İkarus Profile picture
Ad Astra Per Aspera I know what it is to be young, but you, you don't know what it is to be old... #MKA #ATE
Bizınıs Kahkaha Profile picture 1 added to My Authors
17 Jan
İTBARAKLAR (Türk Mitolojisi)

İtbaraklar; eski Türk destanlarında sözü edilen, Türklerin sürekli savaşa tutuştukları, o zamanki Türklerin kuzeybatısında yaşayan “köpek başlı insana benzer yaratıklar”.
Efsanelere ilk kez “Çok tüylü köpek” olarak geçmiştir. Oğuz Kağan destanlarına göre,
İtbarak’ların yurdu, kuzey batıya doğru uzanan, karanlık ülkeler içindeydi. Oğuz Kağan, ‘İtbarak’lara karşı akın yapmış; ama mağlup olup, dağlar arasında bir nehrin ortasında bulunan,
küçük bir adaya sığınmak zorunda kalmış.
Oğuz kağan destanında konuyla ilgili metin şöyledir:
Türkler “Barak” derlerdi, Kara tüylü köpeğe,
Böyle ad verirlerdi, büyük soylu köpeğe.
Aslında efsaneler, bir köpek anarlardı.
Onu da köpeklerin, atası sayarlardı.
Read 7 tweets
16 Jan
Lilith: Ataerkil Düzene Başkaldırının İlk Mimarı

Mitler, sosyal hayatın içinde büyük bir yer tutarken, geçmişten günümüze sanatın hemen hemen her alanında da kendinden söz ettirmeye devam ediyor.
Sümer mitolojisinde Adem’in ilk eşi olarak bahsi geçen Lilith, ataerkil yapıyı kabul etmedi ve bir isyan başlattı. Bu başkaldırının elbette bazı sonuçları vardı. Önce çocuk katili olarak anıldı ve sonra da ataerkil kültür tarafından unutulmaya terk edildi.
Efsanevi dişi, şeytan doğasıyla cin – şeytan cinsinin anası olarak kabul edilir. Şeytan biliminde (demonoloji), Yahudi – Hıristiyan Batı dünyasında iyi bilinen Lilith’in kökeni Sümer’e kadar dayanır. Antik dünya için ana tanrıça karakterine en yakın karakterdir.
Read 30 tweets
14 Jan
Gizemli Ses: Taos Uğultusu

Bu sesler ilk olarak 20. Yüzyılın ortalarında, İngiltere’de birçok vatandaşın şikâyet etmesi sonucu kayıt altına alınmıştır. Ardından bu seslerin Dünya’nın farklı yerlerinde ve belirli aralıklarla duyulduğu ortaya çıkmıştır. Image
1980 yılında İskoçya’nın Largs Kasabasından ve 1992’de ise Amerika Birleşik Devletlerinde New Mexico’da tüm yerel halk tarafından duyulmuş, insanlar üzerinden fiziksel rahatsızlıklara sebep olmuştur.
1999’da İndiana Kikomo’da tekrar duyulmasının ardından insanlar üzerinde baş, eklem ve kemik gibi fiziksel ağrılara sebep olmasının yanı sıra pek çok insanda yorgunluk, ishal ve kusma gibi şikâyetlere sebep olmuştur. Bazı insanlar ise bu uğultu sonrası baygınlık geçirmiştir.
Read 11 tweets
7 Jan
TÜRBANIN GERÇEK ÖYKÜSÜ

Türkiye’de türbanı yaygınlaştırma eylemini ilk başlatan da Kanlı Pazar olayını kışkırtan Amerikancı İslamcı Mehmet Şevket Eygi’den başkası değildi.
Mehmet Şevket Eygi’nin Bugün gazetesinde köşe yazıları yazan Şule Yüksel Şenler, o yıllarda İstanbul’dan yola çıkıp Anadolu’yu il il dolaşarak kadınları başlarına türban bağlamazlarsa cehennemde yanacakları yönünde korkutmaya başlamıştı.
1960’larda “türban” ın adı daha “türban” değildi; bu örtüye, Mehmet Şevket Eygi’nin 6. Filo savunucusu yoldaşlarından Şule Yüksel Şenler’in adıyla özdeşleştirilerek, “Şule-baş” deniyordu.

