2014 yılında Berlin'de bir grup girişimci gence hitap eden Google'ın yönetim kurulu başkanı Eric Schmidt, "Garajda bir yerlerde birileri bizim için ateş ediyor. Biliyorum, çünkü uzun zaman önce biz de o garajdaydık. Artık dijital alandaki bariyerler kalktı." diyordu.
"Bariyerlerin kalkması"nı çoğu insan engellerin ortadan kalkması olarak okuyabilir. Ama kanaatimce bu kavram ustaca seçilip kullanılmıştı. Zira küresel ölçekte dijital alanları ele geçiren teknoloji firmaları, kendilerine kurşun sıkma potansiyeli taşıyan yeni girişimleri önlemek
için bariyerleri yükselteceğinin/kaldıracağının işaretini veriyordu. Bugün Google, Amazon, Facebook, Twitter gibi büyük dijital hüküm vericiler, yeni bir iktidar türü için yeni gözetim ve düzenleme mekanizmaları hakkında düşünmemiz gerektiği hatırlatıyorlar.
Geçtiğimiz yirmi yılda internet teknolojilerinin yaygınlaşması hayatın neredeyse her alanını kökten değiştirdi; satın alma davranışları, siyasal yönelimler, sosyal ilişkiler, ticari faliyetler ve daha pek çok şeyi...
Bu değişimin merkezinde, yaygın olarak ulaşılabilen internetin erken olanaklarını kavrayan ve onları büyük zenginlik üreticilerine dönüştüren az sayıda şirket bulunuyor. Google, Apple, Facebook ve Amazon gibi devler, insan faaliyetleriyle ilgili eşi görülmemiş miktarda
veriyi kontrol ediyor ve topluyor ve bunları çarpıcı ticari büyümeyi teşvik eden ürün ve hizmetlere dönüştürüyorlar. Önceki büyük kurumsal varlıkların aksine, bu firmaların güçleri, dinamik büyüme için sınırsız kaynak sağlayan insan faaliyetlerinin veri tabanlarında yatmaktadır.
Google, sürücüsüz arabaları çıkartmak için görüntü ve algılama verilerini, tahmine dayalı analizleri ve haritalama yazılımlarını kullanabiliyor. Facebook, insanların birbirleriyle iletişim kurma biçimleriyle duyguları analiz edebiliyor ve davranışlarını öngörebiliyor.
Amazon siz daha farkına varmadan bundan sonra ne satın almak isteyebileceğinizi bilebiliyor. Apple, akıllı telefon teknolojileri ve ödeme mekanizmaları aracılığıyla annenizle, bankanızla ve patronunuzla nasıl ve ne zaman iletişim kurduğunuzu bilebiliyor.
Bu şirketler toplu olarak, sabahları hangi haberleri okuduğumuzu, bize hangi hizmetlerin önerildiğini, geçmişlerimizin ve zaaflarımızın dünyaya nasıl gösterileceğini vb kararları da bizim için toplu olarak veriyorlar. Hangi bilgiler serbestçe dolaşacak ve hangileri durdurulacak?
Toplumların, bu dev teknoloji firmalarının sahip oldukları gücü daha iyi anlamaları çok önemli. Aksi halde bu gücun kontrolsüz kullanımı, insanlar üzerinde yeni tipte bir 1984 gerçekliğinin oluşmasına, hükümetler üzerinde bir hüküm gücünün oluşmasına yol açabilir.
İnternet arama motorları, sosyal medya, bilgi ve video paylaşım siteleri, haber sağlayıcılar, uygulama mağazaları, dijital ödeme sistemleri, e-ticaret devleri vb... Big-Tech firmaları en dar ifadeyle bu alanlarda küresel bir güce sahip olan firmaları kapsıyor.
