Ahmet Profile picture
5 May, 40 tweets, 5 min read
GAZETECİ UĞUR MUMCU, 1993 YILINDA YAYIMLANAN ‘RABITA’ ADLI KİTABINDA,
Mısıroğlu’nun Mustafa Kemal Atatürk aleyhine yalan ve hakaret içeren kitaplarla ne kadar büyük bir servet edindiğini ve ikâmet ettiği Suudi Arabistan’ın desteğiyle bu paranın bir kısmını Avrupa’daki İslamcı örgütlere nasıl aktardığını şöyle anlatmıştı:
Benim aklım hep Dr. Rıza Nur’un anılarında.

Kim dağıtıyor bu kitabı? Ve neden bu kitap “İslâm Gençlik Teşkilâtı Berlin Sancağı”
Avrupa Millî Görüş Teşkilâtları Genel Sekreteri AH Yüksel’e de aynı soruyu soruyorum:

“Nerede satıldığını bilmiyorum, sizden duyuyorum, bizim teşkilât ile bir ilgileri yok” diyor.
Israr ediyorum:

“İslamcı Gençlik Teşkilâtı, sizlere yakın değil mi?”

“Pek o kadar denetimimiz yok.. Organik bağımız da yok.”

Peki, Haldun Algan’a soruyorum: “Kim dağıtıyor bu kitabı?”
Berlin Mevlânâ Camii Başkanı Mahmut Hoca anlatıyor:

“Bizim cemaat bilmez bile Rıza Nur’un kim olduğunu… Okumaz bile…”

“Okumaz ama satılıyor, kim satıyor, kim basıyor?”

Sonra sır çözülüyor…
Kitap Suudî Arabistan’da basılıp, Avrupa’daki İslamcı örgütlere parasız dağıtılıyor..

Amaç, İslamcı örgütlere gelir sağlamak.

Dört cilt 60 mark.

“Kaç tane geldi?”

“Almanya’ya 30 bin tane geldi.”

30 bini 60 markla çarptım:

1 milyon 800 bin mark..
Bir mark, bugün için resmi kur üzerinden ortalama 420 lira ise yapın hesabı.

756 milyon Türk Lirası.

Yalnızca Dr. Rıza Nur’un kitabından Federal Almanya’deki çeşitli İslamcı örgütlere sağlanan gelîr 756 milyon lira.
Atatürk’le ilgili kitap yalnızca bu değil..

Kısaca “Rabıta örgütü” diye anılan, merkezi Suudî Arabistan’da bulunan “Rabıtatül İslâm” adlı örgütün Ürdün’de bastırıp dağıttığı bir kitap daha var.
Adı “Sanem Adam”

Yani “Put Adam”

Bu kitap da İslamcı örgütlere veriliyor.

Bu kitabı da aradım, ancak bulamadım.
Hollanda’nın Zaandam kenti Ayasofya Camii’nde karşılaştığımız “İslamcı Gençlik Cemiyeti” Başkanı Salih Yüksel, “Put Adam” kitabını okuduğunu söylüyor. Türkiye’de bir bakanın, Rabıta Örgütü’nün merkezine giderek bu kitabın dağıtımının durdurulmasını istediğini de biliyorum.
Demek, Ürdün’de basılan kitap Hollanda’da ve Hollanda gibi Avrupa’nın, Türklerin yoğun olduğu kentlerinde dağıtılıyor.

Peki bu işleri yürütenler kimler? Kimler aracı oluyor? Kim alıyor, kim satıyor bu kitapları?

Kadir Mısıroğlu..
İslâm Federasyonu yöneticileri bu adı veriyorlar..

“O getiriyor, o dağıtıyor.”

Kadir Mısıroğlu deyince bir dakika durup, eski bir dosyaya göz atmak gerekiyor.

Orgeneral Türün ve Kadir Mısıroğlu.
Dosya, Eskişehir Sıkıyönetim Komutanlığı Askerî Mahkemesinin 1973/5 karar sayılı dosyası.

Sanık Kadir Mısıroğlu. Eyüp oğlu, 1933’de Saire’den Akçaabat’ta doğma, hukuk fakültesi mezunu.
Mısıroğlu, 1971 yılı başlarında İstanbul’da Milli Türk Talebe Birliği konferans salonunda Atatürk aleyhine yaptığı konuşma nedeniyle kovuşturuluyor.