Türkiye’nin başındaki ağrı
(Ercüment İşleyen-Milliyet, 10 Mayıs 1999)
Read 30 tweets
7 Jan
Genç şeytan: Cehenneme nasıl gönderdin?
Yaşlı şeytan: Korkutarak!
-Neden korktular? Savaş mı? Kıtlık mı?
--Hayır... Hastalık korkusu.
-Hastalanmadılar mı? Ölmediler mi? Tedavi yok muydu?
--Hastalandılar, öldüler
-Anlamıyorum...
--Yanlışlıkla ne pahasına olursa olsun tutunacakları tek şeyin HAYAT olduğunu düşündüler! Sarılmadılar birbirlerine, selam vermediler, uzaklaştılar birbirlerinden, insanlara dokunmaktan vazgeçtiler...
İnsana dair her şeyden vazgeçtiler!
Ve paraları bitti, İşlerini kaybettiler, Duydukları her şeye, medyada gördükleri her şeye körü körüne inandılar, Özgürlüklerinden vazgeçtiler, Evden hiç çıkmadılar, Akraba ya da arkadaş ziyareti yapmadılar.
Read 4 tweets
7 Jan
KADER TANRIÇALARI "MİRELER..."

Antik Yunan edebiyatında edebi eserlere konu olan kader bilinmezi, sadece ölümlü insanları değil, aynı zamanda Tanrıları bile çok sarsıcı bir şekilde etkiliyordu. Kader kaçınılmazdı ve önünde duran her şeyi ezip geçiyordu...
Zaman tanrısı Kronos ile Tanrıların atası Uranos , bir Tanrı olmalarına rağmen yapılan kehanetlere ne kadar karşı durmaya çalışırlarsa çalışsınlar, kendilerini bekleyen kaderin önüne geçememişlerdi. Onların kaderlerine de kendi evlatları tarafından öldürülmek düşmüştü ve
Zeus babasını tahtan indirerek kardeşlerini kurtarmıştı.
Tanrıların dağı Olimposta da sadece savaşa çıkmadan önce değil, yapılacak her işte kâhinlere danışılmadan bir işe kalkışılamazdı. Delphi’de Apollon tarafından kurulan tapınak kader tapınağıydı ve bu işlere tahsis edilmişti.
Read 12 tweets
6 Jan
Yazar Talat Halman, “Eski Uygarlıkların Şiirleri” kitabında, Din adamı Ankhu'nun bozuk düzenden yakınmasından bahseder...
M.Ö 4000 yıl önce yaşamış olan Mısırlı şair ve din adamı Ankhu isyanını bakın nasıl dile getirmiş... Image
Olup bitenler, çileden çıkarıyor insanı :
Memleket baştan başa azapla kıvranıyor,
Yıldan yıla büsbütün allak bullak…
Bir öncekini aratıyor her geçen yıl...
Kargaşalık var ülkede, yıkımın eşiğindeyiz...
Kapı dışarı ettiler adaleti,
Haksızlık kol geziyor hükümet çevrelerinde...
Tanrıların tasarıları karman çorman,
Tanrı buyruklarına aldırış eden yok...
Memleketin durumu berbat,
Ne taraf baksak çile,
Halk yas tutuyor kentlerde de, taşrada da….
Millet yoksulluktan perişan,
İnsanlarda ne saygı kaldı, ne sevgi...
Huzur sultanları bile ter ter tepiniyor...
Read 7 tweets
6 Jan
Dünya Savaşlarını Doğru Bildiği İddia Edilen Mason:
Albert Pike

1809 yılında Boston- Massachusetts'de doğdu. Babası Benjamin Pike annesi ise Sarah Pike idi. Kendinden sonra 6 kardeşi daha dünyaya gelecek ve Albert ailenin en büyük çocuğu olacaktı.
1825 yılına gelindiğinde Albert, Harvard Üniversitesinin giriş sınavlarını kazanmıştı. Buradaki eğitiminin ardından Gloucester,North Bedford, Fairhaven ve Newburyport'da bir süre öğretmenlik yaptı.
Amerikan Bağımsızlık Savaşı devirlerinde Albert Pike de orduya katıldı. Meksika-Amerika Savaşı sırasında orduda uzun süre görev yaptı ve 22 Kasım 1861 tarihinde generalliğe yükseldi.
Read 14 tweets
6 Jan
TANRILARIN İÇKİSİ BİRA VE TANRIÇA NİNKASİ

