Bazen doğru kişiyi bulduk sanırız. Bizim gözümüzde her şeyi o kadar doğrudur ki, yanlışları ona konduramayız. Hataları bile hata değildir gözümüzde, çünkü onunla yola girerken inanmışızdır bir kere. +
Kör oluruz, yalanlarını kulak arkası ederiz. Kim ne derse desin hatalarını görmezsin, devam edersin. Onunlayken zaman dursun istersin, akmasın. Ayrılmak istemezsin yanından, çünkü en huzur bulduğun yerdir onun yanı.+
Sesini duyduğunda aptal gibi gülersin, için içine sığmaz heyecandan ölüyorum sanırsın. Tüm karakterin, kişiliğin değişir,çocuklaşır, ciddiyetini kaybetmeye başlarsın onun karşısında. Sonra tüm derdin onu kaybetmemek olur, kendini programlarsın.+
Sırf onu kaybetmemek için değiştirmek istersin belki kendini, arkadaşların seni kınar. Anlatamazsın. Değişmediğini inkar edersin ama yaptıkların ortadadır. Kendine yediremezsin bazen, içine atarsın. Bir zaman sonra kimse seni kınamasın diye anlatmazsın.+
O çok sevdiğin ise sırtını dönmeye başlar sana. Bu sefer gözüne batmaya başlar bazı şeyler, kör gözlerin açılır. Neye uğradığını şaşırıp kalırsın. Yinede konduramazsın, “yapmaz öyle” dersin. Dediğin yerden vurur yine seni.Yapmıştır. O an her şey boş gelir, içine bir acı oturur. +
Tarif edemezsin, nasıl geçerdi bu acı? bilmezsin. Kiminle konuşsan boş tavsiyeler verir, anlamazsın. Çare neydi? arayamazsın. Durup kalırsın öylece. Yinede çözüm yolu ararsın kendi içinde. Hala ona konduramadığın birkaç dala tutunursun.+
Neden yaptığını sorgularsın ama unuttuğun bir şey vardır, hangi açıklama değiştirirdi sana yaptığını? o an bunu düşünmezsin. Onun seni terk edişlerine kendin neden ararsın, öyle ki kendini bile suçlarsın. Ne yaptığını düşünürsün, aptallaşırsın, paranoyaklaşırsın. +
Onu kaybetmenin sebebini yine onda değil kendinde ararsın. Hatta zaman zaman kendinde bulduğun hataları düşünür onları bile törpülemeye başlarsın. İnsanlar bu hareketlerine anlam veremez. Seni garipsemeye başlar, uyarır. Yine bildiğini okursun.+
Öyle bir duruma düşersin ki kim ne derse desin umrunda olmaz, tek bildiğin onu tekrar kazanmaktır.O ise hayatına devam eder, sanki bir yabancı gibi.Tanıyamaz hale gelir. Başta o çok güvendiğin kişi gitmiştir artık.Kalbinde bir ümit ve sevgiyle büyüttüğün çicekler solmaya başlar.+
Küçük gelişmelerle tutunmaya çalışırsın, birçoğu yine elinde kalır. Tam inancını topladığında belki tekrar uğrar sana, tam ayağa kalktığında gelir ve sonra gider. Umudun yerle yeksan olur, kalktığın gibi düşersin, daha da derine.+
Çünkü hayal kırıklığına uğramışsındır. Tam inanmışken tekrar terk edilmişsindir. Kime güvenebilirdin artık? güvensizlikle yaklaşırsın herkese. Tuttuğun ipler ayağına dolanır. Bir adım atamazsın, tutsak gibi durduğun yerde sayarsın.+
Elindeki umutlar dağılıyor her bir yana, kırılıyor. Bu sefer yapıştıramıyorsun o parçaları. Gücün yok, toparlayamıyorsun. Sadece umutların kırılmıyor, zaman geçtikçe sende kırılıyorsun. Her yerinden, inancından, sevginden, beklediğinden.+
İçindeki o boşluğu doldursun diye biriktirdiğin tüm güzel hayaller, bir gün gelip seni o boşluğun içinde boğmaya başlıyor. O boşluk oluyor seni yıkan. Nasıl başa çıkarım korkusu, bundan sonra böyle mi olacak korkusuyla günlerine devam edersin.+
