ABD'nin, son 3 yıldır Hint-Pasifik'teki ABD politikasına rehberlik eden 2018 Hint-Pasifik strateji belgesinin gizliliğini kaldırdı.
Daha önce çokça dikkat çektiğim üzere, belge, Çin'in etkisine karşı koymaya ve "Hindistan'ın yükselişini hızlandırmaya" odaklanıyor.
Belgede, öncelik Çin olmakla birlikte Çin ve Kuzey Kore konusunda müttefikler ve ortaklarla stratejik uyum sağlanması, bölgede "liberal ekonomik düzenin" öne çıkartılması ve ABD'nin ve ortaklarının Çin'in istihbarat faaliyetlerine karşı "korunması"na dair vurgular bulunuyor.
Belgeden satırbaşlarını okuduğunuzda, aslında uzun süredir paşlaştığım görüşler olduğunu göreceksiniz:
⏺️"Çin'in endüstriyel politikalarının ve adil olmayan ticaret uygulamalarının küresel ticaret sistemine zarar verdiği konusunda uluslararası bir fikir birliği" oluşturmak
⏺️ABD'deki karşı istihbaratı ve Çin'in ABD'deki istihbarat faaliyetlerine karşı koymak için yasaları genişletmek ve müttefiklerle -aynı şeyi yapmalarına yardımcı olmak için- istihbarat paylaşımını genişletmek.
⏺️Tayvan'a Çin ile uzun süredir devam eden gergin ilişkilerinde yardımcı olmak için askeri ve asimetrik savaş stratejileri geliştirmek.
⏺️Hassas ABD sektörlerine yönelik Çin yatırımlarının ulusal güvenlik incelemelerini sıkılaştırmak.
⏺️Müttefikler ve ortaklarla birlikte "Çin'in askeri ve stratejik yetenekler edinmesini engellemeye" çalışmak.
⏺️ABD'nin bölgedeki ülkelerle, özellikle Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN) ile daha fazla angajman olması.
"ABD demokratik değerlerinin faydalarını" bölgede Çin'e karşı bir denge unsuru olarak kullanmak. (ABD Kongresi'nin basılması ve seçim dönemindeki olaylar ile bu konu büyük zaafa uğradı. Stratejinin yazarlarından olan eski ulusal güvenlik yardımcısı Matt Pottinger'in istifa etti.)
⏺️ABD yardımının ve istihbarat paylaşımının artırılması, Himalayalar'daki sınır anlaşmazlıkları ve su hakları da dahil olmak üzere Çin ile önemli çatışmalarında Hindistan'a yardım edilmesi. 2020'de Hindistan ve Çin, 1967'den beri sınırda en ölümcül askeri çatışmalarını yaşadılar.
⏺️Çin'i önlemek için Avustralya'nın daha fazla öne çıkartılması, desteklenmesi. Yeni Zelanda'nın da bu çerçevede ele alınması.
NSA Başkanı O'Brien: "Bugün bu belgenin sınıflandırmasının kaldırılması (gizlilik sınıflandırması), Amerika'nın Hint-Pasifik'e ve bölgedeki müttefik ve ortaklarımıza stratejik taahhütlerini şeffaflıkla göstermektedir."
• • •
Missing some Tweet in this thread? You can try to
force a refresh
Küresel güç rekabetinin merkezi Asya-Pasifik bölgesine kaymışken, bölgede ABD-Çin rekabeti Hindistan ve Pakistan gibi ülkeleri çatışma hattına çekiyor. Uluslararası siyaset, küresel ekonomi ve risk algılamasını derinden etkileyen bu bölgeyi ve bu bölgedeki aktörleri ele alıyoruz.
Bu yazımızda; Pakistan-Çin-ABD üçgenindeki durumu genel hatlarıyla ele alacağım. İlerleyen süreçte Çün-Pakistan ilişkilerini savunma, ekonomi ve siyaset bağlamında, somut olgular üzerinden ayrıntılı olarak tartışacağız. Aynı şekilde Çin-Hindistan, ABD-Hindistan ilişkilerini de.
Amacım, günümüzün küresel iktidar rekabetinin yeni arenasına dönüşmüş olan bu bölge ve aktörler çe dair, dosya niteliğinde bir arşiv sunmak. Umarım keyifle okursunuz. Buyurun ilk bölüme başlayalım:
Akıllı telefonlardan bilgisayarlara, balistik füzelerden otomotiv endüstrisine kadar yarı iletkenler, elektroniğin çok önemli bir bileşeni ve dijital ekonominin merkezi unsurudur. Adından da anlaşılacağı üzere metal gibi tam iletken ya da cam gibi yalıtkan değildir.
