1:)Aslında, sadece Menderes, Polatkan ve Zorlu'yu değil daha çok adamı asacaklardı...Ne kadar çok adam asarsak, 27 Mayıs ihtilali o kadar çok meşruiyet kazanır, diye düşünüyorlardı. Yassıada duruşmaları biterken İstanbul Emniyet Müdüründen 👉25 Cellat ve 25 Darağacı istediler.👈
2:)Fotoğraflar: Yassıada Zindanında elleri kelepçeli olarak idamı bekleyen Demokrat Parti MV.
Gazeteci-Yazar Bedii Faik Akın, Menderes ve arkadaşlarının yargılandığı Yassıada duruşmaları biterken Milli Birlik Komitesi İstanbul Emniyet Müdüründen 25 cellat ve 25 darağacı istedi.
3:)"Ben İnönü'nün idamların önlenmesi konusunda samimiyetle çalıştığını zannetmiyorum" diyen Bedi Faik Akın, MBK üyelerinin "En az 50-60 kişiyi asmaz isek ihtilalin meşruiyeti sarsılır" diyerek idamların gerekli olduğu havasını yaydıklarını anlattı.
4:)Meclis Darbeleri Araştırma Komisyonu'nun çalışmaları sayesinde Türkiye'nin yakın tarihinde derin izler bırakan 27 Mayıs, 12 Mart ve 12 Eylül darbeleri ile 28 Şubat sürecine ilişkin bilinmeyen birçok konu gün yüzüne çıktı.
5:)Komisyon'un ifadesine başvurduğu 92 yaşındaki duayen Gazeteci Bedii Faik Akın, Cihan Haber Ajansına (#Cihan) 27 Mayıs darbesine ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu.
6:)Sahiplerinden olduğu Dünya gazetesinde Demokrat Parti (DP) iktidarına yönelttiği sert eleştirilerle tanınan Akın, "(Ülkeyi) 27 Mayıs'a gelen (getiren) hadiseler, o zaman ki iktidarın baştan aşağı kusurudur. Ben 27 Mayıs'a destek verdim. Sonra çok hayal kırıklığı yaşadım" dedi.
7:)27 Mayıs'ın ardından halk darbeciler için 'gavur askerler'söylentisinin çıkması üzerine MBK üyelerinin camilerde mevlit okutmak istediğini anlatan Bedii Faik, aralarında Münir Nurettin Selçuk ve ünlü ses sanatçılarına İstanbul Radyosunda mevlit okuttuklarını ifade etti.
8:)"27 Mayıs'ta en çok ordu zarar gördü; ordunun kimyası bozuldu" diyen Bedii Faik, darbe yıllarına ilişkin şahit olduğu olayları şöyle anlattı:
"Ben, İnönü'nün idamların önlenmesi konusunda samimiyetle çalıştığını zannetmiyorum.
9:)Kimsenin samimiyetle önlemeye çalıştığını da zannetmem zaten. Yani #GürselPaşa da sözde önlemeye çalışmış.
#İnönü'nün mektubu üzerine yapmaya çalıştığı geciktirme teşebbüsü, yerleri ve şahısları tamamen ters tutulmuş bir telefon çabasından ibarettir.
10:)İstanbul'u çok iyi bildiği halde
1. Ordu'ya telefon etmiştir. Oysa idamı önlemek istiyorsan başında olduğun Milli Birlik Komitesi'nin Dolmabahçe'deki İrtibat Bürosuna telefon edeceksin. İrtibat Bürosu, ne örfi idareye (Sıkıyönetim) bağlıydı ne de orduya.
11:)Başında Kurmay Albay Namık Kemal Ersun vardı. Sonradan orgeneral oldu. Gürsel Paşa daha sonra 66. Zırhlı Tümen Komutanı Faruk Güventürk'e telefon etmiştir, ulaşamamıştır.
