Aysuda Kölemen Profile picture
Boğaziçi '98 Karşılaştırmalı Siyaset Bilimci/ Bard College Berlin/Medyascope/Arti Gercek
20 Feb
Yıl 2004. ABD'de hukuk fakültesinde hoca oturmuş, o işkence değil, bu işkence değil diye anlatıyor ABD'nin Guantanamo'da yaptıklarını. Beyaz Saray'a danışmanlık da yapmış, çok şık. Hukuk okuyan ev arkadaşım her gün çıldırarak geliyor eve, söyleniyor da söyleniyordu.
İddia ne? "24 saat ışık açtım. İşkence değil." İşkence. O yüzden yapıyorsun. "Düzenli aralıklarla siren çaldım, işkence değil." İşkence. O yüzden yapıyorsun."Tek kişilik hücrelerde izole ettim. İşkence değil." İşkence. Delirtir insanı ışık, tiz gürültü ve izolasyon.
İşkence yapılanı aşağılayarak psikolojisini bozmak için yapılır, bilgi almak için değil. İstihbarat uzmanları, işkencenin işe yaramadığını, bu yüzden kullanılmasının istihbarat açısından zararlı olduğunu çünkü birinden güvenilir bilgi almaya engel olduğunu yazıyor.
Read 13 tweets
18 Feb
Ben tarihi de, feminizmi de siyah kadınlar dan okumayı tercih ediyorum. Bu siyasi bir tavır değil. Beyazlardan ve erkeklerden fersah fersah ilerde bilinçleri ve dolayısıyla analiz becerileri. Sonra dönüp o koca beyaz profları okuduğumda o kadar basit ve geri kalıyorlar ki bazen.
Bunun nedeni siyah ve kadın olmaktan kaynaklanan ve hayatlarının her anını kapsayan deneyimlerinin verdiği içgörü. Bedeli her gün ödenerek kazanılmış bir içgörü bu. Evet, translarda da benzer bir içgörü olduğunu fark ediyorum. O nedenle bu "nüfusun yüzde kaçı"nın ötesinde 1 konu
O bedeli ödenmiş bakış açısına, analize hazır konabiliyorum. Yıllarca çekilmiş zehirli ayrımcılığın meyvesi olan kavrayışı kağıda, konuşmaya döküp bana hediye ediyorlar. Sadece dinlemem gerekiyor. Bu ne karlı bir ittifak Cis bireyler için, düşünün.
Read 4 tweets
12 Jan
Türkiye'nin Gavi Covax aşı ittifakına üye olmamasını bir aydan uzun süre önce programımızda anlatmıştım. Aşının uluslararası siyaseti var. Ve burada Türkiye yine kötü bir istisna olarak karşımıza çıktı. Yirmiden fazla aşı çalışmasını kapsayan Covax'a gizemli bir nedenle katılmadı
Halbuki bütün ülkeler katılmıştı, kendi aşısını üreten ABD, Rusya ve Çin artı üç ülke hariç. Birisi Türkiye. Türkiye kendini Çin aşısına endeksledi. Herkese açık Gavi olanağını reddetti. Bu uluslararası siyasette uydu devlet davranışıdır.
Bunu hazmetmek zor. Sinovac etkili bir aşı olsa dahi affedilmezdi ama unuturduk. Aşı konusunda yapılan hatalar sonucu aşılama geciktikçe ölen herkesin sorumlusu bellidir. O ölümler kader değil, siyasi tercih.
Read 6 tweets
11 Jan
Ben samimi olarak soruyorum. Okullar açılmasın diyenler, şartların yaklaşık 1.5 sene daha böyle devam edeceğinin farkında mı? Çok olumlu düşünelim, devlet müthiş atağa geçse aşı konusunda, 1 yıl. Okulların 1-1.5 yıl daha kapalı kalmasını mı savunuyorlar?
Yok, Eylül'de açılır diyorsanız, çok iyimsersiniz. Eylül'de ne değişecek? Bir plan var mı okul açılmasına yönelik? Yok. Aşı var mı ortada? Yok. Güvenli okul açılması için hemen eylem planı yapılsın, süre belirlensin, çalışmalar başlasın dediğimizde, neresine itiraz ediyorsunuz?