Elektriksel akım karşısında yarı geçirgen/iletkendir. Bu malzeme üzerine, iki ana kategoriye giren entegre devreler (IC) veya mikroçipler üretmek için transistörler takılır: Elektronik bir cihazın çalışmasına izin veren işlemciler ve bellek.
Yarı iletkenler, sağlıktan, iletişime ve bankacılığa kadar bugün hayatımızın etrafında döndüğü teknolojilerin işleyişini sağlar. Bu bakımdan yarı iletkenler; akıllı telefonlar, bulut teknolojisi, nesnelerin interneti, otomotiv, savunma sanayi ve uzay alanında 5G etrafında hayat
Komplocular için amme hizmeti yapıp malzeme bırakayım biraz. İlk görsel Kartacalıların 455'te Roma'yı talan etmesini tasvir ediyor. İkici ve üçüncü görsel geçtiğimiz günlerde ABD Kongre binasındaki olaylardan.
Bakın arkadaşlar, küreselciler ile yerelciler arasındaki çatışmada simgeler her zaman önemli olmuştur. Döneminde küresel bir güç olan Roma, o dönemin yerel bir gücü olan Kartacalılar tarafından talan edilmişti. Trump'ın temsil ettiği yerelciler, 2021'de küreselcilere saldırdı.
Roma talanında heykeli kucaklayan adamın başındaki kasket/bere ile kürsüyü taşıyan adamın beresi, diğer iki figürün boynuklu başlıkları, en sağda mızrak tutam adam ile DC'de en sağda bayrak tutan adam... Bunların tamamı simgesel mesajlar.
2014 yılında Berlin'de bir grup girişimci gence hitap eden Google'ın yönetim kurulu başkanı Eric Schmidt, "Garajda bir yerlerde birileri bizim için ateş ediyor. Biliyorum, çünkü uzun zaman önce biz de o garajdaydık. Artık dijital alandaki bariyerler kalktı." diyordu.
"Bariyerlerin kalkması"nı çoğu insan engellerin ortadan kalkması olarak okuyabilir. Ama kanaatimce bu kavram ustaca seçilip kullanılmıştı. Zira küresel ölçekte dijital alanları ele geçiren teknoloji firmaları, kendilerine kurşun sıkma potansiyeli taşıyan yeni girişimleri önlemek
için bariyerleri yükselteceğinin/kaldıracağının işaretini veriyordu. Bugün Google, Amazon, Facebook, Twitter gibi büyük dijital hüküm vericiler, yeni bir iktidar türü için yeni gözetim ve düzenleme mekanizmaları hakkında düşünmemiz gerektiği hatırlatıyorlar.
Trump taraftarları tarafından organize olmak için kullanıldığı iddia edilen Parler uygulaması Google Android Play Store ve App Store'dan kaldırıldı.
#Parler'a savaş ilanı, Big Tech devlerinin kendilerini sadece özel şirketler olarak değil, dijital dünya üzerinde siyasi ve polislik gücünü kullanabilen küresel kurumlar olarak gördüklerini gösteriyor - @Furedibyte
Çok yerinde bir tespit.
Yazısını burada paylaşmak istiyorum çünkü ufuk açıcı şeyler barındırıyor:
Big Tech, internette neyin söylenebileceği ve söylenemeyeceği üzerinde tam kontrol elde etme hedefine doğru dev bir adım attı.
9 Ağustos 2020'de Hindistan Savunma Bakanı Rajnath Singh, Twitter'da Hindistan'ın silahlı kuvvetlere yönelik 101 ürünün ithalatına 47 milyar dolarlık bir ambargo koyacağını, Ambargonun, Aralık 2020'de yürürlüğe gireceğini ve 4 yıl boyunca aşamalı olarak uygulanacağını duyurdu.
Dahası, Hindistan Kalkınma Bakanlığı, “ithalat ambargosu için daha fazla ekipmanın kademeli olarak tespit edileceği” için listenin genişlemeye açık olduğunu belirtti. Hindistan, savunma tedarikini özümsemeye ve yerli üretimi artırmaya çalışırken, yabancı silah tedarikçileri
kaçınılmaz olarak bu karardan etkilenecekler -özellikle Rusya-. Bu karar, halihazırda zor şartlarda mücadele eden Rus askeri sanayi kompleksine önemli ölçüde zarar verse de, Hindistan’ın savunma sanayisi için bağımsızlığa doğru başarılı bir hamle başarılı olmaktan oldukça uzak.