SERKAN YILDIZ Profile picture
İstihbarat Bilimi - Disiplini - Pratiği ⋆ Taktik / Harekat Operasyonları ⋆ Uluslararası İlişkiler ⋆ Akademik ve Stratejik Analiz
2 subscribers
Jan 26 9 tweets 3 min read
🔴10.761.000.000 TL

🔴Mersin’deki "lavaş" operasyonundan çıkan bu rakam, matematiksel bir imkansızlıktır. Bir şehir ne kadar lavaş yiyebilir?

🔴Bu sadece asayiş vakası değil; gıda üzerinden yürütülen devasa bir ekonomik sabotaj

🔴Kirli çark nasıl döndü?

👇Bilgisel başlıyor Image Çoğu kişi son operasyonu sıradan bir asayiş vakası sanıyor ama ben size madalyonun öteki yüzünü anlatayım.

Barış Turgut ve ekibine yapılan baskın, aslında halkın sofrasındaki lavaş üzerinden kurulan devasa bir ekonomik sabotajın durdurulmasıdır.

Lavaş deyip geçmeyin; talebi hiç bitmeyen, her gün taze nakit akışı sağlayan, stoklanamayan bir güçtür bu.

Mersin gibi lojistik bir merkezde böyle bir "ara malı" seçmek dâhice bir kötülüktür.

Amaç sadece kâr etmek değil, yerel ekonomide "yırtıcı bir tekel" kurarak devletin denetim gücünü sahada felç etmekti.

Peki, bu çark nasıl bu kadar devasa bir hacme ulaştı?
Jan 15 10 tweets 5 min read
📕Ekrem İmamoğlu davasında ifadelerin "İstihbarat temelli Analizine" başlayalım.

📕Bir insanı sadece "kol saatine" bakarak teşhis edebilir misiniz? Savcıya göre evet.

📕İddianameye göre bu trafiğin tek bir kapıdan akması gerekiyor. İmkansız mı? Evet.

👇Ve daha birçok konu...Image Önünüzdeki ekranlara düşen o cafcaflı manşetlere, köpürtülen o "ahlaki çöküntü" senaryolarına bir saniye ara verin.

Size şunu net bir şekilde söyleyebilirim: Gördüğünüz şey bir magazin skandalı değil, ders kitaplarında okutulacak türden acemi bir algı operasyonudur.

Olayın merkezinde uyuşturucu şüphelisi bir şahıs var: Rabia Karaca. İstihbarat dünyasında biz buna "Zehirli Ağaç" doktrini deriz.

Eğer kaynağın kendisi kriminalse ve kurtuluş bileti olarak "etkin pişmanlık" yasasına sığınıyorsa, o ağacın meyvesi yenmez. Can derdine düşmüş bir kaynak, savcının duymak istediği her senaryoyu onaylar, hatta üzerine yenilerini ekler.

Ama matematik... İşte o, kimsenin hatırına yalan söylemez. Bu dosyayı teknik bir masaya yatırdığımızda, karşımıza çıkan tablo bir yolsuzluk haritası değil, fizik kurallarına aykırı bir hayal ürünüdür.

Gelin, bu kurgunun vidalarını tek tek sökelim.
Jan 13 9 tweets 5 min read
🔴Ankara’daki pavyon operasyonu herkes alkışladı. Peki.

🔴Bu bir zafer değil, sistemin iflas ilanıdır. Devleti o kapıya polis değil, kaçan iki kız çocuğu götürdü.

🔴"Menajerlik Ajansı" maskesiyle kurulan tuzakları ve 15 yaşındaki çocukları esir alan "borç senetlerini" inceledim.

🔴Pavyonlar, kurbanlarını artık Instagram’dan seçiyor.

👇Manşetlerin yazmadığı "gri alanı" ve dosyanın kapalı tarafını açıyorum!Image Ankara’nın göbeğinde, o ışıltılı tabelaların arkasında kopan kıyameti duydunuz. 13 Ocak 2026.

Manşetler "Pavyon Baskını" diye geçti, "55 tutuklama" diye rakam verdi. Herkes alkışladı. Ama ben size o dosyanın kapalı tarafını, manşetlerin göremediği o gri alanı anlatayım.

Bir istihbaratçı için bu operasyon bir başarı değil, sistemin iflas ettiğinin ispatıdır.

Neden mi?