Bugün bu çalışmalara başlarsak,inşallah Eylül'e yetişiriz. O da inşallah. Ama başlamıyor çalışmalar. Baskı yok çünkü.
Read 7 tweets
11 Jan
Pandemide Eğitim Gerçekleri raporumuzu haberleştiren Gazete Duvar'a çok teşekkürler. Yazarlığını Tomris Hoca ve ben yapsak da, raporu Türkiye'de çalışan ve çocukları okul çağında daha geniş bir grupla hazırladık, tüm paydaşlarla paylaştık.

gazeteduvar.com.tr/okullarin-kapa…
Gördük ki, tüm paydaşlar okulların açılmasını istiyor. Sadece nasıl olacağı konusunda uzlaşı sağlamak zor. Bu da doğal. En büyük ve gerçekçi endişemiz ise, pandeminin bitmeye başlayacağı 2022 sonbaharına dek okulların kapalı kalması. 1.5 seneyi daha kaldıramayız.
Ancak pandeminin öncesinde güvenli düzeye inmesi de şu andaki tedbirlerle mümkün görünmüyor. O halde virüs gibi biz de evrim geçirip, adapte olmalıyız. Önce elimizdeki verilere bakalım. Çocuklar tehlikede mi?
Read 16 tweets
27 Sep 20
New York Times'in ele geçirdiği belgelere göre Trump başkan seçildiği 2016 yılında sadece 750 dolar vergi ödemiş. O yılın kuru ile 2250 TL. Aynı sene Türkiye'de asgari ücretle çalışan bir işçi yılda 2520 TL gelir vergisi ödüyordu.1/2
Ondan önceki 15 yılın 10'unda hiç vergi ödememiş çünkü şirketleri para kaybediyormuş. Görünüşe göre şu anda da borç içinde. Trump vergi beyanlarını paylaşmayı yıllardır reddediyordu. 2/2
Burada şirketlerinin kötü durumda olmasından daha kötüsü, lüks harcamalarını masraf göstererek vergiden kaçması. Teknik olarak suç teşkil etmiyor olabilir (bilemeyiz henüz) ama aşırı lüks içinde yüzerken beş kuruş vergi ödememesi siyasi olarak sorun.
Read 6 tweets
26 Sep 20
Lütfen bu yazı dizisini takip edin. Sosyal medya gündemi, siyaset gündemi derken konudan konuya atlıyoruz ama en temel konular hep gündem dışı kalıyor. Pınar Öğünç (yine) en büyük sorunlarımızdan birine el atmış.1
Belirsizlik konusu akademide çok konuşuluyor tamam ama genellikle teorik ve yapısal olarak ele alınıyor. Kişilerin deneyimlerini, insan hikayelerini okumak, bu tanıklığa ortak olmak, konuyu derinleştiriyor ve kişiselleştiriyor.Eminim çoğumuz kendimizi bulacağız bu hikayelerde.2
Fabrika işçilerinin güncel çalışma modellerini ve güvencesizliklerini okurken mesela, özel üniversitede hoca olmakla ne kadar aynı olduğunu görmüştüm, plaza da farksız. Benzerlikler tahminimden çok ötedeydi. İnsana titri ne olursa olsun işçi olduğunu 3
Read 5 tweets
25 Sep 20
ABD Anayasa Mahkemesi hakimi Ginsburg'ün cenazesi Capitol'dan çıkarılırken, kadın milletvekilleri saygı duruşunda. Ginsburg hakim olarak atanmadan önce Anayasa Mahkemesinde cinsiyet ayrımıyla ilgili 5 dava kazanarak, Amerikan kadın hakları ve hukuk tarihine damgasını vurmuştu.
Her kahraman pelerin takmaz ama Ginsburg'ün pelerini de vardı. Ölene kadar mücadeleden vazgeçmedi. O mücadelenin sonuçları ABD'den tüm dünyaya yayıldı. Çünkü kadın hareketi uluslarüstü bir hareket ve herhangibir ülkedeki kazanım, hepimizi etkiliyor.
Ginsburg okul birincisi olarak mezun olduğu halde, kendisine Yahudi, kadın ve anne olduğu için iş vermeyen hukuk büroları nedeniyle önce üniversite hocası, sonra kadın hakları savunucusu ve hakim oldu. Yaşadığı ayrımcılık onu bu mücadele yoluna soktu.
