Savaş sonrası dönemde sosyolojinin önemli figürlerinden olan, ‘görünmeyen’ dini görünür kılan sosyolog Thomas Luckmann’ı (14 Ekim 1927-10 Mayıs 2016) yakından tanıyalım. 🔎 Image
Luckmann, bugün Slovenya sınırları içinde bulunan ve Avusturya ve İtalya’ya komşu olan Jesenice kentinde, Avusturyalı bir sanayici babanın ve Slovenyalı bir annenin tek çocuğu olarak dünyaya gelir.
İki savaş arası dönemde Avrupa’da bir sınır kentinde doğmuş olmak aynı dönemde yaşamış birçok bilim insanı gibi Luckmann’ın hayatını da erkenden örmeye başlar.
İkinci Dünya savaşının patlak vermesi Luckmann’ın erken gençlik yıllarına Alman vatandaşı olarak girmesine sebep olurken, babası ve akrabalarından bazılarını kaybeden Luckmann bu süreçte annesi ile Viyana’ya taşınır.
16 yaşındayken Alman hava kuvvetleri eri olmak durumunda kalan Luckmann, 1945’te Amerikan Ordusu tarafında ‘kurtarılan’ bir bölgede olması sebebiyle üç ayını savaş esiri olarak geçirir.
Savaş sona erdiğinde artık Almanya vatandaşı olmayan 18 yaşındaki Luckmann, Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti’nin bir parçası olmuş olan Slovenya’ya dönmek istemez; Avusturya’da yaşayan ama Avusturyalı olmayandır.
Edebiyat, felsefe, mısırbilim ve Fransız filolojisi konusunda eğitimlerini Viyana’da tamamlar. 1949’da Litvanyalı eşi Benita Petkevic ile tanışarak evlenir.
Eşi Benita’nın 1951 yılında Amerika’dan kabul alması, aynı sırada Sorbonne, Oxford ve Yale’den kabul alan Luckmann’ın seçimini belirler. (Benita Luckmann’ın (1925-1987) kendisi de küçük yaşam-dünyaları ve sürgün üzerine çalışmaları olan bir sosyologtur.) ImageImage
Fakat Alman ordusunda yaptığı hizmet Luckmann’ın Amerika’ya gidişini geciktirerek, Yale bursunu kaybetmesine mâl olur. Önüne yeni bir imkân çıkana kadar geçimini kazanmak için şoför ve apartman görevlisi olarak çalışır.
Columbia Üniversitesi ile bağlantı kurabilme ümidiyle Alvin Johnson ile görüşmeye giden Luckmann’ın ilgisini Johnson’ın da kurucusu olduğu New School for Social Research çeker. Image
New School’daki hocaları sayesinde sosyolojinin klasik isimleri Durkheim ve Weber’le tanışan Luckmann, çalışmalarının temeli olan fenomenolojiyi de burada karşılaştığı hocası Alfred Schütz sayesinde tanıma fırsatı bulur. Image
50’lerde hocası Carl Mayer’in bir projesi kapsamında Almanya’da yürütülecek saha çalışması için seçilen Peter L. Berger’in Kore Savaşı sebebiyle askere çağrılması, yerine seçilecek olan Luckmann’ın yolunu tekrar Kıta’ya düşürecektir.
Savaş sonrası Almanya’daki kiliseler üzerine yapılacak çalışmada görevlendirilen Luckmann’ın uzmanlığı din üzerine olmadığı gibi Almanya’ya gitmek için de hevesli değildir.Ama görevi geri çevirmemesi projeden daha çok kendisinin gelecekteki çalışmalarının fitilini ateşleyecektir.
Doktora tezi (1956) için gerekli malzemeyi bu çalışma ile edinmekle kalmayacak, bugün ismi anıldığında akla gelen eseri Invisible Religion’ı (Görünmeyen Din) bu sayede kaleme alarak din sosyolojisine yeni bir soluk getirecektir.
Luckmann’ın kiliseler üzerine çalışması Avrupa’daki sosyolojinin durumu hakkında gözlem yapmasını sağlar. Müşahede ettiği şey, din sosyolojisinin kilise kurumunun çıkarları için çalışma yapan klasik temellerden kopmuş bir yardımcı bilim olduğudur.
Bunun akabinde yaptığı ilk çalışma Avrupa’da alan yazınında o yıllarda yayınlanmış 7 kitabın birleşik bir değerlendirmesini yazmak olur (1960). Değerlendirmeden çıkan sonuç, dindarlığın ‘kiliselilik’ olarak algılandığı dar bir çerçevede din sosyolojisinin sıkışmışlığıdır.
Din sosyolojisinin temel bir sosyolojik disiplin olması gerekliliğini hatırlatan makale yeni bir sayfa açar. Anlamlı bir yaklaşımla din sosyolojisi, bilgi sosyolojisi, dil sosyolojisi ve modern toplumsal yapı teorisi arasındaki yakın ilişki ortaya konabilir.
Bu sıralarda Luckmann, New York’ta bulunan Hobart College’da çalışırken hocası Schütz’ün halefi olarak New School’da ders vermeye başlamıştır (1960).
Din sosyolojisi için öne sürdüğü yaklaşımını bir üst seviyeye taşıyarak modern toplumda din konusu hakkındaki tezini Das Problem der Religion in der modernen Gesellschaft (1963) isimli eserinde ilk kez kaleme alır. Image
Bu kitabın genişletilmiş ve gözden geçirilmiş bir versiyonunu çevirisini kendi yaparak The Invisible Religion: The Problem of Religion in Modern Society (1967) ismiyle yayınlar. Image
Kitabın tezlerinden birisi, Avrupa’daki mevcut din sosyolojisine getirdiği eleştiriyle yakından alakalıdır. Kiliseye indirgenerek ele alınan din karşısındaki mevcut sekülerleşme tezlerini eleştirir.