Çünkü devlet, bu ağı kendi proaktif takibiyle değil, kaçıp karakola sığınan iki kız çocuğunun ifadesiyle çözdü. Biz buna "erken uyarı sisteminin çöküşü" deriz.

Tehdidi, mağdur kapına gelince öğreniyorsan, sahadaki kulağın sağır olmuş demektir.

15 yaşındaki bir çocuğun okul devamsızlığı ile Ankara’nın belirli sokaklarındaki sinyal yoğunluğu arasındaki bağı kuramayan veri analizi, aslında baştan kaybetmiştir.

Suç örgütü, o mekanları demir parmaklıkla değil, korkuyla örülmüş bir sessizlik duvarıyla yönetiyordu. Kapıda silahlı nöbetçi yoktu, içeride konuşanı yakan bir suskunluk yasası vardı. Bizim "istihbarat" dediğimiz şey olay olduktan sonra yazılan otopsi raporu değildir; olay olmadan önceki ayak sesidir. Ve maalesef, biz o ayak seslerini duyamadık.

Peki, bu çocuklar o karanlık dehlizlere nasıl çekildi? Beyaz minibüsler tarih oldu, yöntem artık çok daha sinsi...
Jan 10 7 tweets 3 min read
🚨Bebek Otel’in o meşhur odaları. Dışarıdan bakınca lüksün zirvesi aslında devasa bir delil havuzu?

🚨Milyon dolarlık servetler, basit bir biyolojik izin peşine takıldı?

🚨O çılgınlığın altındaki karanlık ağ?

👇Teknik delillerle istihbarat temelli analiz başlıyor... Image Bebek Otel operasyonu, sıradan bir narkotik baskını değil, dokunulmaz sanılan bir "Güvenli Bölge" mitinin çöküşüdür.

Geceliği servet değerindeki o odalar, konfor için değil, dış dünyadan yalıtılmak, o görünmez bariyeri satın almak için tutulur. İşletme, karadan gelecek tehlikeyi filtrelerken, denizi "kör nokta" olarak bıraktı.

Oysa istihbaratın en eski kuralıdır: En güvenli kapı, her zaman en az korunan yerdir.

Karayolu denetim noktalarını atlatmak isteyen VIP hedefler ve yasaklı maddeler, polis çevirmesine takılmadan o iskelelere yanaştı.

Ama unuttukları bir şey vardı; yüksek duvarlar sivil polisi dışarıda tutabilir ama teknik takibi durduramaz. Lüks bir sığınak sandıkları o otel, aslında gözetim altındaki devasa bir delil toplama havuzuna dönüşmüştü.

Deniz, sır saklamaz; sadece zamanı gelince kıyıya vurur. Peki, içerideki o "özel" odalarda neler oluyordu?
Jan 9 9 tweets 4 min read
🔳Bir işletme düşünün: 2 yıl boyunca 0₺ reklam geliri, milyonlarca dolar gider.

🔳Ticari intihar mı? Hayır. Bu, dünyadaki en zarif "Kara Para Aklama" taktiğidir.

🔳Ekol TV dosyasını açıyoruz: Paravan şirketler, "Yargı" kamuflajı ve baronların nakit havuzu.

Başlıyoruz.👇Image Ekol TV vakası, basit bir patronluk hevesi veya başarısız bir ticari girişim değildir; ders kitaplarına girecek türden, ilmek ilmek örülmüş bir "Entegrasyon ve Yerleştirme" operasyonudur.

Neden inşaat ya da gıda değil de medya?

Çünkü manavda bir domatesin fiyatı bellidir, sorgularsınız.

Ancak medya, finansal mühendisliğin "Karanlık Odası"dır. Bir "danışmanlık hizmetinin" ya da "teknolojik altyapı kurulumunun" tavan fiyatı yoktur. Maliyeti kağıt üzerinde şişirerek, kaynağı belirsiz, gri ve ağır parayı sisteme sokmanın dünyadaki en zarif yoludur bu.

Peki, siz olsanız, elinizdeki milyonlarca doları kimsenin ruhu duymadan yasal sisteme nasıl enjekte ederdiniz?

Cevap, kurulan paravan şirketlerin o sessiz dansında gizli.
Jan 4 10 tweets 4 min read
27 araç yakalandı ama dosyadaki işlem hacmi 1.18 Milyar TL.

Bakkal hesabı yaparsan araç başı 43 Milyon TL düşer. İmkansız mı?

Hayır, bu bir "Köpürtme" operasyonu.