Şimdi idamın önlenmesini isteyen bir Cumhurbaşkanı nereye telefon edeceğini bilmezlik edebilir mi?
12:)Yassıada kararlarını Ankara'ya ordu değil irtibat bürosu götürmüştü.
İdamların tasdik edileceği gün
1.Ordu Kumandanı Cemal Tural, Trakya'ya teftişe çıktı. Hemen uzaklaştı buradan. Örfi İdare (Sıkıyönetim) Kurmay Başkanı Emin Aytekin'di. Çok iyi yetişmiş entelektüel subaydı.
13:)Biz bu üniformayı kirlettik diyerek istifa etmiştir.
Kendisi anlatmıştı.
O sırada İngiliz sefaretinden radyo kumandanı Albay Turhan Çağlar'a telefon gelmiş.
Ordu kumandanını nereden bulabiliriz diye sormuşlar.
14:)'Çağlar'da Bir sefaretin ordu kumandanı ile konuşmasının irtibatı ben olamam. Genelkurmay'a müracaat edeceksiniz.' diye karşılık vermiş.
'O zaman iş uzar' demişler. 'Uzamayacak iş nedir' demiş, 'Kraliçe'nin idamlar için mesajı var.' demiş İngiliz Sefareti.
15:)O zaman bir kraliçenin mesajı nereye verilirse oraya gönderin demiş Çağlar.
'İşte onu bilemiyoruz' demişler. Şimdi Gürsel Paşa, 'O mesajı almadım' der. İsmet Paşa zaten muhatap değil. 1. Ordu Kumandanı yok burada.Kime gidecek o mesaj? En sonunda radyo kumandanına gitti..
16:)O da aldı bunu Emin Aytekin'e verdi.
O da aldı Trakya'ya gönderdi.
Yani Kraliçe'nin mesajı bile normal yolunu bulmamıştır ki Kraliçe'nin ikinci mesajıdır o.
Şimdi ben nereden samimiyet göreyim?
Siz görebiliyor musunuz?
17:)İhtilalin meşruiyetinin ancak idamla mümkün olacağını Milli Birlik Komitesi'nin üyeleri İrtibat Bürosu'na defaatle konferans vererek söylediler.
Bir tanesini ben duydum.
Suphi Gürsoytrak geldi orada, bar bar bağırdı. 'İhtilalin meşruiyeti idamla mepsuten mütenasiptir.
18:)',En az 50-60 kişiyi asmaz isek ihtilalin meşruiyeti sarsılır' dedi. Sürekli idam havasının gerekliliği yayıldı ortaya. Zaten bundan dolayıdır ki, Demokrat kitle, 'Asamazlar, hele bir assınlar' havasıyla başka bir ahmaklığa girdi.
19:)MBK'nın Yüksek Adalet Divanı üzerindeki baskısı, başında olmuştur;
Tayin ederken olmuştur. Nitekim Yüksek Adalet Divanı Başkanı Salim Başol'un bir çıkışı vardır;
'Adnan bey, sizi buraya tıkan kuvvet böyle istiyor' demiştir. Bu o kuvvetin havasında olduklarını gösterir.
20:)Yassıada'da mahkeme kararları açıklamadan dört ya da beş gün evvel İstanbul'da şu olay yaşandı: Bir ihtimal idamın bir kişiye veya üç kişiye verileceği düşünülmüyordu. İdam 15, 20, 50 kişi neyse onlar asılacaklar zannediliyordu.
21:)İstanbul Emniyet Müdürü Nevzat Eralp, Örfi İdare Kurmay Başkanı Emin Aytekin'i arayarak,
'Ben yirmi - yirmi beş kadar celladı nereden bulabilirim, bir hayli de darağacı yaptırmak lazımmış.
Sordum, İstanbul'da bir tek cellat var.' diyerek dert yanmış.
22:)'Böyle bir hazırlık yap' demişler. 'Cellat bul'.
Çünkü son dakikada idam kararı verilir ve tasdik edilirse, bir hafta da cellat beklenirse iş uzar.
