My Authors
Read all threads
PROJECT DEMOCRACY'NİN KAHRAMANLARI:SOROS VE KAVALA
1-Dün gece Tuna Bekleviç ile yaşadığımız tartışma ve kendisine sorduğumuz sorular bugüne taşan bir tartışmanın da fitilini ateşledi...
2-Tartışma bizim Tuna Bekleviç'e " PKK'nın üssü olan Yunanistan'daki Lavrion kampına piknik yapmak için mi gittiniz? ve özellikle de "KIZIL SOROS lakabı ile tanınan Osman Kavala'ya olan özel alakanızın sebebi nedir?" sorularımızdan sonra başladı...
3-Kavala sorusunu özellikle sormuştuk zira Tuna Bekleviç Türkiye'de SOROS'un prensi olarak ortaya çıkan bir isim,Kavala ise SOROS'a Türkiye'deki en yakın isimlerden biriydi...
4-Sabahtan beri özellikle Kavala konusunda belli bir "rahatsızlık" söz konusu...Ve belli ki bizden de birilerinin yaptığı gibi "güzelleme" yapmamızı bekleyenler var...Ama kendileri bitmeyecek bir süre bekleyecekler bunun için...
5-Biz tam tersini yapacağız ve daha da fazla detay yazacağız.Şimdi peşrevi daha fazla uzatmaya hiç gerek yok sizler hazırsanız biz de hazırız...İşte başlıyoruz,çayı kahveyi kapan gelsin...
6- Bugün Türkiye’yi sarıp sarmalayan o girift ilişkiler ağı takvim yaprakları 1994 yılını gösterdiğinde kurulmaya başlanacaktı...
7-Ancak Türkiye’de kurulacak bu ilişkiler ağı ve gerçekleştirilecek siyaset mühendisliği projesi “KÜRESEL” bir projenin ayağı olarak uygulamaya geçirilecekti.
8-O nedenle filmi biraz daha geriye 1982 yılına saracağız... Tarih:1982
Yer:Washington-Beyaz Saray...
9-Başta RAND CORPORATİON olmak üzere uzun süredir harıl harıl çalışan ve 50 senelik yeni bir projeksiyon için rapor hazırlayan Pentagon ve CIA gibi kuruluşlar Başkan Reagan'a sundukları birifinglerde ortak bir noktada uzlaşmaktadırlar: SSCB maksimum 15 ene içerisinde çökecektir.
10-Bu durum bazı önemli sorunları da beraberinde getirmektedir. Zira ABD, nüfuzu altında bulunan Batı Bloğu'nu Komünizm tehdidi ile korkutarak yönetmektedir.Keza NATO'nun görev tanımı ve konsepti de Komünizm tehdidine göre konumlandırılmıştır. Ve pek tabii GLADİO'nun ki de...
11-Bununla birlikte Soğuk Savaş dönemi uluslararası koşullarında ABD özellikle CIA eli ile yabancı devletlerde gerçekleştirdiği "yasal olmayan" operasyonlarını Komünizm ile mücadele kılıfı ile maskelerken, bu çöküş artık bu maskeleme şansını da ortadan kaldıracaktır...
12-Ve özellikle yabancı ülkelerde yapılan yasadışı operasyonların yasallığının Batı dünyasında sorgulanmasının önüne geçmek için bir "Formül" üretilmelidir.
13-Ancak bu öyle bir formül olmalıdır ki hem bu yasadışı operasyonları legalize etmeli, hem de asıl büyük "proje" doğrultusunda ülkeleri manipüle ederek siyasal ve sosyal çatışmalara,hatta bölünmelere zemin hazırlamalı, hatta yeri geldiğinde bu süreçleri bizzat yönlendirmelidir.
14-Tabii Reagan'a bu brifingleri verenler çoktan bu "Formülü" de hazırlamışlardır... Gerekli bilgilendirme yapılır ve Reagan'ın imzası ile birlikte ABD'nin son 50 yıldaki en önemli projelerinden bir tanesi start alır: PROJECT DEMOCRACY...
15-Peki nedir, ne menem bir şeydir bu PROJECT DEMOCRACY?...
16-Bu proje ABD'nin çıkarlarına uygun siyasal operasyonları Dünya genelinde üzeri örtülü ve "sivil" biçimde, "HÜKÜMET DIŞI KURULUŞLAR" olarak tanımlanan Non-Governmental Organizations-NGO'ları kurgulayarak hayata geçirme temel esasına dayanmaktadır...
17-Bu NGO ismi daha sonra ülkeye göre değişecek kiminde "Sivil Toplum Kuruluşu", kimisinde "Kar Amacı Gütmeyen Kuruluş", kimisinde "Vatandaş derneği/platformu" şekline dönüşecektir...
18-Peki sistem nasıl işleyecektir? Anlatalım efendim...
19- Öncelikle NED ismi ile bir çatı örgütü/kurumu kurulur... NED'in finans kaynağı ise direkt olarak ABD Hazine Bakanlığı'dır...
20-ABD'de Cumhuriyetçi Parti'ye yakın olan NGO faal hale getirilir yani IRI... E tabii bir de Demokrat Parti'ye yakın bir NGO daha ortaya çıkar: NDI... İşte sistem aslında tam da bundan sonra işlemeye başlamaktadır...
21-Öncelikle "Operasyon yapılacak ülke" belirlenir. Bu ülkenin siyasal ve sosyal duygu haritası ile temel eğilimleri analiz edilir... Bu ülke eğer sol eğilimli bir ülke ise devreye NDI, daha muhafazakar/liberal genel sağ politikalara eğilimli bir ülke ise devreye NDI sokulur...
22-ÖNEMLİ DÜZELTME:Bir üstteki tweete "muhafazakar/liberal eğilimli ülkelerde" devreye sokulan NGO NDI değil IRI'dir (Cumhuriyetçi Parti NGO'su)
