Tayyip Erdoğan döneminin, tarih kitaplarına "Abdülhamid Han" dönemi gibi yazılmasını nasıl engelleriz?
Bu dönemde elde ettiğimiz kazanımları nasıl garanti altına alırız?
İşte cevaplar!
Buyrun⬇️
Öncelikle şunu kabul edelim;
Siyaset ve toplum psikolojisi, sonsuza dek aynı kişi ya da yapının iktidarını taşıyamaz.
Yani önünde sonunda bir muhalif iktidar görecek bu ülke.
Ama ne zaman?
İşte bizim için kritik soru bu!
⬇️
Biz, istediğimiz hedefe doğru yürüyen, bu uğurda gereken hamle ve yatırımları yapan;
Ama o hedefe ulaşmak adına henüz zamana ve istikrara ihtiyacı olan bir ülkeyiz.
⬇️
Olası bir muhalif iktidarın;
Bugüne kadar elde ettiğimiz kazanımları, geldiğimiz aşamaları yok etmesine, geri döndürmesine müsaade etmeyecek SİSTEMİ KURANA kadar iktidarda kalmalıyız.
Bu bağlamda 2023 seçimler bizim için hayat-memat meselesi.
⬇️
Peki bu sistem nasıl kurulacak?
Neler yapılıyor sistemi oturtmak adına?
İki örnek ile yeterince zaman verilir ve yapılması gerekenler yapılırsa nereye varılabileceğini daha iyi anlatayım.
⬇️
ABD için hep şu söylenir;
"Kim başkan olursa olsun, ABD'nin bir devlet politikası ve müesses nizamı vardır.
Başkanlar devleti ilgilendiren ana meselelerde, bu nizamın dışına çıkamaz!"
⬇️
Peki bunu sağlayan nedir?
ABD derin devleti mi?
Kısmen öyle. Ya da etiketi öyle diyelim.
Ama bunu biraz daha açarsak bazı şeyler kafamızda daha netleşir.
⬇️
ABD'de, iktidara kim gelirse gelsin, savunma ve silah sanayi aleyhine bir icraat yapamaz.
Buna sistem izin vermez.
Peki kimdir bu sistemi oluşturanlar?
ABD'nin güçlü savunma sanayii kuruluşları ve şirketleri...
Onlar, kendilerini siyasete karşı savunabilir.
⬇️
Yine ABD'de, iktidara kim gelirse gelsin;
İş ve sermaye çevreleri aleyhine bir icraat yapamaz.
Onlar da kendilerini savunur siyasete karşı.
Çünkü güçlüdürler.
⬇️
Medya, ordu, yargı...
Örnekleri çoğaltabiliriz.
Sonuç olarak ABD'de bir müesses nizam ve bu nizama göre oluşmuş, nizamı ve kendilerini koruyabilecek kadar güçlenmiş kişi, şirket ve kurumlar vardır.
Tabir olarak hoşumuza gitmese de; tröstler, baronlar vardır.
⬇️
Aslında çok uzağa gitmeye de gerek yok.
Cumhuriyetin kuruluşuyla birlikte tercih edilen düzen, bir müesses nizam ile birlikte halka ve siyasete rağmen varlığını sürdürmüştür.
Ancak yıllar içerisinde ülkeden çok başkalarına hizmet eder hale getirilmiştir.
⬇️
İşte bizim de yapmamız gereken bu!
Ne zaman ki örneğin Selçuk Bayraktar, iktidara kim gelirse gelsin kendini ve şirketini koruyabilir,
Ne zamanki ASELSAN, ROKETSAN, TUSAŞ, TEİ gibi devlet şirketlerin durumu, iktidarın lütfuna bağlı kalmaz,
⬇️
Ne zaman ki ülke içinde ve dışında büyük yatırımlar ve işler yapan iş adamları;
Sırf Akparti'ye yakın diye olası bir muhalif iktidarın hışmından kendilerini koruyabilecek güce gelir,
⬇️
İşte o zaman ülke lehine çalışan bir müesses nizam oluşmuş, sistem kurulmuş demektir.