Biran evvel çabuk olsun havasını düşünmüşler herhalde.
Bana Emin Aytekin anlatmıştı.
23:)Kurmay Başkanı Emin beye soruyorlar, 'Ona böyle böyle bir şey var' diyor Emniyet Müdürü Nevzat bey. 'Nerden çıktı. Şimdi geliyorum' diyor Emin Aytekin.
Oradan çıktı bana geldi. Anlattı bunu. Sapsarıydı ve hırs içindeydi. Emin bey, hemen giriyor Emniyet Müdürü'nün odasına.
24:)'Ver bu emri' diyor. Müdür gösteriyor.
Yazı Milli Birlik'ten geliyor.
Emin Bey, 'Bunu almamış olacaksın' diyor.
'Sorumlu benim' diyor.'Katiyen hiçbir şey yapmayacaksın' dedi.
"Turhan Çağlar'dan evvelki radyo kumandanı, 'Fişek Kenan' sertliği ve asabiliğiyle tanınırdı.
25:)O vilayete gelmiş, vilayette beni istemiş. Vali Refik Tulga Paşa'ya demiş ki; 'Bedii Faik beyi radyoya götürelim. Ondan bazı şeyler öğrenmek isterim'. Refik Paşa da beni davet etti. Gittim. Bana bir mektup gösterdi. Mektup Erzurum'dan radyo kumandanının bacanağından geliyor.
26:)Bacanağı da diyor ki; 'Size gavur subaylar diyorlar, halkın arasında dinsizsiniz diye çok lakırdı geçiyor, buna bir çare bulun.' O da 'Ben de Milli Birlik Komitesi ile konuştum. Camilerde mevlit okutacağız' dedi. İyi ama 'Orada Menderes'e dua ederlerse, ya rahmet okurlarsa?
27:):Siz buna çok kızarsınız' dedim. 'Ne yapacağız?' dedi. 'Gayet basit' dedim. 'Stüdyoda son derece rafine bir mevlit yaparsınız. Bir liste yapacağımı söyledim.
'Mesut Cemil beyi çağırırsınız' dedim. O musikiyi çok iyi bilir.
'Münir Nurettin'i de çağırın' dedim.
28:)'Necmi Rıza, Hafız Zeki Altın böyle yaparız' dedim. Bir duayı da Behçet Kemal Çağlar ile ben yazdım. Münir Nurettin'i hemen çağırdılar. Zavallı korku içinde geldi.Münir Nurettin, 'Bedii bey nedir bu başıma gelen' dedi.Mevlit okumak istemedi. Onun eskiden pek az yaptığı bir iş
29:)Mesut Cemil'e teslim ettik. Ondan sonra harika bir mevlit oldu. Fevkalade de takdir gördü. Bana teşekküre geldiler. Önce camilerde üniformalı bulunmasın istediler. Herhangi bir reaksiyon olur falan gibi. Sonradan tersine yaptılar. Üniformalı gitsin diye.
30:)Ben #27MAYIS'a destek verdim. Sonra çok hayal kırıklığı yaşadım. İlk kırılış resim satışından başlamıştır.
Dolmabahçe'deki İrtibat Bürosu,
'Düşükler'in Yassıada'daki resimleri açık artırma ile satışa tabi tutuluyor' diye bir ilan yayınladı.
31:)Ordu Foto Film bürosu vardı.
O çekiyordu fotoğrafları.Hiçbir gazete fotoğrafçısı sokulmuyor oraya.Bunu alıyorlar ve açık artırma ile satışa sürecekler. Bu bana çok fena dokundu.Bu son derece ahlaksız bir iş geldi bana ve 'iğrenç' diye yazmışımdır. Niye yaptılar bilmiyorum.
32:)O sırada istedikleri parayı istedikleri yerden alıyorlardı.
İrtibat Bürosu çift maaşlıydı. Karayollarının ne kadar arabası varsa emirlerindeydi.
İki kişi gittiler, çek defterlerini ceplerine koyarak.
