, 40 tweets, 12 min read
My Authors
Read all threads
Bugün orijinali bana ait olmayan, dün ilk kez gördüğümde garip bir şekilde ilginç gelen bir tweet silsilesini çeviri yapacağım. Aynı görselleri kullanarak, içine kendi yorumumu katmadan birebir @NickHintonn ne yazdıysa onu kullanacağım.
Diskıleymır: Bu silsileyi çeviriyor olmam, katıldığım anlamına gelmez. Silsilede geçen isimler ve yerler hayali olup, Karafakılı İl Sınırları içerisinde değildir binaenaleyh Karafakılı bir il değildir tıpkı şu andan itibaren yazacaklarımın da benim cümlelerim olmaması gibi.
Bir komplo teorisi: 2012 yılında Dünya sona mı erdi?
Bir süredir bu konu hakkında konuşmak istiyordum. Geçen gün, durduk yere içimden, bu konuya tekrar bir bakıp, eski yazılara göz atma isteği duydum. Bilirsiniz sadece eğlence için. O günden beri diğer insanların da bu konu hakkında konuşmaya başladığını farkettim.
Fakat işin garip tarafı bu konu hakkında internette artık hiçbir şey bulamıyorum. Söylediğim gibi, bu konu hakkında günlük konuşanlar ve şakalaşanlar var fakat önceden okuduğum hiçbir ciddi derinlemesine yazıyı artık bulamıyorum.
Bu benim için gerçekten hayal kırıcı çünkü bu yazıyı yazarken hafızamı tazeleyebileceğim herhangi bir şey bulamadım. Sadece orada burada bu puzzle’ı tekrar bir araya getirebilmem için yardım eden birkaç bilgi kırıntısı fakat biliyorum çok daha fazlası vardı.
Bu teoriyi ilk ne zaman duydum hatırlayamıyorum fakat bir şekilde popülerdi. Bu teoriden bahseden Max Laughan’ın bir videosunu bulmuştum şu Youtube’deki dahi çocuk ama sanırım Max bu konudan bahseden ilk kişi değildi, sanırım bir kız bahsetmişti ilk kez.
Peki Dünya 2012 yılında sona erdi mi? 2012, CERN’deki bilim adamlarının sonunda Higgs Boson’unu buldukları yıl, biliyorsunuz Stephen Hawking’in evreni yok edeceğini ön gördüğü parçacık ya da kendi tabiriyle “yokedici şekilde bozulmasına yol açacak parçacık.
Şimdi, eğer evreni yok etmiş olsaydık ne olurdu? Bunu anlayabilir miydik? Belki Cern’de bilim adamları, kazara biz farketmeden bizi içine çekebilecek bir karadelik yarattı ve o günden beri onun içinde yaşıyoruz. Bazı fizikçiler gerçekten bunun olabileceğini inanıyor.
Bilirsiniz eski bir klişedir ama o günden beri hiçbir şey normal gelmiyor gibi. Tamam katılıyorum belki de bu büyümek ve giderek yaşlanmak ile ilgili olabilir fakat Dünya her geçen gün daha da kaosa sürükleniyor gibi, zaman bile sanki daha hızlı.
Hergün bir çeşit felaket gerçekleşiyor. Toplu katliamlar bile haberlerde yalnızca 12 saat kalabiliyor artık. Acaba hepimiz öldük de cehenneme mi gittik? Buna inanmıyorum fakat inanan bazı insanlar var. Belki de The Good Place’deki karakterler ile benzer bir durumun içindeyiz.
