renkli bir kültür ve yüksek bir medeniyet zenginliğidir. Zamanın gidişatına yön veren güçlü devletlerin ortaya çıktığı Asya kıtasının tarihi ve kültürü, ülkemizde ne yazık ki sevgi duyanı ve meraklısı az bir konu olarak yerini almıştır. Image
Read 30 tweets
24 Nov
Osmanlı Torunları

"...  Niye genç Osman’ın torunuyum diyemiyorsun?

Çünkü ; Onu bir ay geceli̇ gündüzlü tecavüz ettikten sonra boğanlar senin dedelerindi!....
Ben Türk’üm diyemezsin.

Çünkü sen Türk değilsin.

Sen ne dersin. Ancak ve ancak ben Osmanlı torunuyum dersin.

İyi̇ de, Osmanlının içinde Kavm-i̇ Sadika dedikleri, Ermeniler de ben Osmanlının torunuyum diyor, senin gibi,
Kavm-i̇ Neci̇p dedikleri Araplar da , ben Osmanlının torunuyum diyor, senin gibi,

Genç Osman' ; boğan, tecavüz eden Yeniçerilerin torunları da, ben Osmanlının torunuyum diyor, senin gibi.
Read 18 tweets
24 Nov
KÜRT ALEVİSİ YOKTUR..!

Bugün PKK politikalarıyla “Alevi Kürt” veya “Kürt Alevisi” gibi terimlerle anlatılan kesim; öz be öz Türk’tür.

1501 yılında, Anadolu’dan giden Türkmenler, İran’da Safevi Devleti’ni kurdular.
1- Bu devleti daha 15 yaşında kuran Şah İsmail, Hatayi mahlasıyla şiirler yazıp deyişler söylüyordu. O, bugün bile Anadolu Alevileri için çok kutsal bir kişiliktir. Cem törenlerinde Hatayi’nin üç nefesi okunmazsa tören yürütülemez.
2-Şah İsmail, İran’daki devleti, Anadolu’da bulunan şu Türkmen boylarının yardımı ile kurmuştur:
Read 38 tweets
23 Nov
"Biz şapka devrimi yaparken Almanlar Mercedes'i, BMW'yi üretiyordu." diyorlar; oysa Almanlar 200 yıllık birikimle üretiyorlardı o otomobilleri. Benz ilk otomobilini 1885'te tanıttı.

300-400 yıllık geri kalmışlığın faturasını Cumhuriyet'e çıkarıyor çapsızlar. +++
++Almanya sanayi devrimi yaparken, Kant, Niçe, Marx gibi düşünürleri, Bach, Beethoven gibi müzisyenleri, Kafka, Goethe gibi yazarları yetiştirirken, dedelerimiz okumayı bile bilmiyordu. Matbaa bile yoktu uzun süre+++
++Oysa sultanlar, hiç de cahil adamlar değildi fakat halkın cehaleti, tek adam iktidarları için nimettir. Cumhuriyet'e dil uzatmakla görevli olanlar konuşmaz bunları.

Tarihi yargılamak yerine ibret almak, dersler çıkarmak, hataları ayıklamak hepimizin görevi.
Read 9 tweets
23 Nov
Baksı Dansı

İptidai Şamanizmde Şaman ile tabibin aynı şahıs olduğu kabul görür. Doğu Türkistan Türkleri, Yakutlar gibi, erkek şamana oyun derler. Kırgız-Kazaklarda şaman yerini tutan ve onun ödevlerini uygulayan kişiye baksı (görücü, gören, bakan) ya da bahşı denir.
Türklerde müzik ve dansla tedavi basit bir hekim işi değil, sosyokültürel ve spritüel bir fenomendir. Baksı veya Kam adı verilen tedaviciler, Türk kültürü ve günlük yaşayışında çok eski zamanlardan beri yer almaktadır.
Bu kimseler toplumlarında tedaviciliğin yanı sıra birçok başka işlevi üstlenmişlerdir. Baksı, icra ettiği müzik, ritim ve danslarla bir sanatçı gibi görünür, ama o trans içinde sezgi bilgisinden bahsettiği için medyumdur.
Read 21 tweets

Did Thread Reader help you today?

Support us! We are indie developers!


This site is made by just two indie developers on a laptop doing marketing, support and development! Read more about the story.

Become a Premium Member ($3/month or $30/year) and get exclusive features!

Become Premium

Too expensive? Make a small donation by buying us coffee ($5) or help with server cost ($10)

Donate via Paypal

Thank you for your support!

Follow Us on Twitter!

:(