Araçların "Metal Banknot"a dönüştüğü, bankaların uyuduğu ve mafyanın yönettiği o karanlık sistemi açıyorum. 🧵 Gözlerimiz Venezüella'dayken ülkemizdeki bir operasyon gözümüzden kaçmış olabilir. Ama kaçmasın.

haberlerde "Mersin’de Change Operasyonu: 27 araç yakalandı" manşetini gördün ve geçtin, değil mi? Hata yapıyorsun.

Bu, basit bir hırsızlık hikayesi değil; Türkiye’nin otomotiv sektörünün altına döşenmiş devasa bir dinamitin fitilidir.

Bakın, Mersin’deki bu teknik operasyon ile İstanbul Bağdat Caddesi’nde buharlaşan 10 milyar liralık galeri vurgunu birbirinden bağımsız olaylar değil. Biri bu işin "mutfağı", diğeri "vitrini". Ortada 1.18 Milyar TL’lik bir işlem hacmi var. Bu para sadece hurda araba satarak dönmez.

Burada karşımızda, ağır hasarlı araçların kimliklerini çalıp, yurt dışından kaçak getirilen lüks araçlara giydiren; bu araçları finansal sistemde birer "çek defteri" gibi kullanarak kara para aklayan bir "Metal Aklama" şebekesi var.

Hazırsan, kimsenin görmediği o karanlık tünel girmeye başlayalım.
Jan 3 10 tweets 4 min read
🇻🇪 #venazuela #caracas semalarındaki o 7 patlama haberlerdeki gibi "basit bir kalkışma" değil

🚩Dün gece olanlar, tarihin gördüğü en büyük "Akustik Harp" örneğidir

🚩Bu literatürde "Sinir Sistemi Ameliyatı" dediğimiz doktrin

👇İşte Venezüella Karakas Operasyonunun röntgeniImage Saat 02:00. Karakas semalarında duyulan o 7 patlama, haber bültenlerinin iddia ettiği gibi basit bir "darbe girişimi" veya "iç karışıklık" değil.

Bu, literatürde "Sinir Sistemi Ameliyatı" dediğimiz şeydir. Medya size sadece yükselen dumanları gösteriyor; ben ise o dumanların neden tam olarak Fuerte Tiuna kalesinden ve La Carlota hava üssünden yükseldiğini anlatayım.

Bu operasyon, düşmanın beynini gövdesinden ayırma doktrinidir. Sun Tzu, "Güçlüyken zayıf, zayıfken güçlü görün" der.

Washington aylardır denizde uyuşturucu gemisi kovalıyor gibi yaparak herkesi uyuttu. Oysa asıl hedef, karadaki komuta merkezleriydi. 24 Aralık’ta kıyıdaki o depoyu vurduklarında bu sadece bir refleksti ölçümüydü. Rejimin kör olduğunu anladıkları an, dün gece asıl balyozu indirdiler.

Peki, dünyanın en yoğun korunan hava sahalarından birine bu "hayaletler" elini kolunu sallayarak nasıl girdi?

Cevap, gökyüzünde değil, coğrafyanın kıvrımlarında saklı.
Jan 3 10 tweets 6 min read
🆘Bir "terör saldırısında", bir "sokak çatışmasının" ortasında ya da "kalabalık bir yerde aniden yaşanan kaosta" neler yaparsınız?

✅İlk yapmanız gerekenler nelerdir?

🛡️Teknik detaylarla, turnike kullanımından dijital ayak izinizi silmeye, YouTube'da öğretilmeyen; AVM'de doğru siper seçimine kadar sahada kullanılan "Hayatta Kalma Doktrini"ni sivil hayata uyarladım.

👇Başlıyoruz.Image Tehdit anında insanların %90’ı korkudan değil, "yazılım hatasından" donup kalır.

Beyin, duyduğu silah sesini "egzoz patlaması" olarak kodlar. Buna "Normalleşme Eğilimi" denir. Beyniniz felaketi reddeder, çünkü veri tabanında karşılığı yoktur.

Sokakta kulaklıkla yürüyen, "Beyaz Kod" (tam habersizlik) modundaki birinin tehdidi algılayıp motor harekete (kaçma/savaşma) geçmesi nörolojik olarak 2.5 saniye sürer. Profesyonel bir saldırgan için bu süre, göğüs kafesine 3 isabetli atış demektir.

Çözüm paranoya değil, "Sarı Kod" disiplinidir.