Önceden de söylediğim gibi bence bir çeşit simülasyon içinde yaşıyoruz. Belki de evrenimiz CERN tarafından yok edildi ve bizim kollektif bilincimiz hemen yanıbaşımızdaki bir paralel evrene aktarıldı. İnanın herşey neredeyse aynı olurdu.
İşin gerçeği, 2012’den önce hatırladıkları ile günümüzdeki gerçeklik arasında küçük farklılıklar olduğunu iddia eden insanlar var. Bu garip durum genelde Mandela Etkisi olarak adlandırılıyor. Aşağıda meşhur bir örneğini görebilirsiniz.
Bu insanlar, bazı logoları farklı hatırlıyor. Örneğin Febreze değil Febreeze, Skechers yerine Sketchers, JCPenney değil JCPenny ve Loony Tunes değil Loony Toons şeklinde. Liste böyle uzar gider ve eğer bunlar size de garip geliyorsa meraklanmayın yalnız değilsiniz.
Bu etkinin ismi tabi ki Nelson Mandela’dan geliyor. Birçok insan onun 80’lerde hapiste iken öldüğünü düşünüyordu fakat birçokları için bir sürpriz olarak cenaze töreni 2013 yılında ana haber bültenindeydi ve kendisi uzun ve mutlu bir ömür yaşadı.
Mandela etkisi bazen iyice huzursuzluk yaratacak noktalara gidebilir özellikle bazı insanlar Özgürlük Heykeli’nin tamamen başka bir yerde olduğunu hatırlıyorsa, Ellis Adası’nda. Gerçekte bu heykel Liberty Adası üzerinde.
Burada bir yağlı boya tabloda Özgürlük Anıtı açık bir şekilde, yanında başka herhangi bir ada görünmeksizin Ellis Adası üzerinde resmedilmiş. Acaba sanatçı bu şekilde görünüyor olmasını daha mı estetik bulmuştu? Böyle olduğunu hiç sanmıyorum.
Evet, bu yeterince garip gelmediyse eğer, Google haritalar üzerinde sokak görünümünü seçer, Liberty Adası üzerinde bazı belirli bölgelere giderseniz göreceksiniz ki Özgürlük Heykeli olması gerektiği yerde, adada görünmüyor. Önceki zaman akışından kalma bazı görseller mi?
Bu garip fotoğrafları yükleyen hesap, Özgürlük Heykeli’nin gerçek tasarımcısının ismini kullanıyor, Auguste Bartholdi. Hesap ayrıca 1800’lerden fotoğraflar da paylaşıyor ve hesap google tarafından onaylanmış bir hesap.
Burada ise görünüşe göre Amerika WW1’a girmeden önce Almanlar, ilk kez Amerika topraklarında terrör saldırısı düzenlemişler. Bu saldırı, nükleer olmayan en büyük patlama olarak kabul edilmiş bir zamanlar. Merak ediyorum okulda bunu duyan var mı aranızda?
Herneyse, bu patlama Özgürlük Heykeli’nin meşalesinin ziyarete kapatılmasının sebebi ve 100 yıla yakındır da kapalı fakat bir problem var o da insanlar halen o meşaleye gidebiliyor!
Sonrasında internetten bu fotoğrafları buldum. Meşale’den çekilmiş fotoğraflar fakat kullanıcı profillerine bir bakın, gerçekten rahatsız edici. Acaba bunlar zaman yolcularımıydılar?
İlaveten ilginç bir Twitter hesabı daha var @StatueEllisFdn
Herhangi bir şekilde Liberty Adası hakkında hiçbir şey söylemediği gibi ayrıca insanların nihayetinde hiçbir yere varamadığı merdivenleri gösteren bir banner fotoğrafına sahip.
@StatueEllisFdn Ve son olarak bu video.