Bir şeyler değişir gibi olur, sevinirsin. Ama içinde bir korku vardır artık. Aynı şeyi yaşamaktan korkarsın. Temkinli adımlar atmaya başlarsın fakat bir süre sonra işlemez. Karşı tarafa zaafın vardır, öfkeni kızgınlığını bu zaafın bitirir.+
Sana bir küçük adım attığında dünya durur, kendini kaybedersin. Ne öfken kalır, ne kızgınlık. Sert olman gereken her yerde belki susarsın. Karşı koyman gereken her yerde koyamazsın. Kendine kızsan ne faydadır? dayanamamışsındır bir kere.+
En hassas noktandan gelir vurur seni, tüm dengeni o an yok eder. Karşısına geçip iki cümle söyleyemezsin. Dilin tutulmaya başlar, kelimeler boğazında kalır.Bazen ise yapmadıklarından sorumlu olursun, yine susarsın. Ama en sonunda nankörlük görürsün.+
Beraberinde yaşadıkların seni bencilleştirir. Kimseye güvenemezsin. Kimseye umut bağlamazsın. Bilirsin ki yarı yolda kalırsın, hayal kırıklığına uğrarsın, incinirsin. Yaptıklarından suçlu hissetmezsin, seni bu hale getirenlerde en sevdiklerindir. En güvendiklerin olmuştur.+
Kaybetmemek uğruna dönüştüğün o karaktere veda etmeye başlarsın. Değişirsin. İnsanlar değiştiğini söyler, gülüp geçersin. Büyürsün. İnsanlar seni soğuk bulur, burnu havada görür, yine gülüp geçersin. Kimseye laf anlatmaya mecalin kalmamıştır çünkü.+
Öyle durgunlaşırsın ki içinde bir ölüyü taşırsın zamanla. Hislerin, duyguların günden güne ölmeye başlar. Dünyan başına yıkılır. Fakat sana birkaç şey söylemek istiyorum. Her gün güneş yeniden doğuyor, kendini iyileştir. Çünkü bunu bir başkası senin için yapmayacak.+
Seni seven herkes seni sırtından vurdu değil mi? bir tek sen kaldın kendine. Koskoca dünyada kimseye sığamadın, bir kendine sığındın. Yapmaz dediklerinden yedin en büyük darbeyi değil mi? seni bırakıp gidenler için değmeyecek onca şey yaptın, değmedi değil mi? +
Yeniden kalkmayı dene, biliyorum çok zorlanıyorsun artık. Korkuların ve tereddütlerin var. Önce kendini sev, kendini iyileştir. Kimseyi değiştirmek için uğraşma, kendin için uğraş. Bir uğraş bul kendine, ne istiyorsan onu yap. Dışarıya karşı kapa kulaklarını, kim ne derse desin.+
Ve en önemlisi kendini suçlama. Hala beklediğin kişiyi bekliyorsun seviyorsun diye kendine kızma. Yaptığım fedakarlıklar için kendine kızma. Hatta kendinle gurur duy. Bunlara rağmen hala iyi biri olduğun için, kalpsiz olmadığın için kendini sev.+
İyilik yap, iyilik yapmak seni iyileştirir. Birilerini sevindir, hayvanları sev. Yeni kararlar al, arkasında duracağın hedefler koy kendine. Kendine olan inancını yitirme. Kendi zihnindeki bataklığa tuzağa kapılma. Olumsuz konuşan herkesi çıkart hayatından. +
Hiçbir çıkış yolun yoksa bile yol üret kendine. Kabullenmen gerekenleri kabullen, kabullen ki beynin seni bu durumdan çıkartmak için çözüm yolu üretsin. Eğer kabullenmez devam edersen bu döngü seni içine alır, sesin çıkmaz.Seni bu hale getiren herkes içinde karmaya inan. +
İlahi adalet var, ve inan kimse kimseye yaşattığıyla kalmıyor. Şimdi bunu okurken belki içinden inanmamak gelecek, ilahi adalet varsa nerede diyeceksin. Bunu sana ne ben gösterebilirim ne bir başkası. Ama göreceksin, söz veriyorum. +
Döktüğün her gözyaşının karşılığını alacaksın. Şimdi değilse sonra. Allah seni güzel insanlarla karşılaştırsın, kalbinin büyüklüğünü hakedecek insanlarla seni bir araya getirsin. Seni çok seviyorum, ve sana kocaman sarılıyorum bunu hiç unutma.
