1) Bazı önemli alimlerin dahi, arkadaşlarının veya yakın çevrelerinde bulunan diğer alimlerin telkin ve teşvikleriyle eser yazdıkları veya ilim yoluna girdikleri görülüyor. Mesela bunlardan birisi İmam-ı Buhari'dir.
2) Bazı arkadaşları Buhârî’ye "Keşke Efendimiz'in hadislerini muhtasar olarak bir kitapta toplasan” diye telkinde bulundular, İmâm Buhâri de: “Kalbime ‘yapabilirim’ düşüncesi hâsıl olunca kitabı hazırlamaya başladım.” demişti (Ebûbekir Kâfi, Menhecu’l-İmâm el-Buhârî, s. 55).
3) Eserini yazma sebebine dair başka rivayetler de nakledilmiştir... Tabiin’in büyük alimi Şa’bi, Ebu Hanife hazretlerini telkiniyle ilim yoluna sokmuştu. Kendisine diyor ki “sen uyanık, zeki bir gençsin çarşı pazarı bırak, bir alimin dersini takip et”.
4) Ebu Hanife de diyor ki: Şa’bi’nin sözünün bana çok faydası oldu.”(Mekkî, Menakibu Ebi Hanife,9). Şa'bi tabiin asrının en önemli alimlerinden birisi, Ebu Hanife gibi Küfe doğumlu. Aynı zamanda Şa'bi elliye yakın sahabeyi görmüş onların kimisinden rivayette bulunmuş,
5) Bizans'a elçi olarak gönderilmiş, İmparatoru kendisine hayran bırakmış çok donanımlı bir insan. Bunun yanında hadis sahasında tenkid ekolünü başlatan kişilerden birisi. Yani hadis dalı için önemli olduğu üzere, insanları gözlemleyen bir hususiyete sahip.
6) İmam-ı Azam'daki cevheri de görmüştü ve o dehanın ticarette değil, ilimde değerlendirilmesini telkin etmişti...İmam-ı Gazzali'nin fikren buhran geçirdiği bir zaman dilimi var. Kendisi Nizamiye medreselerinde bir çok seçkin talebeye ders verirken,
7) nefsinde gördüğü manevi problemler ve toplumdaki ahlaki sorunlar gibi değişik sebeplerle 10-11 yıl sürecek bir inziva hayatına başladı. 1095 yılında başlayan bu dönem 1106 yılında bitti. Evet bu inziva doneminde de eserler yazdı ama ders vermiyordu.
8) İmam Gazzali’yi yeniden tedrisata teşvik eden Nizamülk’ün büyükoğlu Fahrülmülk ve kendileri ile istişare edip kalp ehli dediği mutasavvuflardı. (El-Münkiz,114). Mesela Zeyneddin el-Iraki önemli bir hadis alimidir, ama hadis sahasına kendisini İzzeddin Cema'a yönlendiriyor.
9) Galiba isabetli bir telkin olmuş ki, Zeyneddin el-Iraki genç yaşında Gazzali'nin İhya'sında geçen hadisleri tahric ve tahkik edecek seviyeye ulaşmış. Böyle hocaların talebelerine telkin ve teşvikleri pek çoktur.
10) Ebu Yusuf fakir bir insandı ve ailesi de kendisine yardım edecek seviyede değildi. Evlendikten sonra da çalışmak zorundaydı. Ama Ebu Hanife hazretleri onun çalışmasının derslere devamlılıkta sorun çıkardığını gördü ve geçimini sağlamayı kendi üzerine aldı.
11) İşte o sahip çıkılan fakir insan sonra Abbasi devrinde Kadi’l-kudat oldu, devletin yargı merciinin başına geçti. Gazzali de küçük yaşta yetim kalıyor. Önce kardeşine ve kendisine, babasının arkadaşı sahip çıkıyor, sonra medreselerde hayatlarına devam ediyorlar.
12) Kardeşi şeyh oluyor,kendisi düşünce tarihinde adından söz ettirecek bir insan.Günümüzde de maddi imkanları azalmış,yakınları hapiste olan veya başka bir ülkeye gelip de kendisine göz-kulak olunacak kardeşlerimiz var.Muavenet onların potansiyellerini muhafaza için teşvik olur.

