Şu sıralar uluslararası davalar üzerinden bazı haber ve belgeleri tarıyorum. Putin ve yönetiminin uluslararası faaliyetlerini, lobilerini, etki alanlarını, ABD'de ustaca uzandıkları alanları, Türkiye'ye yönelimlerini okudukça takdir ediyorum. Çok etkin bir sistem kurmuşlar.
Vnesheconombank (VEB): Rus devlet kalkınma bankası/şirketi. Bugün, Rusya'nın en büyük yatırım şirketlerinden ve ana geliştirme enstitülerinden biridir. Bankayı birçoğunuz bilmeyebilir. Ama Ethereum kurucusu Vitalik Buterin ile yaptığı anlaşmayı anımsayanlar olur belki.
28 Haz 2017... Trump'ın damadı ve danışmanı Jared Kushner, New York'ta Rus Vnesheconombank (VEB) CEO'su Sergei Gorkov ile bir araya geldi. Gizli tutulan görüşmeye Rus Büyükelçi Sergey I. Kislyak, ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Michael T. Flynn de katılmıştı.
Daha önce Sberbank başkan yardımcılığı da yapan Gorkov, Rus istihbarat ve güvenlik güçleri için bir eğitim alanı olduğu iddia edilen Rusya Federal Güvenlik Servisi akademisinden mezun bir isim.
Bu Rus isimler ve bu banka, Trump'a yöneltilen "Rusya ilişkileri" suçlamalarının
merkezinde yer alıyorlar. Gorkov'un başında bulunduğu VEB bünyesinde, Rusya Doğrudan Yatırım Fonu (RDIF) adında büyük bir fon yer alıyor. Bu fonun başında Kirill Dimitrier bulunuyor. Dimitrier, Seyşeller'de, ABD'li işadamı Erik Pirce ile gizli bir görüşme gerçekleştirmişti.
Bir yatırım fonu CEO'sunun, bir işadamı ile görüşmesi normal gelebilir. Ancak burada, ABD'nin paralı asker şirketi Black Water'ın kurucusu Prince ile Rus yatırım fonu CEO'su arasındaki bir görüşmeden söz ediyoruz.
Görüşmenin yapıldığı Seyşeller de önemli. Burası, Trump'ın seçim kampanyasını yöneten Paul Manafort ve iş ortağı Richard Gates'in Kıbrıs, Saint Vincent ve Grenadinler'in dışında paravan şirketler ve yabancı banka hesapları aracılığıyla para akladıkları iddia edilen adreslerden!
Richard William Gates (solda), Amerika Birleşik Devletleri'ne karşı komplo kurmaktan suçunu kabul eden ve 2016 Amerika Birleşik Devletleri seçimlerinde Rusya'nın müdahalesine yönelik soruşturmada yanlış beyanlarda bulunan Amerikalı bir eski siyasi danışman ve lobici aynı zamanda!
ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Michael T. Flynn, Dmitri Zaikin ile bir dizi ilişkilere sahip. Zaikin, Ukrayna'dan çıkıp yurt dışında yaşamaya başlamış bir işadamı. Güçlü yetkililerle Rus enerji anlaşmaları yaptı, D. Avrupalı partilere Rusya ile işbirliği yapmaları tavsiyesinde
bulundu, Toronto'daki Trump Tower'daki apartman dairelerinin satılmasına/kiralanmasına aracılık etti. Zaikin, bir başka önemli kesişim noktasında daha bulunuyor. Zaikin; 2015 yılında Türkiye, Makedonya ve Arnavutluk'ta Rusya dostu siyasi partilere danışmanlık yapmış.
Zaikin, Michael Flynn'in Türkiye adına lobi yapması adına yapılan görüşmede de yer almış. ABD basını, Flynn ile yapılan görüşmede Zaikin'in yanında Ekim Alptekin'in de bulunduğunu belirtiyorlar. Ekim Alptekin, Türk-Amerikan İş Konseyi'nin eski başkanı. propublica.org/article/robert…
Flynn o vakitler henüz ABD Ulasal Güvenlik Danışmanı olmamıştı, Trump'ın seçim danışmanıydı. Evet, Rusya'nın, Trump'ın kazanması için etkide bulunduğu öne sürülen ABD seçimlerinde... Buradan bakında Zaikin'in varlığı biraz anlam buluyor.
Zaikin'in elmas, madencilik ve enerji alanlarında varlığı bulunuyor. Siberian Energy Group bunlardan birisiydi.