Bira; Mezopotamya'da tanrıların da içeceğiydi. Bunu; Tanrıça İnanna ve Bilgelik Tanrısı Enki'nin birlikte sarhoş olduğu İnanna şiirinden veya onlarla ilgili bir dizi efsaneden öğrenmekteyiz.
Bu şiirde Enki; sarhoşluk yüzünden yüzünü kaybeder(yüzü yaralanır). Enki ve Ninmah şiirinde tanrıça Ninhursag; Enki tarafından bir içki oyununda dövüldüğünde prestijini kaybeder.
Biranın etkisi ile sarhoş olmak; bir zayıflık olarak tasvir edilir,
ancak biranın kendisi asla eleştirilmez. İçme sırasında; kişinin kendini kontrol edememesi, içicinin hatasıdır. Kalbi hafif hissettirmek için; bira yaratılmıştı ve bu içecekten Tanrıça Ninkasi sorumlu idi.
Read 9 tweets
5 Jan
İca Taşları

11.yüzyılda Güney Amerika’nın batı kıyısındaki And Dağlarında Cusco şehri civarında Manco Capac tarafından kurulan Cuzco Krallığı zamanla büyüdü. 1438 yılında Pachacutec tarafından kurulan ve Kolomb öncesi Amerika kıtasının en büyük imparatorluğu olan Image
İnka İmparatorluğuna dönüştü. Dünyanın en görkemli imparatorluklarından biri olan İnka imparatorluğu 1532 yılında Francisco Pizarro önderliğindeki İspanyol işgalciler İnka bölgesini ele geçirinceye kadar tarihteki önemli rolünü oynamıştır.
1572 yılında Vilcabamba’daki son İnka direnişinin de İspanyollar tarafından kırılması ile İnka medeniyeti bitmiştir.
İspanyol kaşifler işgal ettikleri bu topraklarda birçok değerli hazinenin yanısıra üzerinde çok ayrıntılı resimlerin bulunduğu bazı taşlar da ele geçirdiler. Image
Read 24 tweets
5 Jan
MİNOTAUR ŞEKLİNDE RHYTON...

Minos’un labirentindeki boğa başlı adam Girit kültürüne ve Antik Miken uygarlığına ait birçok özellikte vücut bulur. Boğalar ve labirent motifleri, MÖ 3.000 yılından MÖ 1.100 yılına kadar Akdeniz’i etkisi altına alan Minos kültürü boyunca görülür. Image
Girit’in sembolü olan boğayı yenen Atina’nın efsanevi kurucusu Theseus, MÖ 2. binyılın ortasında yükselmeye başlayan Ege uygarlıklarını yansıtır. Tıpkı Yunan anakarasının Girit egemenliğine son verip yerini alması gibi...
Klasik dönem yazarları Minotaur’un hikayesini bıkmadan tekrar tekrar anlattılar. Söylenenler değişiklik gösterebiliyordu fakat her biri ortak özellikler taşıyordu. Çeşitli formlardaki boğalar, bu hikayelerde önemli bir rol oynuyordu...
Read 13 tweets
4 Jan
Bir zamanlar bir ülkede halk ayaklanır hükümdara karşı.
Haklılardır da.
Ne adalet ne düzen kalmıştır ülkede.
Hükümdar ayaklanan halkı meydandaki devasa bir havuzun etrafında toplar ve bir konuşma yapar;

-"Eğer isterseniz benden çok kolay bir şekilde kurtulabilirsiniz.
Böyle isyan etmenize hiç gerek yok, şimdi ben bu havuzu boşalttıracağım, üzerini de kapattıracağım, sizden tek isteğim bu havuzu süt ile doldurmanız.
Herkes gece yarısından sonra bu havuza bir kova süt dökecek.

Herkes tek başına dökecek sütü kimse kimseyi görmeyecek.
Güneş doğarken hepiniz burada olun.
Havuz süt ile dolduğunda ben tahtı bırakıp gideceğim.
Ertesi gün sabah olur herkes sevinçle toplanır havuzun başına.
Öyle ya artık bu düzenbaz hükümdardan kurtulacaklardır.

Hükümdar da gelir ve üzeri kapalı havuz açılır.
Bir de ne görsünler?
Read 5 tweets
4 Jan
ATALANTA VE HİPPOMENES...
ELMAYLA KAZANILIP GÜNAHLA KAYBEDİLEN AŞK...