23-Bazı stratejik ülke ve operasyonlarda ise NED ve IRI ikisi birlikte devreye alınır... NED ve IRI, finansmanlarını tepe kuruluş olarak konumlandırılan NED'den sağlar... NED ise parayı ABD hazine bakanlığından aldığından aslında operasyonları ABD devleti finanse etmektedir...
24-NED ve IRI hangi ülkede faaliyet göstereceklerse önce buralarda var olan kendi siyasal görüşlerine yakın vakıflar ile temasa geçer... Eğer böyle bir vakıf yoksa derhal kurdurulur...
25-Sonrasında bu vakıflar "proje partnerliği" adı altında fonlanır ve finanse edilir... Bu kurdurulan vakıflar operasyon yapılacak ülkede özellikle çeşitli etnik kökenler üzerinde yoğunlaşırlar...
26-Özellikle akademisyenler bu vakıflara dahil edilerek diğer önemli ayak olan "Eğitim kurumları" ayağına geçiş yapılır...
27-Daha sonra yine bu vakıflar eli ile ülkelerdeki çeşitli etkin medya grupları ile temas sağlanır, ABD'li "önemli dostlar" ile tanıştırılan bu medya gruplarına vakıflar kurdurulur yahut var olan vakıfları NED yahut IRI tarafından kurdurulmuş olan vakıflar ile "PARTNER" olur...
28-Siyasal olarak hangi kanattan bir operasyon gerçekleştirilecekse bu siyasal eğilimin önde gelen isimlerinin NED yahut IRI'nin kurdurduğu vakıflar ile +++
29-+++yahut az sonra belirteceğimiz üzere bu NGO projesini kendisine uyarlayarak adeta dışişleri politikasının bel kemiği haline getiren Alman vakıfları ile bağlantılı yahut "PARTNER" olan vakıflarda toplanması sağlanır...
30-PARTNERLİK adı altında bu kurdurulan vakıflar fonlanarak finanse edilmektedir... NDI yahut IRI veya Alman Vakıfları ile "PARTNERLİK" ilişkisi olan bu vakıf ve STK'lar o ülkenin en önemli iş adamı,siyasi,gazeteci,yazar ve akademisyenlerince "kurulur"...
31-Bu daha en baştan bu STK'lara bir "prestij" kazandırırken asıl amaç olan "Devlet içerisinde nüfuz kullanabilmenin" de önünü açar...
32-Ve sonrasında bu vakıflar iki yönlü çalışmaya başlarlar... Hem prestij sahibi oldukları için kendilerine katılmayı bir "ayrıcalık" ve +++
33-+++"yükselme" aracı olarak gören bürokratlar sayesinde bürokrasiyi sararlar ve bu bürokratlar eli ile kendi amaçlarına uygun "raporları" devletin kritik makamlarına sunarak manipülasyon ve algı yönetimi yaparlar...
34-İkincisi ise kamuoyunu manipüle edecek girişimlerde bulunurlar ve işte tam da burada bu NED,IRI yahut Alman Vakıfları tarafından desteklenen çeşitli dernek,vakıf yahut platformların eylemlerini ve aktivistlerini görürüz...
35-Buraya kadar yazdıklarımız sistemin genel işleyişini anlattığımız ve ana hatlarını çizdiğimiz bölümdü... Peki bu devasa "KÜRESEL PROJE" hangi "asli amaca" hizmet edecekti ve bu devasa projenin koordinasyonunu kim yapacaktı?
36-Adına "PROJECT DEMOCRACY" denilen bu devasa projenin "Asli amacı" yeniden dizayn edilecek Dünya'da SSCB sonrasında Afrika-Ortadoğu-Kafkaslar hattını kontrol ederek Orta Asya enerji koridorunu denetim altına almaktı... Ve Büyük Ortadoğu Projesi yıllar öncesinden planlanmıştı.
37-Bu bölgelerde SSCB'nin yıkılmasından sonra hala Rusya'ya yakın olabilecek ülkeler yahut "Üniter Devlet Yapısına" sahip devletler, ya ABD yanlısı kukla yönetimler ile yönetilmeli yahut güçlü üniter devletler yerine parçalanarak küçük "devletçiklere" dönüştürülmeliydi...
38-Büyük Ortadoğu Projesi çok hayati bir projeydi ve asla riske atılamazdı... Bu nedenle PROJECT DEMOCRACY test edilmeliydi... Test alanı olarak ise Avrupa'nın göbeğindeki Yugoslavya seçilmişti... Bu KÜRESEL PROJENİN koordinasyonunu ise GEORGE SOROS yapacaktı...
39-Şimdi bu "test operasyonunu" siğzlere anlatmadan bir virgül koyacağız ve George SOROS'a biraz daha yakından bakacağız...
40-George Soros’un arkasındaki gerçek, hakkında özenle yaratılan medya imajından farklıdır. George Soros, Avrupa’nın aristokratik ve kraliyet aileleri tarafından yönetilen geniş ve oldukça kirli bir özel finans şebekesinin yalnızca görünen yüzüdür.
41-Doğrudan devletin gücünü kullanmak yerine hayati önemde jeopolitik amaçlara ulaşmak için gizli iç bağlantılı serbest finans çevrelerinin çıkarlarının geniş bir holdingi şeklinde birleşmiş, +++
42-+++Batı Avrupa aristokrasisi ve oligarşisi ile bağlantılı birçok bakımdan 17 yüzyılın İngiliz ve Hollanda Doğu Hindistan Şirketi modelinde. Önemli kaynaklara göre, bu kulübün merkezi eski Britanya İmparatorluğunun finans merkezi olan Londra’dır. +++