• • •

Missing some Tweet in this thread? You can try to force a refresh
 

Keep Current with FatihKumas

FatihKumas Profile picture

Stay in touch and get notified when new unrolls are available from this author!

Read all threads

This Thread may be Removed Anytime!

PDF

Twitter may remove this content at anytime! Save it as PDF for later use!

Try unrolling a thread yourself!

how to unroll video
  1. Follow @ThreadReaderApp to mention us!

  2. From a Twitter thread mention us with a keyword "unroll"
@threadreaderapp unroll

Practice here first or read more on our help page!

More from @FatihKumas4

7 Oct
1) Önemli düşünürlerden ve İslami kaynaklardan insanın ümit beslemesi ve gelecek adına umutlu olmasına dair bazı görüşler derlemiştim:

Evvelen Üstad diyor ki, yeis en dehşetli bir hastalıktır. Hatta seretan (kanser) diyor. Hutbe-i Şamiye/43.

ÜmitvarOlunuz Çocuklar
2) Yine Üstadın dediği gibi şedid bir düşman olan yeis, insanın faaliyet şevkini kırar ve atalet(tembellik) zindanına düşürür (Münazarat). Hocaefendi: Geleceği karanlık görmek, geleceği gerçekten karanlık hâle getirebilir ve kemalâta giden yolları yürünmez kılabilir.(Herkul/2019)
3) Erich Fromm diyor ki: Umut, daha büyük bir canlılık, daha büyük bir duyarlılık ve akılcılık sağlamak yönünde gerçekleştirilmek istenen her toplumsal değişimin, belirleyici öğesidir. (Umut Devrimi, sf.21)
Read 22 tweets
7 Oct
1) Modern dünyanın en önemli özelliklerinden birisi, her şeyin çok çabuk değişmesi olsa gerek. Mesela bazı kitaplar vardır, eski çağlarda yüzlerce yıl referans alınmışlardır. Günümüzde ise aynı kitabın farklı baskılarında dahi içeriği değişmektedir.
2) Pierre Bourdieu günümüzde çetin ve belirsiz koşullar altında yaşayan insanların geç­miş ve gelmekte olan [forth-coming] arasında bağ kurmakta zorlanacağını ileri sürer. Geçmişin birikimi, aynı zamanda gelmekte olanı tahmin etme, ona etki edebilme gücüdür.
3) Oysa her gün bir başkalığa uyanmak yeniden mevzilenmek zorunda olmak, olayların altında kal­mak, muhasebe yapamamaya, geçmiş kuramamaya, dolayısıyla geleni kestirememeye neden olur. Bourdieu'ye göre zamanın bu şekilde akması ça­resizliğe, dünyadan kopmaya, hayaller
Read 21 tweets
5 Oct
1) İslamiyette insanların yaptıkları anlaşmalara riayet etmeleri çok önemlidir. Bu konuda değişik ayetler bulunmaktadır. Öncelikle İsra suresinden başlayalım. 34. ayette deniyor ki: "Ahde vefa gösterin; çünkü ahid sorumluluk doğurur". Müfessirlerin görüşlerine değinecek olursak;
2) Fahreddin-i Razi diyor ki: Bil ki bir işi belgelemek ve onu iyice sağlama almak için, önceden yapılmış olan anlaşma, "ahid"dir. O halde ayetteki, "Ahdi yerine getirin "emri, "Ey iman edenler, bağlandığınız akidleri yerine getirin" (Maide. 1) ayetinin bir benzendir.
3) Binâenaleyh, "Ahidleri yerine getirin" ayetinin muhtevasına, alış-veriş, ortaklık, yemin, nezir (adama), sulh (barış) ve nikâh gibi bütün ahidler girer. Bu hususta sözün özü şudur: Ayetin muktezasına göre, iki kimse arasında geçen ve yapılan her akid ve ahde,