İşte o zaman siyasi iktidara kim gelirse gelsin, bu ülkenin yükselişi durdurulamaz demektir.
⬇️
Ama henüz değil!
2023'te değil...
Gördüğümüz kadarıyla hazır değil!
O zaman bize düşen;
⬇️
Muhalefetin gazıyla, yaftalarıyla engellemek istediği bu sisteme ve sistemin parçalarına,
Yani savunma sanayii şirketlerine, bize yakın iş adamlarına, medyaya destek olmak, büyümelerinden rahatsız olmamak;
Aksine, bunun bizim geleceğimize fayda vereceğini bilip memnun olmaktır.
• • •
Missing some Tweet in this thread? You can try to
force a refresh
Çünkü siyasi çekişmelerin ardındaki ilk hedef onlar!
Muhalefeti destekleyen terör örgütleri, Türkiye düşmanları, benzemezlerden bir iktidar çıkarıp onları yok etmeye çalışacaklar!
Lütfen RT yapıp yazıyı herkese ulaştırın!
⬇️
Selçuk Bayraktar…
Bu ülkenin en önemli değerlerinden biri.
Onun öncülüğündeki İHA projelerinin bize kattıklarını bu yazıya sığdıramayız.
Ne dedi Selçuk Bey bir röportajında?
⬇️
“Biz, yurtdışında öğrendiklerimizi, kendi ülkemizin menfaatleri için kullanmayı en başından beri planladık. Ancak ne kadar iyi mühendis olsak da Tayyip Erdoğan’ın gösterdiği irade olmasa bunu başaramazdık..”
⬇️
📍 128 milyar dolar nerede?
📍 5'li çete
📍 Katarlılara satılan tank palet fabrikası
📍 Damat algısı (Berat Albayrak ile başladı ama şartlar oluştuğunda bu etiket Selçuk Bayraktar'a yapıştırılacak)
📍 Havuz medyası
Oyun düşündüğümüzden büyük ve farklı!
(RT lütfen)
Başlıyoruz ⬇️
Abdülhamit Han, vatan toprağını vermemek için her şeyini ortaya koydu. Bunda başarılı da oldu.
Ama İngilizlerin planı sadece Osmanlı’yı işgal etmek değildi.
Bir yandan her türlü gayrı nizami yolla saldırıyorlar, bir yandan da biçtikleri gelecek için yatırım yapıyorlardı.
⬇️
Saldırılarını, içimizdeki hainler üzerinden yaptılar.
Ve yatırımları da onların peşine takılacak insanların sayısını arttırmak oldu.
Abdülhamit Han bir gün mutlaka tahttan inecekti ve o gün geldiğinde;
⬇️
Peki İmamoğlu-CHP işbirliği ile başına getirilenleri?
Olayın üstünden zaman geçti ama bu ülkenin geleceğini karartmak adına çalışan bir zihniyetin zamanı geçmez!
O yüzden biz anlatmaktan hiç vazgeçmeyelim!
(RT lütfen, ÖNEMLİ)
⬇️
DENEYAP Teknoloji Atölyeleri;
Türkiye'nin geleceğine sağlam tohumlar eken,
Gençleri, çocukları, geleceğin teknolojilerine ve mesleklerine hazırlamak adına kurulmuş olan bir proje.
Zaten projenin başındaki isim bunun ispatı; Selçuk Bayraktar...
⬇️
İşte DENEYAP'taki bazı eğitim başlıkları;
-Robotik Kodlama,
-Elektronik Programlama,
-Siber Güvenlik,
-Enerji Teknolojileri,
-Havacılık ve Uzay Teknolojileri,
-Yazılım ve Mobil Uygulama,
-Nanoteknoloji,
-Yapay Zekâ.
Kim evladının bu alanlarda eğitim görmesini istemez ki?
⬇️