43-+++George Soros ortaçağda Hofjuden, “Saray Yahudileri” denilen ve eski aristokrat aileler tarafından yönetilen bu güçlü ama gizli şebekenin bir üyesidir.
44-Peki ama SOROS bu finansal operasyonları kimin adına yapmaktadır? Bu sorunun yanıtını vermek için SOROS'un QUANTUM HEDGE FON'unun yönetim kurulu üyeleri listesine bakmak yeterlidir...
45-SOROS’un Quantum Fonu’nun yönetim kurulunda adı geçenlerden biri de Richard Katz’dır. Katz, Rothchild’lerin bir adamıdır, aynı zamanda Londra N.M. Rothschild & Sons ticaret bankasının yönetim kurulunda görünüyor ve Rothschild İtalya S.p.A’nın da başındadır.
46-Rothchild’le, Soros’un Quantum Fonu arasındaki bir diğer bağlantı da Nils O. Taube’dir. Tabue, Rothschild’in başlıca iş ortağı olan yatırım grubu, +++
47-+++St. James Place Capital’in bir ortağıdır. The London Times gazetesinin köşe yazarı, William Lord Rees-Mogg da Rothchild’in St. James Capital’inin yönetim kurulundadır.
48-SOROS,Rothschild Ailesi vasıtası ile -Özellikle N.M. Rothschild- başta İngiltere olmak üzere,İsrail ve ABD "FİNANS İSTİHBARAT" merkezlerinden "içeriden sağlam bilgi" almaktadır... İşte bu nedenle de hiç bir zaman yanılmamaktadır...
49-Aynı SOROS,ABD'de Rockefeller Ailesi ile de yakın ilişkiler kurmuştur... ABD'nin "Küresel Stratejilerini" çizen Brzezinsky,Kissinger,Perle gibi isimler CFR'nin protokolünde SOROS'un yakın arkadaşlarıdır,hepsi aynı "masada" oturmaktadır.
50-Biz az önce virgül koyduğumuz PROJECT DEMOCRACY'nin "Uluslarararası testine" dönelim...
51-Yugoslavya'da kimsenin dikkatini çekmeyen "muhalif ve marjinal" görünümlü bir grup gencin OTPOR ismi ile bir STK'yı kurduğu günlerde kimse bunun büyük bir KÜRESEL PROJE'nin ilk işaret fişeği olduğunu bilmiyordu...
52-OTPOR adındaki bu kuruluş içerisindeki gençler "özel dostlardan" çok özel pasif direniş,kitle manipülasyonu,telekomünikasyon kontrolü,kitle psikolojisi dersleri almaktaydılar...
53-Ve bir anda eylemleri ile Yugoslavya'yı karıştıran olaylar zincirini başlatan OTPOR'un özellikle etnik kimlik ve ayrılıkçılık üzerinden gerçekleştirdiği eylemler ile sokaklara dökülen halkın +++
54-+++önlenemez bölünmesi ve mobilize edilerek yönlendirilmesi sonrasında Yugoslavya paramparça oluyordu...
55-"PROJECT DEMOCRACY" nin ilk "LABORATUVAR TESTİNİN " sonuçları gerçekten muazzam ve göz alıcıydı... Çok ucuz maliyet ile yıkılan SSCB'nin en yakın müttefiklerinden birisi olan sosyalist bir ülke parçalara bölünmüş "uydu devletçikler" haline getirilmişti...
56-Bu arada yine kimsenin dikkatini çekmeyen bir "SİVİL TOPLUM KURULUŞU" yine SOROS eli ile Çekoslavakya'da kuruluyordu...Çekoslavakya da yıkılan SSCB'nin müttefiki olan sosyalist bir eski demir perde ülkesiydi.
57-Çekoslavakya'da OTPOR'un rolü CHARTER 77 isimli STK'ya verilmişti. Aynı Yugoslavya'yı parçalayan OTPOR'daki gençlerin profilindeki gençlerin kurduğu CAHARTER 77'de aynı eğitimler veriliyor hatta +++
58-+++Yugoslavya'da "görevini başarı ile tamamlamış" OTPOR liderleri CHARTER 77 için "Eğitmenlik" yapıyordu... Çekoslovak halkı farkında değildi ama çanlar Çekoslovakya için çalmaktaydı... +++
59-+++Ve kısa süre içerisinde Çekoslovakya, CHARTER 77 öncülğünde sokak eylemlerine sahne oluyordu,halk yine sokaklardaydı...
60-Bu kez de Çek ve Slovak halklar arasındaki etnik farklılıklar ayrışma nedeni olarak körükleniyordu... Kısa sürede Çekoslovakya'da Çek Cumhuriyeti ve Slovakya olarak iki küçük devletçiğe bölünürken ne tesadüf tür ki (!) ikisinin de başına Amerikan yanlısı isimler geliyordu...
61-KÜRESEL "DEMOKRASİ PROJESİ" bir makine gibi işliyordu, Yugoslavya ve Çekoslovakya'nın parçalanması için SOROS sadece 1 milyar dolara yakın para harcamıştı...
62-Yani bunu askeri operasyon ile yapmaya kalksa ABD'nin 10 milyarlarca dolar harcaması gerekirdi. Ayrıca bu operasyonlar ile Dünya genelinde bir anti-Amerikan dalga uyanması riskinden de kurtulunmuştu.
63-Avrupa'da SSCB yıkılmadan müttefiki olan Polonya'da ise iş 1995'te bitirilmiş desteklenen işçi sendikası ve lideri Walesa sayesinde komünist düzen yıkılmıştı...
64-ABD,SSCB sonrası Avrupa'yı "bölerek" ve küçük devletler haline getirerek ve pek tabii bu devletçiklere kendisine yakın yönetimleri yerleştirerek yeniden dizayn ederken gözünü Kafkaslar'a dikmişti...
65-SOROS desteği ile SSCB'nin dağılmasından sona hala Rusya Federasyonu'na yakın yöneticilerin idaresinde olan Gürcistan ve Ukrayna hedef seçildi...Bu ülkelerde de çeşitli STK'lar kullanılarak mobilize ve manipüle edilen güya halk hareketleri ile Gürcistan'da "Kadife Devrim", +++