33:)Bir tanesi Hürriyet'in zengin patronu #ErolSimavi, diğeri de Yapı Kredinin sermayesine dayanan Hayat mecmuası sahibi
#ŞevketRado. En fazla 100 bin liraya çıkmışlardır. Ben o gün yazı yazdım. 'Hiçbir resmi koymuyoruz. Bundan utanın' dedim.Telefonda beni tehdit edenler oldu.
34:)Asker ağzı bellidir.
Sesinin tonundan bile bellidir. Kim olduğunu bilemediğim insanların, 'Sana da göstereceğiz, sana da sıra gelecek' tehditlerine hiç aldırmadım. Ama akşamüstü bize bedava geldi o fotoğraflar. Bu son derece dokunmuştur bana.
35:)Bunu yaptığım zaman da hemen tehdide başlamaları nokta koydurdu. Üç gün sonra Cemal Gürsel paşa İstanbul'a geldi. İstanbul'da bir basın toplantısı yaptı. Ben de gittim toplantısına. Anlattıktan sonra, herkes bir şey soruyordu.
36:)Ben de parmağımı kaldırdım ve dedim ki, 'Bugün yapılan Balmumcu hareketi vs. bunu nasıl bağdaştırıyorsunuz?'
Gürsel Paşa gayet mertçe dedi ki, 'Bağdaştıramıyorum, bunu arkadaşlarla konuşacağım. Bunda herhalde başka bir tedbir meselesi var. Onu öğreneceğim.' dedi.
37:)Teşekkür de etti. Ben de memnun kaldım. Orada subaylar duruyorlardı. Hepsi kafalarını salladılar.
Bir defa müthiş sola kaydıklarını gördüm. Bankalara el koydular.
Gizli kasanıza el koydular. Çok şey çıkaracağız havasına girdiler.
O tabi büyük bir faciaydı.
38:)O bütün iş alemini yılgınlaştırdı. Şimdi bir memlekette iş alemini bir iktidar yılgınlaştırdı mı, ekonomiyi katiyen tutamaz elinde. O hep başka sahalara kayar. Nitekim öyle oldu.
"Ankara Valisi İrfan Paşa vardı. Aynı zamanda Milli Birlik Komitesi üyesiydi.
39:)Bu paşa otomobil kazasında vefat etti.Kaza yapan otomobil de #Cadillac'tı.
Demokrat Parti kötülenirken, hep Cadillac'ı söylemişlerdir. O zaman Cadillac devlet suiistimalinin, müsrifliğinin sembolüydü.
Ben de, 'İhtilalcisi Cadillac'ta ölen bir memleketiz biz' diye yazdım.
40:)Çok sinirlendiler.
Bir kısmı 'Bizim devrimizde gazete kapatması olmaz' demişler. O zaman 'Bedii Faik'i misafir edelim' diyenler olmuş. Uçak müsrifliği de var o dönemde. Abdi İpekçi'nin Ömer Sami Coşkun ile yazdığı bir kitabı vardır. O kitapta yazılıdır o.
41:)Orhan Erkanlı'ya diyorlar ki;
Türk Talebe Birliğinden gelenler var, bunlar Ankara'ya uçakla dönmek istiyorlar.O da, 'Öyle zırt pırt uçak olmaz,trenle dönsünler,olmazsa yol paralarını verin diyor.O sırada bir Milli Birlik Komitesi üyesi geliyor, İstanbul'a gideceğini söylüyor
42:)Askeri uçak ona ayrılıyor. Kendi başına biniyor, gidiyor. Çocukları almıyor.
Birgün İstanbul Üniversitesi'ne bir mesele için uğramıştım. Profesör Hüseyin Nail Kubalı telefon ediyordu. 'Beni askeri havaalanından alacaklar değil mi? O zaman uçağı oraya gönderin. Ben giderim.