Read 23 tweets
28 Jul
1) Mehmet Efe Çaman beyin İslam ve Tarihi ile alakalı değerlendirmelerini bilgi açısından zayıf buluyorum. Genelde yazılarının ortalaması Türkler ve Müslümanların tarihi hep kötülüklerle dolu gibi bir tezi savunmaktan öteye geçmiyor. Argümanları ise iyi bir tahlil içermiyor.
2) Sondan ikinci yazısında Hristiyanlıkta teolojik olarak savaşa yer yoktur gibi bir savunma ve Haçlı savaşlarını da teolojik unsurlardan ziyade farklı gerekçelere indirgemesi göz kapatmak olsa gerek.Batı'ya ait ne varsa Mehmet Bey'e göre tarihen de, güncel olarak da iyi duruyor.
3) Dünyanın %85'ini sömürmüş, iki tane dünya savaşının çıkmasına sebep olmuş bir kültüreki şiddet unsurlarını ve yayılma motivasyonunu kabul edememek bana gercekten garip geliyor. Amacım İslamiyet'i savunmak için Hristiyanlığı veya Bati'yi kötülemek değil.
Read 33 tweets
9 Jun
1) Bir kaç gündür, Hanefi mezhebi içinde görülen hadislerin Kur'an'a arzı ile alakalı bir yazı yazacağımı söylemiştim. Kur'an'a arz meselesi eskiden nasıl kullanılıyordu, Hanefiler bunu nasıl yaptı, şu an bunu gerekçe gösterenler nasıl kullanıyorlar, o konuya değineceğim.
2) Evvelen şunu belirtmem gerekir ki, Hanefi mezhebi içinde görülen Kur'an'a arz usulü ile şu an uygulanan Kur'an'a arz arasında uçurum bulunmaktadır. İkinci olarak Hanefi kaynaklarının da bu konuda iyi tahlil edilmediğini düşünüyorum.
3) Mesela Mustafa İslamoğlunu dinleyecek olursanız, Kader ile alakalı bir kaç tane rivayeti değerlendirmeye alır, arkasından da bunlar Kur'an'a uymuyor diyerek reddeder. Evvelen burada şöyle bir sorun ortaya çıkmaktadır:
Read 24 tweets
18 Apr
1) Bu süreçte rast geldiğim ve hakkında konuşmak istediğim bir mevzu var. Arkadaşlarımız sürecin verdiği buhranla birlikte hem kendi aidiyetleri olan kültüre hem de bazen dinin temel yorumuna karşı bir sorgulamaya düştüler.

AymSoykırıma DurDemeli
2) Fakat şunu belirtmem gerekir ki, bu sorgulamanın sağlam ilmi temeller üzerine oturmadığını söyleyebilirim. Buna Cemaat içinde tebaruz etmiş akademisyenler de dahil, değerlendirmeler sathi ve yüzeysel bir bilgi birikiminin varsayımları ile gün yüzüne çıkıyor.
3) Garip şekilde bir de ilahiyatçı ve ilahiyatçı olmayan zıtlaşması da oluştu. Kötü bir örnek olabilir ama kendimin ve yakın çevremin faaliyetleri ile İslami bilgi birikimine dair nasıl bir okuma ve araştırma eylemi yaptığımızı anlatmak istiyorum.
Read 18 tweets

Did Thread Reader help you today?

Support us! We are indie developers!


This site is made by just two indie developers on a laptop doing marketing, support and development! Read more about the story.

Become a Premium Member ($3/month or $30/year) and get exclusive features!

Become Premium

Too expensive? Make a small donation by buying us coffee ($5) or help with server cost ($10)

Donate via Paypal Become our Patreon

Thank you for your support!

Follow Us on Twitter!