İstanbul Sosyoloji Profile picture
İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü

Sep 18, 2020, 24 tweets

Döneminin organizasyon yönetimi sorunlarına gerçekçi ve demokratik çözümler getirmesine rağmen yeterince değer görmemiş ama halen geçerli fikirlere sahip, yönetim teorisinin sıra dışı kadını Mary Parker Follett’e (3 Eylül 1868 – 18 Aralık 1933) dair bazı bilgiler... 🔎

Follet 1868 yılında Quincy’de doğdu. Annesi Elizabeth Curtis, Baxter ailesinin bir kızıydı. Kökenleri İngiltere’ye dayanan bu aile İngiltere’den 1630’lu yıllarda dini sebeplerle Amerika’ya gelmiş ve geldikten sonra Amerika’da Boston bölgesinin aktif siyasetinde yer almıştır.

Dedesi George Baxter, 21 yaşında ayakkabı üreten şirketini kurmuştu. Sosyal çevresi ve zenginliği ile ön planda olan aile iş hayatında da önemli bir konum elde etmiştir. Bu durum pek tabii onları yönetim konusunda daha tecrübeli hale getirmiştir.

Fakat Follett’in baba tarafından ailesi ise bu kadar tanınmıyordu. Baba Charles Follett evlendiğinde demircilik işleri ile uğraşan sıradan bir genç iken anne Lizzie Baxter Follett toprak sahibi, ayakkabı üretimi yapan ve siyaset ile ilgilenen bir ailenin kızıydı.

Follett'in çocukluğunda babası maddi sıkıntılar yaşamıştır; bunun üzerine ayakkabı imalat işleri eskisi gibi iyi olmasa da Baxter ailesinin desteği ile orada çalışmaya başlamıştır.

İlkokula devlet okulunda başlayan Follett 12 yaşında zamanın en iyi okullarından biri olan ve ileride akademik çalışmalarında büyük ölçüde etkisi olacak Thayer Akademi’ye girmeye hak kazanan 20 kişiden biri olmuş ve eğitimine orada devam etmiştir.

Follett 1888 yılında daha sonradan Radcliffe College olarak bilinecek Harvard’daki Kadın Koleji Öğretim Derneği’nde eğitimine devam etmiş ve Cambridge Üniversitesi Newnham Koleji’nde eğitimini tamamlamıştır.

Bu uzun süren ve farklı okullarda devam eden eğitimi esnasında Boston’da bir okulda ders verirken ilk kitabı The Speaker of the House of Representatives (1896)’i yayımlamıştır. Bu kitabı Harvard Üniversitesi tarih hocası Albert Bushnell Hart’ın öğrencisiyken yazmıştır.

Temsilciler meclisi üzerinden yönetim sistemine odaklanan Mary P. Follet kitabında Amerika’nın Temsilciler Meclisi Başkanlarına ışık tutarak yönetim yapısının zayıflıklarını ve o dönem Amerika’sının iktidarının nasıl merkezileştiğini incelemiştir.

1928 yılında ikinci kitabı The New State’i yayımlamıştır. Bu kitabında yönetim konusuna daha sosyolojik açıdan yaklaşan Follett temel olarak “gruplar çoğulcu mu yoksa birleştirici (unifying) bir devlet mi oluşturmalı?” sorusuna cevap aramıştır.

Follett bireyin kendi doğasını grup içinde bulacağını; grupların içinde farklılıklar olduğunu ama grupları, dolayısıyla tüm toplulukları ilerletecek olanın benzerlikleri bulmak (find) değil onları kazanmak (achieve) ya da farklılıkları birleştirmek (unify) olduğunu belirtir.

Follett’e göre bireyi grup ile birlikte değil de grup dışında özgürlükçü bir birey olarak değerlendirmek onu gerçekte daha özgür kılmaz; hatta grup ile bağlarını kopararak zayıf bir bireye dönüştürür.