Read 5 tweets
25 Sep 20
İktidar kadın haklarına saldırır, çıkıp gündem saptırma derler. Laikliğe geçişin en sembolik adımlarından biri olarak müzeleştirilmiş Ayasofya cami yapılır, gündem değiştirme derler. Ülkenin 3. büyük partisi iktidardan koltuk alabildiği için yine içeri alınır.
Yine gündem saptırma derler. Asıl gündem budur. Eğer ekonomi çöktü ise, çökertenlere izin verildiği için çökmüştür. İzin verildiyse de, aman Kürtlerle bizi yan yana görmesin diye tir tir titrenildiği için muhalefet tarafından verilmiştir. Aman utangaç durun.
Aman dış güçler diye, Kürtler diye, toplum ahlakına aykırılar diye susturuversinler sizi. Sakın muhalefet etme tuzağına düşmeyin. Hala da muhalefete kızabiliyorsam, hala bir beklentim, umudum olduğundan demek. Neden ki? Çaresizlikten.
Read 6 tweets
21 Sep 20
Ginsburg'un ölüm haberini okuyunca ağrılarım başladı. Haftasonunu konuyu düşünmemek için aktiviteden aktiviteye koşarak geçirdim. Dünyanın başka ucundaki 1 insanın ölümü benim geleceğimi bu kadar etkilememeli. Kurumlar sallanırken, kişilere muhtaç kaldık demokrasiyi korumak için.
Yıllardır her gün Ginsburg ölmesin diye dua eden milyonlarca insan vardı. Ömrümden veririm mümkün olsa diyen. Büyük bir çaresizlik ve öfke dalgası var şu anda Demokratlar arasında. Taban Cumhuriyetçiler savaş açtı, kaçamayız, savaşmalıyız diyor. Nükleer seçenekler masada.
İş buraya nasıl geldi? En az 50 yıllık bir hikaye. Ya da 250 yıllık. Nereden anlatmaya başladığınızda ilgili. Ama notorious RBG çok uzun zaman boyunca unutulmayacak, tarih kitaplarına geçecek bir hukuki miras bıraktı. Bunları hayatın tuhaf tesadüflerine bağlıyordu.
Read 7 tweets
20 Sep 20
Ben kendi tecrübemi anlatacağım. Ben klasik sınava hazırlanır gibi hazırlanırdım teste de. Test çözmek araştırmalara göre pekiştirme açısından faydalı ama üniversite sınavlarına çalışırken bile testi neredeyse sadece deneme sınavlarında gördüm.
Çalışma tarzımın da tuhaf geleceğini biliyorum ama 1 şeyi gerçekten bilirseniz, hangi formatta gelirse gelsin cevaplayabilirsiniz. Konu hakkında kompozisyon yazacak, birine anlatacak kadar biliyorsanız, seçenekli sınav kolay gelir.
Çocuklar da, öğretmenler de, veliler de içerikten çok formatla ilgililer. Şu kadar test sorusu çözün diyor. Okuduğunu anlama okumakla, düşünmekle, tartışmak ve yazmakla gelişir. Çözdüğün soru sayısı çok suni bir öğrenme ölçütü.
Read 15 tweets
16 Sep 20
Erizahat (mansplaining) konusu Pelin Batu'nun neredeyse sözlük tanımı gibi videosu sayesinde gündeme geldi. Bu konu sahada araştırma yapacaklar için çok önemli. Kısaca özetleyeceğim. 1
Sahada bireysel söyleşi yaparken elbette ideali görüştüğünüz kişiyle tamamen yalnız olmak. Ancak bu her zaman mümkün olamıyor. Kalabalık aileli, evde çalışan insanlar da yalnız kalamayabiliyor, sürekli bölünüyor. Mahrem alan ya da zamanları olmayabiliyor. 2
Sizinle ailelerinin, işverenlerinin bulunduğu, girip çıktığı bir ortamda görüşüyorlar ki mahrem olmayan bir konu ise sorun olmayacağını düşünebilirsiniz. Ancak özellikle kadınlar erkeklerin olduğu ortamlarda susuyor, ya da susturuluyorlar. Dışardan müdahale de geliyor.3
Read 8 tweets
15 Sep 20
Klasik Batı metinlerini okuturken arada Osmanlı, Çin, Japon tarihi anlatmak zorunda kalıyorum. Çünkü tabii ki Batı Avrupa dışındaki her yer hk atıp tutmuşlar. Orada şu yapıldığı için diye başlıyorlar ama yok öyle 1 şey. Keşke sosyal bilimler bugün çok farklı diyebilsem.
