Jeffrey Edward Gundlach, 1959'da Niagara şelalesinin dibindeki soğuk NYC kasabası #Buffalo'da, orta sınıf bir ailede doğar. Babası kimyager, anası ev hanımıdır. Çalışkanlığı ve matematik zekası, Jeff'i orta sınıftan ve bu ufak + soğuk kasabadan kurtaracaktır...
Başarılı okul hayatı onu 8 ünlü Ivy League kolejinden Dartmouth 'a burslu taşır. Matematik+Felsefe bölümünü onur derecesiyle bitirir. Yale'da doktoraya başlar ama akademi monoton gelir: "#Sonsuz diye bir şey yok" konulu bitirme tezi yazmak ister; reddedilince okulu bırakır.
Kaliforniya'ya geçer ve rock gruplarında davul çalmaya başlar. The Greens adındaki grupta tanıştığı Nancy ile evlenir. Sonra grup ismini Radical Flat'e çevirirler. Ekibi gece yarıları kaldırıp şarkıları mükemmele ulaştırmak ister ama grup istedikleri gibi ün kazanamaz.
X jenerasyonundan sonrakiler bilmez; Uğur Dündar'ın 35 yıl önceki -İşte Hayatınız- programının orjinali olan "Zenginlerin Yaşamı" adlı ABD programında yatırım bankacıları izleyen Gundlach, zengin olma hedefiyle yola çıkar...
(1984 yılından Koç ve Sabancı)
Üst düzey matematik bilgisiyle TCW'de analist olarak işe girer. 25 yıl kalacağı bu firmada sürekli yükselir: 30 yaşına gelmeden geliri milyon doları geçer. [80'ler için oldukça iyi]
Uzmanlığı mortgage 'a dayalı tahvillerdir (MBS) ve 2008 krizi öncesi çöküşü tahmin eder.
Her şey yolunda gitmekte iken 2009'da TCW'nin sahibi Fransız Société Générale ile anlaşamaz ve kovulur. Hemen #DoubleLine Capital ismini verdiği kendi fonunu kurar. Ekibindeki 65 kişiden 45'i de onu takip eder. TCW'den kovulma sebebi: binlerce müşteri bilgisini çalmaktadır 😈
TCW ile karşılıklı dava açarlar, Gundlach kazanır ve ekibiyle beraber $67 milyon tazminat alır. Pek çok müşterisini & fonlarını kaybeden TCW ise rövanşı duygusal yoldan alır: eski traderının ofisinde esrar ve bol miktarda muzır neşriyat (XXX dvd'ler, aletler) bulunduğunu açıklar.
Spor arabalara ve ünlü ressamların (Warhol, Mondrian vb) eserlerini biriktirmeye tutkun, kendine #Godfather lakabını takan Gundlach; bu gösterişli ve çoğu zaman küstah tavrıyla tepki alsa da; fonları hep üst düzey getiriler elde eder.
Uçarı yorumlarını kabul etmekte zorlananlar bile ilginç iddialarını kaçırmamak için onu takip etmeye devam ederler. Sektörün süperstarı Bill Gross (PIMCO) kadar büyük paraları yönetmese de, onunla her zaman "#tahvil kralı" ünvanı için kapışmıştır.
İşte bu nedenlerle eski tahminleri çuvallasa bile yenilerini takip ediyoruz 😉
Her ülkede bir "bankaların bankası" yani bankalara ülkenin yerel parasını borç veren bir merkezî banka vardır. BIS’e göre dünyada 166 Merkez Bankası vardır, fakat bunların isimlendirmesi farklılaşır.
Neden biz TCMB diyoruz da, Fed gibi "merkez" ifadesi olmayan örnekleri var?
“Federal Reserve”
ABD merkez bankacılığı 1800’lerin başında "1. ve 2. ABD bankası" adlarıyla iki kez denemiş. Bunlar “elitlerin maşası” diye tepki çekmiş ve kapanmış. Ekonomide birçok yılda finansal çöküşler sıkça yaşanmış; sistemi hep JP Morgan gibi bankerler kurtarmış.
