Atatürk’ten bir Hutbe

Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün hayatta iken Diyanet İşleri Başkanlığı'na bizzat talimat vererek hazırlattığı ve bütün camilerde okutturduğu hutbeler yüzlerle ifade edilir. Ayetler ve hadisler ışığında hazırlanan çok güzel hutbelerdi bunlar.
Emine Şeyma Usta'nın kitabında bunların hepsi var. Hiç bir yorum yapmadan bu hutbelerden birini paylaşacağız.

İşte 'emaneti ehline vermekle' ilgili o hutbe:

"Aziz cemaat!

Allah-u Teala Yüce Kuran'da şöyle buyuruyor.
"Gerçekten Allah size, EMANETİ EHİL OLANLARA VERMENİZİ ve İNSANLAR ARASINDA HÜKMETTİĞİNİZ ZAMAN ADALETLE HÜKMETMENİZİ EMRERDER. Allah size ne kadar güzel öğütler veriyor. Şüphesiz Allah her şeyi işitici, her şeyi görücüdür." (Nisa, 55)
Ayetin emanet ve adalete riayet emri ebedi ve genel bir düstur olmakla beraber güzel bir geliş sebebi vardır: Hz. Peygamber (s.a.v) Mekke'yi fethedince Kâbe'ye bakar. Osman b. Talha, kapıyı kilitlemiş, Kâbe'nin üzerine çıkmış ve anahtarı vermeyi reddederek,
'Senin peygamber olduğunu bilseydim onu verirdim' demişti. Hz. Ali anahtarı zorla ondan aldı, kapıyı açtı.
Hz. Peygamber içeri girerek iki rekât namaz kıldı, çıkınca amcası Abbas, anahtarı ve şerefli bir görev olan bakıcılığı kendisine vermesini istedi, işte bu münasebetle
yukarıdaki ayet nazil oldu. Efendimiz Hz. Ali'ye anahtarı eski vazifeliye vermesini ve ondan özür dilemesini emretti. Bu olay Osman b. Talha'nın da Müslüman olmasına sebep teşkil etmiştir.

Ey cemaat-i Müslimin!

Cenab-ı Hakk, Kuran- Kerim'inde buyuruyor ki;
"EMANETLERİ EHLİNE VERİNİZ, EMANETE HIYANET ETMEYİNİZ. Bir de insanlar arasında hükmettiğinizde, adaletle, Allah'tan korkarak hükmediniz."

Evet, Allah-u Teala; "Emanetleri ehline veriniz" buyuruyor. Öyleyse kendisine bırakılan bir emanete hıyanet etmemek,
bir kimsenin hakkını aramak, sonra BİR VAZİFEYİ ADAMINA VERMEK, kendisine emanet dilen bir görevi hakkıyla yerine getirmek her Müslüman için dini bir borçtur. Sonra bütün işlerde adaleti gözetmek, haklıyı haksızı iyice ayırt etmek bir vazifedir.
Allah-u Teala bu şekilde emrediyor.
Bu iki emre uymak, BİR MİLLETİN SELAMETİ İÇİN MUTLAKA GEREKLİDİR. Çünkü fertlerin hukuku adalet ile, toplumun menfaati ise vazifeleri ehline vermekle gerçekleşir.

Birinin bize emaneten bıraktığı şeyi muhafaza
edip gerektiğinde kendisine vermek üzerimize borçtur. Bunu yapmamak emanete hıyanettir.

EMANETE HIYANET EDENİN İMANI NOKSANDIR. MİLLETE AİT İŞLER DE BİR EMANETTİR.

Onları ehline vermemek bir hıyanettir. Üzerine aldığı bir görevi hakkıyla yerine getirmemek,
hile yollarına sapmak, işe önem vermemek emanete hıyanettir.

Allah'ın bu iki emrini tanımayan bir millet, mümkün değil yaşayamaz. Hangi türden olursa olsun EMANETE HIYANET, TOPLUMU ALT ÜST EDECEK KADAR BÜYÜK KÖTÜLÜKLER MEYDANA GETİRİR.
Peygamberimiz buyuruyorlar ki, "Emanete zarar gelince kıyameti bekleyiniz. İşler ehli olmayan kimselere verildiği zaman artık kıyameti gözleyiniz."

Bu hadisi- şerifin anlamından anlıyoruz ki, bir memlekette emanete riayet edilmez, vazifeye önem verilmezse,
o memleketin nizamı ve intizamı bozulur, her şeyi altüst olur.

