Amerika'nın giderek daha fazla domine ettiği NATO ile dünya genelinde kendi politikalarını dayatması, bunu QUAD (Japonya, Avurstralya, Hindistan, ABD) gibi bölgesel askeri oluşumlarla pekiştirmesi başta Çin, Rusya ve Kuzey Kore olmak üzere bir dizi ülkeyi rahatsız ediyor.
Çin, Rusya ve Kuzey Kore'nin başını çektiği ülkeler, tek elde toplanan bu güce ve tek taraflı yaptırımlara karşı çıkmak için yoğun bir diplomasi yürütüyor. Bu diplomasi kaçınılmaz olarak, onlarca ülkeden oluşan yeni bir blok oluşumuyla sonuçlanacaktır.
Küresel anlamdaki güç rekabeti, yukarıda zikrettiğim diplomasi sonucunda daha büyük bir ayrışma ile tırmanacaktır. Safların giderek daha fazla netleşeceği bu dönemde, fırsatlar ve riskler kol kola gidiyor. Her ülke, artık tarafını belli etme durumu ile karşı karşıya kalacaktır.
Türkiye'de son dönemlerde iktidar kesiminden gelen Rusya-Çin'e yeşil ışık yakan açıklamalar ile AB ve ABD'ye göz kırpan açıklama ve adımlar, yaklaşan bu sürecin birer yansıması. Türkiye bu süreçte net bir tutum açıklamaktan imtina ediyor. Bunu biraz da şartlar dayatıyor.
Zira Fransa, Avusturya, Hollanda gibi ülkelerin tutumları AB cephesine, daha ötede ABD'nin son dönemki tutumları (YPG, Yunanistan, Kıbras, yaptırımlar vb) ABD cephesine güven konusunda şüpheler yaratıyor. Rusya ve Çin cephesine dair güvensizlikler zaten malumunuz.
Türkiye burada, geçmişte ABD'nin kendisini sürüklediği sorunlu dış politika nedeniyle düştüğü açmazı, denge siyasetine dönüştürmek niyetinde, en azından bir süredir böyle ve bir süre daha böyle devam edecek. Ancak bunun da terk edilmesi gereken nokta yakın.
• • •
Missing some Tweet in this thread? You can try to
force a refresh
Bu soru verilesi ile bu konuda bir iki şey söylemek istiyorum.
Çin’in Bir Kuşak Bir Yol (OBOR) ve Deniz İpek Yolu (MSR), eski ipek ticaret yollarının canlandırılmasını sağlayacak. OBOR ve MSR, altyapı geliştirme, insanlar arası alışverişler, artan ticaret, teknoloji
ve sosyal refah sektörlerinde ortak yatırım projeleri yoluyla Asya-Avrupa kara parçaları ülkeleri arasındaki bağlantıyı geliştirmeyi hedefliyor. Yeni kurulan ve modernize edilen rotalarla, Çin ile Türkiye arasındaki ticari taşımacılık için seyahat süresi 30 günden 10 güne düşecek
ve proje ile 21 trilyon dolarlık bir ticaret döngüsü yaratması bekleniyor. Çin ve Türkiye, ayrıca ikili ticareti 2020 yılı sonuna dek 100 milyar dolara çıkarmayı hedeflediklerini duyurmuştu. Türkiye, kıtalar arası konumu nedeniyle, Çin'in bu projesi için kritik bir güzergâh.
Amerika'da giderek artan bir yoksullaşma var. Bu yoksullaşma, sosyal haklardaki düşüşler ve gelir adaletsizliğinde çatlağın büyümesiyle toplumsal bir patlamanın zeminini yaratıyor. Artık, ABD'nin yeni tipteki sömürgelerinden elde ettiği gelirlerine ortak olmak isteyen güçler var.
Hatta bu güçlerden bazıları -Rusya/Çin- doğrudan ABD'nin bu yeni tipteki sömürgelerinden elde ettiği her şeye göz dikmiş durumda. Bunu belirli oranda başarıyorlar da. ABD'nin küresel güç sopasını sallayarak gasp ettiği zenginliğin bir kısmına, bu güçler de, ortak oldular bile.