Trump'ın geçtiğimiz gün, ABD müfettişlerine yalan söylediği için 30 gün hapis ve 20.000 dolar para cezasına çarptırılan Rus milyarder German Han'ın damadı Alex van der Zwaan'ı da affettiğini duymuşsunuzdur. German Han, Rus Alfa Group'un kurucu ortaklarından.
Alfa Group'un bir diğer ortağı Mikhail Fridman. Fridman adını, Türkiye Varlık Fonu elinde bulunan Turkcell'in %24,8'ini almasıyla duymuştu Türkiye. Hisseleri alan LetterOne bu gruba ait bir firma. Mikhail ve German kurucu ortaklar olarak görülüyor.
Alfa Group bünyesindeki Alfa Bank, 2016 yılında, Rusya'nın seçimlere müdahalesine ilişkin Senato İstihbarat Komitesi raporunda, Trump ile ilişkileri üzerinden geçiyordu. justsecurity.org/72262/the-trum…
Zaikin'in eşi ile Elena Baranoff da iyi ilişkilere sahip. Elena Baranoff'un Ruslar milyarderlerin paralarını aklamak için ABD'de, özellikle de Trump'a ait mülkleri satın almaları için yardımcı olduğu iddia ediliyordu.
Baranoff'un Türkiye'de de bir dizi iş ortağı vardı. Kendisi 2014 yılındaki Türkiye ziyaretinde haslanarak 2015'te hayatını kaybediyor. Rus asıllı olan Baranoff hakkında, Rus ajanlığı yaptığı iddiaları bulunuyordu. Ama Baranoff buna rağmen Trump'ın çocukları ağırlayabiliyordu.
Trump'a ait konutların satışıyla ilgilenen (Müşteri hizmetleri başkan yardımcısı) Baronoff, ABD’nin Florida eyaletinde dolar Milyarderlerine ayrılan özel bir alan olan "Sunny Isles Beach" şehrinin uluslar arası elçisiydi.
ABD'de bir önceki başkanlık seçimi dönemi verileri ve Trump Sunny Isles kulelerinin posta kutusu kayıtları kuledeki mülk sahiplerinin 1200'ünün Rusya doğumlu olduğunu gösteriyordu. Bunlardan özellikle Alexander Yuzvik, öne çıkıyordu.
Yuzvik, 2013'ten 2016'ya kadar, Spetstroi'nin kıdemli yöneticisiydi. Spetstroi; Rus ordusu, sivil istihbaratı (FSB) ve askeri istihbaratı GRU'nun binalarını inşa eden özel bir firma. reuters.com/investigates/s…
Trump, Miami'deki projelerinin ortağı Michael Dezer ve Baronoff üzerinden Rusya'da da yatırımlar yapıyor. Bugünlük bu kadar, ara ara bu seriye eklemeler yapacağım.
• • •
Missing some Tweet in this thread? You can try to
force a refresh
Prof. Dr. İlber Ortaylı: Milliyet’te sütun yazarlığına 20 yıl önce başladım. İlk yazım, gençlerin niçin göç ettikleri üzerineydi. 2000'de yazı hayatıma bu problemi tartışarak başladım. 20 yıl sonra hiçbir şey değişmedi, son zamanlardaki şartlar dolayısıyla durum daha da ağırlaştı
İlber Ortaylı: Devlet yönetimi nepotist dediğimiz akrabacı, hemşerici, kulüpçü ve tarikatçı bir anlayışın elindedir. Bizzat sağ ve soldaki siyasi partilerde bile bu yapılanma görülmektedir. Yetenekli genç insan enerjisini ve mesleki aşkını dökeceği bir kanal bulamamaktadır.
İlber Ortaylı: Özel sektörde bile bu özellikler işletmecilik mantığına aykırı şekilde görülmektedir. Orada daha tehlikeli bir durum vardır, şirket sahiplerinin içinde megaloman yapıdakiler bizzat istihdam ettikleri gençlerin hiçbir fikrini ve projesini ciddiye almazlar.
