Köylü bir adam, bir etkinlik için şehre davet edilir.
Onu karşılayan kafile önce bir şehir turu attırmak ister.
Diğerleri hem trafiğin hem de kalabalığın gürültüsü arasında birbirlerini bile duymakta zorlanırken köylü adam durur ve;
"Bir ağustos böceği var buralarda" der.
⬇️
"Olmaz" derler, "Buralarda ağustos böceği olmaz, hem olsa da bu gürültüde sesi duyulmaz."
Köylü adam az ilerilerindeki ağaca yönelir ve "İşte burada" der diğerlerine.
Hepsi şaşırır tabi. Bunu gören köylü adam bir bozuk para ister.
Parayı kalabalığın arasına fırlatır.
⬇️
Bir anda insanların çoğu "Acaba benden mi düştü" diye refleks gösterip yere bakar.
Köylü güler, diğerlerine dönüp;
"İnsan neye önem veriyorsa onun sesini duyar. Ben doğaya önem veririm, ağustos böceğini duyarım. Siz paraya önem verirsiniz, bozuk parayı duyarsınız..." der.
⬇️
Tabi bu hikayeyi laf olsun diye yazmadım.
Son dönemde bizim mahallede dahi muhalif söylemlerin sesinin daha fazla duyulduğunu,
Yapılan onca güzel iş, proje ve gelecek planı varken;
Kulaklarımızın muhalif mahalleden esen rüzgarlara daha fazla kabardığını gördüm.
⬇️
Unutmayalım!
Neye önem verirsek onu duyarız.
Ve neyi duyarsak onunla yönetiliriz!
• • •
Missing some Tweet in this thread? You can try to
force a refresh