43:)Ben 'hoca güle güle' diye takıldım. Beş dakika sonra Hıfzı Veldet Velidedeoğlu,telefon etti. Ankara'ya gitmek üzere askeri uçak istedi. Ayrı uçaklarla gidiyorlar. Beraber giderlerse olmaz. Birbirlerine zıttılar.
O profesörler istedikleri anda askeri uçakla gidebiliyorlardı.
44:)Düşükler Yassıada filmi gerçekten faciadır.Darbeden zannediyorum 5-6 ay sonra hazırlandı.Bu film ordu film merkezi tarafından yapılmıştır.Adamları giydirmişlerdir.Öyle gitmediler Yassıada'ya. Elbiseleri geldi, giydirdiler.#CelalBayar'ın intihara teşebbüsü o vaka ile olmuştur
45:)Bu filmden bahsediliyordu. Melek ve İpek Sinemalarında oynatılacağı söyleniyordu. Ben 'Bir şeyi düşünmediniz mi' dedim. 'Ne gibi' dediler. Halktan birisi 'Yaşasın Adnan Menderes' diye bağırsa ne yapacaksınız' Tespit edemezsiniz, tevkif edemezsiniz.Çabucak kaldırdılar filmi.
46:)Sinemaya ben gitmedim, bazı arkadaşlarım gitmişler. Orada bütün duvar diplerinin asker ve polislerle dolu olduğunu söylediler."
"Bir Ali Fuat Başgil hadisesi vardır. İzah edilmesi mümkün değildir.
27 Mayıs'tan sonra #AliFuatBaşgil İsviçre'ye kaçmıştır.
47:)Cumhurbaşkanlığı seçimi var, aday oldu. Kazanacağı muhakkak. Kendi yaptıkları Anayasayı çiğneyerek Milli Birlik Komitesinden General Fahri Özdilek ve Sıtkı Ulay geldi tehdit etti. Adamı aldılar götürdüler istifa ettirdiler.
48:)Cumhurbaşkanının kendilerinden olacağını İsmet Paşa'ya, Osman Bölükbaşı'na ve Ekrem Alican'a, parti başkanları bunlar, imzalattılar. Protokol budur.
Bunların hepsini şimdi anlıyorum. Devlet tecrübesi son derece mühim bir şeydir.
49:)Radyo spikerlerini iyi okuyor diye, Can vardı bir tane, onu hapse attılar. Adnan Menderes'in nutuklarını radyo gazetesinde veya haberlerde çok candan okuyorlar diye hapse atılanlar oldu.
Radyo gazetesi spikeri Hikmet Münir'i hapse tıktılar.
Ona çok itiraz etmişimdir.
50:)Mesela Bal Mahmut'u almışlardı içeriye. Celal Bayar'ın yakını diye aldılar. Bal Mahmut çıktığı zaman Kabataş'taki araba vapuru iskelesinde karşılaştım, bana orada, 'Ben artık Bal Mahmut değil; mum Mahmut'um' dedi. Balmumcu'dan çıktığı için..
51:)27 Mayıs'tan en çok ordu zarar görmüştür. Talat Aydemir gibi bir adam asılmıştır. İdamlar vardır. Fethi Gürcan mesela asılmıştır. 3 bin küsur subay emekli edilmiştir. İstikballeri söndü. İadeyi itibar için on yılda bir darbe yapmak zorunda kaldılar.
52:)Darbelerde en büyük zararı darbeciler görür. Karşısındakiler elbette zarar görmüşlerdir. İnsan israfı vardır.Ordunun kimyası bozuldu.Mesela bir akşam bir ahbabı ziyarete gitmiştik. Kapının zili çaldığı zaman evdeki çocuk masanın altına giriyormuş.Babası DP'den milletvekiliydi
53:)27 Mayıs gecesi evi basılmış. Hala düzelememiş çocuk. O gün çok fena olmuştuk.
Eşimin ağlayışını hiç unutmam.
