Yüksel Çayıroğlu Profile picture
PhD in Religious Studies & Islamic Jurisprudence | Hakkın hatırı âlîdir; hiçbir hatıra feda edilmez. Yedek hesabım: @cayirogluyuksel

Sep 25, 2020, 15 tweets

1. İktidara yakın duran ve onların politikalarını meşrulaştırma görevini üstlenen ulemanın, elde edeceği makam ve mevkilerle dünyasını mamur hale getireceğinde şüphe yoktur. Fakat aynı ölçüde onların ahiretlerini tehlikeye atacaklarından da şüphe edilmez.
tr724.com/zalim-yonetici…

2. Zira bütünüyle siyasete eklemlenen ve yöneticilerin emri altına giren ulema hem kendileri için en büyük vazife olan emr-i bi’l-maruf nehy-i ani’l-münker vazifesini yerine getiremeyecek hem de dine aykırı fetvalar vermeye mecbur kalacaktır.

3. Bu yüzden Efendimiz şu hadislerinde sultanlara yakın olmanın tehlikelerine dikkat çekmiş, iktidar mensuplarıyla içli dışlı olmayı yasaklamıştır:
“Sultanların yanına giden, fitneye düşer.” (Ebû Dâvud)
“Kimin sultana yakınlığı artarsa, Allah’tan uzaklığı da artar.” (Ebû Dâvud)

4. Şu hadislerde ise özellikle âlimler zikredilmiş ve hangi özelliklere sahip âlimin peşinden gidilmesi gerektiği bildirilmiştir:

5. “Alimler, Allahın kulları üzerine peygamberlerin emanetçisidir. Sultanla içli dışlı olmadıkları ve dünyaya dalmadıkları müddetçe. Yönetimle içli dışlı-olup dünyalık peşinde koşarlarsa peygambere ihanet etmişlerdir. İşte o zaman onlardan sakının ve onlardan korkun!” (Deylemî)

6. “Şüphesiz ki Allah âlimlerle içli dışlı olan yöneticileri sever; yöneticilerle içli dışlı olan âlimlere ise buğz eder. Çünkü âlimler yöneticilerle içli dışlı olurlarsa dünyaya rağbet ederler. Yöneticiler, âlimlerle haşir neşir olurlarsa ahirete rağbet ederler” (Deylemî)

7. İbn Mâce’de yer alan şu hadiste ise sultanlara yakınlıkta dünyevî fayda uman, dinleri hususunda ise kendilerini emniyette gören âlimlerin nasıl bir yanılgı içinde oldukları çarpıcı bir misalle izah edilir:

8. “Ümmetimden bazıları dinde fakih olduklarını iddia edecek. Kuran okuyacak ve diyecekler ki ‘Biz emirlere gidip dünyalıklarından nasipleniyoruz. Dinimiz hususunda ise onlardan ayrılıyoruz’ Bu mümkün değil. Zira gevenden yalnızca diken toplanır. Bu sözleriyle ancak hata ederler”

9. Allah Resûlü’nün Ka’b b. Ucre’ye hitaben söylediği şu sözler ise zalim yöneticiler karşısında nasıl bir tavır alınması gerektiğini ders verir:

“Ey Kab b. Ucre, benden sonra gelecek yöneticilere karşı Allaha sığınmanı tavsiye ederim. Kim onların kapılarına gider, onları yalanlarında tasdik eder ve zulümlerinde yardımcı olursa, o benden değildir, ben de ondan değilim; ahirette havz-ı kevserin başında yanıma da gelemez.

10. “Ey Kab b. Ucre, benden sonra gelecek (zalim) yöneticilere karşı Allaha sığınmanı tavsiye ederim. Kim onların kapılarına gider, onları yalanlarında tasdik eder ve zulümlerinde yardımcı olursa, o benden değildir, ben de ondan değilim; ahirette havzın başında yanıma da gelemez.

11. Kim onların kapısına gitmez, yalanlarında onları tasdik etmez, zulümlerinde yardımcı olmazsa o bendendir, ben de ondanım; işte bu kimse, havzın başında yanıma gelecektir.” (Tirmizî, Salât 433).

12. Zulüm ve haksızlıklar karşısında en çok konuşması gereken ulemanın da susmasının zalim yöneticileri daha da cesaretlendirip küstahlaştıracağının unutulmaması gerekir. “Sizden birinin herhangi bir kimseden duyduğu korku hakkı söylemesine veya yapmasına engel olmasın” (Tirmizi)

13. Nebiyy-i Ekrem, şu hadislerinde de zalim yöneticilere karşı susmayı, kenara çekilmeyi değil, bilakis hak ve hakikati ifade etmeyi emreder: “Cihadın en faziletlisi, zalim sultanın yanında adaleti dile getirmektir,” (Ebû Dâvud, Melâhim 17)

14. Bir âlimin en önemli görevi iyiliğin yaygınlaşması, kötülüğün ise ortadan kalkması veya azalması istikametinde elinden gelen performansı ortaya koyasıdır. Bu görevin kendisine karşı eda edileceği insanlar sadece halk değildir; aynı zamanda yöneticilerdir.

Share this Scrolly Tale with your friends.

A Scrolly Tale is a new way to read Twitter threads with a more visually immersive experience.
Discover more beautiful Scrolly Tales like this.

Keep scrolling