, 20 tweets, 6 min read Read on Twitter
Yunanistan liginde AEK'ya ezeli rakipleri olimpiyakos ve panathiakos tarafından 'türkler' ve 'türkosporo' yani türk tohumu deniliyor. Aslında bu tezahürat yunanistanın sadece bu iki takımına değil tüm takımlara ait bir tezahürat.Yıllarca AEK'ya bu şekilde hitap edilmiş.
AEK taraftarları ise rakipleri ile yaptığı her maçında tribünlere türk bayraklarını asarak onları karşılamışlar ve alaycı tezahüratlara 'türküz' 'türk kadar güçlüyüz' 'en büyük türkiye' şeklinde cevap vermişlerdir.Bu aynı zamanda takıma gönül veren insanların köklerine ve geldiği
topraklara sahip çıkışın ve özleminde bir ifadesiydi.
Osmanlı imparatorluğunun son dönemlerde futbolla tanışması ile devletin sınırları içerisinde de takımlar kurulmaya başlar. Ancak ortada bir sorun vardır. Futbol müslümanlar için günah sayıldığından sadece azınlıklar bu haktan
yararlanacak ve böylece kökü o dönemlere dayanan pek çok kulüp kuruluşunu ilan edecekti
Pera Kulübü, 1914 yılında Kostas Vasiliadis ve birkaç arkadaşının girişimiyle, İstanbul'daki Rum azınlıklarının kulübü olarak kuruldu.
I. Dünya Savaşı sırasında pek faaliyet göstermeyen Pera Kulübü, İstanbul'un İşgali sırasında İstanbul Pazar Ligi'ne dahil oldu.
1919-22 yılları arasında işgal kuvvetlerinin kulübe müsamaha gösterdiği gerekçesiyle pek çok maçı olaylı geçti.
renkleri sarı-siyah olan İstanbulspor ve Peraspor’da oynayan Rumlar, Kurtuluş Savaşı sonrasında mübadele nedeniyle İstanbul’u terk etmek zorunda kaldı. İşte bu zorunlu göçle Atina’ya giden İstanbullu Rumlar, İstanbul’da başladıkları işe Atina’da devam ettiler.
1924 yılında, Birleşik İstanbul Spor anlamına gelen Athlitiki Enosis Konstantinoupoleos’u, yani AEK’i kurdular.
İstanbullu Rumlar’ın kurduğu AEK, Yunanistan’da da o toprağın takımı olarak kabul edilmedi. AEK’lilere rakipleri, diğer takım taraftarları “Türkler” diye hakaret etti
Oysa Türkiye’de yerlerinden yurtlarından edilmiş insanlardı.
AEK, her şeye rağmen Yunanistan futbolunun önde gelen futbol kulübü olmayı başardı. İlerleyen yıllarda sadece İstanbul’dan göç eden Rumların takımı olarak kalmadı. Anadolu’nun diğer noktalarında kalmış Rumlar da
Yunanistan’a göç ettikten sonra AEK’in kolu kanadı ve tribünlerinde kendine yer buldu. Atina’daki Türkiyeliler’in de takımı olan AEK, futbolun faşist ruhu içinde kendine yer açtı. Yoksul semtler, varoşlarda yaşayanlar, ezilenler, azınlıklar ve dışlanmışlar kendilerini özgürce
ifade edecek bir kurum olarak gördü AEK’i.
AEK. Parayı, zenginliği,popülerliği bir yana bırakıp sadece değerlerini korumak,geleneğini yaşatmak isteyen futbolu toplumsal bir dayanışma aracı olarak gören anlayışa sahip oldu.
Ezilenlerin, dışlanmışların, emekçilerin ve mübadillerin öfkesini, dünya görüşünü toplumsal hayata ve sokağa yansıtarak evrenselleşmenin ve toplumsal muhalefetin aracı haline geldi. Dünyaca tanınmaya,dünyanın her yanından muhalif, ilerici, yurtsever insanların ilgisini çekmeye ve
yunanistan sınırlarını aşıp evrensel boyutta sempatizan kadrosunu böylelikle oluşturdu. Aynı zamanda takdire değer enerjisi ve direnişi ile aynı kimliğe sahip taraftar gruplarının oluşmasına liderlik etti.
AEK’in ilk başkanı daha sonra Yunanistan başbakanı olacak kişi Venizelos’tu. Venizelos, Nea Filadelfia semtinde göçten gelen Rumlar için bir yerleşim alanı oluşturdu. AEK, ilk antrenmanlarını işte bu semtin sahasında yapmaya başladı. Taraftarıyla ve kulübü oluşturan tüm
unsurlarla beraber büyüyen AEK, doğal olarak bu toplumun tüm değerlerini üzerinde taşıyan bir takım oldu.
Ezilmiş ve dışlanmış bir toplumun başarı aracı oldu AEK.
Ambleminde çift başlı Bizans kartalı bulunan, İstanbul’u simgeleyen sarı-siyah renklere bürünmüş AEK,
sürgünde doğan bir çocuğun hayat hikayesi gibi.
AEK’in unutulmazları arasında 1999 yılında, Partizan’la yaptıkları bir dostluk maçı bulunuyor. NATO güçleri, Sırbistan’ın Kosova zulmüne son vermek için Belgrad’ı bombalamasında ölen sivil sayısı 500-3500 arasında açıklanmıştı.
Çeşitli kurumlar ölen insanların sayısı hakkında tahmin ve iddialarda bulunurken, AEK, Belgrad’a gidip Partizan’la bir maç yaptı. Sadece orada bulunup “Savaşa Hayır”, “insanlar ölmesin” diyebilmek için gittiler.
AEK, Türkiye-Yunanistan ilişkilerinin en iyi olduğu 1950’lerde Türkiye’ye onlarca kez geldi. Üç büyüklerle ve Beyoğluspor’la maçlar yaptı. Sahaya Türk bayrağı ile çıktı.

Kıbrıs olaylarının 1960’ların sonunda iyice şiddetlenmesi, akan kanın durdurulamaması,
iki tarafta da artan milliyetçilik Türkiye’yle Yunanistan arasındaki tüm sportif ilişkileri kopardı.
İstanbul’da kurulan ve şehirdeki tarihi üç büyüklerden bile eski olan bir kulüp, Avrupa’daki herhangi bir yabancı kulüp halini aldı.
Savaşın ve sürgünün futbol ikonu, dışlananların ortak mecrası, Balkanlar’ın hüzün dolu fonunda bir “uyumsuz” kulübün öyküsü…
Missing some Tweet in this thread?
You can try to force a refresh.

Like this thread? Get email updates or save it to PDF!

Subscribe to Kapheros
Profile picture

Get real-time email alerts when new unrolls are available from this author!

This content may be removed anytime!

Twitter may remove this content at anytime, convert it as a PDF, save and print for later use!

Try unrolling a thread yourself!

how to unroll video

1) Follow Thread Reader App on Twitter so you can easily mention us!

2) Go to a Twitter thread (series of Tweets by the same owner) and mention us with a keyword "unroll" @threadreaderapp unroll

You can practice here first or read more on our help page!

Follow Us on Twitter!

Did Thread Reader help you today?

Support us! We are indie developers!


This site is made by just three indie developers on a laptop doing marketing, support and development! Read more about the story.

Become a Premium Member ($3.00/month or $30.00/year) and get exclusive features!

Become Premium

Too expensive? Make a small donation by buying us coffee ($5) or help with server cost ($10)

Donate via Paypal Become our Patreon

Thank you for your support!