66-+++Ukrayna'da meşhur "Turuncu Devrim" gerçekleştirildi... Böylece Gürcistan ve Ukrayna'da da ABD karşıtı yönetimler halk hareketleri ile (!) devrilerek yerine ABD kuklası yönetimler gelmişti...
67-ABD artık hazırdı,denemeler başarı ile sonuçlanmıştı... En stratejik plan olan BÜYÜK ORTADOĞU projesi için özellikle Ortadoğu'da "PROJECT DEMOCRACY" uygulanabilirliğini kanıtlamıştı...
68-ABD'nin derin labirentinde gözler Ortadoğu'ya çevrilirken özellikle dikkat edilen bir ülke vardı:TÜRKİYE...
69-Ve Türkiye çok önemli ve kritik bir ülkeydi...SOROS Türkiye'de Alman Vakıfları ile de işbirliği yapacaktı. Ve SOROS'a yıllar önce temellerini atıp "uykuya yatırdığı" kimi STK'ların uyandırılması için düğmeye bastı...
70-SOROS talimatı almıştı ve gereğini yapacaktı... Çanlar bu kez Türkiye için çalıyordu ve bu kez haberi olmayan Türk halkıydı...
71-Büyük Ortadoğu Pojesi ABD ve küresel güç odakları için çok önemli bir projeydi.Proje ile temel 2 hedef elde edilecekti: 1-Enerji hatlarının kontrolü 2-Verimli tarım arazilerinin kontrolü.
72-Ve bu proje için Türkiye'de projenin başladığı dönemde uygun bir siyasal iktidar olmalıydı Oysa bu küresel projenin koordinatörü SOROS Türkiye için "YATIRIMINI" ta 1994 yılında yapmıştı...
73-1994 yılında SOROS'un desteklediği TESEV isimli vakıf sessiz sedasız kurulurken kimse bu vakfın ilerleyen yıllardaki etkisinin ne denli büyük olacağını tahmin etmiyordu.... Tabii TESEV’i "KURDURANLAR" ve "KURANLAR" hariç...
74-Peki neydi bu TESEV ve kimler kurmuştu bu vakfı? TESEV yani TÜRKİYE SOSYAL VE EKONOMİK ETÜDLER VAKFI 1994 yılında kurulurken kuruluş senedi adeta bir yıldızlar topluluğunu andırıyordu...
75-Kimler mi vardı bu kurucuların arasında? İsterseniz yakından bakalım... Zira ilginç isimler ilginç bağlantılar göreceğiz... Bülent Akarcalı-3 Numaralı TESEV Kurucu üyesi... Kimdir Bülent Akarcalı? ANAP döneminin parlayan siyesetçilerinden... Sonra ?
76-Sonrasında Türk Demokrasi Vakfı'nın başkanı...Türk Demokrasi Vakfı kim ile ilişkili? SOROS koordinatörlüğündeki ABD’deki Cumhuriyetçi Parti'ye yakın IRI isimli küresel ve operasyonel “NGO” ile...
77-Öyle gönül bağı falan da değil sadece... Bülent Akarcalı'nın Türk Demokrasi Vakfı, IRI'den 2 ayrı kez, biri 106 bin, birisi de 100 bin dolar olmak üzere o dönem para yardımı alıyor... "proje ortaklığı"...
78-Kim koordine ediyor bunu? Tabii SOROS! Bu arada SOROS'a verilen talimat "Türkiye'nin çok stratejik bir ülke olduğu bu nedenle Alman Vakıfları ile de ortak hareket etmesi" yönünde...
79-. Şimdi bakalım bir başka isme... Asaf Savaş Akat ki kendisi TESEV’de 4 numaralı kurucu üye... Eczacıbaşı -ki Eczacıbaşı TESEV'in temellerini atan isimdir- Holding'te uzun yıllar üst düzey yönetici...
80-Ama Asaf Savaş AKAT'ı bir de ilerleyen yıllarda CHP içerisinde küresel dizaynın aktörlerinin ve sıkı Baykal muhaliflerinin adeta üslendiği, SHP kadrolorını her daim dinç tutmak için kurulan TÜRKİYE SOSYAL EKONOMİK SİYASAL ARAŞTIRMALAR VAKFI'NIN kurucusu olarak görmekteyiz...
81-Öyle sıradan bir "kurucu" falan da değil, 5 milyon TL vererek kuruluş senedinde en fazla hisseye sahip isimlerden biri... "E ne var bunda?" derseniz erken davranırsınız...
82- Peki bu Akat'ın kurucusu olduğu TÜSES kimin “partneri” dersiniz? SOROS etkisindeki Alman Friedrich Eberth Vakfı'nın! Yüksek Danışma kurulunda TESEV'in 2 isim dikkati çekiyor...
83- Kimler dersiniz? "Deliğe süpürmeyin,kullanın" sözleri ile hafızalarımıza kazınan Cüneyd Zapsu ve Erdoğan aşığı iş adamı Ethem Sancak! 53 numaralı kurucu-Mehmet Ali Birand mesela... Nerede çalışmakta? O dönem Doğan Grubu'nda...
84- Peki Aydın Doğan Vakfı'nın "PARTNERİ" kim? Friedrich Eberth Vakfı! 76 Numaralı Kurucu Üye: ALİ NURİ ÇOLAKOĞLU... Bu ismi daha sonra NTV'den,CNN TURK'E kadar pek çok önemli kanalı "kuran adam" olarak görüyoruz ve uzun yıllar da CNN TURK'ü yönetiyor...
85- En kritik dönemde yani 2000'lerin başında... 106 numalı kurucu üye: SÜLEYMAN GAZİ ERÇEL... 1994'TE TESEV kurucusu, 1996'da Merkez Bankası Başkanı ve 1996'da Bilderberg üyesi... (1996 Kanada-Toronto toplantısı)
86-108 numaralı kurucu,: TARHAN ERDEM... 1994'te TESEV kurucusu,1999'da Baykal'ın istifası sonrası yapılan kongrede Altan Öymen'in genel başkanlığında CHP Genel Sekreteri! 142 numaralı kurucu: HURŞİT GÜNEŞ... 1994'te TESEV kurucusu, 24. dönem CHP Kocaeli Milletvekili, +++