2020 itibariyle dünyanın en değerli ilk 10 şirketinin bulunduğu aşağıdaki veriler, size bu Big-Tech devlerinin gücü konusunda ipucu verecektir. Bu firmalar, parasal güçlerinin yanı sıra, etki ettikleri milyarlarca kişi ile de büyük bir nüfuz unsuru. howmuch.net/articles/top-1…
"Google, Facebook, Amazon ve Apple gibi modern teknoloji platformları çoğu insanın düşündüğünden çok daha güçlüdür ve gelecekteki dünyamız, her yerdeki toplumlarda benimsenmesi ve başarılı olmasıyla derinden değişecektir." diyordu Alphabet Yönetim Kurulu Başkanı Eric Schmidt.
Bu şirketler küresel hosting alanındaki etkilerinin yanında sahip oldukları büyük kitleler sayesinde; 1- İlgiyi yönetme gücünü 2- Haberleri iletme gücünü 3- Toplu eylemler başlatma gücünü 4- İnsanların seçimlerini etkileme gücünü elinde tutuyorlar.
Bu şirketler sizi gözetleyerek, topladıkları verilere dayanarak hakkınızda karakter profilleri oluşturarak ve platformların topladığı hassas verileri, bu bilgileri talep eden şirketlere satarak para kazanıyor.
Tüm gelir modelleri, tarayıcınıza veya uygulama pencerenize her zamankinden daha yüksek düzeyde hedeflenmiş reklamlar sunmak için sizin hakkınızda olabildiğince çok şey öğrenmektir.
ProtonMail'in yaptığı araştırmaya göre, Facebook’un reklam geliri 2010 yılından 2020 yılı son çeyreğine dek %3,600 arttı, ancak aynı dönemde kullanıcı sayısı yalnızca %310 artış gösterdi! Bu, Facebook'un kullanıcı başına 27$ kazanması demekti! (2019)
Google, aynı dönemde kullanıcı başına yaklaşık 67$ para kazanıyordu! Bu iki teknoloji devinin sahip olduğu kullanıcı sayısını göz önüne alırsanız, rakamın büyüklüğü aklınızı başınızdan alacaktır.
Üstelik bu devlerin sahip oldukları güç sadece onların kasalarını şişirmek, güçlerini arttırmakla kalmıyor, ait oldukları devletlerin etkinliğini de arttırıyor. ABD'nin, Çin'in vd ülkelerin bu tarz firmalar üzerinden elde ettikleri nüfuzun önemini TikTok olayında da görmüştük.
• • •
Missing some Tweet in this thread? You can try to
force a refresh
Komplocular için amme hizmeti yapıp malzeme bırakayım biraz. İlk görsel Kartacalıların 455'te Roma'yı talan etmesini tasvir ediyor. İkici ve üçüncü görsel geçtiğimiz günlerde ABD Kongre binasındaki olaylardan.
Bakın arkadaşlar, küreselciler ile yerelciler arasındaki çatışmada simgeler her zaman önemli olmuştur. Döneminde küresel bir güç olan Roma, o dönemin yerel bir gücü olan Kartacalılar tarafından talan edilmişti. Trump'ın temsil ettiği yerelciler, 2021'de küreselcilere saldırdı.
Roma talanında heykeli kucaklayan adamın başındaki kasket/bere ile kürsüyü taşıyan adamın beresi, diğer iki figürün boynuklu başlıkları, en sağda mızrak tutam adam ile DC'de en sağda bayrak tutan adam... Bunların tamamı simgesel mesajlar.
Trump taraftarları tarafından organize olmak için kullanıldığı iddia edilen Parler uygulaması Google Android Play Store ve App Store'dan kaldırıldı.
#Parler'a savaş ilanı, Big Tech devlerinin kendilerini sadece özel şirketler olarak değil, dijital dünya üzerinde siyasi ve polislik gücünü kullanabilen küresel kurumlar olarak gördüklerini gösteriyor - @Furedibyte
Çok yerinde bir tespit.
Yazısını burada paylaşmak istiyorum çünkü ufuk açıcı şeyler barındırıyor:
Big Tech, internette neyin söylenebileceği ve söylenemeyeceği üzerinde tam kontrol elde etme hedefine doğru dev bir adım attı.