En son 1907 paniği sonrası, merkezi bir kamu otoritesine karşı olan kültürel direnç nedeniyle Fed'i gizlice kurmuşlar. 12 ayrı federal şubesi olan mekanizmaya banka bile değil "rezerv" ismi verilmesi de bankalara olan işte bu güvensizlikten olmuş. Zamanla tüm gücü eline almış.
Maaşlı çalışırken "girişimcilik yapmalıyım" diyen arkadaşların araştırıp girdiği spesifik bir sektör var: otomat işletmek. Az bir parasal yatırımla, doğru konum seçimiyle büyütülebilecek bir iş.
Bunun ABD'de daha ilginç bir versiyonu var: ATM işletmeciliği
ABD'de bulunan yaklaşık 500 bin ATM'den %40'ı bankalara aitken, %60'ı özel işletmeciler adına kayıtlı. Aynı bir otomat alıp içini doldurur gibi... ya sıfırını 5-10 bin dolara, ya da 2. el bir ATM'yi 2-3 bin dolara alıp içini "paralıyorsunuz" ve internete bağlıyorsunuz, voilà!
Merkezi sisteme bağlı tüm finansal kurumların müşterileri sizin paranızı çekiyor. Bunun karşılığında bir miktar komisyonla beraber hesabınıza ilgili tutar kısa sürede EFT geliyor. ATM'nizi başka birinin mağaza veya özel alanına koyduysanız kira ödüyorsunuz.
Vadesi gelen KKM hesaplarını, standart TL mevduata geçirme hedefi geldi. Kıstasları tutturamayan bankalar ek menkul tesisine mecbur tutulacak.
Hazine'den devralınan TL KKM'de hedef %50 (!). Döviz dönüşümlüde ise sadece %5. Teoride bu 2 hesap türü arasında büyük fark yok, ikisi de vadesinde dövize geçebilir. D.D.'nin MB kurundan dönme hakkı var, bu düşünülerek fazla ısrarcı olunmamış.
TL KKM sahiplerine ise çok ciddi faizler önerilmesi lazım. Yoksa bankaların 500 milyar TL ekstra menkul kıymet tesis etmesi gerekebilir. Silahlar çekildi...
Artı,
%57'ye inen Liralaşma oranı,
Kredilere çift adımlı faiz tavanı vb
Her şey kaldırıldı. ✂️
MB'nin açıklayacağı katsayı ile kredi faizlerine kıstas.
DDKKM için %5 vadeli TL ile yetiniyor muyuz? Hayır. Kalan %95'in de yenilenmesi zorunlu. Eksik kısma ek menkul tesisi... 🤣
1. HGE doktorayı bitirmek için tez yazmaz. Danışmanı onun ilk düşüncelerini kağıda döker, tez komitesi prosedür gereği 1. sayfayı okur ve doktorasını onaylar.
2. HGE üniversite döneminde staj yapmayı düşünmüş. Onun sadece stajyerliğinin 3 ayda 9 kat ciro büyüteceğini anlayan şirketler, dikkat çekmekten korkup reddetmek zorunda kalmış. Staj yapacak yer bulamamış.
3. HGE 'nin kitabında imkansız üçleme, dörtleme veya beşleme diye bir şey yoktur. Dünyadaki diğer MB başkanları tamamen başarısız gözükmesinler diye varmış gibi davranır.
Birini savunuyor durumuna düşmekten (bu aşamada nötr kalmayı tercih edeceğimden) pek hoşlanmıyorum ama deveye boynun eğri demek şart. Konu ABD'de bir dava.
ABD sermaye piyasalarında bir şirketin fabrikasına göktaşı düşer... hissedarları "bu riski belirtmediniz" diye dava açar...
Sektörde önemli bir olay gerçekleşir... bir grup "neden gece açıkladınız, piyasanın açılmasını bekleseydiniz" diye dava açar. Bir başkası "açıklamasanız, hisseler düşmezdi" deyip ayrı dava açar... 🙈
Genel adı "menkul kıymet sahtekarlığı" (securities fraud) olan bir "işkolu" bu.
Amacı nedir? Sektör avukatları, düşen hisselerde para kaptıranları bulur ve dava açmaya teşvik eder. "Ne tuttursak kârdır" modu.
Bloomberg blog yazarı (avukat-komedyen) @matt_levine bunun o kadar fazla örneğini vermiştir ki, bu terimle adı özdeşleşmiştir...