How to get URL link on X (Twitter) App

“Uzmanlık” alanlarında ne ararsanız var; kanser, kolesterol, diyabet, anksiyete, depresyon… Elbette bu uzmanlık bilimsel dergilerde veya akademik geçmişinde değil; kendi kitaplarında, seminerlerinde ve TV programlarında karşımıza çıkıyor.
Lise biyolojisinde bu kavramlar özellikle 2010’lar ve öncesinde şu şekilde öğretildi:

Kendi sitesindeki biyografiye göre Tütün Eksperliği Yüksekokulu ve Orman Fakültesi Tütün Teknolojisi bölümü mezunu. Daha sonra Sosyal Siyaset bölümünde yüksek lisans ve doktora yaptığını belirtiyor. International Personnel Academy adlı bir kuruluştan aldığı sözde bir profesörlük ünvanı da var. Bu ünvanın hiçbir yerde geçerliliği yok.

Bahsi geçen ifadeler ilk bakışta iyi niyetli görünüyor. Örneğin bir tweet’inde sağlıklı bir hayat tarzınının bazı kronik hastalıkları önlemede etkili olduğunu söylemesi ve sağlıklı yaşamı teşvik etmesi kesinlikle doğru. Fakat tek başına sağlıklı yaşam tarzı sürdürmek, bu hastalıklar için garanti bir önleme metodu değil. Bahsi geçen hastalıkların çoğunun genetik yatkınlık ve yaşlanma gibi kontrol edilemeyen etkenleri de var.

2011’de Haliç Üniversitesi Psikoloji bitirip aynı yerde 2014 yılında Klinik Psikoloji yüksek lisansını tamamlamış. Mahkeme kararıyla geçmişine yönelik bilgileri ve diplomasının olmadığına dair iddiaları internetten kaldırdığından dolayı bu bilgiler kesinlik içermiyor. Zira ismini arattığınızda birkaç haber sitesinde eğitim hayatı ile ilgili kopyala-yapıştır metinlere denk geliyorsunuz. Daha fazla bilgisi olanlar aydınlatırsa sevinirim.
2002’de Sinema Televizyon’dan mezun olan Tüner, aradan geçen 14 yıldan sonra Klinik Psikoloji alanında yüksek lisans yapmaya karar veriyor. Tabii ki insanlar hayatlarının her döneminde arzuladığı herhangi bir bölümü okuyabilir. Fakat burada mesele başka.

Erbaş, makale sayısı 500 küsür olan, ama bu ekstrem sayıya rağmen uluslararası bilim camiasında değil, sabah programlarında konuşulan bir isim. Akademik kariyerinin ilk yıllarında çıkardığı makaleler aslında son yıllardaki kadar kötü değil. Impact faktörü 4-7 arasında seyreden uluslararası hakemli dergilerde hiç fena olmayan araştırma makaleleri yayımlıyor.