Ey cemaat-i Müslimin!
Allah'ın ve Peygamberin emirlerine daima iyi bir şekilde kulak veriniz, Onların dışına çıkmamaya çalışınız ki, dünyada ve ahirette kurtuluşa eresiniz.

#BaşbuğAtatürk okuduğunuz için teşekkür ederim @PalaBiyikRak79 takip etmeyi unutmayın lütfen #Günaydın

• • •

Missing some Tweet in this thread? You can try to force a refresh
 

Keep Current with PαʅαႦιყιƙRαƙi

PαʅαႦιყιƙRαƙi Profile picture

Stay in touch and get notified when new unrolls are available from this author!

Read all threads

This Thread may be Removed Anytime!

PDF

Twitter may remove this content at anytime! Save it as PDF for later use!

Try unrolling a thread yourself!

how to unroll video
  1. Follow @ThreadReaderApp to mention us!

  2. From a Twitter thread mention us with a keyword "unroll"
@threadreaderapp unroll

Practice here first or read more on our help page!

More from @PalaBiyikRak79

Jan 7
BİR YAHUDİ HİKAYESİ...
Gençliğimde Şişhane'de, "Sarı Madam" adında bir kahve vardı. İnsanlar oraya gelir, oyun oynardı. Aileler de gelir çay içer, simit yer, sohbet ederdi. Çok güzel bir Haliç manzarası vardı. Şişhane'den Hasköy'e dönen köşedeydi. Eskiden kahvenin anlamı,
sadece oyun oynanan yer olmaktan çok uzaktı, tam anlamıyla sosyal bir ortamdı. Kaçamak sigara içmek için de çoğu zaman oraya giderdik..
Bir gün oranın müdavimlerinden Şapat diye bir bey geldi. Biz de yandaki masada arkadaşlarla oturmuş, çay içiyorduk.
Adamın orta halli bir görüntüsü vardı ama sıkıntılı olduğu her halinden belliydi. Arkadaşları da bu durumu fark etmiş olacak ki, içlerinden biri, "Hayrola Şapat, bir derdin mi var?" dedi.
"Sormayın..."
İlk bulduğu boş sandalyeye çökercesine oturdu.
"Anlat be Şapat."
Read 11 tweets
Jan 6
Tarih Profesörü Yusuf Halaçoğlu'ndan güzel bir inceleme yazısı;
EĞER;
TIP okursan karşına insan DNAsının şempanze ile %98 aynı olduğu çıkar...
BİYOLOJİ okursan karşına evrim çıkar...
FİZİK okursan karşına BIG BANG çıkar...
KİMYA okursan karşına elementlerin kaynaşmasıyla
İLK CANLILARIN nasıl oluştuğu çıkar...

TARİH okursan karşına dinlerin nasıl ortaya çıktığı çıkar...

JEOLOJİ okursan karşına dünyanın 4,5 milyar yıl yaşında olduğu çıkar...

ARKEOLOJİ okursan karşına tüm Ortadoğu dinlerinin temelini oluşturan SÜMER kültürü çıkar...
PALEONTOLOJİ okursan karşına dinozorlar çıkar. Din kitapları yazmaz bunu...

EMBRİYOLOJİ okursan karşına insanın balık atasından kalma solungaçları ve kuyruk çıkar...

Ama hiçbir şey okumazsan
sana ne söylenirse ona inanırsın.

Hep başkasının sana sunduğu hayatı yaşarsın,
Read 14 tweets
Jan 6
!!!ÇANAKKALE..!!!

Çanakkale Savaşı başladığında Edremitli Halil Çavuş 47-48 yaşlarındadır.

Oğlu Ali ise 19-20 yaşlarında bir delikanlı olup Çanakkale'ye gitmiştir.
Bir gün Halil Çavuş'un hanımı dükkana korku ve heyecanla gelerek "Bey... Bey Image
- Eve iki asker geldi.
Seni sordular, hemen askerlik şubesine gidecekmişsin.
Acele git hele yoksa Alim'e bir şey mi oldu?” der.

- Tamam hanım sen sakin ol.
Ben şimdi gider, öğrenir gelirim.
Canım çekti sen akşama ocağa kurufasulye koyda yiyelim."
Halil Çavuş alelacele dükkanı toparlayıp askerlik şubesine giderek kendisini tanıtır. Komutan ayağa kalkar.