Bir dini geleneği merkeze alarak geliştirilen bir sosyoloji uzağı göremez. Kilise dindarlığının azalmasını sekülerleşme ile eş tutmanın etnosentrik bir bakışa sahip olduğunu söyler.
Dinin yok olmayıp kendisini dönüştüreceğini öngören Durkheim’ın izinden giderek; antropolojik bir sabit olarak dinin, anlamın yaratılması konusunda evrensel olduğunu ifade ederek ortaya koyar.
İşlevsel olan bu ‘din’, Luckmann’a göre toplumsal formlarını farklı toplumsal yapılara göre farklı tarihi dönemlerde açığa çıkarır. Toplumsal değişimler sonucunda modern toplumda gözlemlediği yeni durum dinin özelleşmiş olduğudur.
‘Kilise şeklinde hususileşmiş dindarlık’ın zayıflamasına paralel olarak gelişen bu gevşek özelleşmiş dindarlık Luckmann’a göre dinin yok olduğunu değil, görünürlüğünü kaybettiğini göstermektedir.
Luckmann’ın dine bu geniş kapsamlı bakışı eleştirileri beraberinde getirse de din sosyolojisinde bir dönemeç olur. Ömürlük arkadaşı Peter L. Berger’le kaleme aldıkları ve 1998’de 20. Yüzyılın en önemli 5. Sosyoloji kitabı olarak seçilen Gerçekliğin Sosyal İnşası (1966), ++ ImageImage
Berger’in ‘Kutsal Şemsiye’si (1967) ve Luckmann’ın ‘Görünmeyen Din’i ile birlikte saydığımız bu üç kitap, 20. Yüzyılda din sosyolojisi ve bilgi sosyolojisinin arasındaki ilişkiyi ortaya koyarak işi bitmekteymiş gibi gözüken bir alanda yeni bir devri başlatmıştır. Image
1965 yılında Frankfurt Üniversitesine geçen Luckmann, 1970’te emekli olana kadar görev yapacağı Konstanz Üniversitesine geçer. Burada Alfred Schütz Hatıra Arşivi olarak da anılacak olan Konstanz Sosyal Bilimler Arşivini Richard Grathoff ve Walter Sprondel ile beraber kurar. ImageImage
Hocaları Carl Mayer’in teşviği ile kurulan bu arşiv özellikle Almanca konuşan göçmen sosyal bilimcilerin çalışmalarını toplamayı amaçlamıştır. 2002 yılında Alman Sosyoloji derneğinin resmi arşivi haline gelen bu kurum halen bu konudaki tarih çalışmalarını devam ettirmektedir. Image
Konstanz’da görev yaptığı yıllarda daha çok disiplinler arası çalışmalara yönelerek, tarih, dil, edebiyat ve iletişim üzerine çalışmalar yapan Luckmann, dilin ‘sosyal işlevlerine’ ilişkin geliştirdiği perspektifleri Sociology of Language (1975) kitabında sunar. Image
Hocası Alfred Schütz’ün erken ölümüyle (1959) tamamlanamamış olan çalışma notları Luckmann tarafından düzenlenerek ve kendi vurgularını da içeren haliyle tamamlanarak yayınlanır.
Bu çalışma fenomenolojiye yaslanan sosyal inşa teorisini ampirik sonuçlara dayanan toplumsal kümelerin analizine odaklanarak toparlar. Fenomenolojiyi metodoloji temelinde sosyolojiden ayrı tutan Luckmann, ‘yaşam-dünyası analizi’ni ‘protososyoloji’ kavramıyla karşılar.
İki ciltlik çalışmanın ilk kitabının ilk baskısı İngilizce dilinde The Structures of the Life-World (1973) adıyla, ikinci kitabının ilk baskısı Almanca dilinde Strukturen der Lebenswelt (1984) adıyla yayınlanır. ImageImage
Schütz’ün yaklaşımını devam ettirdiği çalışması olan Theorie Des sozialen Handelns (1992) (Toplumsal Eylem Teorisi), etkileşimin bir formu olarak iletişim süreçleriyle, iletişimin bir formu olarak toplumsal eylem anlayışıyla eylem analizine dair sorularını derinleştirir. Image
1980-2002 arasındaki çalışmalarının yer aldığı Wissen und Gesellschaft (2002), İngilizce yayınlanmış makalelerinin çevirisi ve 3 yeni makalesinin toplandığı bir eserdir. Lebenswelt, Identitat und Gesellschaft (2007) ise yine farklı makalelerinin yer aldığı bir derlemedir. ImageImage
Luckmann’ı bir ‘üçüncü nesil klasik’ olarak niteleyen, biyografisine ve çalışmalarına yer veren bir çalışma Bernt Schnettler tarafından kaleme alınmıştır (2015). Image
Luckmann’ın temel teorileri, ‘protososyoloji’, bedensellik ve kimlik, toplumun bilgi-sosyolojik analizi, aşkınlık, dil ve iletişim gibi konulardaki çeşitli ve kapsamlı fikirlerinin tartışıldığı bir çalışma Lebenswelttheorie und Gesellschaftsanalyse (2018) adıyla yayınlanmıştır. Image
Ölümünden önce kendisiyle yapılmış bir röportaj için: Structures of a Life-Work: A Reconstruction of the Oeuvre of Thomas Luckmann link.springer.com/article/10.100…
Sosyal Gerçekliğin İnşası’nın yayınlanmasının 50.yılında kendisiyle gerçekleştirilen bir röportaj için:
Sosyolojinin savaş sonrası geleneğinin canlı bir örneği olan başarılı ve çok yönlü sosyolog Thomas Luckmann’ı saygıyla anıyoruz. Image
Thomas Luckmann paylaşımını Nuseybe AĞIRMAN arkadaşımız hazırladı. Çok teşekkür ediyoruz. Emeğine sağlık.