Çevresel radarınız açık olmalı. Mekana girdiğinizde dekorasyona değil; çıkış kapılarına ve sert zeminlere (siper) bakmalısınız.

"Savaş, düşmanla karşılaşmadan önce zihinde kazanılır." — Sun Tzu

Siz şu an kafanızı kaldırıp etrafa baksanız, kaçış rotanızı çizebilir misiniz?Image
Jan 2 9 tweets 4 min read
40 suçlu, tek uçak, Bir Ocak sabahı. Tesadüf mü? Asla

O gün imzalanan "Zorunlu Seyahat Sigortası" aslında devasa bir dijital kapandı. Sınır kapısı nasıl bir "istihbarat hunisine" dönüştü?

Kaba kuvvetin değil, verinin kazandığı o sessiz operasyonun anatomisi

Analiz başlıyor 👇 Yeni yılın ilk sabahları, kahvenizi yudumlarken 40 kişinin uçağa bindirilip getirildiğini okudunuz. Çoğu kişi bunu sıradan bir polis başarısı sandı. Oysa perde arkasında işleyen çarklar çok daha ürkütücüydü.

2 Ocak tarihi tesadüf değildi. O gün, "Zorunlu Seyahat Sigortası" adı altında yürürlüğe giren uygulama, aslında devasa bir dijital kapanın kurulduğu gündü.

Sınır kapısında o sigorta kağıdını imzalayanlar, sadece bir prosedürü yerine getirdiklerini sandılar. Yanıldılar. O imza, verilerinin anlık olarak emniyet veritabanıyla konuşmasını sağlayan anahtardı. Bürokrasi, sınır kapısını bir "istihbarat hunisine" çevirmişti.

Kağıt üzerindeki o ıslak imza, aslında bileklerine takılacak kelepçenin ta kendisiydi. Ve onlar bunu fark ettiğinde, kapı çoktan üzerlerine kapanmıştı...
Jan 1 9 tweets 4 min read
🔥İsviçre’nin o meşhur "güvenli bölge" yalanı, bir gece kulübünde küle döndü.

🗞️Medyaya göre "talihsiz bir kaza". Teknik analize göre ise fizik kurallarını ihlal eden bir "Ölüm Kutusu".

🔴Lüksün ardına gizlenen o mimari tuzakları ve Crans-Montana dosyasını açıyorum. 👇Image İsviçre’nin o meşhur "dokunulmaz bölge" efsanesi, 1 Ocak gecesi saat 01:30 sularında fizik kanunları tarafından vahşice yırtılıp atıldı. Crans-Montana’daki o gece kulübü yangını, sabah haberlerinde size anlatıldığı gibi talihsiz bir kaza değildi.

Bu, mimari olarak tasarlanmış, adım adım kurgulanmış bir ölüm kapanı senaryosuydu. Mekân, yerin altına gömülü bir sığınak gibi inşa edilmişti. Bizim dünyamızda, eğer bir bodrum katının tahliye planı yoksa, orası haritada eğlence mekanı olarak değil, potansiyel bir toplu mezar olarak işaretlenir.

Yapılan hata ölümcüldü: Zemin kotunun metrelerce altına yüzlerce insanı istiflemek ve onlara tek bir çıkış bırakmak. "Özel" ve "gizemli" bir atmosfer yaratmak uğruna mekan dış dünyadan izole edilmiş, hava akışı kesilmiş ve kaçış rotaları lüks dekorasyonların arkasına gizlenmişti. Bir mekana girdiğinizde avizelere değil, sizi oradan sağ çıkaracak kapıya bakmalısınız. Eğer giriş kapısı aynı zamanda tek çıkışsa, orası bir davet değil, bir tuzaktır.

Lüks, ne yazık ki alevlerin ısısını düşürmüyor.
Jan 1 9 tweets 5 min read
Haber bültenlerinde geçen o kısa altyazılar, aslında jeopolitik masada kartların nasıl yeniden dağıtıldığının şifreli mesajlarıdır.

Bir istihbarat teşkilatının yıllık raporu, sadece bir istatistik belgesi değildir; o devletin refleks haritası, tehdit algısı ve kas gücünün röntgenidir.

2025 yılı, Milli İstihbarat Teşkilatı için sadece "operasyon yapılan" bir yıl olmadı.

Teşkilatın doktrin değiştirdiği, sadece tetiği çeken el değil, masayı kuran akıl olduğunu kanıtladığı bir dönüm noktasıydı.