Devir, sıkıyönetim devridir, sıkıyönetim komutanı da Faik Türün’dür.
Türün’ün emrindeki savcılık, Mısıroğlu’nun şu konuşmasında suç bulmaz ve 11.10.1971 gün ve 296/56 sayı ile kovuşturmaya yer olmadığı kararı verir:

“Dini İslama mugayir hareketlerin emrinde kullanılan Mehmetçik sizin emrinizi ifa eder.
Paşa olmasına rağmen Mustafa Kemal Paşa’nın oluşunu muhakeme eder aynı Mehmetçik. Hiç merak etmeyin bundan.”
Faik Türün’ün emrindeki savcılık, Mısıroğlu’nun şu sözlerinde de suç öğesi bulamamıştır:

“İnkılâp dünya tarihinde bir defa azametle yapılmıştır. O da kâinatın fahr-i ebedîsinin, bâtılı mutlak bir hâkimiyete mahkûm ederek yaptığı inkılâptır.
Yani İslâm inkılâbıdır. Ondan sonra bir daha inkılâp olmamıştır ve olmayacaktır. Eğer olacaksa, vaktiyle 1400 yıl evvel Büyük Peygamberimizin yaptığı inkılâbın devamı mahiyetinde ve onu muvaffakiyetsizliğe uğratmak için aramıza girmiş bulunan bir takım
bâtıl molozların kaldırılması nevinden ve yine inşallah bir defa yapılacaktır. İnkılâp bitti. Yüz numaramıza kadar değişti. Yüz numaramız Garbın yüz numarası oldu. Cumamız pazar oldu.
Değişmeyen hiç bir şeyimiz kalmadı. Artık tavizi onlar verecektir. Saha inkılâpçılara değil, inkılâp aleyhtarlarına açıktır. Yolunuz açık olsun, gazanız mübarek olsun.”
Saltanatın kaldırılıp, yerine Cumhuriyetin ilânını, halifeliğin kaldırılmasını ve Latin harflerinin kabul edilmesini “dinsizlik” sayan Mısıroğlu’nun bu konuşması hakkında İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı Askerî Savcılığı’nın verdiği,
kovuşturmaya yer olmadığı kararına Orgeneral Türün itiraz etmiyor.

Ancak Millî Savunma Bakanlığı, yasal yetkisini kullanarak. 29 Eylül 1972 gün ve AD: 3773-3-72 sayı ile sıkıyönetim komutanlığı askerî savcılığından kovuşturmaya yer olmadığı kararının kaldırılmasını ister.
Ancak, Türün bu emre uymaz. Havada uçan kuşu komünist sayıp, Ziverbey’de işkence merkezi kuran Türün, bu Atatürk düşmanı hakkında savcılığa emir verip dâva açtırmaz.
Bu bantlardan birkaçı Eskişehir Sıkıyönetim Komutanlığı görev bölgesinde ele geçince Komutan Orgeneral İrfan Özaydınlı soruşturma emri verir. Yapılan yargılama sonunda Mısıroğlu ve Mrsıroğlu’nun bantlarını çoğaltıp dinletenler mahkûm olurlar.
Mısıroğlu’nun avukatı İsmail Müftüoğlu, sonradan Adalet Bakanı olur.

Cemalettin Kaplan, konuşmalarında sık sık Dr. Rıza Nur’un anılarından söz ediyor ve bu anıların “Allah tarafından kendisine gönderildiğini” söylüyor. Gönderen Allah değil, Kadir Mısıroğlu’dur.
İslamcı örgütlerin para kaynakları nedir? Bu soru aklımı kurcalıyor. Cemaatten toplanan ödentiler… Bağışlar… Kitap gelirleri…

Kitap gelirlerine Suudi Arabistan’da basılan “Put Adam” ve Rıza Nur’un anılarını da katmak gerekir. Peki başka? Şirketler…
Belçika ve Hollanda’da devletçe yapılan yardımlar… Ve Rabıta Örgütünce yapılan yardımlar…

‘Rabıta Örgütü’nün asıl adı “Rabıtat al-alam ol-İslâm”. Suudi Arabistan’da kurulmuş bir şeriat örgütü.. Amacı “İslâm Enternasyonalizmi”.
İslamcı düşünceyi devlet sistemi olarak bütün İslâm ülkelerinde yaymak.