Yunan mitolojisinde, Atalanta, avcılığa ve atletizme yatkınlığıyla ünlü bir bakiredir. Kimilerine göre babası Arcadialı İasus, annesi de Clymene'dir.
Maalasef, Atalanta'nın doğumu, bir oğlan çocuk arzulayan babasını hiç memnun etmemiştir. Bu yüzden doğduktan sonra bir dağ başında vahşi hayvanlara yem olmak üzere, kendi haline bırakılıp terk edilir. Durumu fark eden doğa ve avcılık tanrıçası Artemis,
Atalanta'yı emzirsin diye bir dişi ayı gönderir ve daha sonra avcılar, onu usta bir avcı genç kız oluncaya kadar büyütür, eğitir.
Her ne kadar bir erkek çocuk gibi yetişmiş olsa da, Atalanta, sonraları çok çekici bir güzelliğe sahip olur,
Read 12 tweets
3 Jan
Harvard Üniversitesi Astronomi Bölümü başkanı Prof. Avi Loeb'e göre, dünya dışı yaşama ait bir cisim yakın zamanda gezegenimizin yakınından geçti. Loeb yeni kitabında, 2017 yılında dünyaya yakın bir mesafeden geçen Oumuamua gök cisminin
dünya dışı medeniyetlere ait olduğuna inandığını ve bu fikrini destekleyecek ciddi bulgulara sahip olduğunu yazdı.

Söz konusu cisim 2017 yılında gezegendeki en güçlü teleskop olan Hawaii'deki Panoramik Araştırma Teleskobu ve Hızlı Yanıt Sistemi (Pan-STARRS) tarafından
tespit edilmiş ve Oumuamua olarak adlandırılmıştı.

Oumuamua sözcüğü Hawaii dilinde ‘gözcü, mesajcı, uzaktan gelen’ gibi anlamlar içeriyor.
Harvard Üniversitesi Astronomi Bölümü başkanı Prof. Avi Loeb'e göre, güneş sisteminden geçerken tespit edilen bu cisim dünya dışı yaşama ait
Read 11 tweets
3 Jan
YERİNE ULAŞAMAYAN MEKTUP...

Atina agorasında bir kuyuda yapılan kazılarda İ.Ö 4. yüzyıla ait kurşun levhaya, kamış bir kalem ve mürekkeple yazılmış bir mektup bulunur.

Lesis adında, döküm atölyesinde ağır şartlarda çalışan genç bir kölenin annesi ve
Ksenokles isimli birine yazdığı ve yardım çağrısından oluşan mektubun yerine ulaşmadığı; gencin yardım çığlıklarının bir kuyuda yok olduğu mektubun bulunduğu kuyudan anlaşılmaktadır...
Lesis’den annesine ve Ksenokles’e: Bu dökümhanede ölmek üzereyim. Lütfen birşeyler yapın! Efendilerime gelin ve bana (çalışacak) daha iyi bir yer bulun. Beni tam anlamıyla iğrenç birinin emrine verdiler. Kırbaç yemekten ölmek üzereyim. Hapsolmuş durumdayım.
Read 4 tweets
3 Jan
İnsan olmanın sırrı: Kendini bilmek

6’ncı yüzyılda yaşayan ve halkın kendini tanrılaştırdığı Yedi Bilge arasında yer alan Spartalı Khilon tarafından ilk kez Delfi’deki Apollon Tapınağı’na yazılmıştır şu sözler: “Kendini Bil.”
Khilon’dan sonra gelen öteki düşünürler bu sözden önemli ölçüde etkilenirler. Platon ise Khilon’un kullandığı bu sözü şöyle şekillendirir: “Sadece bir insan olduğunu bil.”
Aristoteles’e göre bütün insanlar bilmek ister. Bu varoluşun getirdiği insan gereksinimlerinin en temelidir. İnsanoğlunun varlığını sürdürebilmek, kendini var edebilmek ve kendine bir dünya kurabilmek içindir bilme çabası.
Read 21 tweets
3 Jan
GRAEAE KARDEŞLER...