İstihbarat dünyasında şans yoktur, sadece hazırlık vardır. Şimdi ışıkları kapatın, perdeyi aralıyoruz.Image İstihbarat servislerinin en büyük silahı, susturuculu tabancalar değil, "hafıza"dır. Devletin hafızası, zaman aşımına inanmaz.

2025'te, MİT'in Irak/Hakurk hattında nokta operasyonlarla örgüt yöneticilerini (Zeynep Aslan, Zeliha Mahçup) etkisiz hale getirmesi standart bir prosedür gibi görünebilir. Ancak asıl mesaj, 2013 Reyhanlı saldırısının planlayıcısı gibi "dosyası kapandı sanılan" isimlerin yıllar sonra paketlenmesidir.

Bu, "zamansal takip" doktrinidir. Bir hedef şahıs, eyleminin üzerinden on yıl geçse bile, güvenli sandığı o evde kahvesini yudumladığı an ensesinde o soğuk nefesi hissediyorsa, örgüt içinde psikolojik çöküş başlar.

Operasyonel sabır, aceleci bir intikamdan çok daha yıkıcıdır. Hedefin kendini en güvende hissettiği Suriye derinliği veya bir Avrupa başkenti, aslında onun en savunmasız olduğu yerdir. Çünkü rehavet, istihbaratçının en sevdiği zaafiyettir.

Peki, sadece sert güç mü? Masada ne oluyor?Image
Dec 31, 2025 5 tweets 3 min read
Ekranda gördüğünüz veri, sahadaki gerçeğin sadece gölgesidir. Ama o gölge, nereye bakacağını bilen için her şeyi anlatır.

👇Bu bilgisel, sadece Şeyma Subaşı üzerinden bir magazin olayının analizi değil; "gölgeler dünyasının" çalışma prensibini anlatan teknik bir otopsidir.Image Sınır kapıları, insanların zannettiği gibi pasaportunuzdaki damganın kontrol edildiği basit gişeler değildir; orası devletin "dijital sinir uçlarıdır".

Bir hedef şahıs hakkında savcılık yakalama kararı sisteme düştüğü an, olay "kağıt kürek" işi olmaktan çıkar, ışık hızında akan bir veriye dönüşür.

Yargı Ağı verisi, saniyenin binde biri hızında Polis Ağı sunucularına kopyalanır ve o an sınır kapısında görünmez bir duvar örülür. Şeyma Subaşı pasaportunu memura uzattığında, memur aslında bir şey "aramıyordu"; sistem çoktan memurun ekranını "kırmızı alarm" rengine boyamıştı bile.

📌Ancak Şeyma Subaşı bunların olacağının hepsini zaten biliyordu.

ℹ️Saha tecrübesi olanlar bilir; bir sınır geçişinde pasaport kontrol memuru yüzünüze bakıp ekrana 3 saniyeden uzun süre kilitleniyorsa ve klavyedeki "Giriş" tuşuna normalden sert, gergin bir şekilde basıyorsa, o an sizin için zaman durmuş demektir.

O saniyelerde merkezi nüfus verileriniz ile yargı verileriniz arka planda çakıştırılır ve eşleşme sağlanır. Bu sistem, sınır kapılarını "yarı geçirgen" bir zardan, aşılması imkansız "beton bir duvara" dönüştürmüştür. Artık kaçış yoktur, sadece teslimiyetin ne zaman gerçekleşeceği sorusu vardır.

‼️Ancak bu operasyonda asıl dikkat çeken detay başkaydı: Neden Polis bölgesinde Jandarma vardı?Image
Dec 31, 2025 9 tweets 3 min read
📌İstihbarat dünyasında bir kural vardır: "Eğer bir tehdit masaya konmuşsa, o tehdit artık bir olasılık değil, bir zamanlama meselesidir."

📌Özgür Karabat olayı, siyasi bir polemik değil, Türkiye'nin terörle mücadele protokollerindeki "Kategorizasyon Hatası"nın kanıtıdır.

📌Sahadaki verilere ve operasyonel mantığa odaklanın.

👇İşte IŞİD'in Horasan yapılanmasının teknik analizi ve bürokratik körlüğün anatomisi. 📌Bir IŞİD hücre evinde milletvekili fotoğrafı bulunması, örgütün Hedefleme Döngüsü (Targeting Cycle) içinde 2. aşamayı (Hedef Tespiti) tamamlayıp 3. aşamaya (İstihbarat Toplama) geçtiğini gösterir. Bakanlığın "önemsiz" beyanı, bu teknik sürecin reddidir.