Belçika’nın başkenti Brüksel’de ‘İslâm Kültür Merkezi’ni finanse eden bu “Rabıta Örgütü”.

Bu merkezin başkanı “Baş İmam” diye anılan Abdullah El Ehdel…
Ehdel, Riyad Üniversitesi’nde “İslâm Hukuku” okuturken bu göreve atanan genç bir öğretim üyesi…

Hem ‘Rabıta Örgütü’nün temsilcisi.. Hem İslâm Kültür Merkezlerinin genel müdürü…
İslamcı örgütlerin ana para kaynaklarından biri “Rabıta Örgütü.” Baş İmamı Ehdel ile Brüksel’de bu konuyu görüşüyoruz.

“1985 yılında 30 milyon Belçika Frank’ı yardım yaptık.”

Yani, 613 milyon 500 bin lira…
Bu yardım camilere, derneklere gidiyor…

Ayrıca, dinsel konularda öğretim yapanlara burslar da veriyor…O ayrı bir fasıl…

İslamcı akımları, çok genel ve kaba çizgiler ile “Tahran” ve “Riyad” diye ikiye ayırırsak, para kaynaklarını da böyle bir ayrım ile açıklamak kolaylaşır.
Rıza Nur’un anılarını basıp satan ünlü Atatürk düşmanı Kadir Mısıroğlu geçen yıl Kopenhag’a gelmiş.. O da kendi adamları ile temas edip gitmiş.
“Mısıroğlu nerede yaşıyor?” sorusuna değişik gruptan İslamcılar aynı yanıtı veriyorlar: “Suudî Arabistan’da. Ancak zaman zaman Federal Almanya’ya, İngiltere’ye, İsviçre’ye gelir gider.”
Londra’da “46 Goodge Street, W1” adresindeki “Cami Konseyi” bir de küçük yayın organı çıkarıyor. Adı, “An-Nida”.
“An-Nida”, Londra’da “Rabıta Örgütü” eliyle finanse edilen İslamcı kuruluşların toplantı ve seminerleri ile ilgili haberler veriyor. Tabii bir de “Cuma Hutbesi” başlığı altında yazılar yer alıyor burada.
Kadir Mısıroğlu da sık sık Londra’ya gidip geliyor. Bu camiler nasıl satın alınıyor? Bu imamların aylıklarını verenler kimler? Sorular bir yerde düğümlenip kalıyor.
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın denetimindeki camilerde imamlara devlet bütçesinden aylık veriliyor? Ya Süleymancıların, Milli Görüşçülerin, Ülkücülerin ve Tebliğcilerin camilerindeki imamların aylıklarını kim ödüyor?
Sorarsanız, yanıt şöyle: Cemaat. Söz gelişi “İslâm Cemiyetleri ve Cemaatleri Federasyonu”, Hollanda’nın Rotterdam kentinde İskender Paşa Camii imamlığı için 1944 Tokat doğumlu Abdullah Arslan’ın aylığını ödüyor.
Mısıroğlu’nun şu sıralarda, Avrupa’da yaşadığı ve Rıza Nur’un anılarını İslamcı örgütlere parasız olarak verip, bu kitaplardan bu örgütlere yaklaşık 700 milyon Türk lirası gelir sağladığı belirtiliyor.

ALINTIDIR.

• • •

Missing some Tweet in this thread? You can try to force a refresh
 

Keep Current with Ahmet

Ahmet Profile picture

Stay in touch and get notified when new unrolls are available from this author!

Read all threads

This Thread may be Removed Anytime!

PDF

Twitter may remove this content at anytime! Save it as PDF for later use!

Try unrolling a thread yourself!

how to unroll video
  1. Follow @ThreadReaderApp to mention us!

  2. From a Twitter thread mention us with a keyword "unroll"
@threadreaderapp unroll

Practice here first or read more on our help page!