Benim alanımda hala bütün Doğu Asya'yı tek bir sosyal devlet modeli olarak kategorize eden bir sürü çalışma var. Çin ve Japonya aynı grupta! Konfüçyan falan diye de isim veriyorlar ki pes. Utanır insan. Bitmiyor bu kafa.
Osmanlıda yasalar önemsizmiş çünkü Sultan ne derse o olurmuş. Bunu 300 yıl önce yazmış olmaları değil sorun ama bunu okuyanların bunu eleştirecek bilgisi bugün de yok. Osmanlı mı okuyorlar, Çin mi okuyorlar? Yok. Demek öyleymiş der geçer çoğu. O sorun.
Read 5 tweets
14 Sep 20
Göçmenler ucuz ve sigortasız iş gücü olarak kullanılıyor. Bu da onları düşük gelirli işçilerle rakip haline getiriyor. İşçiler dayanışmak yerine bölünüyor ve bu durumu yaratan ve bundan kar eden devlet ve patrona değil, birbirlerine düşman oluyorlar.
Kaçak göçmenlere, sığınmacılara neredeyse tamamen kapalı iş kollarında çalışıp bu gruplara karşı cephe almakla, patron tarafından işten çıkarılma yoluyla düşman edilmek farklı şeyler (ikisi de haklı değil ama farklı) ve çözümleri de farklı.
ABD patronları yüzyıllarca farklı ülke göçmenleri arasındaki gerginlikleri kendi lehlerine sömürerek işçi örgütlenmesini kısıtlayabildi. Denenmiş, başarılı bir dayanışma kırma yoludur, aksi yönde bir bilinç oluşturma çabası olmazsa.
Read 4 tweets
11 Sep 20
Bir insanı arabayla ezenin bunu yapmasını sorun etmemek, kendini hikayede şoför koltuğuna oturtmakla, ezenle özdeşleşmekle olur. Ben arabanın altında kalan olduğunuzu düşünmeye davet ediyorum.
Sorun etmek nasıl olur? Bu tam çözülebilmiş bir konu değil. Eserlerini reddedenler olacak. Eserlerini izleyip okuyup, eserin sahibini itibarsız kabul edenler olacak. Eserlerini sürekli sahibinin vahşeti üzerinden okumaya davet edenler olacak. Bunları tartışılmalı.
Eser reddi eserin kanondaki yeri ile de bağlantılı. 500 sene önce yaşamış bir düşünürün seri katil olduğunu öğrendiğimizde dahi, kitaplarını okumak zorunda kalabiliriz çünkü ardından gelen pek çok eser onun yazdıklarının üzerine kuruludur. Mecburen anlamalıyızdır.
Read 8 tweets
9 Sep 20
Amerika'nın belki de yaşayan en prestijli gazetecisi Bob Woodward'un Trump ile ilgili kitabı çıktı. Daha Şubat ayında bir söyleşisinde, Trump Woodward'a Kovid'in ölümcül olduğunu, hava yoluyla bulaştığını belirtmiş. Ama kamuya çok farklı şeyler söyledi.
Bu arada Woodward'un kitabı çıkana kadar susması da inanılmaz bir rezalet. Bir işe yarar mıydı? Bilemeyiz ama bu kadar hayati bir konuda kamuyu bilgilendirmemesi inanılır gibi değil. Gazetecilik doğru zamanda kitap satmak için bilgi saklamak olamaz.
Trump'ın aylardır salgın meselesini muhalefet abartıyor, o kadar tehlikeli diye tavır alması, salgına karşı tutarlı politika geliştirmesini.gibi, geliştirenlere de ket vurması kaç hayata mal oldu bilmiyorum.
