Ayşe Hür Profile picture

Sep 12, 2020, 11 tweets

1/11 ATATÜRK VE İSTANBUL

Bir şehre, hele de İstanbul'a küsülür mü? Atatürk küsmüştü. İstanbul'a ilk kez 13 Mart 1899'da gelen Atatürk, Harbiye Mektebi'nde okurken, yani tam beş yıl İstanbul'u "çok sevmişti". Öyle ki Zeuve Alman Birahanesi'nde ilk birasını içmiş,

2/11 İngiliz Can Paşa'nın lokantasında yemek yemiş, Taksim Bahçesi'nde müzik dinlemiş, Adalar'da çamların altında sabahlamış, Alemdar mesiresinde rakısını yudumlamış, Mercan'daki Altın Makas Terzihanesi'nde ilk kurmay subay elbisesini diktirmişti.

3/11 1905'te Şam'daki 5. Ordu'ya stajyer olarak atanmasıyla ilk kez İstanbul'dan ayrılan; 1909, 1910, 1912, 1913, 1915, 1917, 1918'de yedi kez İstanbul'a gelip uzunlu kısalı kalan Atatürk 16 Mayıs 1919'da Bandırma Vapuru ile dokuzuncu kez ayrılışından sonra İstanbul'u ilk kez

4/11 Ankara'nın resmen başkent ilan edilmesinden (13 Ekim 1923) bir yıl sonra 12 Eylül 1924 günü, Mudanya'dan hareketle Boğaz'dan geçen Hamidiye Zırhlısı'nın güvertesinden bakmış ancak karaya inmeden Karadeniz'e geçmişti. Bir çatanayla zırhlıya ulaşıp Atatürk'ün huzuruna çıkmaya

5/11 çalışan İstanbul Şehremini (vali-belediye başkanı) Ali Haydar (Yuluğ) Bey'i kabul etmemesi hem heyette hem şehirde şok etkisi yaratmış, Atatürk'ün İstanbul'a küskün olduğuna büsbütün inanılmıştı. Bunun üzerine kimi vatandaşlar Ankara'ya protesto telgraflar çekmişlerdi.

6/11 Hilafetin ilgasının arifesinde 5 Şubat 1924'te İzmir'de topladığı İstanbullu gazetecilerin davetini de; 22 Eylül 1925'te 500 kadar İstanbullunun Kınalıada Vapuru ile Armutlu'ya gelip Ertuğrul Yatı'nda dinlenen zatına bağlılıklarını bildirip şehre davetlerini de;

7/11 31 Mayıs 1926'da Bursa'da iken İstanbul'dan gelen heyetin davetini de karşılıklıksız Atatürk'e kendilerini affettirmekten ümidi kesen İstanbullular 3 Ekim 1926'da Sarayburnu'nda açılan Atatürk Heykeli için Şehremini Emin (Erkul) Bey'e çekilen telgrafla yeniden ümitlendiler.

8/11 Telgrafta "Heykeliniz, minnet ve şükran hisleriyle çalkalanan İstanbul çocuklarına mutaf-ı mukaddes oldu" deniyordu.Nihayet 1 Temmuz 1927'deki ziyaret yıllar süren küskünlüğe nokta kondu. Bu ziyaretin hazırlıkları aylar önce başlamış, kent baştan başa temizlenmiş, süslenmiş,

9/11 "Büyük Gazi","Büyük Münci","Halaskar Gazi" pankartlarıyla bezenmişti.O gün,neredeyse tüm halk ayaktaydı. Ertuğrul Yatı'ya Boğaz'a girmesi beklenen Atatürk'ü karşılamak için tüm sahiller tıklım tıklım dolmuş, Şirket-i Hayriye vapurları, takalar insan hevenkleriyle örülmüştü.

10/11 Atatürk Dolmabahçe rıhtımına çıktıktan sonra şehirde şenlikler sürerken Atatürk bazen otomobille, bazen tramvayla, bazen yaya şehri dolaşmış,Tokatlıyan Hanı'nda Karabet Efendi ile kahve içmiş,Lebon Pastanesi'nde dondurma yemiş,Göksu ve Çırçır mesirelerini ziyaret etmiş;

11/11 Taksim Bahçesi'ne,Taksim gazinolarına gitmiş, Moda Deniz Kulübü'nde yelken yarışları izlemiş, balolara katılmıştı.Bu ziyaret küllenen aşkını canlandıracak,30 Eylül 1927'de İstanbul'dan ayrıldıktan sonra şehre 23 kez daha gelecek, aylarca kalacak, hayatı burada sonlanacaktı.

Share this Scrolly Tale with your friends.

A Scrolly Tale is a new way to read Twitter threads with a more visually immersive experience.
Discover more beautiful Scrolly Tales like this.

Keep scrolling