• • •

Missing some Tweet in this thread? You can try to force a refresh
 

Keep Current with İstanbul Sosyoloji

İstanbul Sosyoloji Profile picture

Stay in touch and get notified when new unrolls are available from this author!

Read all threads

This Thread may be Removed Anytime!

PDF

Twitter may remove this content at anytime! Save it as PDF for later use!

Try unrolling a thread yourself!

how to unroll video
  1. Follow @ThreadReaderApp to mention us!

  2. From a Twitter thread mention us with a keyword "unroll"
@threadreaderapp unroll

Practice here first or read more on our help page!

More from @iuefsosyoloji

19 Sep
Kemal Tahir’in romanları kadar ilgi çekici olan, romanlarından uyarlanan film ve televizyon dizilerinin serüvenine birlikte bakalım… 📽️🔎 ImageImage
Kemal Tahir’in televizyona ilk uyarlanan romanı “Yorgun Savaşçı”. Halit Refiğ yönetmenliğinde 1979 yılında çekimlerine başlanan dizinin 1983 yılında dönemin askeri yönetimi tarafından yakıldığı iddia edilmektedir. Dizi 8 bölüm olarak çekilmişti. ImageImage
Yorgun Savaşçı romanı 1993 yılında HBB TV’de yayınlanmak üzere Tuncay Yönder yönetmeliğinde tekrar diziye uyarlandı. Senaryoda Halit Refiğ ve Can Gürzap ismi bulunan dizinin genel danışmanlığını Halit Refiğ yaptı. Image
Read 23 tweets
16 Sep
Avusturya doğumlu Amerikalı sosyolog Paul Felix Lazarsfeld (13 Şubat 1901-30 Ağustos 1976) kitle iletişim araçlarının toplum üzerindeki etkisine dair çalışmaları ile alanında klasik haline gelmiştir. Kendisini ve çalışmalarını daha yakından tanıyalım. 🔎
Sosyalist hareketi destekleyen, entelektüel bir Yahudi ailede yetişen Lazarsfeld’in babası Robert avukat, annesi Sofie ise psikolog ve yazardır. Dönemin önemli isimlerinden Fredrich Adler’in teşviki ile matematik alanında eğitim görmüştür.
Viyana Üniversitesi’nden 1925 yılında uygulamalı matematik alanında doktorasını alan Lazarsfeld’in tezi, Einstein'ın yerçekimi teorisinin Merkür gezegeninin hareketine bir uygulaması şeklindeydi.
Read 25 tweets
12 Sep
✍️1984 ve Hayvan Çiftliği gibi iki kült romanın yanında dünya edebiyatına pek çok eser bırakan, distopya türünün en önemli temsilcilerinden George Orwell’ın (25 Haziran 1903 – 21 Ocak 1950) hayatındaki bazı dönüm noktalarına kısaca göz atalım… 🔎
George Orwell, gerçek adıyla Eric Arthur Blair, 25 Haziran 1903'te İngiliz sömürgesi Hindistan’ın Motihari kentinde doğar. Aristokrat bir aileden gelen Orwell’ın babası Hindistan’da görevli bir sömürge memuru Richard Walmesley Blair, annesi Fransız asıllı Ida Mabel Blair’dir.
Büyük dedesi Charles Blair, Dorset'te Westmorland Kontu'nun kızı Leydi Mary Fane ile evlenen toprak zengini bir taşralıdır. Büyükbabası Thomas Richard Arthur Blair bir din adamıdır. Orwell ailesinin bu katmanlı yapısını “alt-üst-orta sınıf” olarak tanımlayacaktır.
Read 47 tweets