87-+++2010'da Genel Başkan Yardımcısı ve PM üyesi (Kılıçdaroğlu dönemi!) 217 numaralı kurucu:Soli ÖZEL... 1994'TE TESEV kurucusu, 2006'da BİLDERBERG ÜYESİ... (OTTOVA-KANADA 1996 BİLDERBERG TOPLANTISI) 85 numarada kim var dersiniz? KEMAL DERVİŞ!
88-+++- Kim olduğunu söylememe gerek yok ama daha Türkiye'te gelmesine 6 yıl varken TESEV kurucusu! 56 numaralı kurucu: CEM BOYNER... 1994'te TESEV kurucusu,1995'te Yeni Demokrasi Hareketi kurucusu ve yine 1995'te BİLDERBEG üyesi! (ZÜRİH -İSVİÇRE-1995 BİLDERBERG TOPLANTISI)
89-Ve 183 numara: KEMAL KILIÇDAROĞLU... 1994 TESEV KURUCUSU, 2002 CHP Milletvekili,2009 CHP GENEL BAŞKANI! Bir de listedeki öne çıkan iş adamlarına şöyle bir bakalım...
90-Ömer Koç-188 NUMARALI KURUCU ÜYE-KOÇ HOLDİNG YÖNETİM KURULU BAŞKANI OLDU (2017-ABD-CHANTİLLY toplantısı ile birlikte BİLDERBERG’e adım attı, 2018’de ise İtalya-Torino’daki BİLDERBERG toplantısında “Küresel Elit” masasındaydı)
91-94 numaralı kurucu Rahmi Faruk Eczacıbaşı , 95 numaralı kurucu Ferit Bülent Eczacıbaşı ... Fazla söze gerek yok sanırım.
92-Yani kısacası daha pek çok isim ve örnek ile de sayılabileceği gibi TESEV 1994 itibariyle 2000'li yılların Türkiye'sinin sermaye,siyaset ve medyasının kurgulanması için kurulmuştur.
93-Bu arada mesela Atilla Yaylalı başkanlığında Liberal Demokrasi Topluluğu isminde bir grubun faaliyetleri dikkat çekmektedir...
94-Daha sonra bu topluluk içerisinden Taraf gibi operasyonel gazetelere yazarlık yapan, Samanyolu'nda iki programda bir konuk olan isimler çıkacaktır... Tabii ki SOROS ile...
95-SOROS bu topluluğu çok sevmiş olaca ki o dönem 11 bin 500 dolarlık bir fonlama yapıyor... Ama bu Atilla Yayla ve Liberal Düşünce Topluluğu için bir ilk değil... İlişkiler 1991'de başlıyor aslında...
96-1991'de Bodrum'da bir toplantı organize edilmiştir.. Toplantıyı düzenleyen kimdir FORUM Dergisi...
97-Peki bu FORUM DERGİSİ'ni kim finanse etmektedir... Washington'dan PROJECT DEMOCRACY projesinin ana finansörü,çatı kuruluşu NED!
98-Bodrum'da 1991 yılında gerçekleşen toplantının konukları da gerçekten ilginçtir... Aydınlar Ocağı kurucularından Aydın Yalçın ve CIA''DEN TANIDIĞIMIZ GRAHAM FULLER ile Paul HANZE...
99- Evet Türkiye'de siyaset,sermaye ve medya dizayn edilmektedir... Ve TESEV bunun öncüsüdür...Türkiye için ilmekler birbirine geçirilmeye başlamıştır... Ve TESEV'in "ikiz kardeşleri" yoldadır...
100- TESEV konusunu işlerken ise bir ismi bilerek "detaylı olarak" incelemedik... Zira o ismi özel olarak inceleyecektik:Nafiz Can Paker
101-Öncelikle belirtelim ki bu Can Paker hiç de sıradan bir isim değil, hatta denilebilir ki Türkiye'de son 20-25 yılda yaşanan tüm önemli gelişmelerde "perde arkasında" etkin olarak rol alan isim Can Peker...
102-Can Paker'in en önemli özelliği SOROS'un Türkiye'deki kendisine en yakın ismi olması... Peki kimdir bu Can Paker ve bu ağırlığı,ilişkiler ağı nereden gelmektedir...
103-Şimdi efendim bu Can Paker'in ailesi öyle "seçkin" "özel" bir aile değil. Ama baba fabrikatör yani zengin bir aile... Can Paker'in bir kız kardeşi var Canan Paker...
104-Can Paker için 1967 yılı "Hayatının kırılma" anı oluyor... Neden mi? Zira 1967 yılında kız kardeşi Canan Paker, Cumhuriyet Gazetesi'nde stajyer olarak çalışmaya başladığında 3 ay içerisinde gazetede çalışan bir isimle evleniyor: Mehmet BARLAS...
105-Barlas ailesi hiç ama hiç sıradan bir aile değil, hatta az sonra anlatacağımız üzere "tek bir aile değil"...
106-Can Paker'in kardeşi Canan Paker'in evlenerek Canan "BARLAS” olduğu Mehmet Barlas'ın babası Cemil Said Barlas... Kimdir derseniz; eski Ticaret Bakanı, Son Havadis Gazetesi sahibi ve Milli Resürans T.A.Ş Genel Müdürü... Mehmet Barlas'ın dedesi Said Barlas eski Yargıtay Başkanı
107-Babaanne Zahide Barlas ise Ayşe Barlas ile dünür... Ayşe Barlas ise ilk Turizm Bakanı ve eski devlet bakanlarından Ali İhsan Göğüş'ün teyzesi Hatice Dai'nin kızı...
108-Bu arada Ali İhsan Göğüş, eski bakanlardan Hasan Celal Güzel'in dayısı ve gazeteci Zeynep Göğüş'ün babası... Öte yandan ilk Hatay Cumhurbaşkanı Tayfur Sökmen'in yeğeni...
109-Hatay'ın ilk ve son Cumhurbaşkanı Tayfur Sökmen ise, eski TBMM Başkanlarından Murat Sökmenoğlu'nun babası! Yani Can Paker, kız kardeşinin Barlas Aİlesi'ne gelin olması ile Türkiye'nin "seçkin" Beyaz Türk, imtiyazlı "özel aileler" yapısı ile bir akrabalık bağı kuruyor...