- Sen nerede kaldın Halil Çavuş yürü... Bütün Edremitliler Çanakkale'ye gidiyor.
Koş yetiş!"

Halil Çavuş şaşkınlık içinde komutana "Aman eve varıp haber vereyim.
Read 8 tweets
Jan 6
PTT müfettişliği yaptığı dönemde, PTT Müdürlüğünü teftiş etmesi gerekir. Daha önceki yazışmalardan, PTT müdürünün bir hastasının olduğunu hatırlar. Teftişe gitmeden önce o yazışmaları bir kez daha gözden geçirir.

Teftiş sonucu, kasanın 25 lira açık verdiğini görür.
Müdür kızarır, bozarır; ama söyleyecek bir söz de bulamaz. Açıklaması yoktur. Osman Nihat müdüre,“ Sayımda hata yapmış olabiliriz. Mal Müdürünü al gel de, kasayı bir de o saysın." der.

Müdür, şaşırır; ama çaresiz mal müdürünü çağırır. Mal Müdürünün yaptığı sayımda
para tamam çıkar. Osman Nihat de, teftişini tamamlar ve müdüre teşekkür ederek ayrılır. Müdür şaşırmıştır. Bir şeyler demek ister, ama beceremez.

Bir gün, Osman Nihat Akın, müfettişler odasında arkadaşlarıyla otururken, postacı bir mektup getirir.
Read 12 tweets
Jan 6
ORTADOĞU’YU GERÇEKTEN BİLİYORMUYUZ?
İçinde doğup yaşadığımız Ortadoğu’yu biliyor muyuz? Veya kim biliyor ki? Eğer derinliğine düşünürseniz, çağlar boyunca dünyanın merkezi olan bu bölge üzerine gerekli bilimsel araştırmalar yapılsa bir kütüphane dolusu eser ortaya çıkar.
Bazılarına tuhaf gelebilir belki, Ortadoğu’nun coğrafi haritasında bile tam bir anlaşma yoktur; gerisini siz düşünün.
Kronolojik sıra almadan doğaçlama bazı özellikleri paylaşalım. Tek Tanrılı dinlerin tümü bu coğrafyanın eseridir. Vahye inananlar için söylüyorum,
Allah kitap verdiği peygamberleri bu bölgeye yollamıştır. Musevilik, Hristiyanlık ve Müslümanlık buralarda doğup yayılmışlardır.Dünyanın yedi harikasının tümü: Mısırdaki Keops Piramit’i- Babil’in Asma Bahçeleri- Zeüs Heykeli- Rodos Heykeli- İskenderiye Feneri- Kral Mausallos’ın
Read 13 tweets
Jan 6
20 ARALIK 1921 – Atatürk'ün, Mayıs 1914 tarihinde Sofya Orduevi'nde Kültür Bayramı vesilesiyle düzenlenen kıyafet balosuna İstanbul Askeri Müze'den getirttiği "uçbeyi" kıyafeti ile katılışını gösteren ve o gece İspanya Elçiliği'nde çekilen resim, 20 Aralık 192l'de İstanbul'da,
Tevhid-i Efkâr gazetesinin birinci sayfasında yayınlandı.

20 Aralık 1921 tarihli Tevhidi Efkâr gazetesinde Mustafa Kemal Paşa hakkında yapılan haber, Sofya Ateşemiliterliği sırasında katıldığı baloda giydiği yeniçeri kostümü içindeki resmi ile süslenmiş.
Gazetede resim hakkında bilgi verilmiş;

Resminde görülen elbise Yeniçeri devrinin Serhat Beyi kıyafetidir ki, Paşa Hazretleri Sofya Ataşemiliterliği’nde bulunduğu sırada Çar sarayında yapılan bir kostüm balosuna bu elbise ile iştirak etti.
Read 20 tweets

Did Thread Reader help you today?

Support us! We are indie developers!


This site is made by just two indie developers on a laptop doing marketing, support and development! Read more about the story.

Become a Premium Member ($3/month or $30/year) and get exclusive features!

Become Premium

Don't want to be a Premium member but still want to support us?

Make a small donation by buying us coffee ($5) or help with server cost ($10)

Donate via Paypal

Or Donate anonymously using crypto!

Ethereum

0xfe58350B80634f60Fa6Dc149a72b4DFbc17D341E copy

Bitcoin

3ATGMxNzCUFzxpMCHL5sWSt4DVtS8UqXpi copy

Thank you for your support!

Follow Us on Twitter!

:(