Ayşe Hür Profile picture

Sep 8, 2020, 25 tweets

1/25 KOMŞUNUN SAVAŞÇIL AVEROF'U VARSA BİZİM DE BARIŞÇIL GÜLCEMAL'İMİZ VARDI⛴️🛳️🚢

“Krifçe’de at arabalarına bindik, doğru Veria’ya. Veria’da bir iki gece çadırlarda kaldık. Üç yaşında bir kardeşim vardı, Bayram. Hastalandı oracıkta öldü. Onu oralarda gömdük de yola çıktık. ++

2/25 "Gene at arabalarıyla Selanik’e gittik. Gemiye bindik. Sadece Krifçeliler değil, başka köylerin halkı da bindi gemiye. Kat kat bir gemiydi, biz en üstte geldik. Gemide çan çaldılar bir ara. Meğer ölü varmış. Ölü olunca çan çalarlarmış. Ölüyü ben de gördüm. ++

3/25 "Çarşafa sarıp, yallah denize attılar. Babama Rumca ‘yazık’ dedim. Babam da ‘gemide ölen varsa çan çalıp haber verirler. Haber vermezlerse fırtına çıkar gemi batarmış, ölüyü hemen vermek lâzımmış’ dedi. Bilmem şaka bilmem doğruydu babamın söyledikleri....”

4/25 Türkiye ile Yunanistan arasında imzalanan 1924 Mübadele Anlaşması ile her şeyini Selanik’te bırakıp İzmir üzerinden Isparta’ya,oradan da Niğde’ye giden Fatma (Erdal) Hanım’ın sözünü ettiği geminin adı Gülcemal’di. Gülcemal, dört direkli, iki bacalı siyah bir vapurdu.

5/25 1874’te Britanya’nın büyük denizcilik kumpanyalarından White Star tarafından Atlantik’te Britanya ile ABD arasında yolcu taşımak amacıyla Kuzey İrlanda’nın Belfast şehrindeki Harland&Wolff tersanesinde inşa ettirdiği iki eş gemiden biriydi.

6/25 İlk adı Germanic’ti, kardeşlerininki ise Olympic ve Britannic (II). Germanic İrlanda’dan Amerika yönüne ortalama 15.79 knot hızla Atlantik Okyanusu’nu 7 gün, 15 saat, 17 dakika gibi rekor bir sürede tamamlayarak 1876 Şubat ayında Atlantik’i en kısa zamanda kat eden

7/25 gemilere verilen “Mavi Kurdele (Blue Riband)” ve takip eden Nisan ayında da 7 gün, 11 saat, 37 dakika ile dönüş yönünde yine aynı ödülü almış; 1899 yılında, New York Limanı’nda kömür almak için beklerken üzerinde biriken karların ağırlığına dayanamayarak dibe oturmuştu.

8/25 Yüzdürülmesi zor olmasa da tamiri zor olmuştu. 1902 yılında adı Ottawa olarak değiştirildikten sonra Britanya ile ABD arasında göçmen taşımaya devam etmişti. Bu yıllarda bu gemiyle yolculuk yapmış olan İkinci Meşrutiyet Dönemi’nin Aydın Milletvekili ve

9/25 Malta sürgünlerinden Ubeydullah Efendi, anılarında gemide çiçek yetiştirilen bir bahçe olduğundan söz eder. Fakir yolcuların üst üste yolculuk yaptığı alt ambarlarda inek bile beslenirmiş. İnekler her sabah sağılır ve sütleri birinci mevkideki yolculara sunulurmuş.

10/25 Gemi,1910'da 15 bin altın (veya 25 bin altın) karşılığında Osmanlı İmparatorluğu’nun Seyr-ü Sefain İdaresi’ne satıldıktan sonra 1911’de İstanbul’a getirilmiş, gemiye Sultan V.Mehmed Reşat annesinin adını vermiş, Gul Djemal (Gülcemal) yani “gül yüzlü”, “gül çehreli” demişti.

11/25 Başta asker sevki ve posta seferleri için, sonra yolcu taşımak üzere Karadeniz sahillerine verildiğinde halk çok sevinmişti. Gülcemal’in İstanbul’dan başlar Zonguldak, İnebolu, Sinop,Samsun,Ünye, Ordu,Giresun'dan Trabzon’a gider,aynı limanlara uğrayarak İstanbul’a dönerdi.

12/25 Ünye’de halk arasında “çabucak git-gel” anlamına gelen “Sakın, Gülcemal vapuru gibi her yere uğrama” şeklinde bir deyiş bile türemişti. Rize’de ise, kayıkla yedi kez etrafının dolaşılması halinde hastaların iyileşeceğine inanılırdı.

13/25 Gemi,1914’te Cihan Harbi'nin başında asker taşımada kullanılmaya başladı,hatta bir ara hastane gemisi olarak da hizmet verdi.İngilizlerin E-14 denizaltısı, 3 Mayıs 1915’te İstanbul’dan Çanakkale’ye asker taşımakta olan Gülcemal’i İmralı Adası önlerinde torpillemeyi başardı.