ℹ️Bir fotoğrafın dijital ortamdan (hard disk) fiziksel ortama (baskı/dosya) aktarılması, artık (!) "Operasyonel Niyet" göstergesidir. Dijital veri "genel arşiv" olabilir; ancak basılı materyal, saha ekibine görsel hafıza kazandırmak için hazırlanır.

⚙️Örgüt, hedefi saha elemanına ezberletmek için "Görsel Şartlandırma" uygular. Fotoğrafın evde bulunması, eylem timinin o evle irtibatlı olduğunu kanıtlar.

‼️İstihbaratta tesadüf yoktur. Bir vekilin yüzü örgüt evinin duvarındaysa, o vekil artık "Yüksek Değerli Hedef" (HVT) statüsündedir. "Önemsiz" demek, bombanın pimini görmezden gelmektir.
Dec 30, 2025 9 tweets 4 min read
#Yalova dün #ISİD 'e karşı girişilen ve 3 polisimizin #şehit 8 polisimizin yaralı olarak sonlanan operasyonu;

İstihbaratın sadece "yer" bildirdiği, ama "saha geometrisini" okuyamadığı o gri alanı, yani "Sokak Çatışması"(Urban Warfare) ve "Taktik-Harekat" ekseninde işleyeceğiz👇Image ℹ️Operasyonel planlamanın en kırılgan anı, timin zırhlı araçtan inip hedef binaya yürüdüğü o "Son Yaklaşma" safhasıdır.

❌Yalova’da veya benzer kırsal çatışmalarda gördüğümüz temel hata, sokağın bir "geçiş yolu" değil, potansiyel bir "imha bölgesi" olarak okunmamasıdır.

✅İstihbarat size "Hedef X binasında" der. Ancak o binaya giden yolun balistik haritasını vermez. Sahada "Sokak", binaların arasındaki boşluk değil, namluların kesişim kümesidir.

🔴Profesyonel bir pusu, hedefi binanın içine girmeden, yani en savunmasız olduğu o açık alanda yakalar. Tim, araçtan indiği an "Güvenli Bölge"den çıkıp "Temas Hattı"na girmiştir.

🔴Eğer karşıdaki unsur sokağı "L Tipi Pusu" mantığıyla, yani iki farklı açıyla gören bir ateş planı hazırladıysa, o sokakta yürüyen herkes açık birer hedef tahtasıdır.

🛡️Harekat planı, sokağı "yürünecek yol" değil, "temizlenecek sektör" olarak görmelidir.
Dec 29, 2025 9 tweets 4 min read
❓Sayın Turhan Çömez'in soruları çok yerinde ve muazzam cevaplar istiyor...

❌Ben politikaya girmem. Severim ancak buradaki işim bu değil.

📃Şimdi sizlerle bu soruların cevapları üzerinden, "İstihbarat Disiplini - Teori ve Pratikleri" ile bir analiz yapalım.

Başlıyoruz.👇 Bir adamın ismini değiştirmesi bürokratik bir işlemdir; ama kimliğini "maskelemesi" bir sanattır.

Ceyş ul-İslam lideri Essam al-Buwaydhani'nin, Türk vatandaşı "Essam Bedatioğlu"na dönüşümünü incelerken çoğunuz sadece kağıt üzerindeki harflere bakıyorsunuz.

Neden "Öztürk" veya "Yılmaz" gibi çok sırıtan bir soyadı seçmedi?

ℹ️Çünkü sistemin alarm zilleri, aşırı uyum çabasında çalar. Bunun yerine, kendi kök ismindeki (B-D-N) sessiz harflerini koruyarak, kulağa son derece yerel gelen, sanki Anadolu'nun bir kasabasından kopup gelmiş hissi veren "Bedatioğlu"nu türettiler.

Bu rastlantı değil, bir ses mühendisliğidir. Sınır kapısındaki o yorgun memurun pasaporta baktığında beyninde oluşan "yabancı" sinyalini, kulak dolgunluğuyla susturma girişimidir. En iyi yalan, her zaman gerçeğe en yakın tınlayandır.

Ama bir yalanı kağıda dökmek kolaydır, asıl mesele o kağıdın mürekkebindedir...
Dec 29, 2025 9 tweets 5 min read
🟥 #yalova 'daki DAEŞ / IŞİD Terör Örgütüne göre gece yarısı başlayan ve 3 saat süren çatışmanın perde arkası...