1946 seçimi hileli seçim olmuştu. Eğer o hile yapılmasaydı, Demokrat Parti o seçimde istediği neticeyi alabilseydi zaten iktidara geçebilecek kadar adayı yoktu.
54:)Ama bir muhalefet tecrübesi edinecekti. Bundan mahrum kaldı. 1950'de tamamen geldi ama tecrübesiz olarak geldi. Celal Bayar, Koraltan vs. vardı ama onlarınki de tek parti tecrübesiydi. Hepsi birden o tecrübesizler memlekete hakim oldular.
55:)Evvela vaatlerini yapar gibi göründüler, ama sadece bir miting coşkusu içerisinde memleketi sürükleyip götürdüler. Birden bire tek olmak sevdasına düştüler. ve o hale geldi ki, isterseniz şeriatı getirirsiniz, isterseniz 'Odunu bile milletvekili yaparım' havasına girdi.
56:)Tahkikat Komisyonu kendi ipini hazırlama komisyonu olarak görülebilir. Komisyona ben rahatsız olduğum halde tevkif edilerek 1 numaralı komisyona getirildim.O komisyona 'idamlıklar' adı verilmişti. Ben daha yazılmamış "Tekelonya Cumhuriyeti" isimli kitabımın reklamını, yaptım
57:)O kitap yasak edildi. Hüseyin Cahit Yalçın tutuklandığında 90 yaşındaydı. Darbede AKİS dergisinin tesiri olmuş olabilir. Çünkü bu dergi İsmet Paşa'nın damadının. Bu dergide ne yapılırsa İsmet Paşa'ya bağlanıyormuş gibi algılanıyordu. O bakımdan ehemmiyeti olmuştur.
58:)Hepsi cuntacılarla beraber olduklarını söylemişlerdir. Ama bir övünüşün içinde oldukları da muhakkaktır. 'Ordu bizle beraber, ordu şudur, ordu budur' havasına girmişlerdir. "
"Bugün darbeleri bilen insanlar olarak, darbelerin üzerinde konuşmak çok ayrı bir meseledir.
59:)Darbenin ne olduğunu bilmeyen, darbeyi hayal bile etmemiş, savaş görmemiş, herhangi bir ihtilaf görmemiş bir neslin o zamanki darbe anlayışını anlaması çok ayrı işler. Bir hareketi çok benimsersiniz, evvela çok coşku ile beraber olabilirsiniz ki bu ihtilal böyle olmuştur.
60:)27 Mayıs'a gelen hadiseler, o zamanki iktidarın baştan aşağı kusurudur. Benim 300 küsur davam vardı. Onlardan en aşağı yüzde 10'undan mahküm olsaydım ben ebediyen hapis yatardım. İhtilal olduğu zaman hepsi silindi bunların. Birden bire bütün davalar silindi.
61:)Ben Celal Bayar'a 'Demokrat Parti'nin avukatlığını yapıyorsun' dedim diye gizli celsede 6 aya mahküm oldum. Darbeden sonra geldiğim zaman Celal Bayar'a 'zalim' deme hakkını verdiler bana. İstediğini söyle dediler. Düşünün siz, oradan buraya geçiyorsunuz.
62:)Öyle bir nehir ki bu, önümüzdeki seti kaldırmışlar, birden bire akıp gidiyor, gürlüyoruz. Bunun yatağına girmesi için zaman lazım. Sonra yatağımıza girdik. Yatağımızda akarken sonra arkamıza baktık.
'Vay anasını amma yıkmışız, ne dağ, ne taş bırakmışız'dedik.
63:)Lüzumsuz sertlikler yapmışım. Lüzumsuz haksızlıklar yapmışım; ama bugün aynı şartlar olsa yine öyle olacağım bellidir. Bu insana bir hüzün de veriyor.
Kaynak: Gazeteci Bedi Faik Akın
Kaynak: CHA
64:) #geceninhikayesi