Mitolojide hep aşk hikayeleri yok tabi. Zeus'un çapkınlıkları, aşk Tanrıları ve Tanrıçaları dışında, bizi korkularımızla yüzleştiren pek çok hikaye ve kahramanları da var.
Geçmişten günümüze ulaşan bu hikayelerin dikkatli bakıldığında tek ortak noktasının öğretici bir algı içeriyor olması...
Deniz Tanrıları Phorcys ve Ceto'nun kızları olan Gorgonlar, ya da “Graeaeler”, mitolojide kısaca Griler diye bahsedilen kızkardeşler bu korkuların beslediği cadılardır...
Yunan mitolojisinde “yaşlı kadınlar” ya da “gri cadılar” olarak da bilinen bu üç kız kardeş;
Read 8 tweets
2 Jan
DOROTHY EADY VE OMM SETY'NİN REENKARNASYONU

Reenkarnasyon olgusu büyüleyici bir konudur. Reenkarnasyonun savunucuları, Dorothy Louise Eady'nin hikayesini, reenkarnasyonun doğum ve ölüm kadar yaşamın bir parçası olduğuna dair en önemli örnek olarak sunarlar.
Dorothy Eady'nin (Omm Sety) hikayesi ilginçtir. Ocak 1904'te İngiltere'nin Londra yakınlarında İrlandalı bir ebeveynin kızı olarak doğdu. Üç yaşına kadar hayatını normal bir çocuğunki gibi yaşadı. Fakat talihsiz bir şekilde merdivenden düştü. Aile doktorları öldüğünü şöyledi.
Bir saat sonra bir mucize yaşandı. Doktor cesedi cenaze evine götürmek için döndüğünde, küçük Dorothy'yi yatakta oturmuş oynarken buldu. Ancak Dorothy, ailesinin de farkına varacağı gibi artık o merdivenlerden düşen kız değildi.
Read 19 tweets
2 Jan
SİSİFOS

Yunan mitolojisinde tanrılar Sisifos’u bir kayayı hiç durmadan dağın tepesine kadar yuvarlayarak çıkarmakla cezalandırmışlardı. Sisifos, kayayı tepeye kadar kan, ter içinde kalarak çıkarıyor, ancak tam tepeye ulaşıldığında kaya kendi ağırlığıyla aşağıya yuvarlanıyor.
Bu döngü sonsuza kadar böyle devam edecek.
“Umutsuz ve faydasız bir ceza”
Daha ağır bir cezanın olmayacağını düşünmüştü, Tanrılar.
“Acı başlangıçtadır, kayayı dağın tepesine çıkarmaya uğraşmak, keder ve üzüntü verir, bu kayanın zaferidir” der Albert Camus.
Ancak başarma isteğiyle, umutla da kaya çıkarılabilir tepeye. Sisifos’u bu umutsuz döngü içerisinde farklı kılan kazanmak için önce yazgısını kabullenmesi. Acı içinde kıvransa Tanrılar kazanmış olacaktı.
Read 8 tweets
2 Jan
PROMETHEUS

Karart göklerini Zeus,
Duman duman bulutlarla;
Diken başlarını yolan çocuk gibi de
Oyna meşelerin, dağların doruklarıyla.
Ama benim dünyama dokunamazsın,
Ne senin yapmadığın kulübeme
Ne de ateşini kıskandığın ocağıma.
Şu evrende siz tanrılardan
Daha zavallısı var mı bilmem:
Kurban vergileri
Dua üfürükleriyle beslenir
Haşmetli varlığınız zar zor.
Size umut bağlayan budalalar,
Çocuklar, dilenciler olmasa
Yok olur giderdiniz çoktan.
Ben de bir çocukken
Ne yapacağımı bilmez olunca
Çevirirdim güneşe doğru
Görmediğini gören gözlerimi;
Yakarışımı dinleyecek
Bir kulak varmış gibi yukarda;
Varmış gibi derdimle dertlenecek
Benimkine benzer bir yürek yukarda.
Azgın devlere karşı kim yardım etti bana?
Read 6 tweets
2 Jan
"Kendini bil" cümlesini insanlığa öğreten Aristotales'dir. Şimdiye dek bundan daha etkili bir cümle söylenmemiştir. Gerçek bilgi ne soyuttur ne de okulda çözülen testlere benzer.
Gerçek bilgi tamamen bilinçle, kendi kendinin farkında olmakla ve bunların sonucu olarak kendi hayatlarımızın sorumluluğunu almakla ilgilidir. Günümüz toplumunda insanların yalnızca anlamsız dini grupların pençesine düşmesi değil, aynı zamanda yasadışı davranışlarda bulunması,
evliliğe olan bağlılığın yok olması gibi durumların sebebi bunlardır. İnsanların kozmik bir satranç oyunundaki çaresiz piyonlar olmaktan memnun olduğu, kendi davranışlarının sorumluluklarını taşımadığı,
Read 9 tweets