9 Ağustos 2020'de Hindistan Savunma Bakanı Rajnath Singh, Twitter'da Hindistan'ın silahlı kuvvetlere yönelik 101 ürünün ithalatına 47 milyar dolarlık bir ambargo koyacağını, Ambargonun, Aralık 2020'de yürürlüğe gireceğini ve 4 yıl boyunca aşamalı olarak uygulanacağını duyurdu.
Dahası, Hindistan Kalkınma Bakanlığı, “ithalat ambargosu için daha fazla ekipmanın kademeli olarak tespit edileceği” için listenin genişlemeye açık olduğunu belirtti. Hindistan, savunma tedarikini özümsemeye ve yerli üretimi artırmaya çalışırken, yabancı silah tedarikçileri
kaçınılmaz olarak bu karardan etkilenecekler -özellikle Rusya-. Bu karar, halihazırda zor şartlarda mücadele eden Rus askeri sanayi kompleksine önemli ölçüde zarar verse de, Hindistan’ın savunma sanayisi için bağımsızlığa doğru başarılı bir hamle başarılı olmaktan oldukça uzak.
Bu çıkışın arka planını merak edenler için:
Washington Post, Trump'a ait olduğunu iddia ettiği ve Trump'ın Georgia eyalet yetkilisi Brad Raffensperger'i seçim sonuçlarını tersine çevirmeye çağıran bir kaydını yayınladı.
Washington Post seri atışta: İkisi Trump tarafından atanan dahil yaşayan 10 eski savunma bakanı, seçimin bittiğini söylüyor ve tartışmalı sonuçlarda orduyu kullanma girişimlerine karşı uyarıda bulunuyor.
Şu sıralar uluslararası davalar üzerinden bazı haber ve belgeleri tarıyorum. Putin ve yönetiminin uluslararası faaliyetlerini, lobilerini, etki alanlarını, ABD'de ustaca uzandıkları alanları, Türkiye'ye yönelimlerini okudukça takdir ediyorum. Çok etkin bir sistem kurmuşlar.
Vnesheconombank (VEB): Rus devlet kalkınma bankası/şirketi. Bugün, Rusya'nın en büyük yatırım şirketlerinden ve ana geliştirme enstitülerinden biridir. Bankayı birçoğunuz bilmeyebilir. Ama Ethereum kurucusu Vitalik Buterin ile yaptığı anlaşmayı anımsayanlar olur belki.
28 Haz 2017... Trump'ın damadı ve danışmanı Jared Kushner, New York'ta Rus Vnesheconombank (VEB) CEO'su Sergei Gorkov ile bir araya geldi. Gizli tutulan görüşmeye Rus Büyükelçi Sergey I. Kislyak, ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Michael T. Flynn de katılmıştı.
Prof. Dr. İlber Ortaylı: Milliyet’te sütun yazarlığına 20 yıl önce başladım. İlk yazım, gençlerin niçin göç ettikleri üzerineydi. 2000'de yazı hayatıma bu problemi tartışarak başladım. 20 yıl sonra hiçbir şey değişmedi, son zamanlardaki şartlar dolayısıyla durum daha da ağırlaştı
İlber Ortaylı: Devlet yönetimi nepotist dediğimiz akrabacı, hemşerici, kulüpçü ve tarikatçı bir anlayışın elindedir. Bizzat sağ ve soldaki siyasi partilerde bile bu yapılanma görülmektedir. Yetenekli genç insan enerjisini ve mesleki aşkını dökeceği bir kanal bulamamaktadır.
İlber Ortaylı: Özel sektörde bile bu özellikler işletmecilik mantığına aykırı şekilde görülmektedir. Orada daha tehlikeli bir durum vardır, şirket sahiplerinin içinde megaloman yapıdakiler bizzat istihdam ettikleri gençlerin hiçbir fikrini ve projesini ciddiye almazlar.