İnsanların Facebook üzerinde fotoğraflarını “Özgürlük Heykeli, Ellis Adası” diye etiketlediği fakat hiçbir heykelin bulunmadığı fotoğraflar. Gerçekten rahatsız edici.
Neyse, bir süre önce 4chan üzerinde, CERN’de bu Mandela Etkilerine yol açtığı iddia edilen süreci başlatan olaylardan sorumlu 23 bilim adamından biri olduğunu iddia eden biri vardı. İddiaları gezegenin yokedildiği ve bu sebeple de simülasyon bir dünyaya yerleştirildiğimiz.
Bu arada bence bu kişi her kim olursa olsun en ilginç olan şey gerçekliği Matruşka bebeklerine benzetmiş olmasıydı. Bir sürü dünya aynı bu bebekler gibi birbiri içinde. Simülasyon içinde simülasyon tıpkı daha önceden de anlattığım gibi.
Simülasyon içerisinde simülasyon yeni bir fikir değil, 3. asırdan beri Doğu felsefesinin bir parçası. Alan Watts’dan alıntılanan aşağıdaki anlatım bunu kusursuz olarak resmediyor.
“Çoklu boyutlarda, sabahın erken saatlerinde, çiğ damlaları ile kaplı bir örümcek ağı hayal edin. Her bir damla, yüzeyinde diğer bütün damlaların yansımasına sahip ve her bir yansıma da kendi üzerinde diğer damlaların yansıması ta ki sonsuzluğa kadar”
Bu budist bakış açısından evrenin görüntüsüdür. Bu ayrıca bana “Sonsuza kadar kaplumbağa” hikayesini anımsattı. Bilirsiniz dünya bir kaplumbağanın sırtında ve altta daha büyük bir kaplumbağa, altta daha da büyüğü. Fikri anlamışsınızdır.
Bu arada Mayalar’ın yanında 2012’nin son olacağını iddia eden başkaları da vardı. Terrance McKenna bu insanlardan biriydi, 2012’de dünyanın yok olacağına değil de daha çok “Gerçekliği yeniden organize edecek” bir olay olacağını öngörmüştü.
Öngörüsünü Time Wave Zero dediği formülüne dayandırdı. Aşağıda bu grafiği görebilirsiniz.
Bu grafik sonsuz karmaşıklığın tekilliği noktasına erişiyor. Bu konsepti daha iyi anlayabilmek için eski VHS veya teyp kasetlerinin şeritlerini düşünün spiral şeklinde olan. Zaman yuvarlanarak gittikçe daha küçük bir alana sıkışıyor ve sonunda tekillikte son buluyor.
Zamanın sonu kavramının başka bir anlamı olabilir mi? Montauk Hava Üssü’ndeki zaman yolculuğu deneyini ifşa ettiğini söyleyen Preston B. Nichols’ın iddasına göre asla 2012 yılının ötesine geçememişler, çünkü bir gelecek yokmuş bu tarihten sonra.
Ona göre orada ani bir şekilde, duvar gibi zaman duruyor. Öte tarafta bişey yok. Bu kişi kaçık olabilir de olmayabilir de benim burada asıl ilgimi çeken şey bu ropörtajın 2014 yılında yapılmış olması. 2012’yi geçtiğini bildiği halde bunu söylemesi sizce de garip değil mi?
Hem Stranger Things hem de Eternal Sunshine of the Spotless Mind bu yapıldığı iddia edilen deneyden esinlenilerek oluşturulmuş hikayelerdir.
Ayrıca ortalıkta gezen ve bizim “Tarihin Sonu” na ulaştığımızı söyleyen bir teori daha var. Bu kavram Hegel, Marx ve son olarak da Francis Fukuyama gibi isimler tarafından dillendirilmiş olan felsefi bir fikir
“Tarihin Sonu” fikrinde, olaylar halen gerçekleşmeye devam ediyor fakat insanlık kendi sosyokültürel evriminin sonuna geldi. Bu teorinin zaman yolculuğu veya simülasyonlar ile bir ilgisi yok, daha çok insanlığın ilerlemesinin durağanlaşması üzerine kurulu.
Bu fikrin, insanların olduğunu düşündüğü şeye uyduğunu düşünüyorum. Bu, bir tür rüya benzeri, arafta kalmak gibi bir his ve ben bunu bu başlık ile alakalı araştırma yaparken cidden çok uyumlu buldum.
Eğer 4 boyutlu olarak düşünürseniz veya düzlemsel zamanın ötesinde, söyleyebiliriz ki evren, başladığı an zaten sona ermişti, bu çoktan içine kodlanmıştı.
Belki de evren, genişleyen ve tekrar içine çöken Big Bang ve Big Crunch’lar ile tekrar tekrar bir döngü içindedir ve bizler de bu döngünün içinde kendi yolumuzdayız. Okuduğunuz için teşekkürler.
Missing some Tweet in this thread? You can try to force a refresh.

Enjoying this thread?

Keep Current with Ahmet Turani

Profile picture

Stay in touch and get notified when new unrolls are available from this author!

Read all threads

This Thread may be Removed Anytime!

Twitter may remove this content at anytime, convert it as a PDF, save and print for later use!

Try unrolling a thread yourself!

how to unroll video

1) Follow Thread Reader App on Twitter so you can easily mention us!

2) Go to a Twitter thread (series of Tweets by the same owner) and mention us with a keyword "unroll" @threadreaderapp unroll

You can practice here first or read more on our help page!

Follow Us on Twitter!

Did Thread Reader help you today?

Support us! We are indie developers!


This site is made by just three indie developers on a laptop doing marketing, support and development! Read more about the story.

Become a Premium Member ($3.00/month or $30.00/year) and get exclusive features!

Become Premium

Too expensive? Make a small donation by buying us coffee ($5) or help with server cost ($10)

Donate via Paypal Become our Patreon

Thank you for your support!