Gazeteci Bedii Faik Akın'da az şerefsiz değildi, görüşünü hiç değiştirmedi hep ikili oynamıştır.

Ben Meclis Komisyonu'na verdiği ifadeyi değerlendirdim..

• • •

Missing some Tweet in this thread? You can try to force a refresh
 

Keep Current with Filiz'in Düşünceleri

Filiz'in Düşünceleri Profile picture

Stay in touch and get notified when new unrolls are available from this author!

Read all threads

This Thread may be Removed Anytime!

PDF

Twitter may remove this content at anytime! Save it as PDF for later use!

Try unrolling a thread yourself!

how to unroll video
  1. Follow @ThreadReaderApp to mention us!

  2. From a Twitter thread mention us with a keyword "unroll"
@threadreaderapp unroll

Practice here first or read more on our help page!

More from @filiz175

Sep 18
1~61 yıl önce Fatin Rüştü Zorlu, Hasan Polatkan, Adnan Menderes idam edildi.Bu süreci başlatan ABD'nin kafa adamı Albay Alparslan Türkeş'ti.Türkeş, darbenin ilk günlerinde bir eliyle Demokrat partilileri hapse tıkarken,diğer eliyle Türk Ordusunda görülmemiş bir subay kıyımı yaptı ImageImage
2~Amerika, Alparslan Türkeş'e 50 milyon dolar verdi ve Türkeş ile Cemal Gürsel bu parayla 235 Genarali ordudan attı.
Türk Ordusu'nda 15 General kaldı.