Çoğulculuk fikrini eleştirirken, toplum içinde gruplardan devlete doğru giden bir örgütlenme olması gerektiğinden bahsetmektedir. Ayrıca Follett’e göre grupların kendiliğinden örgütlenme becerisi demokrasinin organik/doğal halidir.

Follett bir diğer kitabı olan Creative Experience’ı 1924 yılında yayımlamıştır. Kitapta grup ve grup-birey ilişkisine dair fikirleri ön plandadır; grubun gelişiminin deneyime bağlı olarak nasıl gerçekleşeceğini incelemiş, entegrasyonun nasıl gerçekleşeceğine cevap aramıştır.

Kitapta öne çıkan fikir çatışma üzerinedir. Çatışmanın kaçınılması gereken, ayrılıkçı bir şey olmadığını doğru yönetildiği takdirde yenilik yaratan yapıcı bir karakterde olduğunu savunur. Follett taraflar arasındaki çatışmanın üç şekilde sonuçlanacağını söyler.

Birincisi güçlü olanın sözünün geçeceği ve diğerinin ona biat edeceği çözüm yoludur. Bu çözüm yalnız güçlü olan gücünü koruduğu sürece geçerlidir. Diğer taraf her daim zayıf bir alanda kalacaktır.

Diğer çözüm biçimi pazarlık yoluyla anlaşmadır; bu ticari yöntemde her iki taraf da birbirine söz geçiremediği için kendinden fedakârlıkta bulunmakta ve anlaşma yolunu seçmektedir. Bu çözüm de çok etkili değildir.

Üçüncüsü ve Follett’in savunduğu fikir ise çatışma taraflarının fedakârlık yapmadan isteklerinin karşılanabileceği yenilikçi bir çözüm önerisi sunmaktır. Çatışmanın yapıcı özellik kazandığı durum da bu üçüncüsüdür.

Mary Parker’ın son kitabı ona ait yazıların toplandığı ve liderlik, yönetim, demokrasi, güç, sorumluluk gibi organizasyonlara yönelik temel kavramlara dair görüşlerinin yer aldığı "Dynamic Administration: The Collected Papers of Mary Parker Follett” 1942’de yayımlanmıştır.

Follett için en çok kullanılan ifade "zamanının çok ötesinde" olmuştur. Peter Ducker onu "yönetim konusunun peygamberi" olarak tanımlarken; Warren Bennis "bugün yönetim ve liderlik konusunda yazılan neredeyse her şey Follett'in derslerinden ve yazdıklarından gelmektedir" der.

Örgütlere hümanist yaklaşım, çalışan motivasyonu, bütünleşik işletme, grup dinamiği, takım çalışması, katılımcı liderlik, bireysel sorumluluk, yönetim eğitimi, dönüşümsel liderlik, kazan-kazan müzakeresi, çatışma yönetimi kavramlarıyla yönetim alanında çağının ötesinde bir isim.

Öneri çalışmalar:

Joan C. Tonn&Mary P. Follett, 2003. Creating Democracy, Transforming Management, Yale University Press.
Rick Marsh, 2014. A Woman ahead of her time: The relevance of Mary Parker Follett’s theory on modern organizations.

“Yalnızca kendimizi yönetmemize izin verilmemeli, kendimizi nasıl yöneteceğimizi de öğrenmeliyiz. İnsan kendi doğasının keşfi ve özgürlüğünü kazanması yalnız grup aracılığıyla gerçekleşebilir.”
Mary Parker Follett’ı saygıyla anıyoruz…

Mary Parker FOLLET paylaşımını Melike AKBIYIK Hocanın kılavuzluğunda arkadaşımız Ömer KURTULUŞ hazırladı.

Çok teşekkür ediyoruz.

Share this Scrolly Tale with your friends.

A Scrolly Tale is a new way to read Twitter threads with a more visually immersive experience.
Discover more beautiful Scrolly Tales like this.

Keep scrolling