• • •
Missing some Tweet in this thread? You can try to
force a refresh
Merhaba canım ailem.İlk olarak sizin bu kişiyle alakalı kısa bir düşünce durumunuza değinmek istiyorum. Soğuk hissetmek, elinden gelenin daha fazlasını yaparak, fedakarlık yaparak fakat karşılığında hiçbir şeyin değişmemesi ve belki daha da çıkmaza girerek tükenmişlik.+
İskambil kağıtlarıyla defalarca yaptığınız kulenin bir rüzgarla,defalarca yıkılması gibi,defalarca kez aynı yerden hayal kırıklığına uğramak, defalarca kez aynı yerden kırılmak. Değişmesi için ona zaman vermek, yalanlarına bile inanmak istemek belki, sırf düzeleceğini düşünerek.+
Fakat karşılığında bencillik ve nankörlük görmek, o sırtını döndüğünde arkasından ağlayan, ama yüzünü sana döndüğünde gözyaşlarını kurutup, onu her hatasıyla affeden bir insan olsan bile zamanla seni umursamaması, seni kendi önceliklerinden sonraya koymasıdır seni tüketen.+
Karşı tarafın size söylemek istedikleri, tam şu an neler söylemek isterdi?
“Her zaman yaptığımı yapmayıp, kaçamak cevaplar vermeden tüm hislerimi açacağım sana. Korkaklık yapmadan, düşüncelerimi saklamadan her şeyi olduğu gibi yansıtacağım. Biliyorum kırgınsın, kızgınsın. +
Belkide öfke dolusun. Belirsizlik içindesin, bundan dolayı tavırlısın.Haksız mısın? bilemiyorum. Ne sen haksızsın ne de ben.Bazı şeyler yaşandı, sen ya da ben diye ayrım yapmayacağım. İkimizde bişeyler yaptık.Birbirimizi yorduk, yıprattık.+
En başında birbirimize çizdiğimiz sınırları aştık. Sana benden geriye güvensizlikler bıraktım. Belki benden sonra hayatına kimseyi kolay kolay alamayacaksın. Herkese şüpheyle yaklaşacaksın. İnsanlardan korkacaksın. Aşamayacağın düşünceler bıraktım, dengeni bozdum. +
Yorgun ve bitkin hissediyorsun. Her şeye koşturmaktan, her şeye yetişmeye çalışmaktan, herkese yetmeye çalışmaktan. Kendini es geçip belki başkalarına iyi gelmeye çalışıyorsun. Kimsenin sana kırılmasını istemiyorsun, kendin kırıldığında ne hissettiğini bildiğinden. +
Bazı şeyleri görmezden geliyorsun, sessiz kalıp geçmesini bekleyerek. Sessiz kaldığında, insanlar seni saf yerine koyuyor. Halbuki her şeyin farkındasın. Yine susuyorsun, aslında bir konuşsan neler çıkar belki ağzından.+
Hiçbir şey yokmuş gibi davranarak devam ediyorsun, içindeki çığlıkları yüreğine gömerek. Sanıyorlar ki yapılanı unuttun, düzeldin. Ne sen unuttun ne de düzeldi. Ama böyle gösteriyorsun, çünkü en ufak güçsüzlüğünde üstüne biniyorlar. Haklıyken haksız oluyorsun.+