Fotoğraflar: Amerikancı Alparslan Türkeş ve Amerika'daki askerlik öğretmeni Fred Haynes...
3~27 Mayıs 1960 darbesi sırasında Ankara'daki ABD Büyükelçiliği'nde askeri ateşe Yarbay Fred E. Haynes idi.
Haynes ( Alparslan Türkeş ve 15 Türk subayına ABD'de askeri eğitim veren deniz piyade subayı) o günü anlatırken, Alpaslan Türkeş'i ilk defa görüyormuş gibi konuşuyor.
Read 12 tweets
Sep 17
1•)Menderes, Polatkan ve Zorlu'yu asan iki eleman: Cemal Gürsel ve Alparslan Türkeş..
"Our Boys /Bizim Çocuklar"
1960'ta Başarmıştı..
Cemal Gürsel ve Alparslan Türkeş'ten ABD'ye..."Biz Sizdeniz" Image
2•) Fotoğraf: Askeri darbenin güçlü adamı Alpaslan Türkeş ve Türkeş'in Ordu'daki homurdanmayı bastırmak için darbenin başına geçirdiği Orgeneral Cemal Gürsel...
Adnan Menderes ve iki bakanın asılmasıyla sonuçlanacak olan...
3•)Darbeden bir gün sonra ilk iş olarak sabah saat 09.00’da Orgeneral Cemal Gürsel, Albay Alparslan Türkeş, ABD Büyükelçisi Warren ve ABD Askeri Ataşesi Yarbay Haynes toplantıya geçtiler.
Read 4 tweets
Sep 17
1/Darbeci subaylar ve acımasızlığın zirvesi..
Asıldığı ipin, asılana kadar yediği yemeklerin parasını, onu asan celladın ücretini, Menderes ailesinden icra yoluyla aldılar.
Fotoğraf: Menderes'in son saniyeleri..17 Eylül 1961.
61 yıl önce bugün...
2/#27MAYIS'ın utanç vesikalarından biri de idamların ardından Menderes ailesine giden icra mektubudur..
Aydın Menderes, kendisiyle yapılan bir söyleşide; babasının darağacına gönderilmesinden sonra asıldığı ipin ve celladın parasının bile kendilerinden istendiğini anlatmıştı.
3/Eve gelen icra emrinde, "İnfaz parasını ödeyin" yazıyormuş.
Aydın Menderes, 27 Mayıs'tan itibaren infazların gerçekleştiği 17 Eylül 1961'e kadar babasının cezaevinde yediği yemeklerin parasının bile kendilerine ödetildiğini belirtir.
Read 4 tweets
Sep 16
1:)Son nefesini Darülaceze'de veren Sultan.
Osmanlıya dair belge bilgi bazen insanın ayağına geliyor.. Osmanlı Devlet Arşivlerimiz İnönü tarafından Hurda Kağıt olarak Bulgaristan’a satılmış olsa da;
2:)Kişilerin ellerinde bulunan yada yaşayan insanlar birer canlı tarih olarak yazarak büyük katkıda bulunmuşlardır.. Son Osmanlıların hikayeleri toplumun büyük kesimi tarafından ilgiyle okunuyor ve izleniyor.
3:)Büyük bir imparatorluğu 624 yıl ayakta tutan hanedanın yokluklar, acılar ve yalnızlıklarla dolu hayatı insanımızın vicdanında büyük yaralar açıyor ve bu kadar değildir Herhalde diyoruz ama, o kadar olduğunu ne yazık ki görüyoruz.
Read 11 tweets
Sep 16
1-/İzmir Belediye Başkanı Tunç Soyer.
Tunç Soyer'in mason olduğu doğru. Kendi de inkar etmedi. Belgeleri resimde. Daha önemlisi Hürol Taşdelen, "Türkiye'de Mason Tarık" Neptün Soyer, Kadınlar Mason Büyük Locası üyesi.
Fransız Masonluğuna göre kadınlar Mason olabilirler. ImageImage
2-/Türkiye’de de erkek masonlarının eşleri Kadın Masonlar Büyük Locasını (KMBL) kurdular.
Böylece localarına kadınları kabul edip Mason yaptılar.
Neptün Soyer, Kadın Masonlar Büyük Locası (KMBL) üyesi aktif bir Masondur.
Halen mason locasında toplantılara katılmaktadır.
3-/Dahası, 4 ve 33. dereceler arasında toplantı yapan Suprem Konsey’e de devam ediyor.
Hürol Taşdelen kitapta bunları anlatıyor.
Read 13 tweets
Sep 16
1•Ünye'de fındık dönemi için kurulan çadır kampta konaklayan 3 şahıs ne maksatla Ünye Çınarsuyu Tabiat parkından yetişkin ve yavru köpekleri sürükleyerek götürüyor?
Bir diğer görgü tanığının olaya müdahil olması; 2 kişi köpeğe tecavüz ederken köprünün altında +
@UnyeBelediyesi
2•Taş toprak ne bulursa atmış köpekleri kaçırmayı o anlık başarmış ya görülmedikleri an kim bilir hangi köpeğe ne oldu, yavruları neden ne maksatla alıyorsunuz?
Emniyet güçlerinin, Vali Tuncay Bey'in ve Belediye Başkanı @mhilmiguler in lütfen bu olaya acil müdahale etsin.
3•Bu iki kişi için gereğinin yapılmasını 4 gündür sonuçsuz kalan Emniyet güçlerinin alayla karşılık verdiği böylesine ciddi bir durumla ilgili acil olarak gereğinin yapılmasını talep ediyoruz,çadır kampta bir sürü genç kız ve çocuk var köpeğe bunu yapan çocuğa, kadına ne yapmaz
Read 5 tweets

Did Thread Reader help you today?

Support us! We are indie developers!


This site is made by just two indie developers on a laptop doing marketing, support and development! Read more about the story.

Become a Premium Member ($3/month or $30/year) and get exclusive features!

Become Premium

Don't want to be a Premium member but still want to support us?

Make a small donation by buying us coffee ($5) or help with server cost ($10)

Donate via Paypal

Or Donate anonymously using crypto!

Ethereum

0xfe58350B80634f60Fa6Dc149a72b4DFbc17D341E copy

Bitcoin

3ATGMxNzCUFzxpMCHL5sWSt4DVtS8UqXpi copy

Thank you for your support!

Follow Us on Twitter!

:(