14/25 Pruvasından yaralanan Gülcemal, Kalender ve Sahilbent gemileri tarafından yedeğe alınarak İstanbul’a çekildi ve tersaneye sokuldu.Yeniden hizmete girebilmesi için yaklaşık iki yıllık bir onarım görmesi gerekecekti. Başından beri adeta sosyal ve siyasal tarih sahnesi olan

15/25 Gülcemal’in ünlü yolcuları arasında Trabzon’dan İstanbul’a gelen Ermeni Patriği Zaven Efendi (1915); “Hamidiye Kahramanı” Rauf (Orbay) Bey’in reisliğinde Mondros Mütarekesi’ni imzalamaya giden heyet (1918); İstanbul’dan Trabzon’a geçen Kâzım Karabekir (1919);

16/25 Çerkes Ethem’in çeteleri tarafından bozguna uğradıktan sonra İzmit’ten İstanbul’a dönen Kuva-yı İnzibatiye askerleri (1920); Milli Mücadele zaferi sonrası Trakya’yı teslim almak üzere İstanbul’a gelen Refet (Bele) Paşa (1922) vardı.

17/25 Mütareke'de (1918-1922) Yunanistan ve Mısır’daki esir kamplarında tutulmakta olan Alman askerlerini Wilhelmshaven ve Hamburg limanlarına taşıyan gemi, 1921-1922 yıllarında New York’a dört sefer yaparak ABD’ye giden ilk transatlantik unvanını almıştı.

18/25 İstanbul’dan New York’a bağış toplamak üzere giden Himaye-i Etfal Cemiyeti’nin (günümüzün Çocuk Esirgeme Kurumu) kurucusu Dr. Fuat Umay’ı (1923) ve aynı yıl Lozan’dan dönen İsmet Bey’i taşıyan geminin güvertesini, 1924’te gözü yaşlı Türk ve Yunan mübadiller dolduracaktı.

19/25 II. Abdülhamid Selanik'te sürgündeyken hanedan reisliği yapmış olan Mehmet Orhan Efendi, 3 Mart 1924’te halifeliğin kaldırılmasından sonra saltanat ailesinin sınır dışı edilişi sırasında Gülcemal’e neden binmediklerini şöyle anlatmıştı:

20/25 “Ailenin çoğu istasyondaydı. Daha evvel tren yerine vapurla gitmeyi düşünmüştük. Ama ‘Hanedanı, Gülcemal vapuruna koyup Çanakkale’yi geçtikten sonra vapuru batıracaklar’ diye bir şayia çıkmıştı. Şehzadelerin çoğu, bu yüzden fikrini değiştirip trenle gitmeye karar verdi.”

21/25 Haziran 1926’da Mustafa Kemal’e İzmir’de suikast yapmayı planlarken yakalanan “Laz” İsmail ve Naciye Hanım İzmir’e Gülcemal’le gitmişti. 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet’in ilanından sonra Marmara gezilerinde Gülcemal’i kullanan Mustafa Kemal, 16 Haziran 1934'te Türkiye'ye gelen

22/25 İran’ın Rıza Şah’ını Gülcemal’le gezdirmiş, heyet Yahudilere yönelik Trakya Olayı'nın 25 Haziran günü başladığı yer olan Çanakkale'den Gülcemal'le ayrılmıştı. 1937’de hizmet dışı kalan Gülcemal, İkinci Dünya Savaşı’nın karanlık yıllarını Haliç’te demirli geçirdi.

23/25 1949'da ardiye olarak kullanıldı. Ertesi yıl, sökülmek üzere İtalya’nın Messina limanına doğru yola çıktı. 76 yaşındaki Gülcemal’den geriye Orhan Veli’nin “Hanginiz bilir benim kadar karpuzdan fener yapmasını/Sedefli hançerle üstüne Gülcemal resmi çizmesini” dizeleriyle

24/25 Bedri Rahmi'nin “İstanbul deyince aklıma Gülcemal gelir/Anadolu’da toprak damlı bir evde/Gülcemal üstüne türküler söylenir/.../Direklerinde güller tomurcuklanır/ Anadolu’da toprak damlı bir evde çocukluğu/Gülcemal’le gider İstanbul’a/Gülcemal’le gelir…” dizeleri kaldı.

25/25 Eğer denizcilik tarihine ilgi duyuyorsanız elbette bu konuda yazılmış çok değerli kitaplar, makaleler var. "O kadar vaktim yok, dinlesem yeter" diyorsanız, Özgürüz Radyo'da bir programı Osmanlı döneminin denizcilik tarihine ayırmıştım. podcasts.apple.com/tr/podcast/153…

Share this Scrolly Tale with your friends.

A Scrolly Tale is a new way to read Twitter threads with a more visually immersive experience.
Discover more beautiful Scrolly Tales like this.

Keep scrolling