More from @AntikorJR

5 May
TÜRK ÇOCUĞU TÜRKÇE KONUŞACAK
Atatürk 1936-1937 de önemi hacminden daha büyük denebilecek bir geometri kitabı yazmıştır.
Yazdığı 44 sayfalık bu geometri kitabı ile geometri terimlerinin bugün kolay bir şekilde yazılıp anlaşılmasını sağlamıştır.
Read 21 tweets
5 May
UNUTULMAYA YÜZ TUTMUŞ ESKİ GELENEKLER

HIDIRELLEZDE ÇİĞ DAMLALARIYLA SÜT MAYALAYIP YOĞURT YAPIMI VE EKŞİ MAYA YAPIMI VARLIK -

DARLIK MAYASI
Bu Hıdırellez ritüeli gereği 5 Mayıs’ı 6 Mayıs’a bağlayan gecenin sabahı, tan vaktinde köyün çayırlarına çıkılır ve bahar otları üzerindeki çiğ taneleri tahta bir kaşıkla bakır bir tasa toplanırdı.
Bilgi kaynağımız Aynur MAYDA bu işlemin mutlaka güneş doğmazdan evel; hatta eskilerin tabiriyle “Sabah ezanıyla güneşin doğması arasındaki vakit…” içerisinde yapılmasının şart olduğunu dile getiriyor.
Read 26 tweets
5 May
YORGAN İĞNESİ ...
Sayın Makbule Ata­dan rahatsızdı. Gülhane Hastahanesi’nin geniş ve ferah bir odasında tedavi ediliyor­du… Yattığı oda, daha evvel Reisicumhurumuz sayın Celal Bayar’ın ame­liyatı sırasında istirahatine tahsis edilen güzel bir daireydi…
Odanın sol tarafındaki karyolada yatan Makbule hanımın karşısındaki büyük pencerelerden Anıtkabir ve Ankara kalesi bütün azametiyle görünüyordu. Odanın ortasındaki yuvarlak masanın üzerinde Reisicumhurumuzun her gün muntazaman gönderttiği iri karanfillerden müteşek­kil bir buket
Read 20 tweets
4 May
"ANNE, OĞLUN PENALTIYI KURTARDI, BENİ BEKLEME”
Genç bir adam, annesini çok seviyor fakat serüvenci. Yolculuklara çıkıyor, gittiği her yerden annesine kart yazıyor;

” Annecim şu kentteyiz beni merak etme” diye.
Yine kadına bir kart geliyor oğlundan;

“Annecim param bitti. Bir hafta sonra geri döneceğim” diye.

Kadın, oğlunun en çok sevdiği yemekleri yapıyor ve oğlunu beklemeye başlıyor. Fakat kadına bir kart daha geliyor;
Read 5 tweets
4 May
DÜNYA'YA YÖN VEREN BİR KALECİ.
Haziran 1928 de Arjantin’de başlayıp Ekim 1967 de Bolivya’da biten bir ömür düşünün ki; sadece ve sadece 39 sene sürsün ve içine tıp tahsili- yazarlık- politikacılık- devrimcilik- diplomatlık- gezgincilik- okunmuş 3000 küsur kitap- 2 evlilik- 5 çocuk-
aralarında Jean Paul Sartre gibi filozoflarında bulunduğu milyonlarca hayran sığsın.

Sıkı durun; sporla öylesine içli dışlı olmuş ki ‘yüzme- golf- dağcılık- satranç- boks- tenis- masa tenisi- motorsiklet- denizcilik- atıcılık- balıkçılık- binicilik- basketbol- beyzbol- paten
Read 17 tweets
3 May
03 Mayıs TÜRKÇÜLER GÜNÜ ÜZERİNE
Şimdi bakıyorum. Kimi Milliyetçiler günü, kimi ise Türkçülük günü diye paylaşımlarda bulunuyor.  İşin aslını paylaşmak farz oldu. 

3 Mayıs 1944 Türkçülük Olayı Nasıl Oldu?

Atatürk döneminde devlet politikası olarak kabul edilen düşünce Türkçülüktü.
Nihâl Atsız;    
Devletin ülküsünün Türkçülük ve dönemin Başbakanı Saraçoğlu'nun da Türkçü olduğu düşüncesindeydi. Buna karşılık, İnönü'nün devletin başında olduğu 40'lı yıllarda devletin her yerine komünist düşüncedeki kişilerin yerleştirilmekte olduğunu düşünmekteydi.
Read 10 tweets

Did Thread Reader help you today?

Support us! We are indie developers!


This site is made by just two indie developers on a laptop doing marketing, support and development! Read more about the story.

Become a Premium Member ($3/month or $30/year) and get exclusive features!

Become Premium

Too expensive? Make a small donation by buying us coffee ($5) or help with server cost ($10)

Donate via Paypal Become our Patreon

Thank you for your support!

Follow Us on Twitter!

:(