5 Sep
Wolfgang Amadeus Mozart 🎶
(Doğum 1756, Salzburg - Ölüm 1791, Viyana)
Bu, soyluların dünyasında soylu egemenliğine itirazın ve mutlak ile sıradan arasındaki çatışmanın hikâyesidir. 🔎
Dünyaca bilinirliği bu kadar yüksek bir müzik adamının, itibarı her seviyeden sanat çevrelerince kabul görmüş bir müzik dehasının, Mozart'ın çok da eski olmayan hikâyesinde efsaneler, birbirine çelişik rivayetler neden bu kadar çok karşılık bulur?
Neden “Mozart” deyince, çokları onunla yalnızca güçlü bir müzik bağı kurmaktan öte, hikâyesindeki eksik parçaları da tamamlama endişesine kapılır?
Onun hikâyesindeki yarım kalmışlığın, bilinmezliğin eksikliğini tamamlama arzusu neden bu kadar güçlüdür?
Read 80 tweets
19 Jul
Salgın hastalıklar tarihi üzerine çeşitli araştırmalar yapan Frank M. Snowden “Epidemic and Society” çalışmasında vebadan günümüze salgın hastalıkların toplumları nasıl etkilediğine dair değerlendirmelerde bulunuyor. Snowden’in çalışması ekseninde salgınlardan neler öğrendik?
Snowden’e göre salgın hastalıklar sadece tıp biliminin ve halk sağlığının konusu değildir. Salgın hastalıkların toplum, tarih ve kültürle bağıntısı vardır. Bunun için salgın hastalıklar disiplinler arası bir araştırma alanı sunar.
Salgın hastalıklar rastgele gerçekleşmez. Her toplum kendine özgü zayıflıkları üretir. Salgın hastalıklar toplumu yansıtır. Böylece salgınları incelemek toplumların yapısını, yaşam standartlarını ve politik önceliklerini anlamaya olanak verir.
Read 40 tweets
13 Jul
📚✍️Dünya edebiyatına Suç ve Ceza, Karamazov Kardeşler, Budala gibi büyük eserler kazandıran, radikal bir anlatı ile 20. yüzyıl romanında derin izler bırakan büyük Rus yazar Fyodor Dostoyevski’ye (11 Kasım 1821 - 9 Şubat 1881) dair bildiklerimizi gözden geçirmeye ne dersiniz? 🔎
1821 yılında Moskova’da, altı çocuklu Mikhail Dostoyevski ile Maria Nechayeva’nın ikinci çocukları olarak dünyaya gelir. Babası yoksullar hastanesinde çalışan, alkolik ve öfkeli eski bir ordu cerrahıdır. Bir tüccar kızı olan annesi ise yumuşak kalpli ancak hasta bir kadındır.
Aile, soyadlarını Dostoievo adlı ufak bir köyden alır. Burası batı Rusya'nın en kasvetli ve etnolojik olarak en karışık -Polonyalı, Litvanyalı, Beyaz Rus ve Yahudilerin çok karışık bir şekilde yaşadıkları- yeridir. Ailenin ırk olarak kökeniyse kesin değildir.
Read 46 tweets

Did Thread Reader help you today?

Support us! We are indie developers!


This site is made by just two indie developers on a laptop doing marketing, support and development! Read more about the story.

Become a Premium Member ($3/month or $30/year) and get exclusive features!

Become Premium

Too expensive? Make a small donation by buying us coffee ($5) or help with server cost ($10)

Donate via Paypal Become our Patreon

Thank you for your support!

Follow Us on Twitter!