⁉️"Nasıl?" ile başlayan tüm sorularınızın cevapları...

⁉️"Neden?"lerin açıklamaları...

🗒️Ve hepsinin "İstihbarat Temelli"analizi...

Başlıyoruz👇 Yalova, Elmalık Köyü... Haritayı masaya yatırıp baktığınızda sıradan bir yeşillik görürsünüz. Ama benim için orası başka bir şey fısıldar. Burası tesadüf değil, cetvelle çizilmiş bir "Gri Bölge" tercihidir. İstanbul’un kaosuna ne çok yakın ne çok uzak; tam o "kör nokta" dediğimiz yer. Örgüt lojistiğinde bu tür yerler, nefes alma ve dağıtım istasyonudur. Neden mi?

Bir apartman dairesine mühimmat sandığı taşırsanız, yönetici, kapıcı ya da asansör kamerası sizi ele verir.

📌Ama şehirden 9 kilometre uzakta, ağaçların arasına gizlenmiş bir müstakil evde duvarların ardı size aittir.

📌Buradaki en kritik detay, Google Earth’ten bakılarak değil, bizzat sahada yürüyerek seçilen "ölü açı" avantajıdır.

📌Eve giden yol, içerideki gözcüye gelen polis konvoyunu dakikalar öncesinden haber verir.

Bu süre, silahı kurup mevzi almak için bir ömür kadar uzundur.

📌Pencerelere dikkat ettiniz mi? Perdelerin 24 saat kapalı olması amatörlüktür, dikkat çeker. Profesyonel hücre, cama ışık geçirmeyen film çeker, üzerine tül asar. Dışarıdan bakınca "huzurlu bir aile evi", içeriden bakınca dışarısı net bir "atış sahası"dır.

Kapı çaldığında kimse "kim o" demez, tetiği çeker.
Dec 28, 2025 11 tweets 6 min read
🟥Herkesin aklında o soru var;

⁉️"Bu kadar içen - satan uyuşturucu müptelası tutuklanırken? Ünlüler hedef alınırken? Neden bu pisliği ülkeye sokan - dağıtan ve tüm bunların başında olan baronlara / patronlara bir şey olmuyor?"

⚖️Haklısınız.

⚠️Ve bu analizde onu cevaplıyorum!Image Bu analiz; Türkiye'nin son yıllarda geçirdiği sosyo-ekonomik ve politik dönüşümün, suç dünyası üzerinden çekilmiş bir röntgenidir.

Sorunuz çok net: "Neden ünlüler ve torbacılar manşetlerdeyken, tonlarca malı getiren baronlar gölgede?"

Bu sorunun cevabı, basit bir ihmal veya polisiye yetersizlikte değil; küresel kokain rotalarındaki eksen kaymasında, "Varlık Barışı" gibi ekonomik tercihlerde ve devletin güvenlik bürokrasisi içindeki güç savaşlarında gizlidir.

Hikayemiz iki ayrı dünyada geçmektedir:

Birincisi, kameraların flaşlarının patladığı, ünlü simaların gözaltı araçlarına bindirildiği "Vitrin Dünyası".

İkincisi ise, Mersin Limanı'ndaki konteynerlerin sessizliğinde, lüks rezidansların kapalı kapıları ardında ve bürokrasinin karanlık koridorlarında işleyen "Gerçek Dünya".
Dec 28, 2025 9 tweets 4 min read
✳️Sayın Bircan Yıldırım'ın bu tweeti hakkında çok fazla mesaj aldım.

❎Oldukça ilginç bir durumla karşı karşıyayız

✅Benim işim; "Haber yapmak" değildir.

✅Açık kaynak verilerini "İstihbarat Bilimi - Disiplini ve Uygulamaları" ile analiz etmektir.

👇O halde bilgisel başlıyor KONTROLLÜ PANİK VE TRAFİK ANALİZİ

🔒Analiz: Operasyonun sızdırılma şekli ve Vidinli'nin sosyal medyadan cevap vermesine izin verilmesi bir zafiyet değil, kasıtlı bir "Dürtme Operasyonu"dur.

🔏Teknik Detay: İstihbaratta, hedefin kaçmasına bazen göz yumulur. Amaç, panik halindeki hedefin kimleri aradığını görmektir. "Sessiz Kalma Süresi" bozulduğunda, şahıs "Güvenli Hattı" değil, panikle en güvendiği "Hamisi"ni (Koruyucu) arar.