110- Ne var bunda demeyin zira çok yanılırsınız...
111-Zira 1967'de bu akrabalık kurulduktan sadece'2 sene sonra 1969 yılında Can Paker'i Türk Henkel'de şef olarak işe başlamış olarak görüyoruz.15 sene gibi kısa bir süre içerisinde şeflikten devasa Henkel'in Genel Müdürü oluyor Can Paker...
112- Peki HENKEL kimin firması? Rothschild'lerin! Bu arada Can Paker uluslararası ilişkilerini güçlendirirken SOROS dostluğu doğuyor ve TESEV'in ilk yönetim kurulunda ismini görüyoruz...
113-Aslında TESEV'i perde arkasında yöneten isim Can Paker....TESEV'in en etkili projelerinin altında onun imzası var...
114-TESEV, 2001 yılında ülkeye Can Paker'in büyük PR çalışması ile TESEV kurucusu Kemal Derviş'i getiriyor... Ve 2001-2007 arasında ilerleyen bölümlerimizde daha detaylı olarakm yazacağımız KÜRESEL MERKEZ AKIL'ın 1.TALAN OPERASYONU'NDA gerekli misyonu en etkili biçimde oynuyor...
115-Ve SOROS artık Can Paker kanalı ile çok daha açıktan faaliyet yürütmeye karar veriyor... Paker TESEV'den ayrılıyor ve işte 2. bölümümüzün sonunda belirttiğimiz "TESEV'İN İKİZLERİ" bu ayrılık sürecinden sonra doğuyor...
116-Paker öncelikle SOROS'un Dünya genelindeki STK/NGO faaliyetlerinin merkez karargahı olan Açık Toplum Enstitüsü'nün (Open Society Foundation) Türkiye ayağını AÇIK TOPLUM VAKFI adı ile hayata geçiriyor... Fonlayanı söylemeye zaten gerek yok sanırım...
117-Vakıf Senedinde kuruluş tarihi ve detaylar aynen şu şekilde: “Beyoğlu 7. Noterliği 14.05.2008 tarih ve 06483 sayılı Düzenleme Şeklinde Vakıf Resmi Senedi ile vakfın kuruluşu Beykoz 1. Asliye Hukuk Mah. 2008/170 E. 2008/204 K. sayılı 19.06.2008 tarihli kararla gerçekleşmiştir"
118-AÇIK TOPLUM VAKFI geçen sene Türkiye'den çekildi,faaliyetlerini sonlandırdı...Vakıf kapanmadan önce bu vakıf senedine aşağıdaki linkten ulaşmak m
mümkündü:(Bkz:AÇIK TOPLUM VAKFI-KURULUŞ SENEDİ- aciktoplumvakfi.org.tr/wpcontent/uplo…)
119-Şimdi isterseniz bu AÇIK TOPLUM VAKFI'na biraz yakından bakalım... Mütevelli Heyeti: Nebahat Akkoç,Mustafa Akyol, İbrahim Betil, Ferhat Boratav,Üstün Ergüder,Memduh Hacıoğlu,Osman Kavala,Ayşe Soysal,Murat Sungur ve Binnaz Toprak...
120-Evet efendim SOROS'un Türkiye'de bir dönem "vazgeçilmezi" ve "en önemli adamı" olan Can Paker'in TESEV'de de AÇIK TOPLUM VAKFI'nda da yanında bulunan isimdir Osman Kavala...Ve Kavala da "sıradan" bir isim olmamıştır hiç bir zaman...
121-Kavala'ya geçmeden Kavala'nın kurucusu olduğu SOROS tarafından fonlanan AÇIK TOPLUM VAKFI'nın fon aktardığı "Projelerfe" bir bakalım isterseniz...
122-Bu AÇIK TOPLUM VAKFI'nın maddi olarak fonladığı "PROJELERE" bir baktığımızda iki başlık ön plana çıkıyor: SURİYELİ MÜLTECİLER ve LGBT Hareketi..."PROJECT DEMOCRACY" içerisinde LGBT hakları konusu stratejik önem taşıyor bunu belirtelim...
123-Şimdi bu projelere bir bakalım isterseniz: TÜRKİYE'DEKİ SURİYELİ MÜLTECİLER, SURİYELİ MÜLTECİLER HAKLARINI ÖĞRENİYOR, SURİYELİ ÖĞRETMENLERE TÜRKÇE DİL DERSİ, SURİYELİ ÖĞRETMENLERİN MESLEKİ OLARAK GÜÇLENDİRİLMESİ, +++
124-+++İSTANBUL'DAKİ SURİYELİ MÜLTECİLER, SURİYELİ MÜLTECİLERİN "UYUMU",
ÇANKIRI'DAKİ SURİYELİ MÜLTECİLER,
SURİYELİ MÜLTECİ ÇOCUKLAR TÜRKÇE ÖĞRENİYOR, SURİYELİ MÜLTECİ ÇOCUKLARA ERKEN EĞİTİM DESTEĞİ, SURİYE SÖZ OKULU PROJESİ (OKUL YAPTIRILIYOR),
125-+++TÜRKİYE'DE LGBT HAREKETİ, ADALETİN "T" HALİ -TÜRKİYE'DE TRANS BİREYLERİN GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ.... İşte efendim SOROS'un Can PAKER eli ile kurdurduğu AÇIK TOPLUM VAKFI bu projeleri finanse etmekte.
126-+++Hani bizim bugünkü sorunumuz Suriyeliler konusunu yıllar önce görüp "yatırım" yapılmış ciddi şekilde.Ama tabii bunlar tesadüf hep hatta "komple komplo teorisi" bunlar...
127-Gelelim Can Paker'in en yakın arkadaşlarından,TESEV'de,AÇIK TOPLUM VAKFI'nda sürekli karşımıza çıkan "Kızıl Soros","Kızıl Milyarder","Yerli Soros" lakapları ile matuf Osman Kavala'ya ve onun meşhur STK'sı Anadolu Kültür Derneği'ne...
128-SOROS’un Türkiye’deki 1 numaralı adamı konumundaki Can PAKER’in en yakınındaki isimlerden birisi olan Osman KAVALA aile şirketleri olan Kavala Şirketler Grubu’nun başına geçtikten sonra ilk büyük çıkışını+++
129-+++ ünlü Commodore 64 bilgisayarlarını Türkiye’ye getirerek yaptı ve bu işten çok büyük kazanç sağladı...