Bu ortak olma ya da elinden alma durumu ilerledikçe, dünyanın dört bir yanından ABD'ye akan ve ABD'deki insanların patlamalarını bir nebze de olsa öteleyen zenginliğin azalmasına neden oluyor. ABD'ye akan bu zenginlik azaldıkça, ülkedeki rahatsızlık giderek artacaktır.
Küresel güç rekabetinin merkezi Asya-Pasifik bölgesine kaymışken, bölgede ABD-Çin rekabeti Hindistan ve Pakistan gibi ülkeleri çatışma hattına çekiyor. Uluslararası siyaset, küresel ekonomi ve risk algılamasını derinden etkileyen bu bölgeyi ve bu bölgedeki aktörleri ele alıyoruz.
Bu yazımızda; Pakistan-Çin-ABD üçgenindeki durumu genel hatlarıyla ele alacağım. İlerleyen süreçte Çün-Pakistan ilişkilerini savunma, ekonomi ve siyaset bağlamında, somut olgular üzerinden ayrıntılı olarak tartışacağız. Aynı şekilde Çin-Hindistan, ABD-Hindistan ilişkilerini de.
Amacım, günümüzün küresel iktidar rekabetinin yeni arenasına dönüşmüş olan bu bölge ve aktörler çe dair, dosya niteliğinde bir arşiv sunmak. Umarım keyifle okursunuz. Buyurun ilk bölüme başlayalım:
Akıllı telefonlardan bilgisayarlara, balistik füzelerden otomotiv endüstrisine kadar yarı iletkenler, elektroniğin çok önemli bir bileşeni ve dijital ekonominin merkezi unsurudur. Adından da anlaşılacağı üzere metal gibi tam iletken ya da cam gibi yalıtkan değildir.
Elektriksel akım karşısında yarı geçirgen/iletkendir. Bu malzeme üzerine, iki ana kategoriye giren entegre devreler (IC) veya mikroçipler üretmek için transistörler takılır: Elektronik bir cihazın çalışmasına izin veren işlemciler ve bellek.
Yarı iletkenler, sağlıktan, iletişime ve bankacılığa kadar bugün hayatımızın etrafında döndüğü teknolojilerin işleyişini sağlar. Bu bakımdan yarı iletkenler; akıllı telefonlar, bulut teknolojisi, nesnelerin interneti, otomotiv, savunma sanayi ve uzay alanında 5G etrafında hayat
ABD'nin, son 3 yıldır Hint-Pasifik'teki ABD politikasına rehberlik eden 2018 Hint-Pasifik strateji belgesinin gizliliğini kaldırdı.
Daha önce çokça dikkat çektiğim üzere, belge, Çin'in etkisine karşı koymaya ve "Hindistan'ın yükselişini hızlandırmaya" odaklanıyor.
Belgede, öncelik Çin olmakla birlikte Çin ve Kuzey Kore konusunda müttefikler ve ortaklarla stratejik uyum sağlanması, bölgede "liberal ekonomik düzenin" öne çıkartılması ve ABD'nin ve ortaklarının Çin'in istihbarat faaliyetlerine karşı "korunması"na dair vurgular bulunuyor.
Belgeden satırbaşlarını okuduğunuzda, aslında uzun süredir paşlaştığım görüşler olduğunu göreceksiniz:
⏺️"Çin'in endüstriyel politikalarının ve adil olmayan ticaret uygulamalarının küresel ticaret sistemine zarar verdiği konusunda uluslararası bir fikir birliği" oluşturmak
Komplocular için amme hizmeti yapıp malzeme bırakayım biraz. İlk görsel Kartacalıların 455'te Roma'yı talan etmesini tasvir ediyor. İkici ve üçüncü görsel geçtiğimiz günlerde ABD Kongre binasındaki olaylardan.
Bakın arkadaşlar, küreselciler ile yerelciler arasındaki çatışmada simgeler her zaman önemli olmuştur. Döneminde küresel bir güç olan Roma, o dönemin yerel bir gücü olan Kartacalılar tarafından talan edilmişti. Trump'ın temsil ettiği yerelciler, 2021'de küreselcilere saldırdı.
Roma talanında heykeli kucaklayan adamın başındaki kasket/bere ile kürsüyü taşıyan adamın beresi, diğer iki figürün boynuklu başlıkları, en sağda mızrak tutam adam ile DC'de en sağda bayrak tutan adam... Bunların tamamı simgesel mesajlar.