🔐Yöntem: Kolluk, şüphelinin telefonunu dinlemek yerine, şüphelinin aradığı "temiz" numaraların oluşturduğu haritayı çıkarır. Buna "İletişim Ağacı Analizi" denir. Vidinli'nin o panikle aradığı ilk bürokrat veya iş adamı, asıl hedeftir.

🔓Ders: Bazen avcı, avın kaçmasına izin verir; çünkü av, avcıyı inine götürecektir.

"Yakalama nihai amaç değil, haritalama aracıdır."
Dec 27, 2025 8 tweets 2 min read
Hande Fırat’ın o yazısı bir günah çıkarma değil, rakiplerine sıkılmış susturuculu bir kurşundur.

Medyayı düzeltmiyorlar; "kullanışlı olmayanları" çöpe atıp, daha sinsi bir "tekelleşme" operasyonunun startını veriyorlar.Image
Image
"Phaethon" masallarıyla uyutuluyoruz.

Oysa mesele mitoloji değil, güç savaşı.

Hande Fırat, yıllardır o uçağın başgediklisi değilmiş gibi, sistemi bugün keşfetmiş gibi davranıyor.

Dün "alkışlayın" dedikleri adamları bugün "bunlar cahil" diye aşağılamaları, kalite kaygısından değil.

Amaç; pastayı bölüşen sayısını azaltmak, masayı tek bir kliğe tahsis etmek.
Dec 27, 2025 9 tweets 5 min read
▫️İsrail-Somaliland Mutabakatı ve Afrika Boynuzu'ndaki Hibrit Savaş.

▫️Amaç nedir? Neden şimdi? Görünmeyenler? Bilinmeyenler?

▫️İstihbarat Bilimi ile derinlemesine inceleyelim...👇 Image Haber bültenlerinde gördüğünüz o gülümseyen siyasetçilerin, flaşların patladığı o süslü salonların hepsi birer illüzyondur.

Gerçek kararlar, spot ışıklarının altında değil, sigara dumanının grileştirdiği loş odalarda, isimsiz dosyalara atılan imzalarla alınır.

26 Aralık deklarasyonuna "diplomatik bir başarı" diyenler, sahadaki oyunu okuyamayanlardır.

Bu iş, Dışişleri Bakanlıklarının kaleminden çıkmadı; bu işin mürekkebi Tel Aviv’deki o beton binada, yani servisin merkezinde karıldı.

Somaliland lideri Irro ile Mossad şefinin o "kayıt dışı" gece buluşması, bürokrasinin hantal çarklarını kırdı attı.

Normalde önce bir ofis açarsın, yıllar sonra elçi atarsın. Ama bir devlet, tüm bu protokolleri çiğneyip doğrudan son aşamaya geçiyorsa, orada diplomasi bitmiş, operasyon başlamış demektir.

Gülümseyen yüzlere aldanmayın; masanın altındaki namlu çoktan hedefe kilitlendi. İsrail, Afrika Boynuzu’na bir elçilik binası değil, askeri bir kale inşa etti.

Peki, namlunun ucunda kim var?
Dec 27, 2025 9 tweets 4 min read
📜Milli İstihbarat Akademisi, Aralık 1925 yazılan Hüseyin Rahmi Apak tarafından yazılan "Zamanımızda Casusluk ve Buna Karşı Mücadele" isimli eseri yayınladı.

Eseri dün inceledim.

🚩Kesinlikle çok önemli bir kaynak.

👇Hep birlikte analiz edelim... Teknoloji, bu zanaatın sadece vitrinidir; asıl operasyon insanın karanlık dehlizlerinde döner.

Milli İstihbarat Akademisi, Kurmay Yarbay Hüseyin Rahmi Apak imzalı, 100 yıllık "Zamanımızda Casusluk" eserini 2025’te neden yeniden bastı sanıyorsunuz?

Çünkü elinizdeki uydu ne kadar gelişmiş olursa olsun, sahadaki o "İnsan İstihbaratı" (HUMINT) nefes alıp vermedikçe körsünüzdür. Yüz yıl önce siperlerde fısıldananlar ile bugün fiber kablolardan geçenler arasında, "insan psikolojisi" dışında her şey değişti.

Peki, düşman aslında sessizken ne anlatır?Image