130-Sonrasında ise Kavala’nın önlenemez yükselişi başladı...
131-1985 yılında Kavala’yı AKSU ENERJİ’nin kurucu ortaklarından -şirkette 30 kurucu ortak olsa da 2 isim ön plana çıkıyor- ve %5,5 ortağı olarak görüyoruz.Bu şirketin özelliği Türkiye’nin ilk Yap-İşlet-Devret modeli ile gerçekleştirilen +++
132-+++hidroelektrik santralinin işletmesini yapan firma olması.KAVALA burada, merhum Süleyman Demirel’in kardeşi Şevket Demirel ile ortak!
133-1988 yılında ise F-16’lrın yazılım ihalesini MİKES isimli firması ile 150 milyon dolara alan isim KAVALA oluyor ama her ne hikmetse, milli yazılım ve modernizasyon işini alan KAVALA’nın şirketi işi teslim edeceğine sürekli aksatıyor...
134-Hatta KAVALA MİKES’in hisselerini Amerikalı firma DİMES A.Ş’ye satmaya kalkıyor.
135-Devreye“Hisselerin ABD firmasının ELİNE GEÇMESİNİN Türkiye’nin milli menfaatlerine aykırı olduğunu”söyleyen Korkut EKEN’in ricası ile Sedat PEKER girerek hisselerin DİMES A.Ş’ye geçmesini engelliyor
136-Ancak iş sürekli “aksıyor” ve bir türlü bitirilemiyor... Sanki “bir el” işin bitmesini istemiyor... İş yılan hikayesine dönünce ASELSAN tarafından iptal edilen ihale ile KAVALA’dan alınarak yazılım milli hale getiriliyor ve F-16 modernizasyonu tamamlanıyor.
137-28 Şubat sürecinde bankacılığa da el atan KAVALA’yı tek şubeli, 4 çalışanı olan ama maşallah 500 milyar sermayesi mevcut Birleşik Yatırım Bankası’nın sahibi olarak görüyoruz... Bankanın içi boşaltılıyor ve banka batarak devlete geçiyor... Kimse KAVALA’ya tek kelime etmiyor...
138-KAVALA, denince akla gelen en önemli sektörlerden birisi de hizmet sektörü ve ünlü restaurantı CEZAYİR RESTAURANT.Özellikle Ermeni diasporasının önde gelen isimleri ve Kürt ayrılıkçı siyasetinin önemli isimlerinin buluşma adresi bu mekan...
139-Bu arada KAVALA’nın KVK’nın ortaklarından birisi olduğunu da hatırlatalım... Oradaki 2 "K" KARAMEHMET ve KAVALA "V" ise VARGI'yı temsil etmekte...
140-Ama tüm bunlar “detay”... KAVALA asıl “operatif” görevleri ANADOLU KÜLTÜR DERNEĞİ ismindeki STK/NGO ile yapıyor...
141-KAVALA’nın Yönetim Kurulu Başkanlığını yaptığı, Kürt sorunu üzerine uzmanlaşan bu derneğin çok ilginç “DESTEKÇİLERİ” var...
142-Şu “DESTEKÇİLERE” şöyle yakından bir bakalım istersiniz...
143-Başlıca “destekçi” “SOROS” patentli, Osman KAVALA’nın kurucusu olduğu ve Can PAKER’in ayrılışından sonra yapı içerisinde daha da etkin bir rol oynadığı AÇIK TOPLUM VAKFI...
144-CHEVRON...Rockefeller Hanedanı’nın devasa petrol şirketi ANADOLU KÜLTÜR DERNEĞİ’nin en önemli “DESTEKÇİLERİNDEN”
145-BRITISH COUNCIL... Bu kuruluş bizzat 1934 yılında İngiltere devleti tarafından kurulmuş, Kraliyet Tüzüğü kazanmış bir kurumdur. Amacı dünya genelinde İngilizceyi yaymak,kültürsanat faaliyetlerinde bulunmaktır.100’ü aşkın ülkede faaliyet göstermektedir.
146-Gelirlerinin %15’i Birleşik Krallık Hükümeti tarafından karşılanmaktadır.Tabii bu %15 rakamı resmi açıklanan rakam, açıktır ki bu kurum bizatihi Britanya Krallığı’nun kültür emperyalizmi noktasındaki en önemli kurumlarından birisi olup,+++
147-+++ tamamı ile İngiliz hükümeti tarafından finanse edilmektedir. İşte bu kültür emperyalizmini Britanya Krallığı adına yürüten kurum da KAVALA’nın ANADOLU KÜLTÜR DERNEĞİ’nin destekçisi...
148-CHREST FOUNDATİON... Bu vakıf ise Can PAKER’in yeni oluşumu üstte bahsettiğimiz PODEM’in en önemli “FİNANSÖRLERİNDEN” birisi.PODEM kanalı ile ANADOLU KÜLTÜR VAKFI da CHREST FOUNDATİON’dan ciddi miktarda fon alıyor...
149-Aynı CHREST FONDATION Ruşen Çakır'ın "Bağımsız" Medyascope TV'sine de 2017-2018 yıllarında toplam 500 bin Dolar hibe yapıyor.Zira "Bağımsız" gazeteci Çakır da SOROS'un AÇIK TOPLUM VAKFI Danışma Kurulu Üyesi!
150-DVV INTERNATIOAL... Efendim bu ALMAN merkezli vakıf da önemli bir “destekçi”... ANADOLU KÜLTÜR DERNEĞİ ve Osman KAVALA’nın en önemli uzmanlık ve ilgi alanlarından birisinin “ERMENİ MESELESİ” olduğunu da hatırlatalım...
151-Zira bu Alman vakfı Türkiye’de DVV International, Alman Federal Dışişleri Bakanlığı tarafından finanse edilen "Öğrenme ve Anma Hrant Dink" projesinin bir parçası olarak Hrant Dink Vakfı ile işbirliği yapmakta...
152-EURASIA PARTNERSHIP FOUNDATION... ANADOLU KÜLTÜR DERNEĞİ’nin bu “destekçisi” de Ermeniler konusunda özel ilgisi olan bir Vakıf...