İran le diyaloğu desteklemeleri kendileri açısından doğru bir tutum. Zira görüşmelerin/anlaşmanın olmaması İran'ı nükleer konusunda daha fazla tahrik etmesine yol açıyor. Görüşmelerin olmadığı ve İran'ın nükleer konusunda daha yoğun faaliyet yürütmesi, askeri seçenekleri gündeme
getiriyor. Bunun gündeme gelmediği ve anlaşmanın olmadığı durumda İran'ın nükleer bir güç olarak bölgede etkinliğini artırması Suudi Arabistan için ciddi bir kaygı konusu. Ancak olası bir askeri saldırının da bölgesel çatışmaları ve istikrarsızlığı yaratma ve büyütme riski var.
Aslında geliyorum diyen bir durumdu ne yazık ki. Zira Eekim 2019'da Ermenistan'ın başkenti Erivan'da bir Ar-Ge ofisi açmıştı Xilinx. 3 milyondan az nüfuslu Ermenistan, yarı iletken ve EDA alanında çalışan Synopsys, Mentor Graphics gibi teknoloji firmalarını çekmeyi başardı.
Ama 80+ milyonluk nüfusuna karşın Türkiye bu firmaları çekme konusunda ne yazık ki yetersiz kalıyor. Ermenistan'ın başarılı olmasında ülkenin yürüttüğü lobicilik faaliyetlerinin payı inkâr edilemez. Türkiye'nin de başarısızlığında da lobicilik yapamamasının payı.
Sonuç olarak Türkiye'nin önünde duran seçenekler;
1- Bu alanlardaki firmaları ve diğer high-tech firmalarını Türkiye'de Ar-Ge ofisleri/üretim üsleri kurma konusunda teşvik etmek, 2- Bu ürünleri ortaklıklar yolu da dahil olmak üzere bir şekilde yerlileştirmek.
Yeni ödeme yöntemleri, sanal varlıklar, dijital/kripto paralar,... Global finansal teknolojinin son yıllarda ortaya koyduğu hızlı dönüşüm, bir dizi yeni tartışmayı ve güvenlik riskini de beraberinde getirmiş durumda. Birçok devlet, bu yeni duruma dair pozisyon alma arayışında.
𝕱𝖎𝖓𝖆𝖓𝖘𝖆𝖑 𝖙𝖊𝖐𝖓𝖔𝖑𝖔𝖏𝖎, finansal arenada uygulanan bir dizi teknolojiyi tanımlayan geniş bir terimdir. Kredi kartlarından erken sürüm cep telefonu ödeme uygulamalarına, bankadan bankaya ödeme platformlarına, borsalara ve ödeme mekanizmalarına kadar onlarca yıllık
dijital ödeme teknolojisi evrimini kapsar bu kavram. Örneğin, sınır ötesi ödemelerde, 𝐒𝐖𝐈𝐅𝐓 gibi uzun süredir devam eden finansal teknoloji geliştiricileri ve blockchain tabanlı yerleşim mekanizmalarını ve yeni transfer yöntemlerini araştıran şirketleri içerir.
Suudi Arabistan'ın gönderdiği silah yüklü bir gemi, Yemen'e ait Sokotra adasına ulaştı.
BAE destekli Güney Geçiş Konseyi (STC), silahlı unsurları arasındaki gerginlik ve küçük ölçekli çatışmalar sonrası El Nasr kampını kontrol etmek için bölgeye büyük bir askeri güç sevk etti.
ABD uçakları, Yemen'in güney sınırında uçuş gerçekleştirdi. Dün de ABD'nin Yemen büyükelçisi, Güney Geçiş Konseyi'ni ziyaret etmişti.
Madem İsrail-Türkiye meselesi gündeme geldi, sizlerle, İsrail’in eski Dışişleri Bakanı ve Bölgesel Kalkınma Bakanı Silvan Şalom'un Ağustos ayı içinde yaptığı bir açıklamayı paylaşmak istiyorum. Zira kendisinin söylemleri bazı noktaları anlamak konusunda veri barındırıyor.
Şalom, görev süresi boyunca (2003-2016) birçok Körfez, Arap ve İslam ülkelerini ziyaret ettiğini ve bu bölgelerde çok sayıda yetkiliyle görüştüğünü söylemişti. Bu görüşmelerin bir kısmının Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın girişimiyle ve Türkiye'de gerçekleştiğini belirtmişti.
Şalom şöyle devam ediyordu: “Filistinlilerle çatışmaya çözüm bulmadan önce İsrail ve Arap ülkeleri arasında ilişkiler kurmanın, bu çatışmanın çözümüne daha fazla yardımcı olacağına ikna olmuştum. Halen de aynı düşünüyorum.