Read 9 tweets
9 Sep 20
Hayattan en az 24 saat izin alıp sadece I'm Thinking of Ending Things hk düşünmek isterdim. Birinin başını şişirdim bile bu sabah. Sanırım çoğu kişiye hitap etmeyecek, çok acayip bir film, o nedenle tavsiye edemiyorum ama o kadar çok beğendim, o kadar çok etkilendim ki...
Yine dönmüş Kaufman, biz kimiz, benlik nedir sorusunu soruyor. Her filminde aynı soruya dönüyor. Hatıralarımız benliğimizin inşasında nerede, hırslarımız neresinde? Bu sefer bizim dışımızdaki her şey neresinde diye soruyor. Ailemiz, sanat, edebiyat, popüler ve siyasi kültür.
Zaman çok önemli bir ögesi. Zamandan bağımsızmış gibi görünüp, bu kadar zamanın ruhuna angaje bir eser olması da bir başka -tesadüfi olmayan- yönü. Zamanla kimliğin, benliğin ilişkisini didik didik ediyor. O açıdan da tuhaf biçimde siyasi bence-Kaufman bunu reddedebilir tabii.
Read 5 tweets
6 Sep 20
6-7 Eylül faillerinin manevi torunları Sakarya'da Kürt dövüyor bugün. Birinde her kesimden gayrimüslime, öbüründe beş kuruşsuz mevsimlik işçiye saldırmış. Savunmasız olana saldırıp, canına ve malına kast eden toplumsal destekli, cezasız bırakılan 'sıradan' kötülük aynı.
Ama 6-7 Eylül olayları geçmişte kalmadı. Üzerine çöktüğümüz malları, mahalleleri bugün ülkenin ticari ve kültürel merkezi bugün. Tek bir özür, tazminat, kefaret ödenmiş, bir hesaplaşma yapılmış değil, okul kitaplarında yok, küçük bir kesim dışında konuşulmuyor.
Bence 6-7 Eylül'ü de bir fetih eylemi olarak görenler bugün çoğunlukta. Demek ki geçmiş değil, bugünümüz. Bu da utanmaktan da çok, korkmamız gereken bir şeydir.
Read 4 tweets
5 Sep 20
Eğer yönetmen sinema alanında istismarı kullanan çarpık yapıyı kullanarak taciz ve tecavüzde bulunursa, bal gibi sinema hk. genelleme yaparız ve yapıyoruz da. Dünya çapında tacize karşı #metoo hareketini çıkaran değil ama popülerleştiren Holywood aktrisleri oldu.
En ünlü kadınların dahi sektörde nasıl taciz edildiği ortaya çıktığından beri hesaplaşma kamuoyunun gözleri önünde sürüyor. Holywood'da sektör yapısı değişmeye başladı. Davalar açıldı. İfşalar yaygınlaştı. Üstelik orası kar amaçlı bir iş sektörü. Dini, ahlaki cemaat değil.
Herhangi bir yapı, tacize kolaylık sağlıyor, onu gizliyor, tacizciyi koruyor, istismar yuvası haline geliyorsa, bu kişisel değil, kurumsal bir sorun ve suçtur. Yapan kadar yaptırana da bakarız. İstismara izin veren yapılar istismarcıları çeker, toplanma merkezi olur.
Read 4 tweets
4 Sep 20
Oğlum Berlin'de bir devlet ilk okulunda. Onların okulundaki uygulamaları kısaca anlatayım. Bu Almanya, hatta tüm Berlin için geçerli değil. Her okul farklı. Ama bir örnek. Okul yaklaşık 1 ay önce açıldı. 1
Derslerde ve bahçede kimse maske takmıyor. Koridorda herkes maske takmak zorunda. Okula maskesiz giden olursa, maske temin ediliyor. Giriş ve çıkış kapıları ayrıldı. Girişte yığılma olmasın diye herkes okula 10 dakika erken gidiyor. 2
Bahçede farklı sınıflardan çocukların karışık oynamasını engelliyorlar. Herkes kendi sınıfı ile oynuyor. O nedenle 'kollar' da kaldırıldı, sınıflar karışıyordu. Resim ve müzik dersi kendi sınıflarında yapılıyor. Resim, müzik odasına gidilmiyor. 3
Read 10 tweets