153-Vakfın Yönetim Kurulu Başkanı David Lee ise Dünya telekominikasyon piyasasının yakından tanıdığı bir isim,Yemen Telecom’un ve öncesinde Metromedia Internatıonal Telecomminication Ins. Şirketlerinin tepe yöneticileri...
154-Bu arada Osman KAVALA’nın da telekominikasyon piyasasında KVK ile varlığını ve bilişim şirketlerini hatırlatalım...
155-CALOUSTE GULBENKIAN FOUNDATION... Bu vakıf da ne tesadüf ki (!) Portekiz merkezli bir Ermeni vakfı... Bolca hibe yapıyor, özel Ermeni programları ve etkinlikler yapıyor.Ermeni diasporasının 2 güçlü şehri Paris ve Londra’da temsilcileri var...
156-Türkiye’de ise ANADOLU KÜLTÜR VAKFI’nı kendilerine üs yapmışlar...
157-OPEN SOCIETY INSTITUTE.... Bizzat SOROS’un Dünya genelideki “NGO” faaliyetlerinin amiral gemisi olan bu ENSTİTÜ de ANADOLU KÜLTÜR DERNEĞİ’ni “finanse” ediyor...
158-MONDRİAN FOUNDATION... Hollandalı “AÇIK TOPLUM” savunucusu vakıf... Zaten Kavala’nın Hollanda ve Hollanda Kraliyet Ailesi bağlantısı dikkatlerden kaçmıyor... Peki bunun anlamı ne ?
159-BİLDERBERG’in ilk organize edicisi ve “Dünya “Küresel Elit Grubunun” en önemli ailelerinden birisi, hatta en önemli dizayn edicilerinden birisi Hollanda Kraliyet Ailesi” dersek sanırız yeterli olacaktır...
160-Şimdi "Kavala güzellemesi" yapan bazıları ile birlikte neden Kavala'nın adını ağzımıza alır almaz sesin HDP Eş Genel Başkanı Alp Altınörs'ten geldiğini sanırım daha net anladınız...
161-Ama iki kelam etmekte fayda var burada...Şimdi bu yazdıklarımızı okuyup HDP Eş Genel Başkanı gibi bize "Gezi İddianamesi ağzı ile konuşuyor" diyecek olanlara ilk sözümüz...
162-Biz bu yazdıklarımızın daha fazlasını burada 5 bölün flood serisi yapalı 3 sene,AHTAPOT ismi ile e-kitap yaparak daha da fazla detayla e-kitap ile okuyucu ile buluşturalı 2,5 sene oluyor.Bunları yazdığımızda ne AÇIK TOPLUM VAKFI kapanmıştı,ne KAVALA hapisteydi...
163-İkincisi sabahtan beri "elma ile armutu" kasıtlı olarak karıştırarak "Kavala güzellemesi" yapanlara...Kavala'nın iddianamesi bile olmadan içeride tutulması gibi bir hukuk garabeti ayrı şeydir...Zaten ben tartışmaya bunu savunur şekilde dahil olmadım.
164-Ama bu KAVALA'nın Dünya'nın en önemli "Küresel siyaset dizayn edicilerinden" SOROS ile işbirliği içinde oluşu,"enteresan" konularda "enteresan" destekçiler ile SOROS modeli STK fonlamaları gerçeğini değiştirmez.
165-Kimse kusura bakmayacak, özellikle malum siyasi partinin "göbeğinden bağlı" olduğu için ve Gezi falan umurunda olmadan,KAVALA'nın "Etnik Kürt siyasetine sağladığı" fonların ve finansmanın famakta kalan tadı ile ödedikleri "güzelleme" bedelini biz ödemek zorunda değiliz...
166-Bu ülkede sadece okurlarına güvenerek yanlış nerede olursa olsun,kişi,siyasi parti,kurum farkı gözetmeden yazmaya devam edeceğiz...O maskeler de tek tek inecek...
167-Verdiğimiz "KALICI" rahatsızlık için de hiç özür dilemiyoruz ve biz bu durumdan gayet memnunuz... Memnun olmayan ve rahatsız olanların problemleri bizi ilgilendirmiyor zira biz gerçekleri yazdıkça daha çok rahatsız olacaklar...
168-Bu uzun floodu biz yazarken okuyan yahut daha sonra okuyacak tüm dostlara bin selam olsun diyor ve klasikleştiği şekli ile bitiriyoruz floodumuzu: "Takdirleriniz beğenilere,beğenileriniz RT'lere yolculuk etsin"...
Missing some Tweet in this thread? You can try to force a refresh.

Enjoying this thread?

Keep Current with Celal Eren Çelik

Profile picture

Stay in touch and get notified when new unrolls are available from this author!

Read all threads

This Thread may be Removed Anytime!

Twitter may remove this content at anytime, convert it as a PDF, save and print for later use!

Try unrolling a thread yourself!

how to unroll video

1) Follow Thread Reader App on Twitter so you can easily mention us!

2) Go to a Twitter thread (series of Tweets by the same owner) and mention us with a keyword "unroll" @threadreaderapp unroll

You can practice here first or read more on our help page!

Follow Us on Twitter!

Did Thread Reader help you today?

Support us! We are indie developers!


This site is made by just three indie developers on a laptop doing marketing, support and development! Read more about the story.

Become a Premium Member ($3.00/month or $30.00/year) and get exclusive features!

Become Premium

Too expensive? Make a small donation by buying us coffee ($5) or help with server cost ($10)

Donate via Paypal Become our Patreon

Thank you for your support!